9. SINIF TARİH · ÜNİTE 4 · TARİH ARAŞTIRMA VE YAZIMINDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Bir tarihçi ömrü boyunca kaç belge okuyabilir? Bilgisayar bir günde okur

Bu ünite iki salgını yan yana koyarak açılıyor: 1918’deki İspanyol gribi ve 2019’da başlayan COVID-19. İkisi de dünya çapında yaşandı, ikisi de milyonlarca insanı etkiledi — ama biri kâğıt kayıtlarla, öteki dijital verilerle kaydedildi. Sorusu da şu: bu iki salgını araştıran bir tarihçi, verilere ulaşmada ve bu verileri analiz etmede ne gibi zorluklar yaşayabilir?

1990
Genel ağ yaygınlaşmaya başladı
5
Dijital tarih çalışması adımı
3
Örnek dijital tarih projesi
01 / NEDEN DİJİTAL: İKİ SALGIN, İKİ AYRI KAYIT DÜNYASI

Aynı büyüklükteki iki olay bambaşka miktarda iz bırakabilir

İki salgının rakamları aşağıda. Dikkat edilecek nokta şu: rakamların kesinliği ile olayın büyüklüğü aynı şey değildir. İspanyol gribinde ölü sayısı için verilen aralık 50 ila 100 milyon — yani iki katı fark. COVID-19’da resmî rakam yedi milyondan fazla, bazı kaynaklara göre yirmi milyon. Dijital çağda bile veri tartışmalıdır; ama tartışılabilir olması, elde veri olduğu anlamına gelir.

İNTERAKTİF · İKİ SALGININ RAKAMLARI
İSPANYOL GRİBİ · RAKAMLAR

İlk vaka 4 Mayıs 1918, son vaka Mayıs 1920’de görülmüştür. Salgın dünyanın o dönemdeki nüfusunun üçte birine, yaklaşık 500 milyon kişiye bulaşmıştır. Vaka-ölüm oranı diğer grip salgınlarına göre %2,5’ten fazladır ve hastalık farklı kaynaklara göre 50 ila 100 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Salgın sonrasında yapılan araştırmalar, İspanyol gribi virüsündeki kilit genlerin kuş gribi virüsündeki genlerde güncellendiğini ortaya koymuştur.

Buradaki “farklı kaynaklara göre” ifadesi bir kayıt sorununun izidir: 1918’de dünyanın büyük bölümünde ölümler merkezî bir sisteme işlenmiyordu, savaş sürüyordu ve pek çok kayıt hiç tutulmadı.

COVID-19 · RAKAMLAR

Salgın 17 Kasım 2019’da Çin’in Hubei bölgesinin başkenti Vuhan’da ortaya çıkmıştır. Dünya çapında yayılmaya başlaması üzerine Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın uyarısı verilmiş ve Avrupa’nın, koronavirüs krizinin merkez üssü hâline geldiği bildirilmiştir. 2023 yılı ortalarına kadar etkisini sürdüren bu salgın boyunca resmî rakamlara göre yedi milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir; bazı kaynaklar bu sayının yirmi milyona ulaştığını tahmin etmektedir.

FOTOĞRAF ÖRNEĞİ · ANALOG ve DİJİTAL
ANALOG FOTOĞRAF MAKİNESİ

“Eskiden kullanılan analog fotoğraf makineleri büyük ve ağır olduğu için bunların taşınması zordu. Bir fotoğraf çekmek uzun süre alırdı ve hareketli nesneleri net şekilde fotoğraflamak imkânsızdı. Ayrıca bunları kâğıda aktarmak da zor ve zaman alıcıydı.”

DİJİTAL FOTOĞRAF

“XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen dijital fotoğraf teknolojisi sayesinde anında görüntü elde edilmeye başlanmıştır. Özellikle son yıllarda akıllı telefonlardaki kameraların da gelişmesiyle dijital fotoğrafçılık daha da yaygınlaşmıştır.”

