10. SINIF EDEBİYAT · ÜNİTE 2 · TÜRKÜ

Altlarında imza yok
ama içlerinde
yürek var

Türkü, hece ölçüsünün genellikle 7, 8 ve 11’li kalıplarıyla bir ezgi eşliğinde söylenen, farklı nazım birimlerinden oluşan anonim halk edebiyatı nazım biçimidir. Bu ünitede türkünün bent–kavuştak yapısını, ahenk unsurlarını, nasıl yayılıp varyantlaştığını ve ninniden, modern şiirden hangi noktalarda ayrıldığını çalışacağız.

11
Turnalar’ın hece sayısı
2
Türkünün bölümü
42
Test sorusu
01 / TÜRKÜ NEDİR?

Söz halkın, ezgi halkın

Türkü; hece ölçüsünün genellikle 7, 8 ve 11’li kalıplarıyla bir ezgi eşliğinde söylenen, farklı nazım birimlerinden oluşan anonim halk edebiyatı nazım biçimidir. Tanımın içinde beş ayrı bilgi saklı ve sınav soruları hep bu beşinden birini yoklar. Günümüzde söyleyeni ve besteleyeni bilinen türküler de bulunmaktadır — yani “anonim” türkünün kuralı değil, geleneğin ağır basan hâlidir.

İNTERAKTİF: TANIMIN İÇİNDEKİ BEŞ BİLGİ

Düğmelere tıkla; ortadaki şemada seçtiğin kol vurgulanır, sağda o bilginin ayrıntısı açılır.

ANA METİN — TURNALAR (ANONİM)

Her bendin ardından aynı iki dize tekrar ediyor. Bu tekrar bir süs değil, türkünün yapı taşıdır; adı kavuştaktır.

İki turnam gelir aklı karalı

Birin şahin vurmuş, biri yaralı

O yavruya sorun aslı nereli

Katar katar olmuş gelir, turnalar

Eğrim eğrim ne hoş gelir, turnalar

İnme turnam inme sen bu pınara

Avcu tuzak kurmuş, var yolun ara

Hepimizin işi Mevlâm onara

Katar katar olmuş gelir, turnalar

Eğrim eğrim ne hoş gelir, turnalar

İnme turnam inme, yolda kış olur

Bastığın yerler de donar taş olur

Böyle kalmaz elbet sonu hoş olur

Katar katar olmuş gelir, turnalar

Eğrim eğrim ne hoş gelir, turnalar

İnme turnam inme, haber sorayım

Kanadın altına nâme sarayım

Nazlı sevdiğimden haber alayım

Katar katar olmuş gelir, turnalar

Eğrim eğrim ne hoş gelir, turnalar

Anonim (haz.: Cahit Öztelli, Evlerinin Önü Türküler). nâme: mektup · katar katar: sıra sıra, dizi hâlinde · eğrim eğrim: dönerek, halka çizerek · onarmak: düzeltmek, yoluna koymak.

TUZAK KARTI — “ANONİM” NE DEMEK, NE DEĞİL?

Anonim, “söyleyeni belli değil” demektir; “kimse söylememiş” demek değildir. Türküyü bir kişi yakar, ama metin ağızdan ağıza dolaşırken adı düşer ve söz halkın ortak malı hâline gelir. Bunun edebiyattaki karşılığı tek cümledir: “Türküler halkın ortak malıdır.” Bedri Rahmi Eyüboğlu aynı şeyi şiirle söyler: “Ne düzeni belli ne yazanı / Altlarında imza yok ama / İçlerinde yürek var.” Sınavda ikinci tuzak da şu: bugün söyleyeni ve besteleyeni bilinen türküler de vardır, yani “türkü = anonim” eşitliği kesin değildir.

02 / BENT VE KAVUŞTAK

İki bölüm, iki görev

Türküler, bent ve kavuştak (bağlama) adı verilen iki bölümden oluşur. Asıl konunun işlendiği bölüme bent, bentlerin sonunda tekrar edilen dize veya dizelere kavuştak denir. Bentlerin ve kavuştakların kendilerine mahsus dize sayısı ve kafiye düzeni bulunur. Turnalar’da bent üç dize, kavuştak iki dizedir; ikisi de 11’li hece ölçüsüyle söylenmiştir.

İNTERAKTİF: HECE IZGARASI — 5 DİZE × 11 HECE
BENT

Asıl konunun işlendiği bölümdür. Türkü ilerledikçe bentler değişir: Turnalar’da önce yaralı turna, sonra avcının tuzağı, sonra kış, en sonda sevgiliye gidecek mektup anlatılır. Olay bentte ilerler.

Turnalar’da bendin dize sayısı 3, kafiye düzeni aaa’dır: karalı / yaralı / nereli.

