Şiir bir ayna değil, bir araçtır
Saf şiir “şiir bir şeyi öğretmez” diyordu. Toplumcu gerçekçi şiir tam tersini söyler: sanat, toplumu sadece yansıtan bir ayna değildir; aynı zamanda toplumu değiştirecek araçlardan biridir. Bu ünitede akımın iki dalgasını izleyeceğiz: 1923-1960 ve 1960 sonrası. İkisinin ortak adı Nâzım Hikmet’tir.
1930’lu yıllarda Sovyet Rusya’da güçlenen toplumcu gerçekçilik akımı, Türk edebiyatında 1930-1940 yılları arasında yayılmaya başlamıştır. Nâzım Hikmet’in etkisiyle 1940’lardan sonra toplumcu gerçekçi şairler yetişmiştir.
Marksizm’e, sosyalizme ve materyalizme bağlı bir akım olan toplumcu gerçekçi şiir; işçi, emekçi ve köylü sınıfının ezildiği temel düşüncesinden hareket eder. Sanatçılar şiirlerini Aydınlık ve Resimli Ay dergilerinde yayımlamışlardır. “Halkçılık, köycülük, hümanizm” gibi fikirler toplumcu gerçekçi sanatçıları etkilemiştir. Bazı sanatçılar fütürizm (gelecekçilik) akımından etkilenmiştir.
Toplumcu gerçekçilere göre sanat, toplumu sadece yansıtan bir ayna değildir; aynı zamanda toplumu değiştirecek araçlardan biridir.
Halkalar soldan sağa okunur: akımın kaynağından Türk şiirindeki ikinci kuşağa kadar zincirin tamamı burada.
Biçimde serbest şiir anlayışını benimsemişler, içerikte ise ideolojik konuları işlemişlerdir. Bazı şiirlerde uyak kullansalar da şiirde geleneksel nazım şekillerinin ölçü, kafiye, redif gibi özelliklerini reddetmişlerdir.
Yalın, açık ve anlaşılır bir dil ve üslup kullanmışlar, halkın konuşma dilinin özelliklerini şiirlerinde yansıtmaya çalışmışlardır. Geniş kitleleri harekete geçirme amacında olan toplumcu gerçekçi şiir, söylev üslubunu benimsemiştir.
Toplumcu gerçekçi şiir; toplumsal problemler, savaş karşıtlığı, barış özlemi, işçi hakları, yoksulluk gibi temaları işlemiştir.
Toplumcu gerçekçiler hayata daima iyimser bakarlar. Onlara göre en büyük duygu yeryüzünde yaşama mutluluğudur. Bu iyimserlik, akımı saf şiirin karamsar/düşsel dünyasından ayıran en net çizgidir.
Fütürizmin kurucusu İtalyan şair Marinetti’dir. Özgürce seçilen kelimeler, kuralsız anlatım, otomatik yazı fütüristlerin kullandıkları biçimsel ögelerdir.
Fütürizm; modern hayatın hareketliliğini, ilerlemeyi, değişimi ve hızı yüceltmiştir. Fütürist sanatçılar; sanatın hareketsizliği değil hızı, dinamizmi ve makineyi anlatması gerektiğini savunmuşlardır.
Nâzım Hikmet, fütürizmin Rus edebiyatındaki önemli temsilcileri arasında sayılan Mayakovski’den etkilenerek Türk edebiyatında bu akımın özelliklerinin görüldüğü şiirler yazmıştır.
1923-1960 arası toplumcu eğilimleri yansıtan şiir iki kuşağa ayrılır. Bir noktaya tıkla: kuşağın şairleri ve ayırt edici notu çıksın.
Dergilerde çıkan ilk şiirini hece ölçüsüyle yazan sanatçı, sonra serbest şiire geçmiştir. Öz, biçim ve tema bakımlarından yeni şiirleriyle, toplumcu gerçekçi şiirin öncüsü kabul edilir. Fütürizmin etkisiyle yazdığı şiirlerle Türk edebiyatında serbest şiirin önemli temsilcilerinden biri olmuştur.
İlk şiir kitabı Güneşi İçenlerin Türküsü 1928 yılında Bakü’de yayımlanmıştır. 835 Satır adlı eseri 1929 yılında şairin Türkiye’de basılan ilk şiir kitabıdır. Şiirlerinde sosyalist dünya görüşünü ve ideolojisini yansıtan sanatçı, Rubailer ve Saat 21-22 Şiirleri gibi çalışmalarında lirizmi güçlü bir şekilde kullanmıştır.
