Bir sözcük,
dört
ayrı anlam
"Ayağını burktu", "sandalyenin ayağı", "felsefemin ayağı"… Aynı sözcük, üç ayrı dünya. Hangi anlamda kullanıldığını belirleyen tek şey var: cümledeki bağlam.
Türkçede sözcükler yalnızca tek bir anlama sahip değildir. Cümle içindeki kullanımına göre gerçek, yan, mecaz veya terim anlam taşıyabilir. Aşağıdaki merdivende bir basamağa tıkla — sözcüğün temel anlamdan ne kadar uzaklaştığını gör.
Bir sözcüğün akla gelen ilk anlamıdır. Temel anlam olarak da adlandırılabilir.
"Merdivenlerden inerken ayağını burkmuş."
"Yere düşen duvar saatinin camı kırılmıştı."
Bir sözcüğün temel anlama bağlı olarak kazandığı yeni anlamdır. Yakıştırmaca şeklinde de adlandırılabilir.
"Şehrin meydanında bir ayağı kırık sandalye heykeli vardı."
"Bahçedeki hortum kırıldığı için su az akıyordu."
Bir sözcüğün bir ilgi veya benzetme sonucu temel anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır.
"Geçirdiği kazadan sonra cesareti kırılmış, tırmanmaya ara vermişti."
"Yaşam felsefemin en önemli ayağını adalet oluşturuyordu."
Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklerdir.
"Sol anahtarı müzikte kullanılan üç anahtardan biridir."
"Şampiyonu penaltı atışları belirleyecek."
Temel anlam ile yan anlam arasında anlam ilişkisi vardır. Yan anlam temel anlamdan tamamen kopmaz; bir benzerlik ya da işlev bağı sürer. Mecazda ise bu bağ tamamen kopar — ayrımın can alıcı noktası budur.
Aynı sözcüğün üç farklı cümlede nasıl bambaşka anlamlara geldiğini yan yana gör. Sağdaki kaydırakla sözcüğün temel anlamdan uzaklığını değiştir.
Bir sözcük cümle içinde farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılabilir. Aşağıdaki cümlelere tıklayarak "tutmak" sözcüğünün her seferinde ne anlattığını gör.
| Anlam Türü | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Gerçek Anlam | Akla gelen ilk anlam | "Ayağını burkmuş." |
| Yan Anlam | Temel anlama bağlı yeni anlam | "Sandalyenin ayağı kırık." |
| Mecaz Anlam | Temel anlamdan tamamen uzaklaşma | "Cesareti kırılmış." |
| Terim Anlam | Bilim, sanat, meslek dalına özgü | "Penaltı atışları." |
Farkında olmadan günde yüzlerce kez sözcükleri temel anlamının dışında kullanıyorsun.
İnsan vücuduna ait sözcükler eşyalara taşınır: masanın ayağı, şişenin boynu, iğnenin gözü, dağın eteği. Hepsi yan anlam: temel anlamla bir biçim ya da işlev benzerliği sürüyor.
Ortada kırılan bir şey yok. "Kırılmak" fiziksel anlamından tamamen uzaklaşmış, duygusal bir incinmeyi anlatıyor — bu mecaz anlamdır. Aynı sözcük "cesareti kırıldı"da da mecazdır.
Maç anlatımındaki bu sözcükler terim anlamlıdır: bir spor dalına özgü, özel ve belirli bir kavramı karşılarlar. Futbol bilmeyen biri için hiçbir şey ifade etmezler.
"Sol" günlük dilde bir yön; müzikte ise bir nota adı. Aynı sözcüğün bir sanat dalında kazandığı bu özel anlam terim anlamdır. Bağlam değişince anlam da değişir.
Elle tutmaktan söz edilmiyor; kiralamak kastediliyor. "Tutmak" fiili tek başına onlarca anlama gelebilir — hangisi olduğunu yalnızca cümle söyler.
Mutfaktaki eşyaların yarısı insan uzuvlarının adını taşır. Bunlar mecaz değil yan anlamdır; çünkü bardağın ağzı da gerçekten bir açıklık, yani işlev bağı korunuyor.
En çok karıştırılan ikili. Tek soru yeter: "Temel anlamla arasında hâlâ bir benzerlik veya işlev bağı var mı?" Varsa yan, tamamen koptuysa mecaz.
Diller sınırsız sayıda sözcük üretmez; var olanı yeniden kullanır. Yeni bir nesne çıktığında ona benzeyen bir sözcük görevlendirilir. Çok anlamlılık, dilin tasarruf yöntemidir.
Paragraf sorularında yazarın bir sözcüğü mecaz kullanıp kullanmadığını fark etmek, çoğu zaman ana düşünceyi bulmanın anahtarıdır. Sözcüğün katmanını görmek, metni görmektir.
18 sorudan oluşan bu test ile "Sözcükte Anlam 1" ünitesini ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında geri bildirim alacaksın.
Sözcüğün sözlükteki birincil tanımıdır; "temel anlam" da denir. Örnek: "Ayağını burkmuş."
Temel anlama bağlı olarak kazanılan yeni anlamdır. Örnek: "Sandalyenin ayağı kırık."
Bir ilgi veya benzetme sonucu temel anlamdan tamamen kopmadır. Örnek: "Cesareti kırılmış."
Bir dala özgü, özel ve belirli bir kavramı karşılar. Örnek: "Penaltı", "sol anahtarı".
Temel anlam ile yan anlam arasında anlam ilişkisi vardır; mecazda bu ilişki tamamen kopar.
Bir sözcüğün hangi anlamda kullanıldığını cümle içindeki bağlam belirler.
Sırasıyla gerçek, yan ve mecaz anlam. Tek sözcüğün üç katmanını gösteren klasik örnektir.
Kavramak, avlamak, kiralamak, ikram etmek, zihinde belirlemek — hepsi aynı fiilden.
Sözlük anlamını değil, sözcüğün o cümledeki işlevini ve bağlamdaki anlamını değerlendir.