9. SINIF TARİH · ÜNİTE 5 · TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR VE TARIM DEVRİMİ

Bir tohumun toprağa gömülmesi, insanlığın en büyük dönüm noktasıydı

Zincir şöyle başlıyor: ilk insanlar doğadan topladıkları besinleri parçalara ayırarak tahılların ve meyvelerin tohumlarını çıkardı. “Çıkarılan tohumların toprağa ekilmesi ve farklı ürünlerin hasat edilmesiyle Tarım Devrimi adı verilen bir süreç başladı.” Sonrası ise bambaşka bir dünya: yerleşik hayat, artı ürün, özel mülkiyet, iş bölümü, şehir, sosyal sınıflar, devlet ve nihayet yazı.

MÖ 600.000
Eski Taş Çağı’nın başlangıcı
3
Tarım Devrimi bölgesi
MÖ 3200
Yazının icadı
01 / TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR

Bu çağlar farklı coğrafyalarda farklı zaman dilimlerinde yaşanmıştır

En önemli uyarı bu cümledir. Çağ sınırları dünyanın her yerinde aynı yıl başlamaz: bir bölge çoktan tarım yaparken başka bir bölge hâlâ avcılıkla geçiniyor olabilir. Aşağıdaki şeritteki tarihler genel sınırlardır.

İNTERAKTİF · BEŞ DURAK

Şeridin altındaki çubuk, o çağın kaç yıl sürdüğünü ölçekli olarak gösterir. Dikkat et: Eski Taş Çağı tek başına, bütün öteki çağların toplamından kat kat uzundur. İnsanlık tarihinin ezici çoğunluğu avcılık ve toplayıcılıkla geçmiştir.

ARANABİLİR TABLO · ÇAĞLAR, ÖZELLİKLER, YERLEŞİMLER

Sınavda en çok sorulan şey, hangi yerleşimin hangi çağa ait olduğudur. Arama kutusuna bir çağ adı, bir il adı ya da bir mağara adı yaz.

EŞLEŞTİRME · BU YERLEŞİM HANGİ ÇAĞA AİT

Her satır bir yerleşimdir. Ait olduğu çağa göre işaretle. Dikkat: Öküzini ve Beldibi hem Paleolitik hem Mezolitik yerleşimler arasında sayılır — bu iki satır bilerek dışarıda bırakıldı.

TUZAK KARTI · İKİ MAĞARA İKİ ÇAĞDA GEÇİYOR

Paleolitik Çağ yerleşimleri arasında Yarımburgaz, Karain, Öküzini ve Beldibi mağaralarını sayıyor. Mezolitik Çağ yerleşimleri arasında ise Antalya’daki Öküzini ve Beldibi, Burdur’daki Baradız, Samsun’daki Tekkeköy mağaralarını. Yani Öküzini ve Beldibi iki listede birden geçiyor. Bu bir çelişki değildir: aynı mağarada insanlar binlerce yıl boyunca, birbirini izleyen çağlarda yaşamış olabilir. Bir höyükte ya da mağarada üst üste duran katmanlar tam olarak bunu gösterir. Sınavda “yalnızca Paleolitik” gibi kesin ifadelere dikkat et.

İKİ ALINTI, BİR SORU

Alet gelişimi şöyle özetlenir: “İlk aletler her yerde bulunabilen malzemelerle yapılabilen basit aletlerdi ancak sonrasında üzerine çalışılıp daha özel amaçlar için kullanılan aletlere geçildi. Taş, tahta ve kemik kullanılan temel malzemelerdi.”