KAVUŞTAK (BAĞLAMA)

Bentlerin sonunda tekrar edilen dize veya dizelerdir. Kavuştak değişmez; her bendin ardından aynen döner. Görevi ezgiyi ve duyguyu sabitlemek, dinleyeni koroya katmaktır.

Turnalar’da kavuştağın dize sayısı 2, kafiye düzeni bb’dir: turnalar / turnalar (aynı kelime → redif).

İNTERAKTİF: HANGİ DİZE NEREYE AİT?
TUZAK KARTI — KAVUŞTAK, NAKARAT, BAĞLAMA

Üçü de aynı şeyi anlatır ama üç ayrı yerde karşına çıkar. Nakarat genel addır: şiiri oluşturan bölümlerin sonunda tekrarlanan dizeler. Kavuştak bunun halk şiirindeki adıdır. Bağlama ise kavuştağın ikinci adıdır. Dikkat: bağlama sözcüğü aynı zamanda bir sazın adıdır — soru kökünde “türkünün bölümü” geçiyorsa çalgı değil, tekrarlanan dizeler kastediliyordur.

03 / AHENK UNSURLARI

Akılda kalmasını sağlayan şey

Türkü yazılmaz, söylenir; söylendiği için de akılda kalması gerekir. Ölçü, kafiye, redif, kavuştak ve ses tekrarları tam olarak bunun için vardır. Aşağıdaki tabloda her unsurun tanımı ve Turnalar’daki karşılığı yan yana duruyor.

FİLTRELENEBİLİR TABLO — AHENK UNSURLARI
İNTERAKTİF: HECE TEZGÂHI

Harflerin arasındaki | işaretine tıklayarak kelimeyi hecelere böl, sonra Denetle’ye bas. Hece ölçüsünde sayılan birim harf değil hecedir ve her hecede tam bir ünlü bulunur.

İNTERAKTİF: KAFİYE Mİ, REDİF Mİ?

Sınır kelimenin içindedir. Soldaki parça kafiye, sağdaki parça rediftir. Kesme noktasını işaretle ve denetle.

TUZAK KARTI — HECE ÖLÇÜSÜNDE HECENİN “AĞIRLIĞI” SAYILMAZ

“ak” kapalı hecedir (ünsüzle biter), “ka” açık hecedir (ünlüyle biter). Bu ayrım aruz ölçüsünde her şeydir; hece ölçüsünde ise hiçbir şey. Hece ölçüsü yalnızca sayıya bakar: her dize 11 heceyse ölçü tutmuştur. Turnalar’da duraklanış 6 + 5’tir: “İki turnam gelir / aklı karalı”.

04 / YAYILMA VE VARYANT

Bir türkü nasıl yolculuk eder?

Türküler; sevilen, beğenilen, ağızdan ağıza dolaşan kültür ürünleri oldukları için yayılmaları çok doğaldır. Ama bu yayılma bedelsiz değildir: her durakta metin biraz değişir. Aşağıdaki zincirde her halkaya tıklayarak yolculuğun aşamalarını izleyebilirsin.

İNTERAKTİF: TÜRKÜNÜN YOLCULUĞU
VARYANT

Yazılı ve sözlü edebiyatta aslına göre farklılık gösteren benzerlerine varyant denir. Masal, destan, mâni, türkü ve yazılı edebiyatın herhangi bir dalında ilk çıkışından sonra anlatanlar veya yazanlar değiştikçe araya katılan sözlerle ilk metinlerden farklı metinler ortaya çıkar. Bu metinler bir eserin varyantlarıdır.

NEDEN ÇEŞİTLENİR?

Türkülerin bu derece çeşitlenmesinin asıl nedeni kişilerin yetenekleridir. Türküyü söyleyen kişiler ezgilerde önemli ölçüde değişiklik yapabildiği gibi bu değişikliği türkülerin sözlerinde de yapabilirler.

Bunun bir de olumsuz yönü var: radyo, televizyon ve teyp gibi araçlar yayılmayı hızlandırdı ama türküler olgunlaşmadan donmuş, kalıplaşmış olarak taşınır oldu.

İKİ VARYANT YAN YANA — ÇAYIR ÇİMEN GEZE GEZE
1. VARYANT

Çayır çimen geze geze (of of)

Oldum ben bir geveze

Kızına meyil verdim

Darılma hanım teyze (of ninem of)

Simitimin tablası (of of)

Geldi düğün haftası

Gelin olacam diye

Nedir bunun tafrası (of ninem of)

2. VARYANT

Çayır çimen geze geze (oy)

Oldum ben bir geveze (oy)

Oğluna meyil verdim

Darılma hanım teyze (oy ninem oy)

Simidimin tablası (oy)

Geldi düğün haftası (oy)

Gelin olacam diye

Nedir kızın tasası (oy ninem oy)

Anonim (haz.: Mutlu Güleryüzlü). Vurgulanan yerler iki varyantın ayrıldığı noktalar: ünlem kalıbı (of/oy), söyleyicinin cinsiyeti (kızına/oğluna) ve son dize. İskelet aynı, ayrıntı değişik — varyant tam olarak budur.

