Halk şiiri 2: âşıklar ve derviş şairler
Önceki ünitede halk şiirinin biçimlerini söktük; bu ünitede kimin yazdığını öğreniyoruz. Sınavda bu konudan gelen soru neredeyse hep aynı üç şeye dayanır: şair hangi yüzyıla ait, hangi ölçüyü kullanmış (yalnız hece mi, aruz da var mı), divan şiirinden etkilenmiş mi. Bir de her şairin bir “ünlü olduğu tür” vardır: Köroğlu koçaklama, Kaygusuz Abdal şathiye, Pir Sultan Abdal nefes.
Türk edebiyatında İslamiyet’ten sonra halkın anlayabileceği sade bir dille, din dışı konularda ve genellikle saz eşliğinde şiir söyleyen âşıkların oluşturduğu şiire âşık tarzı halk şiiri denir. Bu dönemde birçok âşık yetişmiştir.
| Yüzyıl | Temsilciler |
|---|---|
| 16. Yüzyıl | Köroğlu |
| 17. Yüzyıl | Karacaoğlan, Âşık Ömer, Kayıkçı Kul Mustafa, Ercişli Emrah |
| 18. Yüzyıl | Gevherî |
| 19. Yüzyıl | Dadaloğlu, Dertli, Erzurumlu Emrah, Seyrânî, Bayburtlu Zihnî, Sümmanî, Ruhsatî |
Tabloyu ezberlemenin kolay yolu uçlara tutunmak: 16. yüzyılda tek isim (Köroğlu), 18. yüzyılda tek isim (Gevherî) vardır. Kalabalık olan iki yüzyıl 17 ve 19’dur.
Bir yüzyıla tıkla: şeritte o yüzyıl yanar, altta o yüzyılın âşıkları ve ortak özellikleri çıkar.
Âşık edebiyatının kırılma çizgisi divan şiirinden etkilenmedir. 16 ve 17. yüzyılın büyük âşıkları (Köroğlu, Karacaoğlan, Ercişli Emrah) etkilenmemiş ve yalnız hece kullanmıştır. Âşık Ömer, “kendisinden önce gelen âşıklardan farklı olarak” divan şiirinden etkilenen ilk büyük isimdir; ondan sonra Gevherî, Dertli, Erzurumlu Emrah, Seyrânî gibi âşıklarda aruz yaygınlaşır.
Ercişli Emrah ile Erzurumlu Emrah’ı karıştırmamak gerekir. Üç ayrım şudur:
| Ölçüt | Ercişli Emrah (17. yy) | Erzurumlu Emrah (19. yy) |
|---|---|---|
| Dil | Sade ve açık | Daha ağır |
| Ölçü | Sadece hece | Hem hece hem aruz |
| Divan şiiri etkisi | Etkilenmemiş | Etkilenmiş |
Bir âşığa tıkla: yüzyılı, ölçüsü, divan şiiriyle ilişkisi, ünlü olduğu tür ve eseri çıkar. Canvasta üç ölçüt ölçü · divan etkisi · tasavvuf çubuk olarak gösterilir; dolu çubuk “evet”, boş çubuk “hayır” demektir.
Sınavın sorduğu üç ölçüt bu tabloda toplanıyor. Her hücreye tıkla: boş → ✓ → ✗ → boş. Doldurunca Denetle’ye bas. “Yalnız hece” sütunu, şairin aruzu hiç kullanmadığını söyler.
Üç şairde bu ayrım doğrudan soru olur. Âşık Ömer: şiirlerinin çoğu aruzla, ama şöhretini hece ile söylediklerine borçludur. Bayburtlu Zihnî: daha çok aruz kullanır, ama hece ile yazdığı koşma ve destanlarla ünlenmiştir. Erzurumlu Emrah: aruzla yazdıkları daha fazladır, ama asıl edebî kişiliğini hece vezniyle yazdığı koşma ve semailer gösterir. Üçünde de kalıp aynı: nicelik aruzda, ün hecede.
İkinci tuzak: Ruhsatî saz çalamaz ama doğaçlama söyler. Önceki ünitedeki tanıma göre bu onu kalem şairi yapar; “âşık” olmak için saz şart değildir.