Kuvay-ı Milliye ve Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı adlı eserlerinde halk şiiri geleneğinden çağdaş bir tutumla yararlanmıştır. Memleketimden İnsan Manzaraları adlı eserinde hikâye, destan, tarih, sinema, tiyatro gibi türlerin anlatım olanaklarından yararlanmıştır. Çocuklar için hazırladığı La Fontaine’den Masallar ve Sevdalı Bulut adlı kitapları da vardır.
Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde serbest ölçünün ilk uygulayıcılarından biri olarak bilinir. Dadaizm, fütürizm, kübizm, sürrealizmi şiirine yansıtmıştır.
Şiirlerinde toplumsal temalara yer veren sanatçının şiirinde kullandığı önemli bir unsur da ironidir.
Şiirleri: S.O.S · Kaos · Açıl Kilidim Açıl · Mau Mau · Bir Anadolu Efsanesi: Üç Anadolu.
Başta Faruk Nafiz Çamlıbel etkisi görülen şiirleri, Nâzım Hikmet şiiriyle tanıştıktan sonra şekil ve içerik olarak değişmiştir.
Hapishane hayatı, işsizlik, yoksulluk, sosyal hayatta karşılaşılan problemler, eşitlik, özgürlük romanlarının ve şiirlerinin ortak konusu olmuştur.
Şiirleri: Adsız Kitap · Deniz Feneri · Mapushanemden Şiirler · Gecekondumdan Şiirler · Sürgün Şiirleri.
Toplumcu gerçekçi sanat anlayışının önemli isimlerinden biridir. Şiire bireysel duyarlılıkla kaleme aldığı şiirlerle başlamış, 1940’lardan itibaren toplumcu sanat anlayışına yönelmiştir.
Nâzım Hikmet’in etkisiyle şiirler kaleme alan şair; şairanelikten uzak, mizah ve yergiye yaslanan şiirler yazmıştır. Toplumcu anlayışla yazdığı şiirlerini 1943’te Yarenlik’te bir araya getirmiştir.
Şiirleri: Sınıf · Devam · Yaşadıkça · Karakılçık · Üsküdar’da Sabah Oldu · Soluk Soluğa.
Toplumsal gerçekçiliğin (sosyal realizm) önemli isimlerinden olan şair, Nâzım Hikmet’ten etkilenmiştir. Toplumcu kimliğinin yanı sıra bireyin duygu dünyasına da yönelmiştir.
Kendine özgü bir söz dizimine, çarpıcı benzetmelerle zenginleşmiş bir üsluba sahip olan sanatçı; şiirlerinde barış, bağımsızlık, eşitlik, özgürlük, aşk gibi kavramları işlemiştir. Şiir hayatında tanınması Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle olmuştur. Şiirlerinde canlı konuşma dilinden, argodan, halk deyişlerinden yararlanmış; genellikle büyük harf kullanmamış, noktalama işaretlerine fazla yer vermemiştir. Son dönem şiirlerinde klasik şiirin biçim özelliklerini de kullanan şair, halk ve divan şiiri geleneğini modern biçimde yorumlamıştır.
Duvar şiiri toplumcu dönemde yazdığı en önemli şiiridir. Ayrıca Ben Sana Mecburum, Aysel Git Başımdan, Mahur Beste şiirleri ünlüdür. Şiirleri: Duvar · Sisler Bulvarı · Yağmur Kaçağı · Ben Sana Mecburum · Bela Çiçeği · Elde Var Hüzün · Kimi Sevsem Sensin.
Dikkat: Attilâ İlhan 1950’li yıllarda Mavi dergisi çevresinde gelişen Mavi Hareketi içinde yer almıştır.
İlk şiirlerini hece vezniyle ve halk şiirinin etkisinde yazan şair, daha sonra toplumcu bir çizgide ve serbest tarzda şiirler kaleme almıştır.
Anadolu’nun güzelliklerini, millî duyguları ve toplumsal konuları işleyen şiirler yazmıştır. Anadolu’da gözlemlediği yoksulluk ve çaresizliği çocuklar üzerinden dramatik bir şekilde işlemiştir. “Dünyanın Bütün Çiçekleri” adlı şiiriyle tanınmıştır.
Şiirleri: Haziran Defteri · Bir Çocuk Bahçesinde · Bağbozumu Sofrası · Çocuklar Gemisi · Yanık Hava.
Adını 1952-1956 yılları arasında Ankara’da çıkan Mavi adlı dergiden almıştır.
Bu şairler, Garip Akımı’na ve Orhan Veli’nin şiir anlayışına karşı çıkmışlar; şairane bir sanat anlayışını benimsemişlerdir. Attilâ İlhan’ın “Sosyal Realizmin Münasebetleri yahut Başlangıç” adlı makalesiyle bu karşı çıkışı dile getirmişlerdir. Şiirin basit olamayacağını, zengin benzetmelerle bir derinliğinin olması gerektiğini belirtmişlerdir. Mavi dergisi, bir süre sonra sosyal realizm konulu yazılara yer vermiş; toplumsal gerçekçiliğin sözcüsü olmuştur.
