Kazanan taraf
masaya
eşit oturdu
1593-1606 arasında on üç yıl süren savaşlar Zitvatorok Antlaşması ile bitti ve Osmanlı, Avusturya arşidükünü padişaha eşit kabul etti. 1699 Karlofça’da ise Avrupa’da ilk defa toprak kaybedildi.
Orta Avrupa’ya hâkim olan Kutsal Roma Germen İmparatorluğu tahtına 1516’da Şarlken geçmiş, böylece Avrupa’da Habsburg Hanedanı hüküm sürmeye başlamıştır. Avusturya ise bu hanedana bağlı olarak Türklerle mücadele eden bir arşidüklük olarak ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki şeritte olaya tıkla — hangi yılda ne olduğunu gör.
• 1804-1867 arasında Avusturya İmparatorluğu
• 1867-1918 arasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
Bu ünitenin dönemi olan XVII. yüzyılda ise Avusturya, Habsburg Hanedanı’na bağlı bir
arşidüklüktür. Zitvatorok Antlaşması’ndaki protokol tartışması tam da bu yüzden
önemlidir: bir arşidük, bir padişaha eşit sayılmıştır.
Uyvar kalesinin fethedilmesi üzerine "Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli" deyimi tarihe mal olmuştur. Kaleyi 1663’te fetheden Fazıl Ahmet Paşa burayı eyalet hâline getirmiş, ertesi yıl imzalanan 1664 Vasvar Antlaşması ile Erdel’deki Türk hâkimiyeti onaylanmıştır.
Osmanlı Devleti bu süreçte dışarıda Safeviler ve Avusturya, içeride ise Celali İsyanları ile uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu durum Osmanlı’nın uzun vadeli planlar yerine pratik ve kısa vadeli siyaset üretmesine neden oldu. Aynı sıkışma 1593-1606 savaşlarında da görülür: Osmanlı ordusu Eğri Kalesi’ni 1596’da ele geçirmiş ve Haçova Muharebesi’nde büyük bir zafer kazanmış olmasına rağmen, Anadolu’daki isyanlar ve doğudaki Safevi saldırıları nedeniyle Avusturya karşısında zor durumda kalmıştır.
Bu bölümdeki antlaşmalar sınavda hep "ilk" ve "son" etiketleriyle sorulur. Aşağıdaki panoda bir etikete tıkla — hangi antlaşmanın hangi rekoru taşıdığını gör.
| Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| 1611 | Osmanlı tarafından azledilen Eflâk ve Boğdan voyvodalarının Lehistan’a sığınması; ayrıca Kazakların saldırıları | Lehistan ile ilişkiler bozuldu |
| 1620 | Kazakların elli bin kişilik bir kuvvetle Kili ve Akkirman dolaylarına düzenledikleri saldırı | İlişkiler tamamen koptu |
| 1621 | Otuz Yıl Savaşlarının başlamasını fırsat bilen II. Osman Lehistan üzerine sefer düzenledi | Sonuç alınamayınca 9 Ekim 1621’de Hotin Antlaşması imzalandı |
| 1672 | Sultan IV. Mehmet ve Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa Lehistan üzerine yürüyerek Kamaniçe Kalesi’ni fethetti | 18 Ekim 1672 Bucaş Antlaşması; Podolya Osmanlı hâkimiyetine girdi |
| — | Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kazakların geleneksel başkenti Çehrin’i kuşattı; yardıma gelen Rus birlikleri mağlup edildi | Çehrin fethedildi |
| 1681 | Bahçesaray Antlaşması | Osmanlı-Rus savaşı son buldu |
Kapıkulu Ocaklarının kaldırılması fikri ilk kez Lehistan Seferi’nde gündeme gelmiştir. Bu sefer, Otuz Yıl Savaşlarının başlamasını fırsat bilen II. Osman tarafından düzenlenmiş ve Hotin Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Yani bu fikir bir ıslahat dönemine değil, sonuç alınamayan bir sefere bağlıdır.
Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyılda karşı karşıya kaldığı bir diğer stratejik tehdit de Venedik’tir. Doğuda ise Safevilerle jeopolitik, ekonomik ve dinî faktörler belirleyici olmuştur. Aşağıdaki panoda iki cepheyi karşılaştır.
• Sultan IV. Murat Dönemi’nde Venedik yönetimindeki Girit’in bir korsan yatağı hâline
gelmesi üzerine Osmanlı-Venedik ilişkileri bozulmaya başlamıştır.
• Korsan faaliyetlerinin artması sonucu Osmanlı donanması 1645’te Girit’i
kuşatmış, fakat ada Osmanlı Devleti yönetimine ancak 1669’da girmiştir.
Yani kuşatma ile fetih arasında 24 yıl vardır — bu iki tarih birbiriyle
karıştırılmamalıdır.
