Bir milletin
ilk hafızası
Destan, tarihin bilinmeyen dönemlerinde yaşanan ve milletleri derinden etkileyen savaş, doğal afet, göç, kahramanlık gibi olayları anlatan manzum eserlerdir. Destanlarda yer ve zaman unsurları çok belirgin değildir; olağanüstü özelliklere sahip kahramanlar ve bu kahramanların etrafında gelişen olaylar ön plandadır. Bu ünitede Oğuz Kağan Destanı’nı, Türk destanlarının haritasını, alp tipinden gazi tipine uzanan değişimi ve doğal destanla yapma destanın farkını çalışacağız.
Destan; tarihin bilinmeyen dönemlerinde yaşanan ve milletleri derinden etkileyen savaş, doğal afet, göç, kahramanlık gibi olayları anlatan manzum eserlerdir. Destanlarda yer ve zaman unsurları çok belirgin değildir, olağanüstü özelliklere sahip kahramanlar ve bu kahramanların etrafında gelişen olaylar ön plandadır. Tanımın her parçası sınavda ayrı bir soruya dönüşür; aşağıdaki düğmelerle beşini de tek tek aç.
Destan manzumdur, yani şiir biçiminde söylenmiştir. Oğuz Kağan Destanı’nın dizeleri ikişer ikişer kafiyelenir: “Öküz ayağı gibi, idi sanki ayağı! / Kurdun bileği gibi, idi sanki bileği!” Ölçü ve kafiye burada süs değil, ezberleme aracıdır — destan yüzyıllarca yazıya geçmeden, ağızdan ağıza taşınmıştır.
Destan, masal, halk hikâyesi, roman, hikâye gibi anlatıma dayalı edebî eserlerde belli bir düşüncenin, zihniyetin ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişilere tip adı verilir. Tip tek başına bir insan değil, bir topluluğun ortak yüzüdür: Oğuz Kağan yalnız kendisi değil, bütün bir yönetme anlayışıdır.
Bir edebî eserde kendi başlarına konuya özellik kazandıran ögelere motif denir. Farklı eserlerde yinelenen bir tema, olay, olgu, kişi, eşya ya da söz kalıpları motif olabilir. Motifler, edebî eserin ortaya çıktığı toplumun kültürel değerlerini yansıtan sembolik anlamlar taşır. Oğuz Kağan Destanı’nın motifleri: ad verme · at · ışık · kurt · ağaç.
Destanda zaman yok değildir; ölçülemez. Oğuz Kağan Destanı’nda zaman şöyle geçer: “Bu çağda! Bu yerde!”, “Kırk gün geçtikten sonra”, “Geceler günler geçti, nice seneler doldu”, “Nihayet durdu bir gün, nece sonra günlerden”. Hepsi zaman bildirir ama hiçbiri takvime bağlanamaz. Aynı şey mekân için de geçerlidir: “bir büyük orman”, “Oğuz yurdundan içre”. Buna karşılık İdil Nehri, Muz-Dağ ve Urum Kağan’ın ülkesi gerçek coğrafyadır. Destanda gerçek ile olağanüstü iç içedir; sınavda “destanda hiç gerçek unsur yoktur” yargısı yanlıştır.
Oğuz Kağan Destanı’nda anlatılan kişi, MÖ 209-174 yılları arasında yaşamış büyük Türk hükümdarı Mete’dir. Destan onun yiğitliğini, fetihlerini ve ülkesini oğulları arasında paylaştırmasını anlatır. Şeridin üstündeki düğmelere basarak olay örgüsünü sırayla gez.
Oğuz Kağan akınları boyunca dört kişiye yaptığı işten türetilmiş bir ad verir. Ad burada bir etiket değil, hak edilmiş bir unvandır:
Destanın olayları soyut değerleri somut davranışa çevirir; sınavda “hangi değer” sorusu tam buradan gelir:
“Ey benim beğlerimle ilimin ey budunu! / Sizlerin başınıza, ben oldum artık kağan,
Elimizden düşmesin, ne yayımız ne kalkan! / Damgamız olsun bize, yol gösteren bir buyan!