Tarihçi için sonuç şudur: bir olayın kaç fotoğrafının çekildiği, o olay hakkında ne kadar bilgi kalacağını doğrudan belirler. 1918’de bir hastanenin tek bir fotoğrafı vardır; 2020’de aynı olayın binlerce görüntüsü, video kaydı ve konum verisi vardır.

02 / DİJİTAL KAYNAKLAR İKİYE AYRILIR

Doğuştan dijital olan ile sonradan dijitalleştirilen

Ayrım nettir: “Dijital kaynaklar, dijital doğmuş [born digital] ve sonradan dijitalleştirilmiş kaynaklar olarak ikiye ayrılır.” Fark, kaynağın ilk hâlinin ne olduğudur.

İNTERAKTİF · İKİ TÜR DİJİTAL KAYNAK

Tanımlar şöyledir: “Yazılı, basılı ve görsel kaynakların taranarak bilgisayara aktarılmış hâline sonradan dijitalleştirilmiş kaynak adı verilir. Genel ağ siteleri, çevrim içi forumlar, e-kitaplar, elektronik kayıtlar, dijital ses kayıtları ve konum verileri ise dijital doğmuş kaynaklardır.” Ayrımın pratik sonucu şudur: sonradan dijitalleştirilen kaynağın bir de aslı vardır, gerekirse ona bakılabilir. Doğuştan dijital kaynağın aslı yoktur — silinirse geriye hiçbir şey kalmaz.

EŞLEŞTİRME · BU KAYNAK HANGİSİ

Her satır bir kaynaktır. Doğuştan dijital mi, sonradan dijitalleştirilmiş mi? Her satırda tam bir doğru hücre var.

KAVRAM SÖZLÜĞÜ · ARANABİLİR

Bu ünitede dokuz kavramın anlamını bilmek istiyor. Aşağıdaki tablo o kavramların karşılıklarını bir arada veriyor; arama kutusuna bir kavram ya da tanımdan bir kelime yaz.

İKİ TERİM · HİPER METİN ve YAPAY ZEKÂ
HİPER METİN

Tanım: “Birbiriyle bağlantılı yazı, görsel, video gibi verileri içeren bir metin organizasyonudur. Genel ağ (web), birbirine bağlantılı milyarlarca sayfadan oluşan bir hiper metin sistemidir.” Bu sayfadaki bağlantılar da hiper metindir: metin artık baştan sona okunan tek bir çizgi değil, dallanan bir ağdır.

YAPAY ZEKÂ

Tanım: “Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrollü robotun genellikle akıllı varlıklarla ilişkili görevleri yerine getirme yeteneğidir.” Yapay zekâ, tarihçinin iş yükünü azaltmanın yollarından biridir.

03 / DİJİTAL TARİHİN ADIMLARI

Önce sayısallaştır, sonra etiketle, sonra makine okusun

Dijital tarihin işleyişi iki yerde anlatılır: önce teknik bir sırayla (sayısallaştırma → etiketleme → yayın → yapılandırma → analiz), sonra da beş aşamalı bir araştırma süreci olarak. İkisi çelişmiyor; biri veriye, öteki araştırmacıya bakıyor.

TEKNİK SIRA · VERİYE NE OLUR

“Dijital tarih çalışmalarındaki ilk adım; veriyi ya da arşiv belgelerini sayısallaştırmak, kodlama dili ile etiketlemek ve bunları dijital yayın hâline getirerek herkesin ulaşabileceği bir kaynağa dönüştürmektir.” Sonra: “Daha sonra bu verilerin bilgisayarda okunulabilir hâle getirilmesi ve kaynaktan elde edilen verilerin yapılandırılması aşamasına geçilir.” Bu süreçte “belgelerden elde edilen büyük verinin uluslararası standartlara uygun olarak tasnif edilmesi, birbiriyle ilişkilendirilmesi; kavram ağacı, otomatik sözlük, açık erişim, açık veri, bağlı veri, ileri arama, filtreleme, dışa aktarma gibi işlemlerin yapılması gerekir.” Son adımda ise yapılandırılmış veriler “istatistik programları, coğrafi bilgi sistemleri (CBS), ağ, içerik gibi analiz araçları ile haritalanır, görselleştirilir ve yorumlanır.”

