9. SINIF TARİH · ÜNİTE 3 · TARİHSEL BİLGİNİN ÜRETİM SÜRECİ

Bir rölyefte kral hep kazanır; tarihçinin işi o rölyefe soru sormaktır

Ünite bir örnekle açılıyor: Kadeş Savaşı’nda taraflar birbirleri üzerinde kesin bir üstünlük sağlayamamıştır. Ama II. Ramses, Ebu Simbel Tapınağı’ndaki rölyeflerde kendisini muzaffer bir kral olarak tasvir ettirmiştir. Aynı taş, hem bir kanıttır hem de bir propagandadır. Bu ünitede tarihsel bilginin nasıl üretildiğini adım adım izleyeceğiz: hangi bilimlerden yardım alınır, hangi kaynaklar kullanılır, altı aşama nedir ve bir kaynağın sahte olduğu nasıl anlaşılır.

13
Tarihe yardımcı bilim
6
Üretim aşaması
4
Kaynak türü
01 / TARİHÇİ BİR DEDEKTİF GİBİ ÇALIŞIR

Önce soru sorulur, sonra kanıt aranır

Benzetme şöyle kurulur: “Bir dedektif, araştırdığı olayı çeşitli bilgi ve belgelerden yararlanarak aydınlatır. Bunu yaparken öncelikle olayla ilgili kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve neden kelimeleriyle başlayan sorular sorar. Araştırma yaparken âdeta bir yapbozun parçalarını birleştirir gibi titiz ve sistemli bir çalışma yürütür.” Devamı da tarihçiyi birebir tarif eder: “Daha sonra elde ettiği ipuçlarından yola çıkarak olayı tüm yönleriyle sorgular ve kanıtlar üzerinden doğru ve güvenilir bilgilere ulaşmaya çalışır.”

ALTI SORU · 5N1K
KİM

Bu kaynağı kim üretti, olayda kim vardı?

NE

Tam olarak ne oldu, ne anlatılıyor?

NEREDE

Olayın mekânı neresi, kaynak nerede bulundu?

NE ZAMAN

Olayın tarihi ve kaynağın tarihi aynı mı?

NASIL

Olay nasıl gelişti, kaynak nasıl oluştu?

NEDEN

Olay neden oldu, kaynak neden üretildi?

Son soru en güçlü olanıdır. Bir belgenin neden yazıldığını sormak, onun neyi gizlediğini de gösterir. Dedektifler için şu da eklenir: “Dedektifler, bu süreçlerin tamamında bilimsel yöntemler izlemek ve mesleki etik ilkelere uygun davranmak zorundadır.” Aynısı tarihçi için de geçerlidir; ünitenin son bölümü bunun üzerine.

İNTERAKTİF · KADEŞ RÖLYEFİ: KANIT MI, PROPAGANDA MI

Durum şudur: Kadeş Savaşı, Hitit İmparatorluğu ile Mısır Krallığı arasında gerçekleşmiştir ve “taraflar birbirleri üzerinde kesin bir üstünlük sağlayamamıştır”. Buna rağmen II. Ramses, Ebu Simbel Tapınağı’nda yaptırdığı rölyeflerde kendisini muzaffer bir kral olarak tasvir ettirmiştir. Soldaki kutu rölyefin söylediğini, sağdaki kutu tarihçinin başka kaynaklarla ulaştığını gösterir. İkisi çelişiyor — ama rölyef yine de değerli bir kaynaktır: Mısır ordusunun savaş arabalarını, kralın kendini nasıl göstermek istediğini ve savaşın yaşandığını kanıtlar.

