AYT EDEBİYAT · ÜNİTE 4 · EDEBÎ SANATLAR

Edebî sanatlar: benzetmenin çocukları

On altı sanatın on altısını ayrı ayrı ezberlemek gerekmiyor: edebî sanatların temelinde benzetme vardır ve çoğu, teşbihin ögelerinden birini düşürerek doğar. Bu ünitede önce teşbihin dört ögesini kuracağız, sonra öge düşürerek teşbihibeliğ ve istiareye ineceğiz; ardından benzetmeye dayanmayan mecazımürsel ile anlama dayalı sanatları ayıracağız.

01 / EDEBÎ SANAT, İMGE VE MAZMUN

Temelde benzetme var

Edebiyatta anlatımı zenginleştirmek, renklendirmek ve daha çarpıcı bir duruma getirmek için temelde benzetme esasına dayalı, söz ve anlama bağlı anlatım inceliği ve özelliğine edebî sanat denir.

TEMELİ

Edebî sanatların temelinde imge ve çağrışım vardır.

İMGE

Bir varlığı, kavramı, durumu daha canlı ve daha duygulu anlatmak için onu başka varlık, kavram veya durumların çizgileri ve şekilleri içinde tasarlamaya imge denir.

MAZMUN

Başlangıçta bir şaire özgü olan imge, zamanla başka şairler tarafından da kullanılarak kalıplaşırsa mazmun olur.

TUZAK

İmge ile mazmun arasındaki fark kalıplaşmadır. İmge şairin kendi buluşudur; aynı imge başka şairlerce de kullanıla kullanıla ortak bir kalıba dönüşürse artık mazmundur. Yani her mazmun bir zamanlar imgeydi, ama her imge mazmun olmaz.

02 / TEŞBİH VE İSTİARE

Dört öge, düşe düşe yeni sanat

Teşbih (benzetme): aralarında benzerlik ilgisi kurulan varlık veya kavramlardan nitelikçe zayıf olanın, kuvvetli olana benzetilerek anlatılmasıdır.

ASIL ÖGELER

Benzeyen: özellikçe zayıf ve güçsüz olan.
Benzetilen: özellikçe üstün ve güçlü olan.

Bu ikisi teşbihin vazgeçilmezidir; biri düşerse teşbih biter, istiare başlar.

YARDIMCI ÖGELER

Benzetme edatı: benzetme ilgisi kuran gibi, kadar, sanki vb. kelimeler.
Benzetme yönü: benzeyen ve benzetilen arasındaki ortak özellik.

Yardımcı ögelerin ikisi de düşerse teşbihibeliğ olur.

TEŞBİH TEZGÂHI

Örnekleri sırayla gez. Şemada bulunan ögeler dolu, düşen ögeler soluk çizilir; altta o örneğin hangi sanatı oluşturduğu ve nedeni yazılır. Sıra teşbihten teşbihibeliğe, oradan açık ve kapalı istiareye iniyor — merdiveni yukarıdan aşağı takip et.

TEŞBİHİBELİĞ (YALIN TEŞBİH / GÜZEL BENZETME)

Teşbihin asıl ögeleriyle (benzeyen, benzetilen) yapılan türüdür. Yani benzetme edatı ve benzetme yönü kullanılmaz.

Nedendir de kömür gözlüm nedendir  → benzeyen: göz, benzetilen: kömür
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu  → benzeyen: merhamet, benzetilen: saçlarını ıslatan sessiz bir yağmur

İSTİARE (EĞRETİLEME)

Benzetmenin asıl unsurları olan benzeyen ya da kendisine benzetilenin yalnız birinin kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır.

Sadece kendisine benzetilenle yapılan çeşidine açık istiare, sadece benzeyenle yapılan çeşidine kapalı istiare denir.

METİN TEZGÂHI · TEŞBİHİN DÖRT ÖGESİ

Aşağıdaki beyit ilk teşbih örneğidir. Dört düğmeyi sırayla seçip ilgili kelimeyi tıkla, sonra Denetle’ye bas. Dört ögenin dördü de bu örnekte var — bu yüzden burada teşbih tamdır.

METİN TEZGÂHI · AÇIK MI KAPALI MI

İlk iki dizede benzeyen (sevgili) söylenmemiş, yalnız kendisine benzetilen var. Son iki dizede ise benzetilen (ay) söylenmemiş, yalnız benzeyen var. Her birinde söylenen ögeyi işaretle.