Avcı toplayıcı dönemin insanı hakkında ise şaşırtıcı bir şey bilinir: “[Avcı toplayıcı] dönemin insanlarının, doğal kaynakların kullanımında uzmanlaşmış, iyi örgütlenmiş, çocuk ölüm oranları düşük, daha uzun yaşayan ve daha doğurgan insanlar olduğunu biliyoruz.” Ve nüfus rakamları veriyor: “Son Buzul Çağı yaklaşık olarak MÖ 13.000’ler civarında sona erdi. MÖ 18.000’lerde belki de yarım milyon insan var iken, Buzul Çağı sona erdiğinde dünya üzerinde çok az sayıda insan kalmıştı. Bu tarihe kadar insanlar temel besin kaynağı avcılık ve kısmen doğada buldukları kendiliğinden yetişen bitkilerken, MÖ 10.000’lerde tarım toplumuna doğru geçiş başlamıştı.”

Asıl soru da buradan çıkıyor: insanların kullandıkları araç gereçlerin gelişimi, Tarım Devrimi’nin gerçekleşmesinde tek başına bir neden olarak görülebilir mi? Bir önceki ünitedeki “tetikleyici neden ↔ arka plan nedeni” ayrımını hatırla: aletler tek başına yetmez, arkada iklimin ısınması ve buzulların erimesi vardır.

02 / ÜÇ BÖLGE, ÜÇ TAHIL, ÜÇ AYRI TARİH

Aynı buluş üç yerde, birbirinden habersiz gerçekleşti

En dikkat çekici cümle şudur: “Farklı zamanlarda ve mekânlarda dünyanın bu üç bölgesinde başlayan Tarım Devrimi birbirinden bağımsız olarak gerçekleşmiştir.” Yani kimse kimseden öğrenmedi; üç ayrı insan topluluğu, üç ayrı bitkiyi, üç ayrı zamanda evcilleştirdi.

İNTERAKTİF · ÜÇ MERKEZ

Şema ölçekli bir harita değildir; üç merkezin birbirine göre yerini ve aralarındaki zaman farkını gösterir. Mezopotamya MÖ 10.000, Güneydoğu Asya MÖ 8000, Orta Amerika MÖ 7000 dolaylarında. Aradaki farklar bin yıllarla ölçülür.

KARŞILAŞTIRMA TABLOSU · ÜÇ BÖLGE

Benzerlikleri: üçü de orta kuşaktadır, üçünde de bol su ve tarıma elverişli düz araziler vardır, üçünde de önce bir tahıl evcilleştirilmiştir. Farkları: iklimleri (Mezopotamya’da yazlar kurak, Güneydoğu Asya’da muson yağışlı), su rejimleri ve dolayısıyla evcilleştirdikleri bitki farklıdır. Sebebi şudur: “toprak yapısında, iklim özelliklerinde, su kaynaklarının yeterliliğinde ve bitki türlerinde görülen çeşitlilikler bu üç bölgede birbirinden farklı tahılların tercih edilmesinde etkili olmuştur. Bu nedenle insanlar yaşadıkları bölgede tarıma elverişli gördükleri bitkileri yetiştirmek zorunda kalmışlardır.”

İKLİM · DEVRİMİ MÜMKÜN KILAN ARKA PLAN

Arka plan nedeni şudur: “Günümüzden yaklaşık 15.000 yıl önce dünyanın ısınması ve buzulların erimesiyle birlikte dünya üzerindeki bazı coğrafi bölgeler insanların daha rahat yaşayacağı yerler hâline gelmiştir. Bu bölgelerin başında Mezopotamya, Güneydoğu Asya ve Orta Amerika bulunmaktadır.” Ve sonucu: “Buralarda gerçekleşen Tarım Devrimi’yle insanlar yerleşik hayata geçmeye başlamıştır. Neolitik Devrim de denilen bu süreç sonucunda köyden kente, kentten şehre, şehirden devlete uzanan oluşumlar kurulmuş ve insanlık tarihinin ilk medeniyetleri ortaya çıkmıştır.”

Neolitik Devrim, Tarım Devrimi’nin başka adıdır; ikisi eş anlamlıdır.