İNTERAKTİF · BEŞ AŞAMA

Beş aşamanın her biri aynı örnek üzerinden anlatıyor: bir araştırmacı, çay kelimesinin kökenini, çayın dünya çapındaki yayılımını ve farklı kültürlerdeki önemini belirlemek için araştırma yapmaya karar veriyor. Düğmelerdeki her aşamada sağdaki kutu hem aşamanın tanımını hem de o araştırmacının o adımda tam olarak ne yaptığını yazar.

İNTERAKTİF · ZİNCİR

Zincirdeki en kritik halka meta veridir. Tanım: “Meta veri, verilerin sınıflandırılmasına yardımcı olan ek bilgilerdir. Kitapların adına, yazarına veya konusuna göre tasnif edilmesi gibi dijital veriler de benzer şekilde meta veri hâline getirilir.” Meta verisi olmayan bir dosya, kütüphanede rafa değil yere bırakılmış bir kitap gibidir: oradadır ama bulunamaz.

TUZAK KARTI · DİJİTALLEŞME İŞİ AZALTMAZ, ARTIRIR

Sanılanın tersine, dijitalleşme tarihçinin işini artırır: “Tarihsel kaynakların dijitalleştirilmesi sonrasında ortaya çıkacak büyük veriyi analiz etmek ve yorumlamak, tarih araştırmacılarının iş yükünü büyük oranda artıracaktır.” Çözüm olarak iki yol gösteriyor: “Bu iş yükünü azaltmak için ulusal ve uluslararası iş birlikleri kurularak ortak çalışmalar yapılabilir veya yapay zekâ uygulamaları yoluyla araştırmacıların farklı yorumlara ve sonuçlara ulaşması sağlanabilir.” Yani dijital tarih, tek başına çalışan tarihçiyi ekip çalışmasına zorlar.

DİJİTALLEŞMENİN KAZANDIRDIKLARI

Kazanımlar şunlardır: “tarihsel bilginin görsel ve tematik olarak işlenmesi, veriler arasındaki gözle görülemeyen ilişki ağlarının ortaya çıkarılması”. Tarihçilere kazandırdıkları ise şunlar: “sayfalarca belge hakkında doğru değerlendirmeler yapabilme, yeni sorular sorabilme ve konulara farklı açılardan bakabilme imkânı.” Genel ağın etkisi de tarihlendirilir: “1990’lı yıllarda yaygınlaşmaya başlayan genel ağ kullanımı, tarih araştırmalarını önemli ölçüde etkilemiştir.”

Ve en iddialı cümlesi: “Anadolu topraklarındaki Hitit tabletleri, Antik Yunan ve Roma metinleri, Bizans kronikleri ya da Osmanlı arşiv belgeleri dijital ortama aktarıldıkça tüm dünya tarihini yeniden yazmayı gerektirecek kapsamlı bir bakış açısı ortaya çıkacaktır.”

04 / GELENEKSEL ↔ DİJİTAL TARİH YAZIMI

İkisi rakip değil; biri ötekini tamamlar

Uyarı çok açıktır: “Geleneksel ve dijital tarih yazımları, birbirini tamamlayan ve tarihsel bilginin zenginleştirilmesine katkıda bulunan iki farklı yöntemdir. Bununla birlikte dijital tarihi geleneksel tarih yazımının alternatifi olarak değerlendirmemek gerekir.” Ayrıldıkları noktalar ise şunlardır: kullanılan kavramlar, yararlanılan araçlar, iş birlikli çalışmaya açık olup olmama.

