9. SINIF EDEBİYAT · ÜNİTE 5 · ANI

Günlük bugünü yazar,
anı geçmişi hatırlar

Anı; yazarın kendi bakış açısıyla kaleme aldığı, tüm hayatına ya da hayatının bir bölümüne ait düşünceleri, deneyimleri ve yaşadığı olayları aktardığı yazı türüdür. Bu ünitede anının yapısını, günlük ve otobiyografiden farkını, türün tarihini ve anıda gerçekliğin nasıl aktarıldığını çalışacağız.

3
Karıştırılan tür
6
Tarih durağı
45
Test sorusu
01 / ANI NEDİR

Hayatın sonradan çekilmiş fotoğrafı

İnsanların hatırladıkları, yaşamının bir döneminin ya da tüm hayatının sonradan çekilmiş fotoğrafı gibidir. Hatırlananların kaleme alındığı bu yazı türüne anı adı verilir.

TANIM

Anı; yazarın kendi bakış açısıyla kaleme aldığı, tüm hayatına ya da hayatının bir bölümüne ait düşünceleri, deneyimleri ve yaşadığı olayları aktardığı yazı türüdür.

Anıların çoğu geçmişte yaşanmış olayları paylaşmak amacıyla yazılır. Genellikle tanınmış kimseler kendi anılarını yayımlar.

ODAK NOKTASI

Olayları sebep sonuç ilişkisi içerisinde vermek anının odak noktasıdır. Anılarda olaylar ve bu olayların etkileri, kişisel bakış açısıyla yeniden yapılandırılır.

Bu yüzden anı, sadece “ne oldu” sorusuna değil, “neden oldu ve bana ne yaptı” sorusuna da cevap verir.

ANI OKUMAK NE KAZANDIRIR

Siyaset, ilim, fen, edebiyat, spor gibi alanlarda tanınan kişilerin hayatları merak uyandırır. Bu insanların hayatlarını kendi kalemlerinden çıkmış eserlerde görmek, onların hayatları hakkında en sağlam bilgilere sahip olmak çok değerlidir. Daha önemlisi bu yazılardan toplumun hususiyetleri, âdetleri ve problemleri de öğrenilmiş olur.

Ama bu eserlerin edebî tür olarak kabul edilmesi, onların sağlam ve sürükleyici bir dille yazılmış olmasıyla mümkündür. Edebî değeri olan anıları okurken kişi hakkında bilgi edinmekle kalmaz; aynı zamanda o insanın bilgi, görgü ve düşünceleriyle de karşılaşırız. Sanatçıların anıları, aynı zamanda edebî hareketlerin gelişimi hakkında kuvvetli birer belgedir.

TUZAK KARTI — HER HATIRLAMA ANI DEĞİLDİR

Bir metnin anı sayılması için yazarın kendi yaşadığı ya da tanık olduğu olayları, üzerinden zaman geçtikten sonra ve gerçeğe bağlı kalarak anlatması gerekir. Halide Edip Adıvar’ın Kabak Çekirdekçi adlı metni birinci kişinin ağzından, samimi bir dille yazılmıştır ve anıya çok benzer; ama kurmacadır, yani hikâyedir.

02 / ANININ YAPISI

Anıların hikâyeye benzer bir yapısı vardır

Bu açıkça söylenir: “Anıların hikâyeye benzer bir yapısı vardır.” Belirli bir plan dâhilinde ilerlemek, tasvirler yapmak, olayları daha önceden ima etmek, geriye dönüşler yapmak, semboller ve kinayeler kullanmak anıların temel özellikleridir. Anılar hikâye tarzı bir nitelik taşısa da anlatılan olaylar gerçek yaşama aittir.