MEZOPOTAMYA · İLK EVCİLLEŞTİRME

“MÖ 10.000 yılı civarında Mezopotamya’da yaşayan insanlar, tepelerin yamaçlarından toplayıp tükettikleri yabani buğdayı evcilleştirerek bilinen ilk tarımsal üretimi gerçekleştirmiştir.” Sonra ne olduğuna dikkat et: “Zamanla bu tahılları sulayabilmek için Fırat ve Dicle nehirlerini içine alan geniş, düz ve verimli arazilere yerleşmiştir.” Yani insanlar önce tarımı buldu, sonra nehrin kenarına indi — ovaya yerleşme tarımın nedeni değil, sonucudur.

Mezopotamya adının anlamı da bellidir: “iki nehir arası”. Sınırı Dicle ve Fırat vadileriyle sınırlı değildir; “Zagros ve Toros dağlarının eteklerinden Mısır’a kadar uzanan geniş bir coğrafyayı içine alır.”

YAYILMA · HERKES KENDİ BULMADI

Üçüncü bir durum daha vardır: “Tarih öncesinde farklı halklar yiyecek üretimine farklı zamanlarda geçtiler. Avustralya yerlileri gibi bazı halklarsa hiç geçmedi. Geçenler arasında bazıları (örneğin Eski Çin) başkalarından bağımsız olarak kendi kendilerine geçtiler, bazılarıysa (örneğin eski Mısır) bu işi komşularından öğrendi.” Yani üç ihtimal vardır: kendi bulmak · komşudan öğrenmek · hiç geçmemek. Eski Mısırlıların tarımı hangi bölgeden öğrenmiş olabileceği sorusu buradan doğar: Mısır, Mezopotamya medeniyet havzasının uzandığı coğrafyanın ucundadır.

İLGİNÇ AYRINTI · BİR ŞEHRİN ADI NEREDEN GELİR

Tarım, yer adlarına bile izini bırakmıştır: Rize adının “şehrin kurulduğu yere işaretle ‘dağ eteği’ mânasına ‘rhizo’dan yahut vaktiyle bölgede pirinç yetiştirildiği için [pirinç anlamına gelebilen] ‘rhizios’tan geldiği belirtilir.” İki açıklamadan biri coğrafyaya, biri tarıma dayanıyor — ve hangisinin doğru olduğu kesinleştirilemiyor. Bu da tarihsel bilginin doğasına uygun: iki ihtimal de kayda geçiriliyor.

03 / DEVRİMİN ZİNCİRİ

Tarım yalnız karnı doyurmadı; devleti de doğurdu

Zincir tek tek izlenebilir. Her halka bir öncekinin zorunlu sonucudur ve sonuncusu devlettir.

İNTERAKTİF · ZİNCİR
İNTERAKTİF · DOKUZ SONUÇ

Merkezde Tarım Devrimi durur, dokuz kol ondan çıkar. Şu cümle bu şemayı özetler: “Artı ürün, özel mülkiyet, toplumsal iş bölümünün çeşitlenmesi, kent devletlerine giden sürecin başlaması ve daha birçok şeyin temelinde Tarım Devrimi yer almaktadır.”

YERLEŞİK HAYAT NEDEN ZORUNLU OLDU

Neden açıktır: “Tarım Devrimi’nde bazı tahılları evcilleştirdikten sonra üretime geçen avcı toplayıcı insanlar, tarım arazilerini ekip sulamaları gerektiği için bir süre sonra göçebe yaşam tarzından üretim temelli yerleşik hayata geçmiştir.” Sonra köyler geliyor: “Tarım üretiminin zor ve zahmetli bir süreç olması ve kalabalık topluluklar hâlinde yaşamayı gerektirmesi nedeniyle de bir süre sonra köy benzeri ilk toplu yerleşimler ortaya çıkmıştır.”

Yani ekin, insanı toprağa bağladı: ekilen tarla bırakılıp gidilemez, sulanması ve hasadı beklenmesi gerekir.