İNTERAKTİF · ALTI BAŞLIKTA KARŞILAŞTIRMA

Altı başlık, karşılaştırma tablosundaki altı satırdır: araştırma amaçları · analog veriler ↔ doğuştan dijital veriler · arşiv taraması ↔ çevrim içi tarama · yakın okuma ↔ uzak okuma · bireysel yazma ↔ iş birlikli yazma · metin ↔ hiper metin.

TABLO · İKİ YÖNTEM YAN YANA
TUZAK KARTI · UZAK OKUMA “OKUMAMAK” DEĞİLDİR

En çok yanlış anlaşılan kavram budur. Yakın okuma, bir metni satır satır, dikkatle okumaktır — tarihçinin klasik işidir. Uzak okuma ise binlerce metni birden, sayısal yöntemlerle çözümlemektir: hangi kelime hangi yıllarda kaç kez geçmiş, hangi isim hangi isimle birlikte anılmış. Uzak okuma, yakın okumanın yerini almaz; nereye yakından bakılacağını gösterir. Çıkan sonuç da bunu doğrular: dijital yöntemler tarihçiye “yeni sorular sorabilme” imkânı verir — cevap değil, soru.

DÖRT BAŞLIKTA DEĞERLENDİRME

Dijitalleştirmenin tarih araştırma ve yazımındaki güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri değerlendirilir. Aşağıda dört başlık var.

GÜÇLÜ YÖNLERİ

Kaynaklara daha kolay erişim; akademik bilginin geniş kitlelere ulaşması; araştırmanın verimliliğinin artması; verilerin haritalanabilmesi ve görselleştirilebilmesi; gözle görülemeyen ilişki ağlarının ortaya çıkarılması.

ZAYIF YÖNLERİ

Büyük veriyi analiz etmek ve yorumlamak araştırmacının iş yükünü büyük oranda artırır; verilerin uluslararası standartlara uygun tasnif edilmesi ve ilişkilendirilmesi ayrı bir uzmanlık ister.

FIRSATLAR

Ulusal ve uluslararası iş birlikleri kurulabilir; yapay zekâ uygulamalarıyla farklı yorum ve sonuçlara ulaşılabilir; bulut tabanlı ortamlarda birden çok araştırmacı aynı anda aynı metin üzerinde çalışabilir.

TEHDİTLER

Dijital tarih araştırmalarında yasalara uymanın gerekliliği ayrıca soruyor. Telif ve fikrî mülkiyet hakları, alıntı ve referansların kullanımı, yayımlanmış gizli ve özel bilgilerin kullanımına ilişkin etik ve yasal kısıtlamalar dijital ortamda çok daha kolay ihlal edilir.

05 / ÜÇ DİJİTAL TARİH PROJESİ

Aynı yöntem, üç ayrı soru: nerede, kime, kiminle

Üç proje, dijital tarihin üç ayrı gücünü gösterir: birincisi haritalar, ikincisi ağları, üçüncüsü hiç kimsenin fark etmediği bağlantıları ortaya çıkarır.

ÜÇ PROJENİN KÜNYESİ
İNTERAKTİF · MEKTUPLAŞMA AĞI NASIL GÖRÜNÜR

Kaydırağı sürükle: ağa katılan kişi sayısı arttıkça çizilebilecek bağlantı sayısı çok daha hızlı artar. “Francis Bacon’un Altı Derecesi” projesinde 19 milyondan fazla potansiyel bağlantı olmasının sebebi budur — insan sayısı değil, çiftlerin sayısı patlar. Bir insanın elle tarayamayacağı büyüklük tam olarak burada başlar.