KARŞILAŞTIRMA — İKİ VARYANT
05 / TÜRKÜ, NİNNİ, MODERN ŞİİR

Aynı ezgi değil, aynı gelenek değil

Turnalar iki metinle karşılaştırılabilir: bir ninni (Atem Tutam Men Seni) ve bir modern şiir (Ahmet Kutsi Tecer’in Nerdesin’i). Üçünü ayıran şey konu değil, ait olduğu gelenektir.

TURNALAR · TÜRKÜ

Gelenek: anonim halk şiiri · Söyleyici: belli değil · Amaç: duyguyu ezgiyle paylaşmak · Yapı: bent + kavuştak, 11’li hece.

Tema: ayrılık ve haber özlemi. Turna, uzağa giden ve haber taşıyan kuştur; sevgiliye gidecek mektup onun kanadına sarılır.

ATEM TUTAM MEN SENİ · NİNNİ

Gelenek: anonim halk şiiri · Söyleyici: anne · Amaç: çocuğu uyutmak ve ona iyi dilekte bulunmak · Yapı: dörtlük, tekrarlanan bölüm.

Dili yerel söyleyişle örülüdür: atem (atayım), men (ben), gatem (katayım), baben (baban), gavak (kavak).

NERDESİN · MODERN ŞİİR

Gelenek: modern (Cumhuriyet Dönemi) şiir · Söyleyici: Ahmet Kutsi Tecer · Amaç: bireysel bir arayışı anlatmak · Yapı: dörtlük, ölçülü ve kafiyeli ama ezgisiz.

Şairi bellidir, metin yazılı olarak doğmuştur ve varyantı yoktur: kimse dizesini değiştirerek aktarmaz. Türküyü ondan ayıran en keskin çizgi budur.

FİLTRELENEBİLİR TABLO — ÜÇ METİN, ALTI ÖLÇÜT
TUZAK KARTI — “EZGİLİ SÖYLENEN” OLMAK YETMEZ

Ninni de ezgiyle söylenir, türkü de. İkisi de anonimdir, ikisi de hece ölçüsüyle kurulur. Peki fark ne? Söylenme ortamı ve amacı. Ninni tek dinleyiciye (çocuğa) ve uyutmak için söylenir; türkü topluluğa ve duyguyu paylaşmak için. Kavuştak da bu yüzden türküye özgüdür: koroya katılacak bir topluluk varsayar.

06 / DİLİMİZİN İNCELİKLERİ

Betimlemenin iki aleti

Türkünün içeriğine uygun kısa bir hikâye yazsan, kahramanı ve turnaları betimlesen, en çok hangi sözcük türünü kullanırdın? Cevap bellidir: isim ve sıfat. Betimleme, varlığı adlandırıp (isim) sonra onu niteleyerek (sıfat) kurulur.

İSİM (AD)

Canlı ve cansız bütün varlıkları, kavramları, durumları karşılayan sözcüklerdir.

Turnalar’dan: turna, şahin, pınar, avcu (avcı), tuzak, yol, kış, taş, kanat, nâme, haber.

SIFAT (ÖN AD)

İsimleri niteleyen ya da belirten sözcüklerdir. Sıfat tek başına kullanılmaz, önünde durduğu isimle birlikte anlam kazanır.

Turnalar’dan: iki turnam (sayı sıfatı), bu pınar (işaret sıfatı), nazlı sevdiğim (niteleme sıfatı).

İNTERAKTİF: METİN İŞARETLEME — İKİLEME VE SESLENME

Önce üstteki düğmelerden bir tür seç, sonra o türe ait kelimelere tıkla. İkileme, anlatımı güçlendirmek için yan yana kullanılan sözcüklerdir; seslenme ise şiirdeki hitap sözüdür.

İNTERAKTİF: METİN İŞARETLEME — İSİM Mİ, SIFAT MI?

Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı türküsünün dört dizesi. Fiiller, zamirler ve edatlar işaretlenmez.

TUZAK KARTI — “YARALI” HER ZAMAN SIFAT DEĞİLDİR

yaralı turna” dersen sıfattır: önündeki ismi niteler. Ama Turnalar’daki dize şudur: “Birin şahin vurmuş, biri yaralı.” Burada “yaralı” bir ismin önünde durmuyor, yüklem görevinde. Kural şu: bir sözcük sıfat olarak doğmaz, sıfat görevinde bulunur — önünde durduğu bir isim varsa sıfattır, yoksa değildir.

