Halk şiiri 1: üç kol, on altı biçim
Halk şiiri sınavda en çok soru getiren alanlardan biridir ve sorular neredeyse hep aynı şeyi ister: verilen dörtlük hangi nazım biçimidir? Cevabı üç ölçüt verir — hece kalıbı (7’li mi, 8’li mi, 11’li mi), uyak örgüsü ve söyleyeni belli mi. Bu ünitede halk şiirinin anonim, dinî-tasavvufi ve âşık tarzı olmak üzere üç kolunu, her kolun nazım biçimlerini ve türlerini sökeceğiz.
Halk şiiri, söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı olan edebî ürünlerin oluşturduğu şiirle başlar; zamanla âşıkların ve tekke şairlerinin kolları eklenir. Üç kolun da paylaştığı özellikler şunlardır.
Şiirler sözlü olarak doğmuş ve yaygınlaşmıştır. Yazıya geçirilmeleri çok sonradır; bu yüzden aynı türkünün onlarca varyantı bulunabilir.
Hece ölçüsü ve çoğunlukla dörtlük nazım birimi kullanılmıştır. “Çoğunlukla” sözcüğü önemli: âşıklar aruzla da yazmıştır.
Ahengi sağlamak için çoğunlukla yarım uyak ve rediften faydalanılmıştır. Divan şiirinin tam ve zengin uyak tercihiyle karşıtlık kurar.
Aşk, ölüm, hasret, yiğitlik, gurbet gibi konular işlenmiştir.
Somut benzetmeler ve halkın konuştuğu dil tercih edilmiştir. Divan şiirinin soyut mazmun dünyasının tersidir.
Bir şiirde yarım uyak + redif + dörtlük + hece ölçüsü + somut benzetme bir aradaysa soru halk şiirini soruyordur; şık olarak divan nazım biçimi verilmişse elenir.
Bir kola tıkla: o kolun tanımı, nazım biçimleri ve nazım türleri ağaçta yanar. Nazım biçimi şiirin şeklidir (dörtlük sayısı, hece kalıbı, uyak örgüsü); nazım türü konusudur.
Anonim halk şiirinin nazım biçimleri mâni ve türkü, nazım türleri ninni ve ağıttır. Bu ayrım tek başına bir soru değeri taşır.
Mâniler yapısına göre dörde ayrılır. Bir türe tıkla: örneği, ayırt edici işareti ve uyak şeması aşağıda çıkar; canvasta o türün dize yapısı çizilir.
Bir dörtlüğün mâni olup olmadığını anlamanın en hızlı yolu dizeyi hecelemektir. Aşağıdaki kelimeleri hecelere böl — harflerin arasındaki | işaretine tıklayarak kesik koy — sonra Denetle’ye bas. Sistem hem doğru bölünmeyi hem her hecenin açık/kapalı olduğunu söyler.
Düz mâni örneği. Dizeler hecelerine bölünmüş hâlde; her hecenin altındaki renk açık (ünlüyle biten) ya da kapalı (ünsüzle biten) olduğunu gösterir. Dördüncü dizenin bütün hecelerini işaretle ve say: yedi tane olmalı.
Aşağıdaki Kızılırmak Türküsü’nde tekrarlanan dizeler kavuştaktır. Önce “kavuştak” düğmesini seç, sonra kavuştağa ait dizelerin bütün kelimelerine tıkla; kalanlar bent olur. Denetle ölçer, takılırsan Çözümü göster’e bas.
Çocukların ağlamasını durdurmak ya da onları uyutmak için söylenen şiirlerdir.
Nenni deyem beşiğine
Güneş değdi eşiğine
Büyüdüğünü görende
Gül serem beşiğine
Ölen bir kişinin arkasından söylenen ve ölümünden duyulan acıyı anlatan şiirlerdir.
Ecel tuzağını açamaz mısın
Açıp da içinden kaçamaz mısın
Azad eyleseler uçmaz mısın
Kırık mı kanadın kolların hani
Ağıt hem anonim halk şiirinin hem âşık tarzı halk şiirinin nazım türüdür. Anonim ağıdın söyleyeni belli değildir; âşık tarzındaki ağıt ise koşma biçiminde yazılır ve şairin mahlası son dörtlükte geçer. Soruda mahlas görüyorsan anonim diyemezsin.