NESNELLİK · TARİHÇİ NASIL ÇALIŞIR

Süreç şöyle tarif edilir: “Tarihsel bilginin üretim sürecindeki aşamalarda nesnel bir yaklaşım benimsenir, gözlem ve deney yapmanın dışında birçok bilimsel yöntem uygulanır. Fen bilimlerinde ve diğer sosyal bilimlerde olduğu gibi sistemli bir şekilde veri toplanır ve bu veriler analiz edilir. Bu süreçte diğer bilim dallarından da yararlanılır.” Cümledeki kilit ifade “gözlem ve deney yapmanın dışında”dır: tarihçi deney yapamaz ama bu onun yöntemsiz çalıştığı anlamına gelmez.

02 / TARİHE YARDIMCI BİLİMLER

Bir sikkeye bakan tarihçi üç ayrı bilime birden ihtiyaç duyar

On üç bilim dalı sayılır. Her biri, kaynağın farklı bir yüzünü okur: biri yazısını, biri madenini, biri üstündeki armayı, biri de yaşını.

İNTERAKTİF · ON ÜÇ YARDIMCI BİLİM

Merkezde tarih durur, on üç kol ondan çıkar. Bir kola bastığında sağdaki kutu o bilimin tanımını ve tarihçinin ondan tam olarak ne öğrendiğini yazar.

ARANABİLİR LİSTE · ON ÜÇ BİLİM

Sınav tekrarında en çok karışan iki çift şudur: paleografi ↔ epigrafi (biri yazının kendisini, öteki kitabeyi inceler) ve diplomatik ↔ heraldik (biri resmî belgenin şeklini ve içeriğini, öteki üstündeki mühür, arma ve özel işaretleri inceler). Arama kutusuna bir bilim adı ya da tanımdan bir kelime yaz.

EŞLEŞTİRME · HANGİ BULUNTU HANGİ BİLİME GİDER

Aşağıdaki matriste her satır bir buluntudur. O buluntuyu okuyacak en uygun bilim dalını işaretle, sonra Denetle’ye bas. Her satırda tam bir doğru hücre vardır.

KİMYA · TARİHÇİYE YAŞ VEREN BİLİM

Listede en şaşırtıcı ad kimyadır. Tanım şudur: “Maddenin temel yapısını ve çeşitli özelliklerini inceleyen, karbon-14 tarihlendirme yöntemi ile de buluntuların yaşının belirlenmesine yardımcı olan bilim.” Yani bir kemiğin ya da parşömenin kaç yaşında olduğunu tarihçi değil, laboratuvar söyler. Bu ünitenin sonunda göreceğin Vinland Haritası olayı tam olarak böyle çözülmüştür.

03 / TARİHİN KAYNAKLARI

İki ayrı sınıflandırma, aynı belge için ikisi birden geçerli

Kaynaklar iki farklı ölçüte göre ayrılır: birincisi olaya uzaklığı (birinci elden / ikinci elden), ikincisi maddesi (sözlü, yazılı, sesli ve görüntülü, eşya ve nesne). Bir belge aynı anda hem “birinci elden” hem “yazılı” olabilir — iki sınıflandırma birbirinin alternatifi değildir.

İNTERAKTİF · BİRİNCİ ELDEN ↔ İKİNCİ ELDEN

Tanımlar birebir şöyledir: “Birinci elden kaynaklar, olayların yaşandığı dönemde ya da bu dönemden hemen sonra oluşan veya oluşturulan özgün kaynaklardır. İkinci elden kaynaklar ise olayların yaşanmasından çok daha sonra birinci elden kaynaklara dayandırılarak ortaya konmuştur.” Ölçüt güvenilirlik değil, zamandır: birinci elden kaynak yanlış da olabilir (Kadeş rölyefi), ikinci elden kaynak çok isabetli de olabilir.

DÖRT TÜR · KAYNAĞIN MADDESİNE GÖRE
SÖZLÜ KAYNAKLAR

Efsaneler, destanlar, menkıbeler. Örnekler: Oğuz Kağan Destanı, Dede Korkut Hikâyeleri, Gılgamış Destanı, İlyada Destanı, Manas Destanı, Ramayana Destanı, Satuk Buğra Han Menkıbesi.