TUZAK

Açık istiarede “açık” olan, kendisine benzetilendir; benzeyen gizlidir. Adlandırma öğrencileri tersine çeker. Ezberlenecek cümle şudur: “Açıkta duran benzetilendir.” Kapalı istiarede ise metinde benzeyen görünür, benzetilen gizlenir ve varlığı yalnızca ona ait bir özellikten anlaşılır (“gözlerin doğuyor” → ay).

03 / MECAZIMÜRSEL, TEŞHİS VE İNTAK

Benzetme olmadan yer değiştirme

Mecazımürsel (ad aktarması / düz değişmece): bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, başka bir sözün yerine kullanılmasıdır. Mecazımürselde parça-bütün, neden-sonuç, eser-sanatçı, iç-dış, yer-insan, soyut-somut, yön-uygarlık, araç-kullanıcı gibi anlam ilgileri bulunur.

MECAZIMÜRSEL PANOSU

Soldaki sözü seç: ok, o sözün gerçekte hangi kavramın yerine kullanıldığını gösterir; altta hangi anlam ilgisi olduğu yazılır.

TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME)

İnsan dışındaki varlık ve kavramlara insana ait duyuş ve davranış özellikleri yükleme sanatıdır.

Gül üzülsün gonca açılsın bana sen gül yeter
Ağlasın bülbüllerin ey gonca tek sen gül yeter

İNTAK (KONUŞTURMA)

İnsan dışındaki varlık veya kavramın konuşturulması sanatıdır.

Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
Tenimde bir yara işler gibisin.

TUZAK

İntak varsa teşhis de vardır, tersi doğru değildir. Bir varlığı konuşturmak, ona zaten insana ait bir davranış yüklemek demektir. Ama bir varlığa “ağlamak, üzülmek” gibi bir davranış yüklemek onu konuşturmaz — orada yalnız teşhis vardır.

İkinci tuzak: mecazımürselde benzetme yoktur. “Beyoğlu tepiniyor” cümlesinde Beyoğlu insanlara benzetilmiyor, insanların yerine kullanılıyor. Benzetme ilgisi olsaydı istiare olurdu.

04 / ANLAMA DAYALI SANATLAR

On sanat, on ayrı ipucu

TENASÜP (UYGUNLUK)

Anlamca birbiriyle ilgili kelimelerin bir arada kullanılması sanatıdır.

Aramazdık gece mehtâbı yüzün parlarken
Bir uzak yıldıza benzerdi güneş, sen varken

TEZAT (KARŞITLIK)

Birbirine karşıt duygu, düşünce, hayal ve durumları ifade eden kavramları bir arada kullanma sanatıdır.

Lâmbada titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

TELMİH (HATIRLATMA)

Hemen herkesçe bilinen bir olaya veya kişiye gönderme yaparak o olayı veya kişiyi hatırlatma sanatıdır.

Ben hele şol denlüce bildüm ki hüsn içre o yâr
Göz terâzûsıyla Mısr’un Yûsuf-ı Ken‘ân’ıdur

İRSALİMESEL

Şiirde atasözü veya vecize (özdeyiş) kullanma sanatıdır.

Balık baştan kokar bunu bilmemek
Seyrânî gafilin ahmaklığından

TECAHÜLİARİF (BİLMEZDEN GELME)

Bildiği bir şeyi bilmez görünme, bilmezlikten gelme sanatıdır.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

KİNAYE (DEĞİNMECE)

Gerçek anlamı da düşünülebilecek bir sözü gerçek anlamının dışında (mecaz anlamıyla) kullanma sanatıdır. Kinayede asıl maksat, sözün mecaz anlamıdır.

Bulamadım dünyada gönle mekân
Nerde bir gül bitse etrafı diken

TEVRİYE

Bir anlatım inceliği elde etmek için birden çok anlamı olan bir sözün yakın anlamının değil uzak anlamının kastedilerek kullanılması sanatıdır.

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
yakın anlam: şairin adı · uzak anlam: ölümsüz

TARİZ (İĞNELEME)

Bir sözü, tersini kastederek kullanma sanatıdır.

Bir yetim görünce döktür dişini
Bozmağa çabala halkın işini

MÜBALAĞA (ABARTMA)

Sözün gücünü ve etkisini artırmak amacıyla bir durum, olay ya da varlığın olduğundan büyük veya küçük, çok ya da az gösterilerek anlatılması sanatıdır.