SULAMA · YÖNETİMİN İLK İŞİ

Mezopotamya’da yazlar kurak geçtiği için tarım arazilerinin sulanmasıyla ilgili bazı düzenlemeler yapılmıştır. Şu cümle kilit önemdedir: “Bu bölgede kurulan medeniyetler, yönetim organizasyonlarında sulama işine verdikleri önem sayesinde yüksek verim elde etmeye ve artı ürün depolamaya başlamıştır.” Yani yönetim, insanları yönetmek için değil, önce suyu yönetmek için gerekti. Sonra: “Bunun sonucunda da tarım dışı istihdama ihtiyaç duyulmuş, özellikle artı ürünlerin depolanması ve korunmasına yönelik yeni iş kolları ortaya çıkmıştır.”

HAYVANCILIK ve İŞ BÖLÜMÜ

“Tarım Devrimi ile birlikte bitkilerin evcilleştirilmesinin yanında hayvanların evcilleştirilmesi de hızlanmıştır. Böylece hayvancılık da ortaya çıkmıştır.” İş bölümüne dair cümlesi de şudur: “Erkekler eline mızrak yerine çoban sopası, kadınlar da çapa alarak iş bölümünü sürdürmüştür.” Dikkat: iş bölümü Tarım Devrimi’yle ortaya çıkmadı, zaten vardı; değişen, işin kendisidir — avlanma ve toplayıcılık yerine çobanlık ve çapalama. İlk hayvan evcilleştirmesi daha da eskiye gider: köpeğin evcilleştirilmesiyle ilk kez Mezolitik Çağ’da bir hayvanın evcilleştirildiği düşünülmektedir.

TAKAS · TİCARETİN DOĞUŞU

Ticaret şöyle başlamıştır: “Tarımla uğraşan kişiler, Mezopotamya’da ilk köyler ve kasabalar kurulduğunda tecrübelerini çevrelerindeki diğer insanlarla paylaşmış, ürettikleri farklı ürünleri komşularıyla takas etmişlerdir.” Başlangıcı ise ticaret bile değil: “Başlangıçta komşular ve akrabalar arasında yardımlaşma ve güçlükleri birlikte yenme amacıyla başlayan bu faaliyetler, zamanla takas ekonomisinin ortaya çıkmasını ve iş bölümünün yaygınlaşmasını sağlamıştır.” Sonra ölçek büyüyor: “Üreticiler ve tüccarlar, mallarını pazara götürüp civar yerleşimlerdeki üreticilerle değiştirerek ekonomik faaliyetlerini çeşitlendirmiştir.”

NÜFUS ve ÖZEL MÜLKİYET

“Besin bulma kaygısının gitgide azalması, iş gücü ihtiyacının artması gibi nedenlerle Tarım Devrimi’nin yaşandığı bölgelerdeki insan sayısı hızla çoğalmıştır.” Buradaki döngüye dikkat: daha çok besin → daha çok insan → daha çok iş gücü ihtiyacı → daha çok tarla → daha çok besin. Ve mülkiyet: “Kalıcı yerleşik yaşama geçildikten sonra insanların taşınmaz mallar edinmeye başlaması da özel mülkiyet kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur.” taşınmaz mal = yerinden oynatılamayan mülk; tarla, ev, ambar. Göçebe bir toplulukta böyle bir şey olamaz — çünkü göçerken her şey taşınabilir olmalıdır.

SOSYAL SINIFLAR ve DEVLET

Zincirin son halkası: “Bu süreç sonunda orta kuşakta yer alan Mezopotamya, Güneydoğu Asya ve Orta Amerika’daki Eski Çağ medeniyetlerinde yerleşik hayata geçilmiş ve yoğun nüfuslu şehirler kurulmuştur. Bu şehirlerde zamanla yöneticiler, din görevlileri, askerler, çiftçiler, tüccarlar gibi çeşitli sosyal sınıflar oluşmuş ve bu sınıflar arasındaki bütünlüğü sağlamak amacıyla devlet olgusunun temelleri atılmıştır.”

