Saz aynı, konu yeni
Cumhuriyet’ten sonra âşıklık geleneği bitmez: sanatçılar hâlâ usta-çırak ilişkisi içinde yetişir, hâlâ saz eşliğinde söyler, hâlâ hece ölçüsü ve dörtlük kullanır, hâlâ son dörtlükte mahlas vardır. Ama iki şey değişir: dil sadeleşir ve şiirlere başlık konur. Bu ünitede neyin sürdüğünü, neyin değiştiğini ve on âşığın birbirinden nasıl ayrıldığını göreceğiz.
Solda önceki dönemlerin halk şiiri, sağda Cumhuriyet sonrası. Ok yeşilse aynı kalmış, kırmızıysa değişmiş demektir.
Sanatçılar, usta-çırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişler ve saz eşliğinde şiir söyleme geleneğini -birkaç sanatçı dışında- sürdürmüşlerdir. “Birkaç sanatçı dışında” kaydı önemlidir: gelenek sürer ama artık istisnası vardır.
Şiirlerde divan şiiri geleneğinin, Arapça ve Farsçanın etkisinin azalmasıyla sade, anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Yani dilin sadeleşmesi bir tercih değil, divan şiirinin etkisinin çekilmesinin sonucudur.
Cumhuriyet Dönemi halk şairleri, diğer dönemlerin halk şairlerinden farklı olarak şiirlerinde başlık kullanmışlardır. Bu, dönemi ayıran en net biçimsel işarettir — halk şiirinde şiirlerin daha önce başlığı yoktu.
Sanatçılar, geleneksel konuların yanında güncel konuları da şiirlerinde ele almışlardır. Geleneksel konular atılmaz; üzerine güncel olan eklenir.
Seyahat imkânlarının ve iletişimin gelişmiş olması, âşıkların yurt içi ve yurt dışında tanınmalarını kolaylaştırmıştır. Bu, âşığın köyünden çıkıp radyoya, plağa ve uluslararası ödüllere ulaşmasının sebebidir.
Konya ve Sivas’ta düzenlenen Âşıklar Bayramı ile âşıklık geleneğine ilginin artırılması amaçlanmıştır. Sivas’taki bayramı Ahmet Kutsi Tecer düzenlemiştir ve Âşık Veysel bu bayramla tanınmıştır.
Aşağıdaki cümlelerde kişi ve yer adlarını ile geleneğe ait kavramları ayrı ayrı işaretle, sonra Denetle’ye bas.
Şairler saz eşliğinde şiir söylemeyi, hece ölçüsünü ve dörtlük nazım birimini kullanmayı devam ettirmiş, son dörtlükte mahlas kullanma geleneğine bağlı kalmışlardır. Aşağıdaki şema, bu üç kuralı bir arada gösteriyor.
Hece ölçüsü hece sayısına dayanır, o yüzden heceyi doğru bölmek gerekir. Harflerin arasındaki | imlerine tıklayarak kelimeyi hecelere ayır, sonra Denetle’ye bas — sayfa hem bölünmeyi hem her hecenin açık/kapalı olduğunu söyler.
Bu üniteyi zorlaştıran şey, bir âşığın üç ayrı adının olabilmesidir. Asıl ad nüfustaki addır: Âşık Feymani’nin asıl adı Osman Taşkaya, Âşık Daimi’nin asıl adı İsmail Aydın’dır. Mahlas şiirin son dörtlüğüne konan takma addır: Murat Çobanoğlu “Çobanoğlu”, Neşet Ertaş “Garip” mahlasını kullanır. Lakap ise halkın verdiği addır: Neşet Ertaş “Bozkırın Tezenesi” olarak ünlenmiştir. Neşet Ertaş’ta üçü birden vardır ve sorularda en çok o karıştırılır.
20. yüzyılın en ünlü halk ozanıdır. Yedi yaşlarında iken çiçek hastalığından dolayı sağ gözünü, daha sonra da bir kaza ile sol gözünü kaybetmiştir. Ahmet Kutsi Tecer’in Sivas’ta düzenlediği Âşıklar Bayramı ile tanınmıştır. Şiirlerini hece ölçüsü ve içten, sade, yalın bir dille söylemiştir. Temaları: toprak sevgisi, Atatürk, cumhuriyet, yaşama sevinci, kardeşlik duygusu. Bütün şiirleri Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından derlenerek “Dostlar Beni Hatırlasın” adıyla yayımlanmıştır.
Asıl adı Osman Taşkaya’dır; Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Azaplı köyünde doğmuştur. Bölgede Karacaoğlan geleneğinin yaygınlığı ve ailesinde âşıkların olması, onun da bu geleneğe ilgisini artırmıştır. Doğal, akıcı ve içten bir söyleyişe sahiptir; şiirlerini atasözleri, deyimler, alkış ve kargışlar gibi yerel ve özgün halk söyleyişleriyle zenginleştirmiştir. Temaları: aşk, gurbet, ayrılık, kaderden ve felekten yakınma, vatan, kahramanlık.
Cumhuriyet Dönemi’nde Millî Edebiyat anlayışını esas alan şairler arasındadır; önce millî söylemi benimsemiş, sonra İslami anlayışa yönelmiştir. Hece ölçüsünü ustalıkla kullandığı şiirlerinde millî-İslami, halkçı söyleyişte bir derinlik yakalamıştır. Şiiri davasının tercümanı olarak kullanmayı yeğlemiştir. Toplumsal ve siyasal eleştiri içeren taşlama türü şiirleriyle tanınmıştır. En ünlü şiirleri: Mihriban, Unutursun Mihriban’ım, Dosta Doğru, Tohtur Beg, Hakim Beg. Şiir kitapları: Hasan’a Mektuplar, El Kulakta, Dosta Doğru, Kan Yazısı, Suları Islatamadım.