Grubun önde gelen isimleri: Orhan Duru · Ferit Edgü · Tahsin Yücel · Demir Özlü.
Sol sütunda eser ya da şiir, sağ sütunda şair. Bir esere tıkla; altında ne olduğu ve neden önemli olduğu yazsın.
Türk şiiri 1960’lı yıllarda Türkiye ve dünyadaki siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmelerin etkisiyle 1950’lerdeki İkinci Yeni şiir anlayışından uzaklaşır.
1960’lı yıllarda Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Gülten Akın, Süreyya Berfe, Refik Durbaş, Nihat Behram, Özkan Mert gibi şairler toplumcu gerçekçi anlayışla eser vermeye başlar. İkinci Yeni’yi “bireyci, toplumdan uzak bir burjuva şiiri” olarak suçlayan 1960 sonrası toplumcu gerçekçi şairleri etkileyen en önemli isim, Nâzım Hikmet Ran’dır.
Bu dönemde toplumcu eğilime sahip şairler; Yeni Gerçek, And, Devinim, Halkın Dostları, Gelecek, Yansıma, Militan gibi dergilerde hem şiirlerini yayımlar hem de amaçlarını açıklamaya çalışır.
Ant dergisinde yayımladıkları “Devrimci Şairler Savaş Açıyor” başlıklı bildiriyle İkinci Yeni hareketine cephe almışlardır.
Marksist dünya görüşü benimsenmiş ve eserler bu doğrultuda verilmiştir. Sanata estetik kaygılardan çok, ideolojik ve düşünsel işlev doğrultusunda yaklaşılmıştır.
Şairler kendilerini toplumun sözcüsü olarak tanımlamış, şiiri siyasi mücadelenin araçlarından biri olarak görmüşlerdir. Geniş kitlelerin sözcülüğünü üstlenmek ve bu kitleleri harekete geçirmek amaçlanmıştır.
Umut, yaşama sevinci, sorgulama, isyan, devrim ve direnme gibi temalar üzerinde durulmuştur. İşçi sınıfı ve halkın sıkıntıları, kentleşme sorunları, kadın hakları ele alınmış; yerleşik düzen eleştirilmiştir.
Şairler, mesajlarını daha etkili kılmak için slogan üslubundan yararlanmıştır. Soyut bir şiir yerine hayatın gerçeklerine dayanan somut bir şiir ortaya konmuştur. Söyleyişten çok içerik önem kazanmış, uzak çağrışımlara dayanan kapalı anlatım değil açık anlatım tercih edilmiştir. Şiirin ses, ritim ve ahenginde geleneksel söyleyişten yararlanılmıştır.
Yedi şair ve eserleri. Bir isme tıkla: eser listesi ve şairin dönem içindeki yeri yazılsın.
Dört sütun da aranabilir. “1960 sonrası”, “serbest”, “destan”, “mizah”, “ironi” gibi bir sözcük yaz.
Düğmelere bas: seçtiğin ölçütün iki dönemdeki karşılığı iki kutuda çizilir. Aradaki ok, ölçütün değişip değişmediğini söyler — çoğu ölçütte değişmez, çünkü ikisi aynı akımın iki dönemidir.
| Ölçüt | 1923-1960 | 1960 sonrası |
|---|---|---|
| Kaynak | Sovyet Rusya’da güçlenen toplumcu gerçekçilik (1930’lar) | Türkiye ve dünyadaki siyasi, ekonomik, toplumsal gelişmeler |
| Karşı çıkılan | Geleneksel nazım şekillerinin ölçü, kafiye, redifi | İkinci Yeni (“bireyci, toplumdan uzak burjuva şiiri”) |
| Bildiri | — | Ant dergisinde “Devrimci Şairler Savaş Açıyor” |
| Dergiler | Aydınlık · Resimli Ay | Yeni Gerçek · And · Devinim · Halkın Dostları · Gelecek · Yansıma · Militan |
| Dünya görüşü | Marksizm, sosyalizm, materyalizm | Marksist dünya görüşü |
| Temalar | Toplumsal problemler, savaş karşıtlığı, barış özlemi, işçi hakları, yoksulluk | Umut, yaşama sevinci, sorgulama, isyan, devrim, direnme; kentleşme, kadın hakları |
| Üslup | Söylev üslubu; yalın, açık, anlaşılır dil | Slogan üslubu; açık anlatım, somut şiir |
| Biçim | Serbest şiir; uyak kimi zaman var | Ses, ritim ve ahenkte geleneksel söyleyişten yararlanma |
| Ortak isim | Nâzım Hikmet Ran — birincisinin öncüsü, ikincisini etkileyen en önemli isim | |
İkisi de toplumsal gerçekçilikle anılır ama farklı şeylere karşı çıkarlar. Maviciler (1952-1956, Ankara) Garip Akımı’na ve Orhan Veli’nin şiir anlayışına karşı çıkar; şiirin basit olamayacağını, zengin benzetmelerle derinliği olması gerektiğini savunur — yani şairane bir tutumdur. 1960 sonrası toplumcu gerçekçiler ise İkinci Yeniye cephe alır ve estetik kaygıdan çok ideolojik işlevi öne çıkarır, slogan üslubunu kullanır. Ortak nokta: Attilâ İlhan. O, Mavi Hareketi içinde yer almış ve karşı çıkışı “Sosyal Realizmin Münasebetleri yahut Başlangıç” makalesiyle dile getirmiştir.