İkinci tuzak: mâni ile tuyuğ. İkisinin de uyak örgüsü aaxa, ikisi de tek dörtlük. Fark ölçüde: mâni hece, tuyuğ aruz ölçüsüyle yazılır. Tuyuğ, divan şiirinin nazım biçimidir.
Tekkelerde derviş-şairler tarafından oluşturulan, İslâmiyet ve tasavvuf felsefesi ekseninde gelişen halk şiiridir. Bu kolun tamamı nazım türüdür; kendine ait bir nazım biçimi yoktur, koşma ve mâni biçimlerini kullanır.
Bir türe tıkla: tanımı, ölçüsü, ayırt edici işareti ve en bilinen ismi çıkar. Canvasta türün tarikat bağı ile konusu arasındaki ilişki çizilir.
Devriyeyi anlamak için önce devir kuramını bilmek gerekir: tasavvufta ilahi nurun; topraktan madene, madenden bitkiye, bitkiden hayvana, hayvandan yaratılanların en şereflisi insana geçişi ve insanın da insanı kâmil mertebesine yükselerek yaratıcısına dönmesine “devir kuramı” denir.
Devriye, bu hususları ele alan; yaradılışın başlangıcı ve sonu, varlığın nereden gelip nereye gittiği ve bu ikisi arasındaki aşamaları konu edinen şiirdir.
Tür adı, ölçü ya da isim yazarak ara. Sütun süzgeciyle “yalnız tür sütununda ara” diyebilirsin.
İkisi de dinî-tasavvufi halk şiirinin türüdür, ikisi de dörtlükle ve koşma uyağıyla yazılır. Fark tarikat bağında: ilahi herhangi bir tarikatın izini taşımaz, nefes Bektaşi tarikatlarının inanışlarını dile getirir. Nefeste vahdetivücut, ehlibeyt ve on iki imam sevgisi geçiyorsa tereddüt etme.
Bir de nutuk ile şathiye karışır: ikisi de Bektaşi çevresinde çoktur. Nutuk yeni müride yol yordam öğretir (didaktik, sade, ciddi); şathiye tasavvufu mizahla işler ve ilk bakışta inançlarla alay ediyormuş izlenimi verir.
Kendisinin veya başkalarının şiirlerini saz eşliğinde çalıp okuyan ya da halk hikâyeleri anlatan ve âşık adı verilen saz şairlerinin oluşturduğu halk şiiri koludur.
İslamiyet öncesinde “kam, şaman, baksı, ozan, oyun” gibi adlarla anılan şairlerle başlayan bu gelenek, 13. yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında devam etmiştir.
Saz çalamayıp hazırlıklı olarak şiir söyleyen şairlere “kalem şairi”, halk toplantılarında doğaçlama saz çalıp şiir söyleyen şairlere “meydan şairi” denmiştir.
Şiirler “bağlama” adı verilen bir saz eşliğinde söylenir. Âşıklar gezgin kişilerdir; sanatlarını icra edebilmek için köy köy, kasaba kasaba gezmişlerdir.
Âşıklar, şiirin son dörtlüğünde mahlaslarına yer verir; buna “tapşırma” denir. Divan şairinin mahlası da son beyittedir; adı orada taç beyittir.
Âşıklar genellikle usta-çırak ilişkisi içinde yetişir. Şiirlerinin toplandığı deftere “cönk” adı verilir.
Âşıklar aruz vezniyle de şiirler yazmış; “vezn-i ahar, satranç, divan ve selis” türlerinde de çok sayıda şiirin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Divan şiirindeki kadar olmasa da mazmunlara yer verilmiştir.