Türk edebiyatında İslâmiyet’i ve tasavvuf felsefesini yaymayı hedefleyen halk şiirinin bir koluna dinî-tasavvufi halk edebiyatı denir. Bu dönemde tekke ve dergâhlarda birçok derviş şair yetişmiştir.
| Yüzyıl | Temsilciler |
|---|---|
| 13. Yüzyıl | Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli |
| 14. Yüzyıl | Kaygusuz Abdal |
| 15. Yüzyıl | Hacı Bayram Veli, Eşrefoğlu Rûmî |
| 16. Yüzyıl | Pir Sultan Abdal, Aziz Mahmut Hüdâyî |
| 17. Yüzyıl | Niyâzî-i Mısrî |
| 18. Yüzyıl | Erzurumlu İbrahim Hakkı |
Bir isme tıkla: yüzyılı, kurduğu ya da bağlı olduğu tarikat, ölçüsü, ünlü olduğu tür ve eserleri çıkar. Canvasta o şairin yüzyılı zaman şeridinde yanar.
XIII. yüzyılın ikinci yarısı ile XIV. yüzyılın başlarında yaşamıştır; dinî-tasavvufi şiirin en güçlü temsilcisidir. Edebiyatımızda “ilahi” nazım türünün en güzel örneklerini vermiştir.
Tasavvuf anlayışını güçlü bir lirizm ve sade bir dille halka aktarmaya çalışmış; Allah aşkı ve insan sevgisi şiirlerinin ana teması olmuştur. Kullandığı kelimeler, ifade kalıpları ve mecazlar Türkçenin edebî bir dil hâline gelmesi yolunda büyük bir aşamadır.
Şiirleri çok kolay gibi görünüp anlam derinliği ve yoğunluğu içeren (sehl-i mümteni) tarzdadır.
Eserleri: Risâletü’n-Nushiyye — mesnevi şeklinde yazılmış 600 beyitlik bir eser; Anadolu sahasında yazılmış tasavvufi içerikli ilk özgün nasihatnamelerden biridir. Divan — hem hece hem aruzla yazdığı şiirler yer alır.
Bektaşilik tarikatının kurucusu olan mutasavvıftır. Görüşleriyle Ahilik teşkilatı ve yeniçeriler üzerinde etkilidir.
Türkistan’ın Nişabur şehrinde dünyaya gelmiş, çok iyi bir eğitim görmüştür. Yapıtlarında Allah aşkı, nefsin terbiyesi, erdemler, insan sevgisi ve hoşgörü önemli yer tutar.
Eseri: Makalât — Arapça yazılmıştır; İslamiyet’in her kesimden insanın anlayabileceği şekilde anlatıldığı bir eserdir.
Alevi-Bektaşi edebiyatının kurucusu kabul edilir; 14. yüzyılın sonu ile 15. yüzyılın başında yaşamıştır. Asıl adı Alaaddin Gaybi olup Alanya Beyi’nin oğludur.
Daha çok aruz kullanmasına karşın hece vezniyle yazdığı şathiyeleriyle tanınmıştır. Şiirleri atasözleri ve deyimlerle dolu olup Arapça ve Farsça tamlamalardan uzaktır. Hem şiir hem düzyazı türünde eser vermiştir.
Eserleri: Budalanâme, Kitâb-ı Miglâte, Vücudnâme, Dilgüşâ, Saraynâme, Gülistan; ayrıca mesnevi türünde eserler.
Asıl adı Numan’dır, Ankara’da doğup büyümüştür. İyi bir medrese tahsili görmüş, müderrisliğe kadar yükselmiştir.
Bayramiyye adıyla kurduğu tarikat, Anadolu topraklarında doğup büyüyen bir Türk mutasavvıf tarafından kurulmuş ilk tarikattır. Günümüze aruzla iki, heceyle üç şiiri ulaşmıştır.
Hacı Bayram Veli’nin öğrencisi, Eşrefiyye tarikatının kurucusudur. Anadolu’nun Türkleşmesinde ve Türklerin İslamiyet’i hayat tarzı hâline getirmesinde önemli rol oynamıştır.
Şiirlerinde Yunus Emre’nin etkisi kuvvetle hissedilir. Hece ve aruzu başarıyla kullanmış; lirik şiirler yanında didaktik manzumeler de yazmıştır. Düzyazıları 14 ve 15. yüzyıl Anadolu Türkçesinin en güzel örnekleri arasındadır.
Eserleri: Divan; düzyazı olarak Müzekki’n-Nüfus ve Tarîkatnâme.
Asıl adı Haydar’dır; Sivas’ın Banaz köyünde doğmuştur.
Alevi-Bektaşi inanışlarını ağırlıklı olarak işlediği şiirler dışında aşk, dostluk, ayrılık, özlem ve haksızlıklara karşı koyma konularını da ele almıştır. Şiirlerini coşkulu bir dille söylemesi, halkı ilgilendiren konulara yer vermesi, inançlarını tavizsiz savunması ve şiirlerinde konu bütünlüğü bulunması en önemli özellikleridir.
