Şiir bilgisi 1: şiirin iskeleti
Bir şiirin altına “11’li hece ölçüsü, çapraz kafiye, zengin kafiye, redif var” yazabilmek AYT’de doğrudan puandır. Bu ünitede şiiri parça parça sökeceğiz: nazım birimi (dize, beyit, dörtlük, bent), ölçü (hece, aruz, serbest), redif, kafiye ve kafiye düzeni. Örnek dizelerin üzerinde tıklayarak işaretleme yapacaksın; sayfa hatanı gösterecek.
Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimine şiir (nazım) denir.
Şiir, düş gücüne ve imgeye dayanır. Şiirde ahenk ve etkileyicilik ön plandadır.
Ortak zevk ve dil anlayışına sahip şairlerin ortak şekil özelliklerini, ahenk unsurlarını, imge ve temaları kullanarak oluşturduğu şiir anlayışına şiir geleneği denir.
Şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi ya da varlığa söyleyici denir.
Söyleyici şairin kendisi olmak zorunda değildir; şair sesini bir başkasına da emanet edebilir.
Divan şairlerinin şiirlerinde kullandığı takma ada mahlas denir.
Halk şiirinde âşıkların mahlas almalarına, adlarını veya mahlaslarını kullanmalarına tapşırma denir.
Mahlas ile tapşırma aynı şey değildir. Mahlas takma adın kendisidir ve divan şiirinin terimidir. Tapşırma ise halk şiirinde âşığın adını ya da mahlasını son dörtlükte söyleme işidir — yani ad değil, o adı anma eylemidir.
Nazım birimi: şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğudur. Nazım biçimi (nazım şekli): şiirin nazım birimi, ölçüsü ve uyak örgüsüne göre kazandığı biçimsel özelliklerin genel adıdır. Nazım türü: bir şiirin işlediği konuya göre aldığı addır.
Şiirin satırlarından her biridir.
Neler yapmadık ki şu vatan için
Kimimiz öldük
Kimimiz nutuk söyledik.
Orhan Veli, Vatan İçin
Mısra-ı azade: bir şiire bağlı olmayan ve başlı başına bir anlamı olan mısra. Mısra-ı berceste: gerek bir şiire bağlı gerek bağımsız olsun, öz ve güzel anlamlı mısra.
Ne ararsan bulunur derde devadan gayrı (azade mısra)
Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur (berceste mısra)
İki dizeden oluşan ve anlam bütünlüğü taşıyan bölümlerdir. Divan şiirinde yaygın olarak kullanılmıştır.
Bu dünyâyı seninle sevmişim ben
Benim sensiz bu dünyâ nemdir ey dost
Kânî
Dört dizeden oluşan ve anlam bütünlüğü taşıyan bölümlerdir. Halk şiirinde yaygın olarak kullanılmıştır.
Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm
Karacaoğlan
Üç veya üçten fazla dizeden oluşan ve anlam bütünlüğünü taşıyan bölümlerdir.
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre âlevdir bu karanfil,
Rûhum acısından bunu bildi!
Ahmet Haşim, Karanfil
Bir geleneğe tıkla: o geleneğin nazım biçimleri ağaçta yanar, altta dökümü çıkar. Sorunun “biçim mi tür mü” sorduğunu ayırt etmek için altındaki tabloyu kullan.
Ad yaz (gazel, koçaklama, tuyuğ, devriye…); tablo onun biçim mi tür mü olduğunu ve hangi gelenekte bulunduğunu söyler.
Semai ve destan hem biçim hem tür listesinde geçer. Âşık tarzı halk şiirinde koşma, semai, varsağı, destan nazım biçimidir; aynı kolda güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt nazım türüdür. Ayrıca “semai”, aruz ölçüsüyle yazılan halk şiiri biçimleri arasında ikinci kez geçer. Soruda “konusuna göre” sözü varsa cevap türdür.
Ölçü, şiirde hecelerin sayısı ve niteliği bakımından birbirine denk olmasıdır. Türk şiirinde üç tür ölçü kullanılmıştır: hece ölçüsü, aruz ölçüsü ve serbest ölçü.