Beş sınıfın hepsinin ortak şartı aynıdır: artı ürün. Tarla dışında çalışan bir insanı ancak başkasının ürettiği fazla besin doyurabilir. Artı ürün yoksa ne asker olur, ne rahip, ne yönetici.

YAZI · ZİNCİRİN SON HALKASI

Yazının icadının gerekçesi doğrudan tarımdır: “Tarım üretiminin fazlalığı sonucunda oluşan artı ürünün hem vergilendirilmesi hem de saklanması gerektiğinden kayıt altına alınması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu durum yazının icat edilmesinin önemli nedenlerinden biri olmuştur.” Sonucu ise “Yazının icadı ile insanlar kültürlerine dair tüm bilgi ve birikimlerini gelecek nesillere aktarabilmiş, kurdukları medeniyetlerin gelişmesini ve devamını sağlamışlardır.” Yani yazı, önce edebiyat için değil, muhasebe için icat edilmiştir.

TUZAK KARTI · DEVRİM HER ŞEYİ İYİLEŞTİRMEDİ

Çizgi roman bölümü bunu bilerek gösterir: tarıma geçen topluluk “yeni sorunlarla karşılaşsak da en azından daha fazla yiyeceğimiz var artık” diyor; nüfus artınca daha fazla tarım arazisine ihtiyaç duyuluyor, tarlayı ekip biçmek için daha fazla insan gerekiyor, ürünü başka topluluklardan korumak için surlar inşa ediliyor. Yani devrim aynı anda hem bolluk hem savunma ihtiyacı, hem güvenlik hem de eşitsizlik getirdi. Aynı çizgi romanın ilk karesinde avcı “Bugün de avların peşinden koşmak çok yordu, ama yine de çok sağlıklı hissediyorum.” der — avcı toplayıcıların sağlıklı ve uzun yaşadığı bilgisiyle birlikte okunduğunda bu rastlantı değildir.

04 / ÇATALHÖYÜK: BİR NEOLİTİK ŞEHİR

Sokağı olmayan bir şehir; kapılar damdaydı

Çatalhöyük bir rol oynama metniyle anlatılır: “Günümüzden yaklaşık dokuz bin yıl önce bu yerleşim yerinde yaşadığınızı düşünün.” Aşağıdaki bilgilerin tamamı o metinden geliyor.

İNTERAKTİF · BİR ÇATALHÖYÜK EVİ
ÇATALHÖYÜK

“Geniş düz bir arazide verimli toprakların ortasında insanlık tarihinin bilinen ilk kentlerinden biri vardı. Burası Çatalhöyük’tü.” Ayrıntılar sırayla şöyle: yerleşim çok kalabalıktı; evler bitişik, yan yanaydı ve sokak neredeyse yoktu; evlerin giriş kapısı evin üstündeki damda yer alıyordu — insanlar önce merdivenle dama çıkıyor, damdaki kapıdan girdikten sonra yine merdivenle aşağı inip evin içine geçiyordu.

Geçim kaynakları: “Çok yakın zamana kadar sadece avcı toplayıcı olan ataları gibi yine avlanmayı sürdürüyorlardı ama temel geçim kaynakları artık toprağı ekip biçerek tarımla uğraşmaktı.” Yetiştirdikleri bitkiler buğday, arpa ve yulaf; besledikleri hayvanlar keçi ve koyundu ve bunları evlerinin yakınlarında besliyorlardı.

Ev düzeni: her evde genellikle beş on kişi arasında değişen aileler yaşıyordu; evlerde bir ana oda, bir de yiyecek deposu olarak kullandıkları yan oda bulunuyordu. Zamanlarını ana odada geçiriyor, orada yemek yiyor, oturup sohbet ediyor ve uyuyorlardı. En dikkat çekici ayrıntı ise şu: “Hatta kaybettikleri insanları bile bu odaların altına yaptıkları mezarlara koyuyorlardı.”