YAZILI KAYNAKLAR

Tabletler, kitabeler, kronikler, fermanlar, beratlar, kitaplar. Görseldeki örnekler: kil tabletler, kitabeler, arşiv belgeleri, mektuplar, gazeteler, tarih kitapları, ders kitapları.

SESLİ ve GÖRÜNTÜLÜ

Resimler, fotoğraflar, filmler, video bantları. Görseldeki örnekler: haritalar, fotoğraflar, belgeseller, video ve ses kayıtları.

EŞYA ve NESNELER

Arkeolojik buluntular, tarihî eşya ve nesneler. Görseldeki örnekler: arkeolojik kalıntılar, silahlar, süs eşyaları, paralar.

kronik = olayların yıl yıl sırayla yazıldığı tarih kaydı. ferman = padişahın yazılı emri. berat = bir görevi ya da hakkı belgeleyen resmî yazı. menkıbe = din büyükleri hakkında anlatılan hikâye. kitabe = bir yapının üzerine kazınmış yazı.

EŞLEŞTİRME · BU KAYNAK HANGİ TÜRDEN

Aşağıdaki her satır bir örnektir. Hangi türe girdiğini işaretle. Her satırda tam bir doğru hücre var.

TUZAK KARTI · YALNIZ BELGEYE DAYANMAK YETER Mİ

Bu soru doğrudan sorulur: “Üç kıtaya yayılmış altı yüz yıllık bir geçmişin ayrıntılarını yalnızca resmî vesikaya dayanıp güvenerek anlamak ve açıklamak pek mümkün görünmüyor. Arşivlerdeki ‘tekemmül etmiş’ evraka ne derecede güvenilebilir? Tahrir defterleri, şer’iyye sicilleri, mühime defterleri, salnameler, vaka-i nüvist kayıtları vb. notlar tek başlarına geçmişi tüm ayrıntılarıyla yansıtabilirler mi?” Cevabı da veriyor: “Oysa maddesel kültür kalıntıları, eski kent ve köy yıkıntıları, tarihin yazılı belgelere hiç yansımamış birçok giz perdesini aralayabilecek, karanlık noktalara ışık saçabilecek kanıtlar barındırıyor derinlerinde.” Kısacası arkeoloji, arşivin sustuğu yerde konuşur.

vesika = belge. tahrir defteri = nüfus ve vergi sayım defteri. şer’iyye sicili = mahkeme kayıt defteri. salname = yıllık.

ÖRNEK OLAY · HARPUT KAZILARI

Bunun somut bir kazı örneği var: Harput (Elâzığ) İç Kale kazılarında bir Osmanlı evinden bir bölüm ve Osmanlı Dönemi’ne ait sikkeler bulunmuştur. Ayrıca Harput Kalesi’ndeki kazılar sonucunda Harput Zindanı’nın giriş kısmı 2007’de, tamamı 2009’da ortaya çıkarılmıştır. Asıl soru şu: bu buluntular Harput’un tarihini aydınlatmak için yeterli midir ve arkeoloji dışında hangi bilimlerden yararlanılmıştır? Sikkeler nümismatiğe, üstlerindeki yazılar paleografiye, malzemesi kimyaya, evin planı ise etnografyaya gider.

04 / ÜRETİM SÜRECİNİN ALTI AŞAMASI

Konu seçmekle başlar, kaynakça yazmakla biter

Süreç altı adımda toplanır. Sıra rastgele değil: her adım bir öncekinin çıktısını girdi olarak alır, bir adım atlanırsa sonraki adım eksik veriyle çalışır.

İNTERAKTİF · ALTI AŞAMA
İNTERAKTİF · ZİNCİR

Halkalardan biri koparsa ne olur? Konu belirlenmezse toplanan bilgi dağınık olur; kaynak sorgulanmazsa Vinland Haritası gibi bir sahte belge bütün çalışmayı çürütür; kaynakça yazılmazsa çalışmanın güvenilirliği ölçülemez. Kural şudur: “Kaynakça yazmak, yapılan çalışmanın güvenilirliğini artırır. Ayrıca bilimsel ve mesleki etik açısından da zorunludur.”