KÜLTÜR ENVANTERİ · SAYILAR NE ANLATIYOR

“Kültür Envanteri” adlı dijital proje, Türkiye ve Balkanlardaki tarihî ve kültürel eserleri tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. İki yüzden fazla kültür elçisinin katkılarıyla yürütülen projenin veri tabanına 30.000’in üzerinde kültür varlığı eklenmiş ve bunlar çeşitli başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Ayrıca 35.000 görsel belge de yayımlanmıştır. Altı çizilen nokta şu: proje “içeriği, tasarımı, kullanım kolaylığı ve filtreleme özelliği bakımından saha çalışmalarındaki önemli bir açığı kapatmıştır.” Yani asıl katkı yalnızca veriyi toplamak değil, filtrelenebilir hâle getirmektir — bu ünitenin başında geçen “yapılandırılmış veri” tam olarak budur.

MEKTUP CUMHURİYETİ · GÖRÜNMEYENİ GÖRÜNÜR KILMAK

“Mektup Cumhuriyetinin Haritasını Çıkarmak”, Avrupa’da yaşayan bilim insanlarının, düşünürlerin, sanatçıların ve yazarların kendi aralarında yazdıkları mektupları ve bu mektuplar yoluyla ortaya çıkan etkileşimi göstermek amacıyla hazırlanmış bir dijital tarih çalışmasıdır. Stanford Üniversitesinin yürüttüğü projede bazı Avrupalı aydınların yazışma ağı dijital ortama aktarılmış ve görselleştirilmiştir. Proje kapsamında hazırlanan haritalardan biri Voltaire’in eserlerinin 1712-1800 yılları arasında yayımlandığı yerleri, bir diğeri Voltaire’in mektuplaşma ağını gösterir. Kazanım şudur: kültür araştırmacıları bu sayede entelektüel etkileşimi, bilgi transferini ve fikir akışını daha iyi görebilmiştir.

Düşün: bu mektupların hepsi yüzyıllardır arşivlerdeydi. Dijitalleşmenin yaptığı şey yeni bir belge bulmak değil, var olan belgeleri bir arada görmeyi mümkün kılmaktı.

ALTI DERECE · VERİ MADENCİLİĞİ NE YAPAR

“Francis Bacon’un Altı Derecesi” adlı proje, XVI-XVII. yüzyıllarda yaşayan Bacon, Shakespeare, Newton gibi altı binden fazla tanınmış ismin fikirlerini, ilişkilerini ve etkileşimlerini ortaya koymak için hazırlanmıştır. Dünyanın farklı yerlerinden akademisyen ve öğrencilerin katkılarıyla genişleyen proje 13.000’den fazla kişinin 200.000’den fazla etkileşimini görselleştirmiştir. En çarpıcı sayı ise şudur: 19 milyondan fazla potansiyel bağlantı, veri madenciliği yöntemiyle araştırılarak kullanıcıların hizmetine sunulmuştur.

Projede Carnegie Mellon Üniversitesi ve Georgetown Üniversitesindeki veri madencileri ve akademisyenler tarafından bir genel ağ sitesi hazırlanmış, “Oxford Ulusal Biyografi Sözlüğü” verileri kullanılmıştır. Görselleştirmenin okuma kuralı da bellidir: “Düğümlerin rengi ve boyutu ayrılma derecesini gösterir. Gri kenarlar istatistiksel olarak çıkarılır. Siyah kenarlar kullanıcı katkısıyla yapılmıştır.” Yani çizimde makinenin bulduğu bağlantı ile insanın eklediği bağlantı ayrı renklerle gösterilir — bu, dürüst bir görselleştirmenin en iyi örneğidir.

ÇAY ÖRNEĞİ · BİR ARAŞTIRMANIN TAMAMI

Beş aşamanın hepsi tek bir örnekte birleşir. Araştırmacı çay kelimesinin kökenini, çayın dünya çapındaki yayılımını ve farklı kültürlerdeki önemini araştırmaya karar veriyor; dijital arşiv, kütüphane ve çevrim içi kaynaklardan belge, fotoğraf, harita ve makale topluyor; bunları tarayıp dijitalleştiriyor ve çevrim içi erişilebilir kılıyor; eksik, hatalı ve yanlış verileri temizleyip fotoğrafları, tarihleri, konumları ve metinleri meta veriye dönüştürerek sınıflandırıp etiketliyor; coğrafi bilgi sistemlerini (CBS) kullanarak çay tarımının yapıldığı bölgeleri haritalandırıyor; sonunda harita, şema ve bilgi görselleriyle sonuçlarını paylaşıyor. Bu araştırmanın çıktısı “Dünyada çay kelimesinin farklı coğrafyalardaki karşılıkları ve yayılımı” haritasını veriyor — yani bir kelimenin haritası çıkarılıyor.