Zanaat ve sanat: “Zanaat ve sanat hayatlarının önemli bir parçasıydı. Çanak çömlek gibi yaptıkları araç ve gereçleri ihtiyaçlarına göre her geçen gün geliştiriyorlar, yeni eşyalar tasarlıyorlardı. Tasarlarken sanat zevklerini ihmal etmeyip bunları da yansıtıyorlardı. Hatta evlerinin duvarlarına resimler bile yapıyorlardı.”

İnanış: “Çatalhöyük insanları varlıklarını borçlu olduklarını düşündüğü verimli toprakları anaları gibi görüyordu. Beslenmelerini ve geçinmelerini sağladıkları tarım faaliyetlerinde başat rol oynayan kadınlar gibi… Bu nedenle kadınlar, anneler onlar için çok değerliydi. ‘Bereket’ti onlar için. İnanışlarında önemli yer tutan bereket tanrıçalarıyla bunu dinlerine de yansıtmışlardı. Bereket tanrıçalarını betimleyen birçok heykel bile yapmışlardı.” başat = en önemli, belirleyici.

KARŞILAŞTIRMA · ÇATALHÖYÜK ve BUGÜNKÜ ŞEHİR
ÇATALHÖYÜK · YAKLAŞIK 9000 YIL ÖNCE

Evler bitişik, sokak neredeyse yok; giriş damdan; her evde 5-10 kişi; ana oda + depo; ölüler evin içinde, odaların altında; geçim tarım + avcılık; hayvanlar evin yakınında.

BUGÜNKÜ ŞEHİR

Binalar ayrık ya da bloklu, sokak ve cadde ağı şehrin iskeletidir; giriş sokak seviyesinden; hane halkı küçülmüştür; ölüler şehir dışındaki mezarlıklarda; geçim tarım dışı işlerde; hayvancılık şehir dışında.

Değişmeyen ne var? Toplu yaşama, komşuluk, iş bölümü, zanaat, sanat ve inanç. Bir önceki ünitedeki değişim ve süreklilik kavramı burada birebir işliyor.

GÜNCEL KAZI · EKŞİ HÖYÜK

Konuyla ilgili güncel bir haber de var: “Höyük’ten 8 bin 750 yıllık kemik orak çıktı.” Kazı, Yukarı Menderes Havzası’nın batısında doğal bir tepe üzerine kurulu Denizli’nin Çal ilçesindeki Ekşi Höyük’te, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fulya Dedeoğlu başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Kazı başkanının söyledikleri: Ekşi Höyük neolitik bir yerleşim yeridir; “Buranın günümüzden 8 bin 750 yıl kadar geriye gittiğini biliyoruz. Burada yaşayanları bölgenin ilk çiftçileri olarak nitelendirebiliriz.” Buluntular arasında dokumacılığa ait izler, hayvancılığa ilişkin veriler ve çok sayıda tarım aleti var. En dikkat çekeni ise kemikten orak: “Orakla ilişkili çakmaktaşı buluntuları mevcut. Kemikten orak dikkat çekici. Buna benzer örnekler birkaç yerleşimde var ama bizim için bir bütün şeklinde ele geçmesi güzel oldu.”

Bu haber, bir önceki ünitenin dersini doğruluyor: tarihsel bilgi yeni kazılarla değişir. Bugün bilinen en eski yerleşimler listesi, yarın bir höyükte bulunacak bir orakla değişebilir.

TARIM ALETLERİ · HANGİSİ NE İŞE YARAR

Altı alet, altı özellik. Her satırda tam bir doğru hücre var.

Buluntular şunlardır: Neolitik Çağ’a ait bir taş balta (British Museum), Neolitik Çağ’a ait bir orak (Banyoles Bölge Arkeoloji Müzesi, İspanya), Eski Mısır’a ait bir çapa ve öküzler tarafından çekilen bir sabanı gösteren mezar modeli (Metropolitan Art Museum), Neolitik Çağ’a ait bir el değirmeni taşı ve un kabı (Jaen Müzesi, İspanya) ve Neolitik Çağ’da tahıl saklama kabı olarak da kullanılan çömlekler (Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi).