Aşağıdaki cümlelerde derginin ya da bildirinin adını tıklayarak işaretle, sonra Denetle’ye bas.
Her soruda bir özellik, bir eser ya da bir dergi verilir; hangi döneme veya hangi şaire ait olduğunu bulman gerekir.
Toplumcu gerçekçi şiirin doğuşu, Marksist temeli ve iyimserliği; fütürizm ve Mayakovski etkisi; Nâzım Hikmet’ten Ceyhun Atuf Kansu’ya 1923-1960 temsilcileri; Maviciler; 1960 sonrası dalga, Ant bildirisi ve yedi şairi
1930’larda Sovyet Rusya’da güçlendi, Türk edebiyatında 1930-1940 arasında yayıldı. Nâzım Hikmet’in etkisiyle 1940’lardan sonra toplumcu gerçekçi şairler yetişti. Marksizm, sosyalizm, materyalizme bağlıdır; işçi, emekçi ve köylü sınıfının ezildiği düşüncesinden hareket eder. Dergileri: Aydınlık, Resimli Ay.
“Sanat, toplumu sadece yansıtan bir ayna değildir; aynı zamanda toplumu değiştirecek araçlardan biridir.” Bu cümle akımı saf şiirden ayıran tanımdır. Ayrıca toplumcu gerçekçiler hayata daima iyimser bakarlar; onlara göre en büyük duygu yeryüzünde yaşama mutluluğudur.
Biçimde serbest şiir, içerikte ideolojik konular. Geleneksel nazım şekillerinin ölçü, kafiye, redif özellikleri reddedilmiştir (bazı şiirlerde uyak vardır). Dil yalın, açık, anlaşılır; halkın konuşma dili yansıtılır. Üslup: söylev. Amaç geniş kitleleri harekete geçirmek.
1940’a kadar: Nâzım Hikmet, Ercüment Behzat Lav, Hasan İzzettin Dinamo. 1940’tan sonra: Attilâ İlhan, Rıfat Ilgaz, Ceyhun Atuf Kansu.
Güneşi İçenlerin Türküsü — 1928, Bakü: ilk şiir kitabı. 835 Satır — 1929: Türkiye’de basılan ilk şiir kitabı. İkisi karıştırılır; ayırt edici sözcük “Türkiye’de”dir. Lirizmi güçlü çalışmaları: Rubailer, Saat 21-22 Şiirleri. Halk şiiri geleneğinden yararlandığı eserler: Kuvay-ı Milliye, Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı.
Kurucusu İtalyan şair Marinetti. Biçimsel ögeleri: özgürce seçilen kelimeler, kuralsız anlatım, otomatik yazı. Hız, dinamizm, makineyi yüceltir. Nâzım Hikmet, Rus edebiyatındaki temsilcisi Mayakovski’den etkilenmiştir.
İkinci Yeni’den uzaklaşma. Onu “bireyci, toplumdan uzak bir burjuva şiiri” diye suçlarlar; etkileyen en önemli isim yine Nâzım Hikmettir. Bildiri: Ant dergisinde “Devrimci Şairler Savaş Açıyor”. Dergiler: Yeni Gerçek, And, Devinim, Halkın Dostları, Gelecek, Yansıma, Militan. Şairler: Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Gülten Akın, Süreyya Berfe, Refik Durbaş, Nihat Behram, Özkan Mert.
Adını 1952-1956 arasında Ankara’da çıkan Mavi dergisinden alır. Garip Akımı’na ve Orhan Veli’ye karşı çıkar, şairane bir anlayışı savunur. Attilâ İlhan’ın “Sosyal Realizmin Münasebetleri yahut Başlangıç” makalesiyle karşı çıkışlarını dile getirmişlerdir. Dergi sonra toplumsal gerçekçiliğin sözcüsü olmuştur. Önde gelen isimler: Orhan Duru, Ferit Edgü, Tahsin Yücel, Demir Özlü.