Âşık tarzının dört nazım biçimi neredeyse aynı uyak örgüsünü paylaşır; ayrım hece kalıbında, dörtlük sayısında ve edadadır. Bir biçime tıkla: canvasta hece kalıbı çubuğu ve dörtlük sınırları çizilir.
| Nazım biçimi | Hece kalıbı | Dörtlük sayısı | Ayırt edici işaret |
|---|---|---|---|
| Koşma | 11’li | 3-5 | Lirik konular; abcb / abab başlangıcı |
| Semai | 8’li | 3-5 | Koşmadan tek farkı hece kalıbı; kendine özgü ezgi |
| Varsağı | 8’li | 3-5 | “bre, hey, behey” seslenmeleri; yiğitçe ve sert eda |
| Destan | 11’li (8’li de olur) | Sınırsız | Âşık tarzının en uzun biçimi; toplumsal olaylar |
| Mâni | 7’li | 1 (tek dörtlük) | aaxa; anonim koldan, âşık tarzından değil |
Koşmalar, işlediği konulara göre “güzelleme, taşlama, ağıt, koçaklama” olarak dörde ayrılır. Bu dördü nazım türüdür; koşma, semai ve varsağı aynı türlere ayrılabilir.
Aşk, sevgili ve doğa sevgisi gibi lirik konuları ele alan koşmalardır. En güzel örneklerini Karacaoğlan vermiştir.
Savaş, vuruşma, yiğitlik gibi konuları coşkun bir biçimde işleyen koşmalardır. En güzel örneklerini Köroğlu ile Dadaloğlu vermiştir.
Bir kişinin kusurlarını ya da toplumdaki aksaklıkları eleştiren koşmalardır. En güzel örneklerini Seyrânî ve Dertli vermiştir.
Ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü dile getiren koşmalardır.
Aşağıdaki dörtlük varsağı örneğidir. Varsağıyı semaiden ayıran şey seslenme sözcükleridir. O sözcüğü bul ve işaretle.
Halk şiirinin bütün nazım biçim ve türleri tek tabloda. Kol adı, tür adı ya da bir özellik yazarak ara; sütun süzgeciyle aramayı tek sütuna daraltabilirsin.
Her soruda bir ipucu, bir özellik ya da bir dize verilir; hangi kola, hangi nazım biçimine ya da türüne ait olduğunu bulman gerekir.
48 soruluk test · halk şiirinin üç kolu, mâninin dört türü, türküde bent ve kavuştak, ninni ve ağıt, ilahi-nefes-nutuk-devriye-şathiye ayrımı, devir kuramı, âşıklık geleneği ve tapşırma, koşma-semai-varsağı-destan ile koşmanın dört türü
Sözlü doğuş · hece ölçüsü · çoğunlukla dörtlük · yarım uyak ve redif · aşk, ölüm, hasret, yiğitlik, gurbet · somut benzetme ve halk dili.
Nazım biçimi: mâni, türkü. Nazım türü: ninni, ağıt. Mâni 7’li, tek dörtlük, aaxa; ilk iki dize doldurma. Türkü bent + kavuştak, 7’li-8’li-11’li; ezgisine göre divan, bozlak, hoyrat, kayabaşı.
Düz mâni (7’li, dört dize, aaxa) · kesik/cinaslı mâni (ilk dize yediden az, cinaslı kafiye) · yedekli/artık mâni (dörtten fazla dize) · deyişli mâni (iki kişinin karşılıklı söyleşmesi).
Tekke ve dergâhta doğar; didaktik yanı ağır basar; hece ağırlıklı, aruz da var; mazmun kullanılır. Türler: ilahi (tarikat izi yok, Yunus Emre), nefes (Bektaşi, Pir Sultan Abdal), nutuk (yeni müride yol yordam), devriye (devir kuramı), şathiye (mizahlı, Kaygusuz Abdal).
Saz (bağlama) eşliğinde; kalem şairi hazırlıklı, meydan şairi doğaçlama; mahlas son dörtlükte = tapşırma; defter = cönk; usta-çırak; aruzla vezn-i ahar, satranç, divan, selis.
Biçim: koşma (11’li, 3-5 dörtlük), semai (8’li), varsağı (8’li + “bre, hey, behey”, sert eda), destan (en uzun, dörtlük sınırsız). Tür: güzelleme (Karacaoğlan), koçaklama (Köroğlu, Dadaloğlu), taşlama (Seyrânî, Dertli), ağıt. Koşmanın Sözlü Dönem karşılığı koşuk, divan şiirindeki karşılığı gazeldir.