Yaram var, havanlar dövemez merhem;
Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.

HÜSNÜTALİL (GÜZEL NEDENE BAĞLAMA)

Bir olayı gerçek nedeninin dışında bir nedene, çoğunlukla da güzel bir nedene bağlama sanatıdır.

Gök masmavi bu sabah
Güzel şeyler düşünelim diye
Yemyeşil oluvermiş ağaçlar
Bulutlara hasretinden

SANAT ARAYICI

Sanat adı ya da ayırt edici bir kelime yaz (“abartma”, “atasözü”, “tersini”, “ölümsüz”); tablo tanımı ve örneğiyle birlikte getirir.

Karışan çiftAyıran soruKarar
Teşbih / TeşbihibeliğEdat ve yön var mı?İkisi de yoksa teşbihibeliğ
Teşbihibeliğ / İstiareAsıl ögelerin ikisi de var mı?Biri düşmüşse istiare
Açık / Kapalı istiareMetinde duran hangisi?Benzetilen → açık, benzeyen → kapalı
İstiare / MecazımürselBenzetme ilgisi var mı?Yoksa mecazımürsel
Teşhis / İntakVarlık konuşuyor mu?Konuşuyorsa intak (teşhis de vardır)
Kinaye / TarizSöylenenin tersi mi kastediliyor?Tersiyse tariz
Kinaye / TevriyeGerçek anlam da geçerli mi?Geçerliyse kinaye; uzak anlam kastediliyorsa tevriye
Tenasüp / TezatKelimeler ilgili mi karşıt mı?İlgili → tenasüp, karşıt → tezat
TUZAK

Kinaye ile tariz aynı şey değildir. Kinayede söz mecaz anlamıyla kullanılır ama gerçek anlamı da düşünülebilir; asıl maksat mecaz anlamdır. Tarizde ise söz tam tersi kastedilerek kullanılır — övüyormuş gibi görünüp yeren dizeler tarizdir.

Üçüncüsü tevriye: orada söz çok anlamlıdır ve yakın anlam değil uzak anlam kastedilir. “Bâkî” örneğinde yakın anlam şairin adı, uzak anlam “ölümsüz”dür ve kastedilen ikincisidir.

05 / OYUN

Sanatı yakala

Her soruda bir dize ya da bir tanım verilir; hangi sanat olduğunu bulman gerekir.

OYUN · SANAT AVI
0 / 0
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

46 soruluk test · imge ve mazmun, teşbihin dört ögesi, teşbihibeliğ, açık ve kapalı istiare, mecazımürsel anlam ilgileri, teşhis-intak, tenasüp, tezat, telmih, irsalimesel, tecahüliarif, kinaye, tevriye, tariz, mübalağa ve hüsnütalil

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Ünitenin iskeleti

TEŞBİH

Dört öge: benzeyen (zayıf) · benzetilen (güçlü) · benzetme edatı (gibi, kadar, sanki) · benzetme yönü (ortak özellik). İlk ikisi asıl, son ikisi yardımcı ögedir.

TEŞBİHİBELİĞ / İSTİARE

Yalnız asıl ögelerle yapılırsa teşbihibeliğ. Asıl ögelerden biri düşerse istiare: yalnız benzetilen varsa açık, yalnız benzeyen varsa kapalı.

MECAZIMÜRSEL

Benzetme amacı güdülmeden bir sözün başka söz yerine kullanılması. İlgiler: parça-bütün, neden-sonuç, eser-sanatçı, iç-dış, yer-insan, soyut-somut, yön-uygarlık, araç-kullanıcı.

TEŞHİS / İNTAK

Teşhis: insan dışı varlığa insana ait duyuş ve davranış yükleme. İntak: onu konuşturma. İntak varsa teşhis de vardır.

SÖZE VE ANLAMA DAYALI

Tenasüp (ilgili kelimeler) · tezat (karşıt kavramlar) · telmih (bilinen olay/kişiye gönderme) · irsalimesel (atasözü/vecize) · tecahüliarif (bilmezden gelme).

MECAZ AİLESİ

Kinaye (gerçek anlam da mümkün, maksat mecaz) · tevriye (uzak anlam kastedilir) · tariz (tersi kastedilir) · mübalağa (abartma) · hüsnütalil (güzel nedene bağlama). Ayrıca imge kalıplaşırsa mazmun olur.