06 / OYUN

Bu kaynak doğuştan dijital mi, bu adım hangi aşama?

Karışık sırayla gelen kaynağı, kavramı ya da projeyi doğru kutuya yerleştir. Her cevaptan sonra açıklama hemen çıkar.

OYUN · TARİHTE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
0 / 0
07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

Doğuştan dijital ve sonradan dijitalleştirilmiş kaynaklar, dijital tarih çalışmasının beş aşaması, yakın ve uzak okuma ile üç örnek proje üzerine test.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Bir sayfada bütün ünite

İSPANYOL GRİBİ

İlk vaka 4 Mayıs 1918, son vaka Mayıs 1920. Dünya nüfusunun üçte birine, yaklaşık 500 milyon kişiye bulaştı. Vaka-ölüm oranı %2,5’ten fazla; ölü sayısı farklı kaynaklara göre 50 ila 100 milyon.

COVID-19

17 Kasım 2019, Vuhan (Çin, Hubei). Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü küresel salgın uyarısı verdi ve Avrupa’nın merkez üssü olduğunu bildirdi. 2023 ortalarına kadar sürdü; resmî rakam 7 milyondan fazla, bazı tahminler 20 milyon.

GENEL AĞ

1990’lı yıllarda yaygınlaşmaya başlayan genel ağ kullanımı tarih araştırmalarını önemli ölçüde etkiledi: akademik bilgi geniş kitlelere ulaştı, kaynaklar dijitalleştikçe erişim kolaylaştı, araştırmaların verimliliği arttı.

İKİ TÜR DİJİTAL KAYNAK

Doğuştan dijital: genel ağ siteleri, çevrim içi forumlar, e-kitaplar, elektronik kayıtlar, dijital ses kayıtları, konum verileri. Sonradan dijitalleştirilmiş: yazılı, basılı ve görsel kaynakların taranarak bilgisayara aktarılmış hâli.

TEKNİK SIRA

Sayısallaştırma → etiketleme (kodlama dili) → dijital yayın → bilgisayarda okunabilir hâle getirme → yapılandırma → analiz. Analizde istatistik programları, CBS, ağ ve içerik araçlarıyla haritalanır, görselleştirilir, yorumlanır.

BEŞ AŞAMA

1) Araştırma ve veri toplama, 2) verileri dijitalleştirme, 3) verileri düzenleme ve kataloglama, 4) verileri analiz etme ve yorumlama, 5) sonuçları paylaşma ve sunma.

META VERİ

Verilerin sınıflandırılmasına yardımcı olan ek bilgilerdir. Kitapların adına, yazarına veya konusuna göre tasnif edilmesi gibi. Meta verisi olmayan dosya bulunamaz.

İKİSİ RAKİP DEĞİL

Geleneksel ve dijital tarih yazımı birbirini tamamlar; dijital tarih geleneğin alternatifi değildir. Ayrıldıkları noktalar: kullanılan kavramlar, yararlanılan araçlar, iş birlikli çalışmaya açık olup olmama.

ÜÇ PROJE

Kültür Envanteri: 200+ kültür elçisi, 30.000+ kültür varlığı, 35.000 görsel. Mektup Cumhuriyeti (Stanford): Voltaire’in mektuplaşma ağı, 1712-1800. Altı Derece: 6000+ isim, 13.000+ kişi, 200.000+ etkileşim, 19 milyon+ potansiyel bağlantı.