İNTERAKTİF: NİHAYET BEKLEDİĞİMİZ BÜYÜK GÜN — OLAY DÜZENİ
ANININ TEMEL ÖZELLİKLERİ
  • Belirli bir plan dâhilinde ilerlemek
  • Tasvirler yapmak — Halit Ziya, doğduğu evi ve ailenin geçmişini ayrıntısıyla anlatır
  • Olayları daha önceden ima etmek
  • Geriye dönüşler yapmak — Halide Nusret, İstanbul’un kurtuluşunu anlatırken İzmir’in kurtuluşuna ve kendi yazdığı şiirlere döner
  • Semboller ve kinayeler kullanmak — “şaha kalkan at”, imparatorluğun ayağa kalkışının sembolüdür
  • Olayları sebep sonuç ilişkisi içerisinde vermek (odak nokta)
ŞİİR, ANIYA NE KATAR

Halide Nusret Zorlutuna, anısının içine hem başka bir şairin dizesini hem kendi şiirlerinden bölümler koyar: “Sarhoş gibi, çılgın gibiyim şimdi sevinçten…”

Bu bölümler anıya üç şey katar: o günkü duygunun kendi zamanındaki hâlini belgeler (şiir olayın hemen ardından yazılmıştır), anlatıma coşku katar ve yazarın sanatçı kimliğini metnin içine yerleştirir.

ANI ↔ HİKÂYE: NEREDE AYRILIRLAR

İkisinde de olay, kişi, yer ve zaman vardır; ikisinde de betimleme ve geriye dönüş kullanılabilir. Ayrım tek noktadadır: hikâye kurmacadır, anıda anlatılan olaylar gerçek yaşama aittir. Bunu Bir Kavak ve İnsanlar ile Nihayet Beklediğimiz Büyük Gün’ü karşılaştırınca görürsün: ilkinde gerçeklik kurgulanarak, ikincisinde yaşandığı gibi ama kişisel bakış açısıyla aktarılır.

03 / ANI · GÜNLÜK · OTOBİYOGRAFİ

Üçü de kişiseldir, ikisi kolay karışır

Yazarın yaşadıklarını ve izlenimlerini yazıya geçirmesi yönüyle anılar günlüklere benzer. Ayrım zamanda ve kapsamdadır.

ZAMAN VE KAPSAM
KARŞILAŞTIRMA TABLOSU
Ölçüt Anı Günlük Otobiyografi
Ne zaman yazılır Olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra Günü gününe Genellikle hayatın ilerlemiş bir döneminde
Kapsam Olayla birlikte çevre, zaman ve kişiler hakkında da bilgi verilir O günün olayı ve izlenimi Kişinin kendisiyle sınırlıdır
Sebep–sonuç Olayların nedenleri bulunup bir sonuç çıkarılmaya çalışılır Zorunlu değildir Hayatın gelişimi içinde verilir
Tarih başlığı Zorunlu değil Vardır — “2 Mart Pazartesi” Zorunlu değil
Ünitedeki örnek Nihayet Beklediğimiz Büyük Gün · Kırk Yıl · Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler Nurullah Ataç — Günce
İNTERAKTİF: METİN HANGİ TÜRE AİT?
04 / TÜRÜN TARİHİ

Kitabelerden Tanzimat’a

Anı, edebiyat tarihinin eski türlerindendir. Aşağıdaki şeritte bir durağa bas: o dönemde ne olduğunu okursun.

İNTERAKTİF: ANI TÜRÜNÜN TARİHİ
TÜRÜN YAYGINLAŞMA SEBEBİ

Batı edebiyatında anı türünün geçmişi MÖ 2. yüzyıla kadar gitmesine karşın bu tür, 17. yüzyılda önem kazanmış ve yaygınlaşmıştır. Sebebi açıktır: politikacıların ve sanatçıların yaptıklarını ya da yapmak istediklerini anılar aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarmak istemeleri.

DİVAN EDEBİYATINDA ANI İZLERİ

Vakayiname, sefaretname, seyahatname ve tezkirelerde yer yer tanınmış kişilerin hayatlarından, yaşanan olaylardan ve olayların yaşandığı çevreden bahsedildiği için bu tür eserlerde anı özelliği taşıyan bölümlere zaman zaman rastlanır.

Yani divan edebiyatında “anı” diye bir tür yoktur; anı başka türlerin içine dağılmıştır. Tür olarak yaygınlaşması Tanzimat Dönemi’nden sonra gerçekleşir.

05 / GERÇEKLİK VE ÜSLUP

Gerçek olay, kişisel bakış

Anıda olaylar gerçektir ama olayların etkileri kişisel bakış açısıyla yeniden yapılandırılır. Bu yüzden anı metinlerinde nesnel cümlelerle öznel cümleler iç içedir.