07 / OYUN

Dizeyi gör, kavramı söyle

Her soruda ya bir dize, ya bir tanım ya da bir kavram verilir. Soruların ve şıkların sırası her açılışta karışır; yanlış cevapta doğrusu ve gerekçesi hemen görünür.

OYUN — TÜRKÜ
0 / 0
08 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

42 soruluk test — türkünün tanımı ve hece kalıpları, bent ve kavuştak, Turnalar türküsünün yapısı ve ölçüsü, ahenk unsurları (ölçü, kafiye, redif, kavuştak, aliterasyon, asonans, ikileme), kafiye türleri, türkülerin oluşması ve yayılması, varyant, türkünün ömrü, türkü-ninni-modern şiir karşılaştırması ve isim-sıfat

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
09 / ÖZET

Ünitenin iskeleti

TÜRKÜ

Hece ölçüsünün genellikle 7, 8 ve 11’li kalıplarıyla bir ezgi eşliğinde söylenen, farklı nazım birimlerinden oluşan anonim halk edebiyatı nazım biçimidir. Günümüzde söyleyeni ve besteleyeni bilinen türküler de bulunmaktadır.

BENT VE KAVUŞTAK

Türküler, bent ve kavuştak (bağlama) adı verilen iki bölümden oluşur. Asıl konunun işlendiği bölüme bent, bentlerin sonunda tekrar edilen dize veya dizelere kavuştak denir. Bentlerin ve kavuştakların kendilerine mahsus dize sayısı ve kafiye düzeni bulunur.

TURNALAR’IN YAPISI

Bent 3 dize, kavuştak 2 dize; hepsi 11’li hece ölçüsü, duraklanış 6 + 5. Bendin kafiye düzeni aaa (karalı / yaralı / nereli), kavuştağınki bb. Nazım birimi bakımından türkü tek bir kalıba bağlı değildir: farklı nazım birimlerinden oluşabilir.

KAFİYE VE REDİF

Kafiye: dize sonlarında tekrarlanan, aynı görevde olmayan ama benzeşen ses ve heceler. Redif: dize sonlarında tekrarlanan, görevleri ve anlamları aynı sözcük veya ekler. Ayrım sese değil göreve bakar: “kara / yara”da “-lı” aynı yapım eki olduğu için rediftir, geriye kalan “ara” kafiyedir.

YAYILMA

Türküler halkın ortak malıdır. Ticaret kervanları, gezgin âşıklar, askerler, savaşlar ve göçler türkülerin taşınmasını sağlar; son yıllarda radyo, televizyon, teyp gibi teknik araçlar yayılmayı hızlandırmıştır. Hızlı yayılmanın olumsuz yönü: türküler olgunlaşmadan donmuş, kalıplaşmış olarak taşınır.

VARYANT

Yazılı ve sözlü edebiyatta aslına göre farklılık gösteren benzerlerine varyant denir. Masal, destan, mâni, türkü ve yazılı edebiyatın herhangi bir dalında anlatanlar veya yazanlar değiştikçe araya katılan sözlerle ilk metinlerden farklı metinler ortaya çıkar. Çeşitlenmenin asıl nedeni kişilerin yetenekleridir.

TÜRKÜNÜN ÖMRÜ

Türkünün ömrünü uzatan üç etken: toplumu ilgilendiren konuların işlenmesi, ezginin dokunaklı oluşu, sanat yapısının yüksek oluşu. Köy ve kasabalardaki olaylar üzerine yakılan türkülerin yayılma gücü azdır; dar çevrede kalır, ömürleri kısa olur. Türküler zaman aşımı nedeniyle ve kişiden kişiye geçerken yeni duygulanmalarla beslenerek kendini yeniler.

TÜRKÜ ↔ NİNNİ ↔ MODERN ŞİİR

Turnalar: anonim halk şiiri, topluluğa, ezgiyle, bent + kavuştak. Atem Tutam Men Seni: anonim ninni, tek çocuğa, uyutmak için, yerel söyleyişle. Nerdesin (Ahmet Kutsi Tecer): modern şiir, şairi belli, yazılı doğmuş, varyantı yok.

DİL BİLGİSİ

Betimleme isim ve sıfatla kurulur. Sıfat türleri: niteleme (nazlı sevdiğim), sayı (iki turnam), işaret (bu pınar). Bir sözcük sıfat olarak doğmaz, sıfat görevinde bulunur: “yaralı turna”da sıfat, “biri yaralı”da yüklemdir. İkileme (katar katar, eğrim eğrim) hem ahenge hem anlama katkı sağlar.