Alpler olun savaşta, Bozkurt gibi uluyan! / Demir kargılar ile, olsun ilimiz orman!
Gökteki güneş ise yurdun Bayrağı olsun, / İlimizin çadırı, yukardaki gök olsun.”
Bu tek parçada bayrak, alp, ok, yay, kalkan, kargı, budun, beğ, damga, Bozkurt, gök gibi millî kültürü yansıtan sözcükler yan yana durur. Göğün çadıra, güneşin bayrağa benzetilmesi göçebe yaşamın dünyayı algılayışıdır: gökyüzü bile bir otağdır.
Doğal Türk destanları İslamiyet’in kabulünden önce ve sonra diye ikiye ayrılır. Aşağıdaki tabloda ara: destanın adı, ait olduğu dönem ya da konusundan bir sözcük yaz, liste anında süzülsün.
Bu dönem destanlarında Türklerin Türkistan’daki göçebe yaşam biçimi ve kültürlerinin izleri görülür. Farklı Türk topluluklarına ait çok sayıdaki destanda alp tipi yüceltilir: kahramanlar yaşadıkları toplumun geleneklerine bağlı, zorluklarla yılmadan mücadele eden, güçsüzlerin yanında yer alan yiğit savaşçılardır.
Dönemler: Altay-Yakut · Sakalar · Hun · Köktürk · Uygur.
Türkler İslamiyet’i benimsedikten sonra İslam kültürünün ve yaşam biçiminin yanı sıra göçebelikten yerleşik hayata geçişin getirdiği değişimin etkileri görülür. Bu dönemin halk anlatılarında gazi tipi ortaya çıkar. Gazi tipi, İslamiyet’i korumak ve İslami değerleri yüceltmek için mücadele eden ve alp tipinin özelliklerini de taşıyan kahramandır.
Dönemler: Karahanlı · Kazak-Kırgız · Türk-Moğol · Tatar-Kırım · Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı.
Türk toplumunun yaşadığı kültürel değişim ve dönüşümü, edebî eserlere konu olan tipler aracılığıyla takip etmek mümkündür. Aşağıdaki dört durakta aynı soru sorulur: bu dönem kimi yüceltiyor?
Gazi tipi, alp tipini silmez; onun özelliklerini taşır ve üstüne bir amaç ekler. Yiğitlik, güçsüzü koruma, geleneğe bağlılık ikisinde de vardır; gazi tipinde bunların yöneldiği amaç İslamiyet’i korumak ve İslami değerleri yüceltmek olur. Bu yüzden Hazret-i Ali ile Mağrip’teki Ejderhanın Cengi’nde Ali, tıpkı Oğuz Kağan gibi tek başına canavarın üstüne gider — ama gidiş sebebi “yurdumu kurtarayım” değil, “Hakk yoluna canımı feda edeyim”dir.
Yapma destan, bir milletin tarihinde önemli görülen olayların şairler tarafından yazılmasıyla oluşan destanlardır. Yapma destanlarda doğal destanlardan farklı olarak yer, zaman ve kişi unsurları daha belirgin ve gerçekçidir. Aşağıdaki matriste her satır bir özellik; hangi türe ait olduğunu işaretle, sonra Denetle’ye bas.
“Girmişiz ovalarca, tepelerce sipere, / Gönüllerimizde bir vatan, zabit nefer,
İnönü’nde bu ikinci savaş olacak, / Saldırırlarsa eğer.”
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın bu metninde yer (İnönü, Dursunbey köyü), zaman (İkinci İnönü Savaşı öncesi) ve kişi (Kemalettin Sami Bey, Salih Bey) adıyla sanıyla bellidir. Şair bilinir, metin yazıyla doğmuştur, olağanüstülük yoktur. Oğuz Kağan Destanı’nda ise şair anonimdir ve gergedanı tek darbede öldüren bir kahraman vardır.