İNTERAKTİF: DUYGU YÜKÜ TAŞIYAN SÖZLERİ İŞARETLE
NİHAYET BEKLEDİĞİMİZ BÜYÜK GÜN’ÜN DİLİ
  • Birbiri ardınca sıralanmış cümleler virgülle ayrılmıştır.
  • Bağlaçlarla birbirine bağlanmış cümleler vardır.
  • Anlatımda deyimlerden yararlanılmıştır — “yerin dibine batmak”, “şaha kalkmak”.
  • Olaylar karşısında öznel bir tavır takınılmıştır.
  • Coşkulu bir anlatım tarzı kullanılmıştır.

Yazar tarihî olaylara bir tarihçi gözüyle değil, bir sanatçı gözüyle yaklaşır: tarihleri verir ama asıl anlattığı, o günlerde ne hissedildiğidir.

KIRK YIL’IN DİLİ

Halit Ziya Uşaklıgil, ailenin geçmişini bir soy zinciri gibi kurar: Uşak’tan İzmir’e, İzmir’den İstanbul’a. Aile adının Helvacızade’den nasıl Uşakîzade’ye döndüğünü anlatırken bir dil kuralını da gösterir: Anadolu’da aile adları ecdadın sanat ve ticaretinden alınmıştır — Salepçizadeler, İplikçizadeler, Limoncuzadeler.

Anlatımı Halide Nusret’inkinden farklıdır: coşku yerine ayrıntı, ünlem yerine itiraf vardır — “Uzaktan diyorum ve bunu derken utancımdan kızarıyorum.”

TUZAK KARTI — ANI “TARAFSIZ BELGE” DEĞİLDİR

Anı gerçek olayları anlatır ama tarafsız değildir: yazar kendi bakış açısıyla yazar, kendi duygusunu katar, hangi ayrıntıyı anlatacağını kendisi seçer. Bu yüzden aynı olayı anlatan iki anı birbirini tutmayabilir. Anıyı değerli kılan da budur: olayın kendisini değil, olayın insanda bıraktığı izi verir.

06 / ÖĞRETİCİ METİN VE EDEBÎ METİN

Anının metin ailesindeki yeri

Anı, öğretici metin ailesindendir; kurmaca değildir. Aşağıdaki şemada metinlerin nasıl ayrıldığını görebilirsin.

ÖĞRETİCİ METİNLER

Öğretici metinler, okuyucuya bilgi vermek amacıyla kaleme alınan metinlerdir. Kelimelerin gerçek anlamında kullanılması metnin açık ve anlaşılır olmasını sağlar. İnsan ve doğa ile ilgili her konuda öğretici metin yazılabilir. Gezi yazısı, anı, deneme, makale, fıkra, eleştiri gibi düzyazı türleri öğretici metin örnekleridir.

EDEBÎ METİNLER

Edebî metinler (sanat metinleri) kurmacadır ve bu özellik, edebî metni öğretici metinden ayıran özelliklerin başında gelir. Edebî metinler hissettirir, sezdirir ve çağrıştırır; okuyanlar bu metinlerden farklı anlamlar çıkarabilir, çünkü bu metinler imge, sembol ve çağrışım değeri bakımından zengindir.

EDEBÎ METİNLERİN İKİ KOLU

Edebî metinler coşku ve heyecanı dile getiren metinler ile olay çevresinde meydana gelen metinler olmak üzere ikiye ayrılır. Olay çevresinde gelişenler de anlatmaya bağlı ve göstermeye bağlı metinler olmak üzere ikiye ayrılır.

Şiir, coşku ve heyecana bağlı metne; roman, hikâye, destan, masal gibi türler anlatmaya bağlı metne; tiyatro ise göstermeye bağlı metne örnektir.

İNTERAKTİF: ANIDAN BESLENEN ESERLER VE ÜNİTE METİNLERİ — ARANABİLİR TABLO
KÜNYE — ÜNİTEDE OKUNAN ANILARIN YAZARLARI
07 / OYUN

Metni gör, türünü söyle

Her soruda ya bir cümle ya bir tanım ya da bir eser adı verilir. Sıra her seferinde karışır; yanlış cevapta doğrusu ve gerekçesi hemen görünür.