Âşık Veysel — gelenekten gelen, cumhuriyet ve toprak temalı, bir bayramla tanınan ozan. Âşık Feymani — Karacaoğlan geleneği içinden gelen, yerel halk söyleyişleriyle zenginleşen âşık. Abdurrahim Karakoç — âşık geleneğinden çok Millî Edebiyat çizgisinden gelen, taşlamacı şair. Soruda “taşlama” geçiyorsa cevap Karakoç’tur.
Dönemin önemli halk şairleri: Âşık Veysel Şatıroğlu, Âşık Feymani, Abdurrahim Karakoç, Ali İzzet Özkan, Sefil Selimi, Âşık Daimi, Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova, Âşık Mahzuni Şerif, Neşet Ertaş.
Bir memleket, bir eser ya da bir kavram yaz: “Kars”, “lebdeğmez”, “UNESCO”, “abdal”, “taşlama”…
Her satırdaki işaret yalnız bir âşığa aittir. Doğru sütuna ✓ koy, sonra Denetle’ye bas.
Cumhuriyet sonrası âşıklık geleneğinde sürenler ve değişenler; hece, dörtlük, mahlas ve yeni gelen başlık kullanımı; Âşıklar Bayramı; Âşık Veysel’den Neşet Ertaş’a on halk şairinin künyesi, asıl adları, mahlasları ve eserleri
Usta-çırak ilişkisi içinde yetişme · saz eşliğinde söyleme (birkaç sanatçı dışında) · hece ölçüsü · dörtlük nazım birimi · son dörtlükte mahlas kullanma geleneği.
Sade, anlaşılır dil (divan şiirinin, Arapça ve Farsçanın etkisi azaldı) · geleneksel konuların yanında güncel konular · şiirlerde başlık kullanımı — bu, önceki dönem halk şairlerinden ayıran en net işarettir · seyahat ve iletişimin gelişmesi âşıkların yurt içinde ve yurt dışında tanınmasını kolaylaştırdı.
Konya ve Sivas’ta düzenlenir; amacı âşıklık geleneğine ilginin artırılmasıdır. Sivas’takini Ahmet Kutsi Tecer düzenlemiştir ve Âşık Veysel bu bayramla tanınmıştır. Sefil Selimi ve Şeref Taşlıova Konya Âşıklar Bayramı’na katılmış, birincilikler elde etmiştir.
20. yüzyılın en ünlü halk ozanı. Yedi yaşlarında çiçek hastalığından sağ gözünü, sonra bir kaza ile sol gözünü kaybetti. Ahmet Kutsi Tecer’in Sivas’ta düzenlediği Âşıklar Bayramı ile tanındı. Temalar: toprak sevgisi, Atatürk, cumhuriyet, yaşama sevinci, kardeşlik. Bütün şiirleri Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından derlenip Dostlar Beni Hatırlasın adıyla yayımlandı.
Âşık Feymani → Osman Taşkaya (Osmaniye/Kadirli, Azaplı köyü;
Karacaoğlan geleneği).
Âşık Daimi → İsmail Aydın (aslen Erzincanlı; dedeleri saz şairi).
Neşet Ertaş — mahlası “Garip”, lakabı “Bozkırın Tezenesi”.
Murat Çobanoğlu — “Çobanoğlu” mahlasını kullanır.
Abdurrahim Karakoç — taşlama (toplumsal ve siyasal eleştiri);
Mihriban, Unutursun Mihriban’ım, Dosta Doğru, Tohtur Beg, Hakim Beg.
Murat Çobanoğlu — atışmadaki başarısı, saza hâkimiyeti; Kars’ta
Âşıklar Kahvesi açtı; Kiziroğlu Mustafa Bey türküsüyle ünlüdür.
Sefil Selimi — Sivas yöresinde lebdeğmez şiir söyleyen ve
karşılaşma yapan nadir âşıklardandır.
Şeref Taşlıova — çıraklığını Âşık Kasımın yanında yaptı;
TRT Kars Radyosu’nda uzun yıllar program hazırladı, üç defa
yılın sanatçısı ödülü aldı; TRT’nin “Atatürk” konulu yarışmasında
güzelleme dalında “Biri Anadolu Biri Atatürk” ile Türkiye
birincisi oldu; UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi seçildi;
Gönül Bahçesi Kültür Bakanlığı’nca yayımlandı.
Âşık Mahzuni Şerif — Halk Ozanları Federasyonu tarafından dünyanın en büyük
üç ozanından biri gösterildi.
Neşet Ertaş — 2011’de İTÜ Devlet Konservatuvarı fahri doktora.
Ali İzzet Özkan — Mühür Gözlüm, Şu Sazıma Bir Düzen Ver, Güzele Bakması Çok
Sevap Derler (ses sanatçılarınca seslendirildi).
Mahzuni Şerif — Dom Dom Kurşunu, Çeşmi Siyahım, Yedin Beni, Gül Yüzlüm,
Merdo, Dostum Dostum, Yalan Dünya.
Neşet Ertaş — Gönül Dağı, Zahidem, Neredesin Sen, Kendim Ettim Kendim Buldum.
Murat Çobanoğlu — Kiziroğlu Mustafa Bey.