Şiiri türe sokan şey
ölçüsü değil,
içeriğidir
Şiirin ana unsurlarından biri içeriktir ve şiirin içeriğini sanatçı belirler. Şair, şiirin unsurlarını kullanmada ne kadar usta olursa olsun içeriği yüreğinde ve benliğinde duymadan şiir yazamaz. Bu ünitede şiirin içeriğini, içeriğe göre ayrılan beş şiir türünü ve bir halk şiirinin ahenk düzenini çalışacağız.
Edebiyat sanatının hemen hemen bütün milletlerin tarihindeki en temel, en eski, en yaygın ve en asli türü şiirdir. O kadar ki çoğu dönem ve toplumda edebiyat ile şiir özdeşleşmiş, edebiyat denince zihinlerde beliren ilk tür şiir olmuştur.
Şiirin ana unsurlarından biri içeriktir. Şiirin içeriğini bütün edebî eserlerde olduğu gibi sanatçı belirler.
Şair, şiirin unsurlarını kullanmada ne kadar usta olursa olsun içeriği yüreğinde ve benliğinde duymadan şiir yazamaz. İnsanın his dünyası şiirin içeriği açısından çok önemlidir.
Şairin şiirine yansıttığı tüm duygu ve düşünceleri bütün ruhuyla derinden hissetmesi son derece önemlidir. Şairin hisleri, heyecanları, coşkuları, hüzünleri, düşünceleri şiirin mısralarında sanata dönüşür.
Bu yüzden bir şiirin türünü belirleyen şey ölçüsü, uzunluğu ya da nazım birimi değil, içeriğidir.
Tabloda dokuz ayrı tanım var ve hiçbiri ötekinin aynısı değil. Bu, şiirin tanımlanamadığı anlamına gelmez; her tanım şiirin başka bir yanına bakar. Doğan Aksan yaratı ve etkileme yanını, Ahmet Hâşim müzik yanını, Orhan Veli eda (söyleyiş) yanını öne çıkarır. Bir tanımı ezberlemek yerine, hangi tanımın şiirin hangi yanını gösterdiğini bilmek gerekir.
Şiirler içerik özelliklerine göre lirik, epik, satirik, didaktik ve pastoral olmak üzere beş gruba ayrılır. Aşağıdaki şemada bir düğmeye bas: o türün tanımı ve ünitedeki örneği sağda görünür.
Aşağıdaki beş bölüm, “şiirlerin içeriği ile ilgili çıkarımlarınızı yazınız” denen parçalardır. Her satırda tam bir hücre işaretle ve Denetle’ye bas.
Bir kerre sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir.
Âşık dediğin Mecnun misâli kör
Ne bilsin âlemde ne mevsimidir.
O kadar dolu ki toprağın şanla
Bir değil, sanki bin vatan gibisin.
Yüce dağlarına çöken dumanla
Göklerde yazılı destan gibisin.
Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yâd ellere açıcı olma
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların en eski âşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil, mert belli değil,
Herkes yarasına derman arıyor
Devâ belli değil, dert belli değil.
Karacaoğlan’ın parçası da Ruhsati’nin parçası da koşmadır; ikisi de dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. Ama biri öğüt verir (didaktik), öteki devrin bozukluğunu iğneler (satirik).
Nazım şekli biçimle, şiir türü içerikle ilgilidir. Bir şiirin koşma olması onun türünü belirlemez; “ne anlatıyor” sorusunun cevabı belirler.
Abdurrahim Karakoç’un Mihriban (Aşk) adlı şiiri, içeriği duygulara seslenen bir lirik şiirdir. Şair aşkı tanımlamaz; onu bir kördüğüme, sınırsız bir şeye, bahtın taşa çalınamayan sertliğine benzeterek sezdirir: “Tarife sığmıyor aşkın anlamı.”
Dizelerdeki hece sayıları birbirine eşittir: şiir 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır. Bu eşitlik şiire ritim verir; dinleyen kulak bir sonraki dizenin nerede biteceğini önceden bilir.