GERÇEK ÖRNEK · MEDİNE MÜDAFAASI ÇALIŞMASI

Altı aşamanın gerçek bir çalışmada nasıl işlediğine bakalım. Araştırmacı önce sorunu tespit ediyor: Fahreddin Paşa’nın “Medine Müdafaası” hakkındaki hatıra ve araştırmalar “hem dağınık, hem de konuyu tamamen ortaya koymaktan uzaktır.” Sonra kaynak topluyor: ATASE Arşivi’ndeki cerideler ve müteferrik yazışmalar, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgeler, süreli yayınlar ve hatta Fahreddin Paşa’nın oğullarıyla görüşülerek elde edilen orijinal resim ve belgeler. En dikkat çekici cümle ise sınırını itiraf etmesidir: “Konumuza dair İngiliz Arşivi’nde önemli sayıda belgenin bulunduğu bilinmektedir. Çalışma imkânı bulamadığımız bu arşiv belgelerini neşredilen dokümanlardan telafi etmeye çalıştık.” Ve “tasnif çalışmalarının neticelenmesinden sonra yeni belgelerin ortaya çıkması mümkündür” diye ekliyor — yani bu bilgi de değişebilir.

ceride = günü gününe tutulan kayıt defteri. müteferrik = dağınık, çeşitli. tasnif = sınıflandırma. neşredilmek = yayımlanmak. İki kurum notu da var: Başbakanlık Osmanlı Arşivi, 16 Temmuz 2018’de kurulan Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığına bağlanmıştır; ATASE (Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Daire Başkanlığı) ise Kasım 2019’da kurulan Arşiv ve Askerî Tarih Daire Başkanlığı bünyesine dâhil edilmiştir. Ayrıca Atatürk Kitaplığı’ndaki Fahreddin Paşa Koleksiyonu’nda 3875 adet kaynak eser bulunmaktadır.

İKİNCİ BASKI · ARAŞTIRMA NEDEN BİTMEZ

Aynı kitabın ikinci baskısı neden farklıdır: “Birinci baskıda İstanbul Üniversitesi’nin Nadir Eserler Kütüphanesi’nin kapalı olmasından dolayı ulaşamadığım yazma seyahatnamelere ulaştım. Birinci baskıda eserlere ulaşamamamdan kaynaklanan yanlış ve eksiklerimi düzeltme imkânı buldum.” Bir kütüphanenin kapalı olması bile tarihsel bilgiyi değiştirebiliyor.

TARİHLENDİRME · MOZAİĞİN YAŞI NASIL BULUNUR

En somut “kaynak yorumlama” örneği şudur. Ayasofya’daki bir mozaik panelin yapım tarihini belirleyecek “doğrudan kaynak olabilecek herhangi bir belge ya da teknik bulgu yoktur.” O zaman ne yapılır? Mozaikte betimlenen kişilerin bilinen tarihleri kullanılır ve aralık adım adım daraltılır:

ADIM 1 · 1118-1134

İmparator II. Ioannes Komnenos 1118’de tahta çıktı, İmparatoriçe İrene 1134’te öldü. Mozaik ikisini de gösterdiğine göre bu aralıkta yapılmış olması çok olasıdır.

ADIM 2 · 1122 sonrası

Aleksios Komnenos 1122’de müşterek imparator ilan edilmiştir. Mozaikteki yazıtta “Romalıların İmparatoru” (Basileus Romaion) olarak anıldığına göre panel bu tarihten sonra yapılmış olmalıdır.

SONUÇ · 1122-1134

İki sınır birleştirilir. Kanıt hiçbir yerde “şu tarihte yapıldı” demiyor; tarihçi aralığı iki uçtan sıkıştırarak buluyor.