1583’te Beştepe mevkisinde yapılan muharebede, taraflar meşaleler yakarak savaşa gece de devam etmiştir. Bu nedenle bu savaşa Meşaleler Savaşı denmiştir. Kafkasya’ya hâkim olmak için 1583’e kadar devam eden mücadelelerden sonra Özdemiroğlu Osman Paşa, Beştepe mevkisinde Safevi Devleti ordusunu mağlup etmiştir.
Osmanlı ordusunun Viyana önlerinde bozguna uğraması, Avrupa’da büyük bir heyecana yol açtı. Osmanlı’yı Avrupa’dan atma zamanının geldiğini düşünen papanın teşvikiyle Avusturya, Lehistan, Rusya, Venedik ve Malta’nın da dâhil olduğu Kutsal İttifak kuruldu. Osmanlı Devleti, bu ittifakta yer alan devletler ile aynı anda savaşmak zorunda kaldı.
• Karlofça Antlaşması ile Kutsal İttifak’ı oluşturan ülkelere karşı yapılan ve on altı yıl
süren savaşlar sona erdi.
• Bu antlaşmayla Avusturya, Temeşvar hariç Macaristan ve Erdel’i aldı.
Lehistan’a Podolya ve Ukrayna; Venedik’e Mora ve Dalmaçya kıyıları bırakıldı.
• Osmanlı Devleti II. Viyana bozgunundan itibaren geri çekilmeye başladı. Bu geri
çekiliş Sakarya Meydan Muharebesi’ne kadar devam etti.
• Osmanlı Devleti’nin Avrupa karşısındaki askerî üstünlüğü sona erdi.
• Osmanlı Devleti ilk defa yabancı devletlerin arabuluculuğunu kabul etmek zorunda
kaldı.
Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti Avrupa’da ilk defa toprak kaybetmiştir. Ayrıca Osmanlı topraklarını paylaşmaya yönelik ilk uluslararası antlaşmadır. Bunlara ilk defa yabancı devletlerin arabuluculuğunun kabul edilmesi de eklenir.
• Osmanlı Devleti Ruslara ilk defa toprak verdi (Azak Kalesi).
• Ruslar ilk defa Karadeniz’e ulaştı.
Bu iki madde, Karlofça’nın "ilk"leriyle karıştırılır: Karlofça Avrupa’da ilk toprak
kaybı, İstanbul Anlaşması ise Ruslara ilk toprak verilmesidir.
Karışık sırayla gelen maddeyi oku, ait olduğu cepheyi işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
44 sorudan oluşan bu test ile "Uzun Savaşlardan Diplomasiye" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Orta Avrupa’ya hâkim olan Kutsal Roma Germen İmparatorluğu tahtına 1516’da Şarlken geçmiştir; böylece Avrupa’da Habsburg Hanedanı hüküm sürmeye başlamıştır. Avusturya ise bu hanedana bağlı olarak Türklerle mücadele eden bir arşidüklük olarak ortaya çıkmıştır. 1804-1867 arasında Avusturya İmparatorluğu, 1867-1918 arasında da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olarak adlandırılmıştır.
1593-1606 yılları arasında Karadeniz’den Hırvat topraklarına kadar geniş bir cephede on üç yıl devam edecek savaşlar meydana gelmiştir. Osmanlı ordusu önce Kanuni Dönemi’nde fethedilemeyen Eğri Kalesi’ni 1596’da ele geçirmiştir. Avusturya ile Erdel Prensliği’nin oluşturduğu ittifaka karşı Haçova Muharebesi’nde büyük bir zafer kazanmıştır. Osmanlı Devleti gerek Anadolu’daki isyanlar gerekse doğudaki Safevi saldırıları nedeniyle Avusturya karşısında zor durumda kalmıştır.
Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 1606’da Zitvatorok Antlaşması yapılmıştır. Avusturya arşidükünün Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı padişahına eşit kabul edilmesi Osmanlı Devleti’ne dış politikada prestij kaybettirmiştir. Osmanlı Devleti’nin 1533 İstanbul Antlaşması ile Avusturya’ya karşı kazandığı siyasi üstünlük, Zitvatorok Antlaşması’yla sona ermiştir. Zitvatorok Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti, Avrupa diplomasisinde devletlerin eşitliği prensibinin bir göstergesi olarak mütekabiliyet esasını kabul etmiştir.
Avusturya üzerine sefere çıkan Fazıl Ahmet Paşa 1663’te Uyvar Kalesi’ni fethetmiş ve burayı eyalet hâline getirmiştir. Uyvar kalesinin fethedilmesi üzerine "Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli" deyimi tarihe mal olmuştur. 1664’te Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında yapılan Vasvar Antlaşması ile Erdel’deki Türk hâkimiyeti onaylanmıştır. Osmanlı Devleti bu süreçte dışarıda Safeviler ve Avusturya, içeride ise Celali İsyanları ile uğraşmak zorunda kalmıştır; bu durum Osmanlı’nın uzun vadeli planlar yerine pratik ve kısa vadeli siyaset üretmesine neden oldu.