05 / OYUN

Bu çağ hangisi, bu tahıl hangi bölgenin?

Karışık sırayla gelen yerleşimi, tahılı, aleti ya da sonucu doğru kutuya yerleştir. Her cevaptan sonra açıklama hemen çıkar.

OYUN · TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR ve TARIM DEVRİMİ
0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

Paleolitik’ten Maden Çağlarına tarih öncesi devirler, Tarım Devrimi’nin üç bölgesi ve yerleşik hayattan devlete uzanan sonuçları üzerine test.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Bir sayfada bütün ünite

ÇAĞ SINIRLARI

MÖ 600.000 Eski Taş (Paleolitik) · MÖ 12.000 Orta Taş (Mezolitik) · MÖ 10.000 Yeni Taş (Neolitik) · MÖ 5500 Maden Çağları · MÖ 3200 yazının icadı ve tarih çağlarının başlaması. Bu çağlar farklı coğrafyalarda farklı zaman dilimlerinde yaşanmıştır.

PALEOLİTİK

Avcılık ve toplayıcılık, genellikle mağaralarda yaşam. Ateş kontrol altına alındı. Temel teknoloji kaba taş aletler. Mağara resimleri hem kendini ifade etme hem kültürel aktarımdır. Türkiye’de Yarımburgaz, Karain, Öküzini, Beldibi.

MEZOLİTİK

Bir geçiş evresi. Avcılıkta ustalaşma arttı, araçlar gelişti. Mikrolit: çakmak taşı ve obsidiyenden yapılmış geometrik biçimli küçük taş aletler. Köpek ilk evcilleştirilen hayvandır. Öküzini, Beldibi, Baradız (Burdur), Tekkeköy (Samsun).

NEOLİTİK

İnsanlar ilk kez Mezopotamya’da tahılı evcilleştirerek Tarım Devrimi’ni gerçekleştirdi ve yerleşik hayata geçti. Çanak-çömlek yapımı, özellikle çömlekçi çarkı önemli. Çatalhöyük (Konya), Hacılar (Burdur), Cafer Höyük (Malatya), Aşıklı Höyük (Aksaray).

MADEN ÇAĞLARI

Üç döneme ayrılır: bakır, tunç, demir. Bakır dayanıksız olduğu için yerini bakır ve kalayın alaşımı olan tunca bıraktı; tunç da yerini çok daha dayanıklı olan demire bıraktı. Bu çağ yazının icadından sonra da devam etmiştir.

ÜÇ BÖLGE, ÜÇ TAHIL

Mezopotamya · MÖ 10.000 · buğday (arpa, mercimek, bezelye) · Güneydoğu Asya · MÖ 8000 · pirinç (darı, soya fasulyesi, muz) · Orta Amerika · MÖ 7000 · mısır (avokado, fasulye, bal kabağı; yabani atası teosinte). Üçü birbirinden bağımsız gerçekleşti.

ZİNCİR

Tohumun ekilmesi → yerleşik hayat → köyler → sulama düzeni → artı ürün → depolama ve koruma → tarım dışı iş kolları → takas ve ticaret → nüfus artışıözel mülkiyet → şehirler → sosyal sınıflardevletyazı.

YAZI NEDEN İCAT EDİLDİ

Artı ürünün hem vergilendirilmesi hem saklanması gerektiğinden kayıt altına alınması ihtiyacı doğdu. Yazı sayesinde insanlar bilgi ve birikimlerini gelecek nesillere aktarabildi, medeniyetlerinin devamını sağladı.

ÇATALHÖYÜK

Konya’da, yaklaşık 9000 yıl önce. Evler bitişik, sokak neredeyse yok, giriş damdan. Her evde 5-10 kişi, ana oda + depo, ölüler odaların altında. Buğday, arpa, yulaf; keçi ve koyun. Duvar resimleri ve bereket tanrıçası heykelleri.