Cengiz Dağcı’nın Onlar da İnsandı romanında Bekir’in tarlasının ölçülmesi anlatılır: olay gerçek, kişiler sıradan, mekân belirlidir. Destan da roman da anlatmaya bağlı metinlerdir; ikisinde de olay, kişi, zaman ve mekân vardır. Ayrım gerçeklikle kurulan ilişkidedir: destan olağanüstüyü doğal sayar, roman gündelik olanı büyütür.
Kemal Tahir’in Devlet Ana’sı ve Tarık Buğra’nın romanları da tarihî malzemeyi roman diliyle işler; bunlar destan değildir.
Manas Destanı’nda İslamiyet’i yaymak için mücadele eden Manas’ın hayatı anlatılır. Yaklaşık 400 bin dizelik varyantıyla dünyanın en uzun destanıdır. Destan, Türk-bozkır medeniyetinin Kazak-Kırgız dairesinin kültür belgeseli niteliğindedir.
“Manas birden kükredi, beşiğinden deprendi, / Etrafına bakarak, yüksek sesle seslendi: / ‘Ak-sakallı Yakıp-Han, İslâmın yolunu aç!’” — beşikteki çocuğun konuşması, Oğuz’un kırk günde yürümesi gibi olağanüstü doğum motifidir.
Zarf, fiilin nasıl, ne zaman, nerede, ne kadar gerçekleştiğini bildiren sözcüktür. Destanda zarflar sıkça geçer; çünkü destan durum değil olay anlatır. Aşağıdaki dizelerde önce çeşidi seç, sonra o çeşide ait sözcüğe tıkla.
Çeşit sözcüğün dil bilgisi sınıfıdır: durum, zaman, yer-yön, soru, miktar. Anlam ise o sözcüğün cümleye kattığı ilgidir: sebep, amaç, koşul, karşılaştırma. “Saklap adını verdim, sana ad olsun diye” cümlesinde “ad olsun diye” bir durum zarfıdır ama cümleye kattığı anlam sebeptir. Sınavda iki soru ayrı ayrı sorulur; birine verdiğin cevabı ötekine yazma.
Her soruda ya bir dize, ya bir tanım ya da bir kavram verilir. Soruların ve şıkların sırası her açılışta karışır; yanlış cevapta doğrusu ve gerekçesi hemen görünür.
50 soruluk test — destanın tanımı ve özellikleri, tip ve motif kavramları, alp tipinden gazi tipine uzanan değişim, Tanzimat ve Cumhuriyet Dönemi tipleri, Oğuz Kağan Destanı’nın olay örgüsü ve ad verme motifi, İslamiyet’in kabulünden önceki ve sonraki Türk destanları, Manas ve Hazret-i Ali destanları, doğal destan ile yapma destan farkı, Üç Şehitler Destanı, destan ile roman ilişkisi, zarf çeşitleri ve zarfın cümleye kattığı anlam
Tarihin bilinmeyen dönemlerinde yaşanan ve milletleri derinden etkileyen savaş, doğal afet, göç, kahramanlık gibi olayları anlatan manzum eserlerdir. Destanlarda yer ve zaman unsurları çok belirgin değildir, olağanüstü özelliklere sahip kahramanlar ve bu kahramanların etrafında gelişen olaylar ön plandadır.
Bir milletin tarihinde önemli görülen olayların şairler tarafından yazılmasıyla oluşan destanlardır. Yapma destanlarda doğal destanlardan farklı olarak yer, zaman ve kişi unsurları daha belirgin ve gerçekçidir. Örnek: Fazıl Hüsnü Dağlarca, Üç Şehitler Destanı.