Dize sonlarındaki ses benzerlikleri (kafiye) ve yinelenen sözler (redif) ahengi kurar. Her dörtlüğün son dizesi “… Mihriban.” ile biter: Mihriban rediftir ve şiirin adı da odur.
Dizeler dörderli kümelenmiştir; nazım birimi dörtlüktür. Bu düzen, âşık tarzı halk şiirinin (koşmanın) düzenidir ve şairin hecedeki ustalığını gösterir.
Yapılan bir araştırma sonucunda ulaşılan bilgilerin, bir topluluğa anlatılacak bir konunun, aktarılacak düşüncelerin, iletilecek bir mesajın görsel unsurlarla desteklenerek sözlü bir şekilde aktarılmasına sunu adı verilir. Önemli ve ilgi çekici bilgilerin dinleyici kitlesine göre seçilip düzenlenmesi sunumun başarısını artırır.
Her soruda ya bir dörtlük ya bir tanım ya da bir kavram verilir. Sıra her seferinde karışır; yanlış cevapta doğrusu ve gerekçesi hemen görünür.
43 soruluk test — şiirin içeriği, dokuz şiir tanımı, içeriğe göre beş şiir türü (lirik, epik, satirik, didaktik, pastoral), nazım şekli ile şiir türü ayrımı, Mihriban’ın ölçüsü, kafiyesi ve redifi, sunum hazırlamanın kuralları
Şiirin ana unsurlarından biri içeriktir ve içeriği sanatçı belirler. Şair, unsurları kullanmada ne kadar usta olursa olsun içeriği yüreğinde ve benliğinde duymadan şiir yazamaz. Şairin hisleri, heyecanları, coşkuları, hüzünleri ve düşünceleri şiirin mısralarında sanata dönüşür.
Duygu, düşünce ve hayallerin coşkulu bir dille anlatıldığı duygusal şiir türüdür. Şairler bu türde mecaz ve yan anlamlı kelimeleri kullanarak coşkunluğu sağlar ve kelimelerin ahenkli olmasına özen gösterir. İnsanı ilgilendiren bütün içerik özellikleri lirik şiire konu olabilir.
Doğa güzelliklerini; orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara karşı duyulan özlemi anlatan şiir türüdür. “Pastoral” sözcüğü “çobanlara ilişkin” anlamını taşır.
Belirli bir konuda okuyucuya öğüt ve bilgi vermek için yazılan, öğretici özellikleri bulunan şiirlerdir. Didaktik şiirlerde bir düşünce veya belli ilkeler okuyucuya benimsetilmeye çalışılır.
Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan şiirlere verilen addır. Bir milletin başından geçen ve milleti derinden etkileyen tarihî olaylar, tarihte kahramanlık gösteren kişiler anlatılır. İçeriğinde olay olmasına karşın bu olaylar coşkulu bir şekilde anlatılır.
Kişilerin ve toplumların eksik ve aksayan yönlerini iğneleyici bir üslupla dile getiren şiir türüdür. Bu tür şiirlerde bir eleştiri söz konusudur. Eleştiri içerikli şiirler divan edebiyatında hiciv, halk edebiyatında taşlama olarak adlandırılır.
Nazım şekli biçimle, şiir türü içerikle ilgilidir. Karacaoğlan’ın koşması didaktik, Ruhsati’nin koşması satiriktir: aynı nazım şekli, farklı tür. Türü belirleyen soru şudur: şiir ne anlatıyor?
Abdurrahim Karakoç’un Mihriban (Aşk) adlı şiiri 11’li hece ölçüsüyle ve dörtlüklerle yazılmış lirik bir şiirdir; her dörtlüğün son dizesindeki “Mihriban” rediftir. Sunu, ulaşılan bilgilerin görsel unsurlarla desteklenerek sözlü aktarılmasıdır; başarısı, bilgilerin dinleyici kitlesine göre seçilip düzenlenmesine bağlıdır.