Zincirin son halkası da açık: 1122 tarihinin kendisi de bir yoruma dayanır — II. Ioannes’in saray methiyecisi Theodoros Prodromos’un taç giyme töreni anlatısına ve II. Ioannes’in 1122’de Peçeneklere karşı kazandığı zaferden sonra oğlunu müşterek imparator ilan ettiği görüşüne. Yani bir tarih, başka bir tarihin yorumuna dayanıyor.

YAZARIN YORUMU · METİNDE NASIL GÖRÜNÜR

Bir tarihçinin kendi yorumunu metne nasıl kattığına bakalım. Yazar önce olguyu veriyor: “1162 yılında sultan II. Kılıç Arslan İstanbul’a giderek Manuel’i ziyaret etti. Büyük saygı ve ikram gördü.” Sonra kendi cümlesini kuruyor: “bana, bir ölçüde Manuel’in bu barışı satın almış olduğunu söylemek de, pekâlâ mümkün görünmektedir.” “Bana… mümkün görünmektedir” ifadesi bir belge değil, bir yorumdur — ve yazar bunu gizlemiyor. Sonra yorumunu kanıtla destekliyor: Niketas’ın kaydına göre sultan, Sebaste ve civarını geri vermeyi vaat etmiştir; Sebaste Dinar’ın 64 km kuzeybatısında, bugün Selçikler’dir; demek ki bir buçuk yıl önce sefer düzenlenen bu bölge yeniden Türklerin eline geçmiştir. Yazarın çıkardığı sonuç: büyük ordularla yapılan seferler sırasında alınan yerler, sefer sona erdikten sonra elde tutulamıyordu.

05 / SAHTE KAYNAK, ÇARPITMA ve ETİK

Bir haritanın parşömeni doğru çıkabilir; mürekkebi yalan söyleyebilir

Bu bölüm, ünitenin en pratik bölümüdür: bir kaynağın sahte olduğu nasıl anlaşılır ve tarihçi hangi ilkelere uymak zorundadır?

İNTERAKTİF · VİNLAND HARİTASI DOSYASI

Dikkat edilecek nokta şu: parşömen üzerinde yapılan radyokarbon tarihleme analizi sonucunda bu kâğıdın XV. yüzyılda üretildiği tespit edilmiştir — yani kâğıt gerçekten eskidir. Sahtecilik kâğıtta değil, mürekkeptedir: 2021’de yapılan testler haritanın Orta Çağ’dan kalmış bir parşömenin üzerine XX. yüzyılın başlarında üretilen bir mürekkeple çizildiğini ortaya koymuştur. Bir kaynağın bir parçasının gerçek olması, bütününün gerçek olduğunu göstermez.

ŞÜPHE NEREDEN BAŞLADI

Sahtecilik önce bir laboratuvarda değil, bir şüphede yakalandı. Haritada “Grönland Adası şaşırtıcı derecede doğru çizilmiş ve harita son derece sade ve basit bir şekilde tasarlanmıştı.” Uzmanlar “XV. yüzyıl şartları düşünüldüğünde bunun pek mümkün olmayacağını” düşündüler ve ancak ondan sonra parşömen, mürekkep ve yazılar üzerinde testler yaptılar. Yani ilk araç yine sorudur: bu kaynak, ait olduğu iddia edilen dönemin şartlarıyla uyuşuyor mu?

Sahte kabul edilmeden önce ne iddia ediliyordu? 1959’da kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından Yale Üniversitesine bağışlanan harita, uzun süre Kuzey Amerika’nın kuzeydoğu kıyısını da (Vinland Bölgesi) içine alan en eski Avrupa haritası kabul edildi. Araştırmacılar buna dayanarak Vikinglerin Amerika kıtasına Kristof Kolomb’dan çok önce geldiğini, hatta Kolomb’un da bu haritadan yararlandığını iddia etti. Sahte bir belgeye dayanan bir araştırma, bütün bir keşif tarihini yanlış yazabilirdi.