Tip: anlatmaya dayalı eserlerde belli bir düşüncenin, zihniyetin ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. Motif: bir edebî eserde kendi başlarına konuya özellik kazandıran ögeler; farklı eserlerde yinelenen tema, olay, olgu, kişi, eşya ya da söz kalıpları. Motifler toplumun kültürel değerlerini yansıtan sembolik anlamlar taşır. Oğuz Kağan Destanı’nın motifleri: ad verme, at, ışık, kurt, ağaç.
İslamiyet’in kabulünden önceki destanlarda yüceltilir. Yaşadıkları toplumun geleneklerine bağlı, zorluklarla yılmadan mücadele eden, güçsüzlerin yanında yer alan yiğit savaşçılar. Bu destanlarda Türklerin Türkistan’daki göçebe yaşam biçimi ve kültürünün izleri görülür.
İslamiyet’in kabulünden sonraki destan ve kahramanlık konulu halk hikâyelerinde görülür. İslamiyet’i korumak ve İslami değerleri yüceltmek için mücadele eden ve alp tipi olarak adlandırılan kahramanların özelliklerini taşıyan kişiler. Bu dönemde ayrıca bilge ve adaletli devlet adamları konu edilir: cömert, tevazu sahibi, dürüst yöneticiler.
MÖ 209-174 yılları arasında yaşamış büyük Türk hükümdarı Mete’nin (Oğuz Kağan) yiğitliği, fetihleri ve ülkesini oğulları arasında paylaştırması anlatılır. Hun Dönemi destanıdır. Olay örgüsü: olağanüstü doğum → gergedanı öldürme → kağan olma → Urum Kağan seferi → Kıpçak akını ve İdil’i geçme → Karluk ve Kalaç’ın ad alışı → şölen (toy) → yurdun oğullar arasında paylaşılması.
Saklap (kenti sakladığı için) · Kıpçak (İdil’i geçmek için sal yapan Uluğ Ordu Beğ) · Karluk (buzlu dağda dokuz gün arayıp aygırı bulan bey) · Kalaç (“Kal! Aç!” buyruğundan). Adlar, kişinin yaptığı işten türetilir.
Yaradılış (Altay-Yakut) · Alp Er Tunga, Şu (Sakalar) · Oğuz Kağan (Hun) · Bozkurt, Ergenekon (Köktürk) · Türeyiş, Göç (Uygur).
Satuk Buğra Han (Karahanlı) · Manas (Kazak-Kırgız) · Cengiz-name (Türk-Moğol) · Edige, Timur (Tatar-Kırım) · Seyid Battal Gazi, Danişmend Gazi, Köroğlu (Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı).
İslamiyet’i yaymak için mücadele eden Manas’ın hayatı anlatılır. Yaklaşık 400 bin dizelik varyantıyla dünyanın en uzun destanıdır. Türk-bozkır medeniyetinin Kazak-Kırgız dairesinin kültür belgeseli niteliğindedir.
İslamiyet öncesi: alp tipi. İslamiyet sonrası: gazi tipi + bilge, adaletli devlet adamı. Tanzimat: Batı kültürüne özenen kahramanların gülünç yönleri öne çıkarılarak yanlış Batılılaşma eleştirilir; Batı’nın bilimini kendi kültüründen uzaklaşmadan ülkesi için kullanan kişiler yüceltilir. Cumhuriyet: Cumhuriyet ideolojisine bağlı, halkı bilgilendirmek ve aydınlatmak için mücadele eden tipler.
Çeşitleri: durum, zaman, yer-yön, soru, miktar. Destandan örnekler: “Kırk gün geçtikten sonra” (zaman), “Ormanda avlanarak” (durum), “Ayıyı astı yine, o ağaçtan aşağı” (yer-yön), “Bu İdil sularını, nasıl geçeceğiz biz?” (soru), “Çok güzel bir kızdı bu” (miktar). Çeşit ile anlam ayrı sorulur: “ad olsun diye” durum zarfıdır, anlamı sebeptir.