OYUN — ANI
0 / 0
08 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

45 soruluk test — anının tanımı ve özellikleri, anı ile günlük ve otobiyografi ayrımı, türün tarihi (Kök Türk Kitabeleri, Bâbürname, divan edebiyatı, Tanzimat), anıda gerçeklik ve üslup, öğretici ve edebî metin ayrımı, ünitede okunan anı metinleri

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
09 / ÖZET

Ünitenin iskeleti

ANI

Anı; yazarın kendi bakış açısıyla kaleme aldığı, tüm hayatına ya da hayatının bir bölümüne ait düşünceleri, deneyimleri ve yaşadığı olayları aktardığı yazı türüdür. Hatırlananlar, hayatın sonradan çekilmiş fotoğrafı gibidir. Anıların çoğu geçmişte yaşanmış olayları paylaşmak amacıyla yazılır; genellikle tanınmış kimseler anılarını yayımlar.

ODAK NOKTASI

Olayları sebep sonuç ilişkisi içerisinde vermek anının odak noktasıdır. Anılarda olaylar ve bu olayların etkileri kişisel bakış açısıyla yeniden yapılandırılır; bu yüzden anı tarafsız bir belge değildir.

YAPISI

Anıların hikâyeye benzer bir yapısı vardır. Temel özellikleri: belirli bir plan dâhilinde ilerlemek, tasvirler yapmak, olayları önceden ima etmek, geriye dönüşler yapmak, semboller ve kinayeler kullanmak. Hikâye tarzı bir nitelik taşısa da anlatılan olaylar gerçek yaşama aittir.

ANI ↔ GÜNLÜK

Yazarın yaşadıklarını ve izlenimlerini yazıya geçirmesi yönüyle benzerler. Günlüklerde yaşananlar günü gününe yazılır; anılarda olaylar üzerinden bir süre geçtikten sonra kaleme alınır. Ünitedeki günlük örneği: Nurullah Ataç — Günce.

ANI ↔ OTOBİYOGRAFİ

Her iki tür de kişinin özel hayatını, duygu ve düşüncelerini anlatır. Otobiyografide anlatılanlar kişinin kendisi ile sınırlıdır. Anıda ise olayın yaşandığı çevre, zaman ve kişiler hakkında da bilgi verilir; olayların nedenleri bulunup bir sonuç çıkarılmaya çalışılır.

TÜRÜN TARİHİ

Batıda geçmişi MÖ 2. yüzyıla kadar gider; 17. yüzyılda önem kazanıp yaygınlaşır. Kök Türk Kitabeleri söylev türünün yanında anı özellikleri de taşır. Bâbürname (16. yüzyıl, Babür Şah) Türk edebiyatında anı türünde yazılmış ilk eser kabul edilir. Divan edebiyatında vakayiname, sefaretname, seyahatname ve tezkirelerde anı özelliği taşıyan bölümler bulunur; tür Tanzimat Dönemi’nden sonra yaygınlaşır.

ANININ ÖTEKİ TÜRLERE KAYNAKLIĞI

Anı türü eleştiriden biyografiye, romandan şiire pek çok türe kaynaklık etmiştir. Ömer Seyfettin Kaşağı ve İlk Namaz adlı hikâyelerini, Orhan Kemal Sağ İç adlı hikâyesini, Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı romanını anı türünden yararlanarak kaleme almıştır.

ÖĞRETİCİ ↔ EDEBÎ METİN

Öğretici metinler bilgi vermek amacıyla yazılır; kelimeler gerçek anlamıyla kullanılır. Gezi yazısı, anı, deneme, makale, fıkra, eleştiri öğretici metindir. Edebî metinler kurmacadır; hissettirir, sezdirir, çağrıştırır. Edebî metinler coşku ve heyecanı dile getiren (şiir) ve olay çevresinde gelişen metinler diye ikiye; ikincisi de anlatmaya bağlı (roman, hikâye, destan, masal) ve göstermeye bağlı (tiyatro) diye ikiye ayrılır.