Lehistan ile olan ilişkiler; Kazakların saldırıları ve Osmanlı tarafından 1611’de azledilen Eflâk ve Boğdan voyvodalarının Lehistan’a sığınmaları nedeniyle bozulmuştur. Kazakların 1620’de elli bin kişilik bir kuvvetle Kili ve Akkirman dolaylarına düzenledikleri saldırı, Osmanlı Devleti ile Lehistan ilişkilerini tamamen koparmıştır. Otuz Yıl Savaşlarının başlamasını fırsat bilen II. Osman Lehistan üzerine sefer düzenlemiştir; seferden bir sonuç alınamayınca 9 Ekim 1621’de Hotin Antlaşması imzalanmıştır. Kapıkulu Ocaklarının kaldırılması fikri ilk kez Lehistan Seferi’nde gündeme gelmiştir.
Sultan IV. Mehmet ve Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa 1672 yılında Lehistan üzerine yürüyerek Kamaniçe Kalesi’ni fethetmiştir. 18 Ekim 1672’de Bucaş Antlaşması imzalanmıştır; antlaşmayla Podolya, Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. Bucaş Antlaşması Osmanlı Devleti’nin topraklarına toprak kattığı son antlaşmadır; Osmanlı Devleti bu antlaşma ile Batı’da en geniş sınırlara ulaşmıştır. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kazakların geleneksel başkenti Çehrin’i kuşatmıştır; kaleye yardıma gelen Rus birlikleri mağlup edilmiş ve Çehrin fethedilmiştir. 1681’de yapılan Bahçesaray Antlaşması ile Osmanlı-Rus savaşı son bulmuştur. Bahçesaray Antlaşması Rusya ile imzalanan ilk antlaşmadır.
Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyılda karşı karşıya kaldığı bir diğer stratejik tehdit de Venedik’tir. Sultan IV. Murat Dönemi’nde Venedik yönetimindeki Girit’in bir korsan yatağı hâline gelmesi üzerine Osmanlı-Venedik ilişkileri bozulmaya başlamıştır. Korsan faaliyetlerin artması sonucu Osmanlı donanması, 1645’te Girit’i kuşatmış fakat ada Osmanlı Devleti yönetimine ancak 1669’da girmiştir.
Safevi Devleti, XVI. yüzyıl sonlarından itibaren Karadeniz kıyılarına çıkmak için Kafkasya’yı ve Batı Türkistan’ı ele geçirmek istemiştir. Osmanlı Devleti ise Hazar Denizi’ne ulaşarak hem Rusya’nın güneye inmesini hem de Safevilerin kuzeye doğru yayılmasını engellemeyi amaçlamıştır. İki devlet de ticaret yollarının kontrolünü ellerine geçirmek istemiştir. XVI-XVIII. yüzyıllar arasında Osmanlı-Safevi ilişkilerinin kaderini belirleyen jeopolitik, ekonomik ve dinî faktörler iki devlet arasındaki ilişkilerde önemli rol oynamıştır. Kafkasya’ya hâkim olmak için 1583’e kadar devam eden mücadelelerden sonra Özdemiroğlu Osman Paşa, Beştepe mevkisinde Safevi Devleti ordusunu mağlup etmiştir. 1583’te Beştepe mevkisinde yapılan muharebede taraflar meşaleler yakarak savaşa gece de devam ettiği için bu savaşa Meşaleler Savaşı denmiştir.
Osmanlı ordusunun Viyana önlerinde bozguna uğraması, Avrupa’da büyük bir heyecana yol açtı. Osmanlı’yı Avrupa’dan atma zamanının geldiğini düşünen papanın teşvikiyle Avusturya, Lehistan, Rusya, Venedik ve Malta’nın da dâhil olduğu Kutsal İttifak kuruldu. Osmanlı Devleti, bu ittifakta yer alan devletler ile aynı anda savaşmak zorunda kaldı.
Karlofça Antlaşması ile Kutsal İttifak’ı oluşturan ülkelere karşı yapılan ve on altı yıl süren savaşlar sona erdi. Bu antlaşmayla Avusturya, Temeşvar hariç Macaristan ve Erdel’i aldı. Lehistan’a Podolya ve Ukrayna; Venedik’e Mora ve Dalmaçya kıyıları bırakıldı. Osmanlı Devleti II. Viyana bozgunundan itibaren geri çekilmeye başladı; bu geri çekiliş Sakarya Meydan Muharebesi’ne kadar devam etti. Osmanlı Devleti’nin Avrupa karşısındaki askerî üstünlüğü sona erdi. Osmanlı Devleti ilk defa yabancı devletlerin arabuluculuğunu kabul etmek zorunda kaldı. Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti Avrupa’da ilk defa toprak kaybetmiştir; Osmanlı topraklarını paylaşmaya yönelik ilk uluslararası antlaşmadır.
Osmanlı Devleti Ruslara ilk defa toprak verdi (Azak Kalesi). Ruslar ilk defa Karadeniz’e ulaştı.