Divan şiirinden etkilenmemiş, tüm şiirlerini hece ölçüsüyle söylemiştir; nefes türündeki şiirleri meşhurdur.
1541 yılında Koçhisar’da doğmuştur. İyi bir medrese eğitimi almış, Edirne’de Sultan Selim Medresesinde hocalık yapmış, İstanbul’da tekke açmıştır.
Şiirlerinde bazen hece bazen aruz kullanmıştır. Sade bir dille hikemî tarzda ilahiler söylemiştir. Otuza yakın eseri vardır ve bu eserlerin çoğu Arapça yazılmıştır.
Asıl adı Mehmet’tir; Malatya’nın Soğanlı köyünde doğmuştur.
Tasavvuf etkisiyle yazdığı didaktik şiirleriyle tanınmıştır. Hem hece hem aruz kullanmıştır. Aruzla yazdıklarında genellikle Nesimi ve Fuzuli, hece ile yazdıklarında Yunus Emre’nin tesirleri açıkça görülür. Türkçe ve Arapça düzyazı ve şiir türünde birçok eseri vardır.
1703’te Erzurum’da doğmuş, 1772’de Siirt Tillo’da vefat etmiştir. Hem bir mutasavvıf hem bir şair hem de bir ilim adamıdır.
Şiir türündeki en tanınmış eseri İlahinâme adıyla da bilinen Divan’ıdır. “Mevlam görelim neyler / Neylerse güzel eyler” nakaratının bulunduğu şiiri çok meşhurdur.
Marifetnâme adlı eserinde astronomiden ahlaka; tasavvuftan felsefeye ve musikiye; dinî ilimlerden fiziki ve tıbbi ilimlere kadar çok çeşitli bilgileri bir araya toplamıştır.
Yirmi bir sanatçı tek tabloda. İsim, yüzyıl, tarikat ya da eser adı yazarak ara; sütun süzgeciyle aramayı tek sütuna daraltabilirsin (“yalnız eser sütununda ara”).
Her soruda bir özellik, bir eser ya da bir dize verilir; kime ait olduğunu bulman gerekir.
48 soruluk test · yüzyıllara göre âşık edebiyatı temsilcileri, Köroğlu’ndan Ruhsatî’ye on üç âşığın ölçüsü ve divan şiiriyle ilişkisi, iki Emrah ayrımı, Yunus Emre’den Erzurumlu İbrahim Hakkı’ya dokuz derviş şair, tarikatlar ve anahtar eserler
16: Köroğlu. 17: Karacaoğlan, Âşık Ömer, Kayıkçı Kul Mustafa, Ercişli Emrah. 18: Gevherî. 19: Dadaloğlu, Dertli, Erzurumlu Emrah, Seyrânî, Bayburtlu Zihnî, Sümmanî, Ruhsatî.
Köroğlu, Karacaoğlan, Ercişli Emrah, Dadaloğlu, Kayıkçı Kul Mustafa ve tekke şairlerinden Pir Sultan Abdal. Aynı isimler divan şiirinden de etkilenmemiştir — iki ölçüt bu şairlerde birlikte yürür.
Köroğlu, Dadaloğlu, Kayıkçı Kul Mustafa: koçaklama. Karacaoğlan: güzelleme. Seyrânî, Dertli: taşlama. Bayburtlu Zihnî: hicviye ve sıla koşmaları. Yunus Emre: ilahi. Pir Sultan Abdal: nefes. Kaygusuz Abdal: şathiye.
Ercişli (17. yy): sade dil, yalnız hece, divan etkisi yok. Erzurumlu (19. yy): ağır dil, hece + aruz, divan etkisi var, bir âşık kolunun kurucusu.
Şairnâme (Âşık Ömer, 105 şair / 58 dörtlük) · Genç Osman Destanı (Kayıkçı Kul Mustafa) · Sergüzeştnâme (Bayburtlu Zihnî) · Makalât (Hacı Bektaş Veli, Arapça) · Risâletü’n-Nushiyye (Yunus Emre, 600 beyit) · Müzekki’n-Nüfus, Tarîkatnâme (Eşrefoğlu Rûmî) · Marifetnâme (Erzurumlu İbrahim Hakkı).
Hacı Bektaş Veli → Bektaşilik. Hacı Bayram Veli → Bayramiyye (Anadolu’da doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfın kurduğu ilk tarikat). Eşrefoğlu Rûmî → Eşrefiyye. Kaygusuz Abdal → Alevi-Bektaşi edebiyatının kurucusu sayılır.