EFSANE ÇÜRÜTME · “90 BİN HATTAT” İDDİASI

Çok bilinen bir tarih efsanesi de var: “Osmanlı tarihinde üzerinde düşünülmeden tartışılan konuların en başta geleni, matbaanın Türkiye’ye geç gelmesi meselesidir.” Yaygın iki açıklama vardır: matbaanın günah sayıldığı ve hattatların boykot ettiği. Yazar ikisini de reddediyor:

İDDİA · 90 BİN HATTAT ENGELLEDİ

Yazarın çürütmesi: “Bırakın 90 bin hattatı, İstanbul’da bu kadar esnaf yoktu. Ayrıca bu kadar hattatımız olsa kütüphanelerde milyonlarca cilt yazma eserimizin olması gerekir.” Yani iddia, kendi sonucuyla çelişiyor.

İDDİA · GÜNAH SAYILDI

Yazarın çürütmesi: “Hâlbuki böyle bir sebeple matbaanın geç geldiğine dair elde hiçbir delil yoktur. Bu tamamen ideolojik bir yorumdur.” Kendi cevabı ise şudur: “gerçek çok basittir; matbaa okumadığımız için gelmedi.”

Buradaki yöntem dersi: bir iddiayı çürütmek için her zaman yeni belge gerekmez. Bazen iddianın kendi içindeki sayıyı kontrol etmek yeter.

SİYASİ BELGE ↔ TARİHÎ BELGE

İkinci metin, çarpıtmanın nasıl işlediğini gösteriyor: “Burada, Ermeni sorununa yönelik sahte bir tarih kurmak için, çeşitli malzemeler kabul edilmiştir, bunlar siyasî belgelerdir ve siyasî amaçlara göre oluşturulmuşlardır. Taşnak Gazetesinde çıkmış makaleler ya da İngiliz propaganda ofisinin ürettiği bazı belgeler kullanılır. Halbuki bunlar tarihte birer belge olarak kabul edilmez.” Yazarın sonucu: “Burada gerçek tarihin nasıl yapılacağını bilmeyen kişiler, bütün bu yalanların gerçek olduğuna inanmaya başlamışlardır.” Bir gazete yazısı ya da propaganda metni o dönemin propagandasının kanıtıdır, anlattığı olayın kanıtı değildir. İkisini karıştırmak en sık yapılan hatadır.

İYİ ÇALIŞMA NASIL YAPILIR · GERTRUDE BELL ÖRNEĞİ

Bir araştırmacının doğru yöntemi nasıl kurduğuna bakalım. Yazar önce mevcut çalışmaları inceliyor ve sorunu tespit ediyor: “İkisi de tarihi olmayan, magazin moda gazeteciliği yapan isimler tarafından yazılmıştı. Bunlar bilimsel araştırma değil, romandı ve vahim bilgi hataları içeriyordu. Türk düşmanlığı üzerine kurgulanmış, çarpıtılmış bilgilerle kaleme alınmışlardı.” Sonra yabancı dildeki çalışmalara bakıyor ve “her birinin Gertrude Bell portresini farklı çizdiğini” görüyor. Kendi hedefini şöyle koyuyor: “eski bilgileri tekrar etmek değil tam tersine belgelere dayalı özgün bir çalışma ortaya çıkarmaktı.” Ve en önemlisi, ne yaptığını önsözde açıklıyor: daha önce kimlerin yazdığını ve eksikliğin ne olduğunu belirtiyor. Bell’le ilgili iki birinci elden kaynak da var: Bell’in Aralık 1899’da Kudüs’te çektiği fotoğraf ve babası Sir Hugh Bell’e 12 Nisan 1921’de yazdığı mektup (ikisi de Newcastle Üniversitesi’ndedir).

TUZAK KARTI · DÖRT YANLIŞ TUTUM

Adıyla sayılan dört tutum şudur: çarpıtma, algı oluşturma, yönlendirme, görmezden gelme. Dördü de aynı kapıya çıkar: kaynakların bir kısmı seçilip bir kısmı gizlenirse ortaya çıkan metin tarih değil, propaganda olur. Bu tutumların sonuçları toplumlar, milletler ve devletler açısından değerlendirilmelidir — çünkü sahte tarih yalnız bir kitabı değil, insanların birbirine bakışını da bozar.

06 / OYUN

Bu buluntu hangi bilime, bu kaynak hangi türe?

Karışık sırayla gelen buluntuyu, kaynağı ya da aşamayı doğru kutuya yerleştir. Her cevaptan sonra açıklama hemen çıkar.

OYUN · TARİHSEL BİLGİNİN ÜRETİM SÜRECİ
0 / 0
07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

Tarihe yardımcı bilim dalları, birinci ve ikinci elden kaynaklar, tarihsel bilginin altı üretim aşaması ve kaynak eleştirisi üzerine test.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Bir sayfada bütün ünite

TARİHÇİ = DEDEKTİF

Önce kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden soruları sorulur; sonra ipuçlarından yola çıkılarak kanıtlar üzerinden doğru ve güvenilir bilgiye ulaşılmaya çalışılır. Süreç boyunca bilimsel yöntem ve mesleki etik zorunludur.

NESNELLİK

Tarihsel bilgi üretiminde nesnel bir yaklaşım benimsenir; gözlem ve deney yapmanın dışında birçok bilimsel yöntem uygulanır. Sistemli veri toplanır, analiz edilir, diğer bilim dallarından yararlanılır.

EN ÇOK KARIŞANLAR

Paleografi yazı çeşitlerini, epigrafi kitabeleri; diplomatik resmî belgeyi, heraldik üstündeki mühür ve armayı; nümismatik parayı, kronoloji tarihlemeyi inceler. Kimya ise karbon-14 ile yaş verir.

BİRİNCİ ↔ İKİNCİ ELDEN

Birinci elden: olayın yaşandığı dönemde ya da hemen sonrasında oluşan özgün kaynak. İkinci elden: olaydan çok sonra, birinci elden kaynaklara dayandırılarak ortaya konan kaynak. Ölçüt zamandır, güvenilirlik değil.

DÖRT KAYNAK TÜRÜ

Sözlü (efsane, destan, menkıbe) · yazılı (tablet, kitabe, kronik, ferman, berat, kitap) · sesli ve görüntülü (resim, fotoğraf, film, video bandı) · eşya ve nesneler (arkeolojik buluntu, tarihî eşya).

ALTI AŞAMA

1) Konu veya sorun belirleme, 2) kaynaklardan bilgi toplama, 3) kaynağı inceleme, 4) kaynağı sorgulama, 5) kaynağı yorumlama, 6) kanıta dayalı ürün oluşturma. Son adımda kaynakça yazmak zorunludur.

SORGULAMANIN ÖLÇÜTLERİ

İncelemede kaynağın türü, yazarı, tarihi, oluşum şekli, konumu, dijital kimliği, genel ağ uzantısı belirlenir; sonra çelişki, tutarsızlık, belirsizlik, boşluk, propaganda, ön yargı ya da yönlendirme aranır. Sorgulamada ölçüt sınırlılık, geçerlilik, güvenilirliktir.

VİNLAND HARİTASI

1959: Yale’e bağışlandı. Uzun süre en eski Avrupa haritası sayıldı. Radyokarbon: parşömen gerçekten XV. yüzyıla ait. 2021: mürekkep XX. yüzyıl başına ait çıktı. Kâğıt gerçek, harita sahte.

DÖRT YANLIŞ TUTUM

Çarpıtma · algı oluşturma · yönlendirme · görmezden gelme. Siyasi amaçla üretilmiş belgeler (propaganda metinleri, taraflı gazete yazıları) tarihte belge olarak kabul edilmez; olsa olsa o propagandanın kendisine kanıttır.