Dizelerdeki hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Türk şiirinin millî ölçüsüdür.
İslamiyet Öncesi Dönem’de, halk şiirinde, Millî Edebiyat Dönemi’nde kullanılmış; Cumhuriyet Dönemi’nde de bazı sanatçılar tarafından tercih edilmiştir. Edebiyatımızda en çok 7, 8, 11, 12 ve 14’lü hece ölçüsü kullanılmıştır.
Dizelerdeki hece sayısının eşit olmasının yanında hecelerin ses değerlerinin de aynı olmasına dayanan ölçüdür.
Ünlü ile biten heceler açık veya kısa ( . ), ünsüzle biten heceler kapalı veya uzun ( – ) olarak değerlendirilir.
Özellikle divan şiirinde; Tanzimat, Servetifünun, Fecriati şiirinde kullanılmıştır. Edebiyatımızda aruz ölçüsüyle yazılmış ilk eser Yusuf Has Hacip’in XI. yüzyılda yazdığı Kutadgu Bilig adlı eserdir.
Dizelerdeki hece sayısının eşitliği, hecelerin açık-kapalı olması gibi kurallara bağlı kalınmayan ölçü çeşididir.
Serbest ölçüyle yazılan şiirlerde ahenk; vurgu, tonlama, aliterasyon ve asonansla sağlanır. Edebiyatımızda Cumhuriyet Dönemi’nde Garip hareketinden sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleridir. Ahenk gereği durulan yerler belirlenirken kelimeler bölünmez.
Şiirler ölçüye göre genellikle şu şekilde duraklara ayrılır: 4+3 (7’li), 4+4 (8’li), 5+3 (8’li); 4+4+3 (11’li), 6+5 (11’li); 7+7 (14’lü).
Bir dize seç. Heceler tek tek kutulara ayrılır ve sayılır. Durak kaydırağını sürükleyerek durağı gez: kelimeyi ortasından bölersen sayfa seni uyarır. Açık/kapalı düğmesine basınca aruz gösterimine geçersin; heceye tıklayarak kapalı ( – ) işaretle, sonra Denetle ile karşılaştır.
8’li hece ölçüsünün iki durağı vardır: 4+4 ve 5+3. Aynı şekilde 11’li ölçü hem 4+4+3 hem 6+5 duraklı olabilir. “11’li hece ölçüsü kullanılmış” diyen bir soruda durağı tek bir kalıba bağlama; dizenin kelime sınırlarına bak.
İkinci tuzak: serbest ölçü ahenksiz demek değildir. Ahenk orada vurgu, tonlama, aliterasyon ve asonansla kurulur.
Bu bölümün tek altın kuralı budur. Redif: dize sonlarında kafiyeyi oluşturan seslerden sonra gelen; aynı görev ve anlamdaki ekler, kelimeler ve kelime gruplarıdır. Kafiye (uyak): iki veya daha çok dize arasındaki farklı anlam ve görevdeki seslerin, kelimelerin benzerliğidir.
Aşağıdaki dörtlük redif örneğidir. Önce redif düğmesini seç ve redifi oluşturan kelimeleri tıkla; sonra kafiyeli kelime düğmesine geçip kafiyenin bulunduğu kelimeleri işaretle. Denetle’ye bas.
Beklenen çözüm: “yerinde mi” kelime hâlinde redif, “-ler” ise iller / dağlar kelimelerindeki ek hâlinde rediftir. Kafiye bu iki kelimenin gövdesindeki ses benzerliğidir.
Tek ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.
İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.
İkiden fazla ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.
Sesteş kelimeler ile yapılan kafiye türüdür.
Kafiyelerin diziliş özelliğine kafiye düzeni (kafiye şeması / kafiye örgüsü) denir. Kafiye düzeni belirlenirken birbiriyle kafiyeli dizeler aynı harfle gösterilir. Beş çeşit kafiye düzeni vardır. Düğmelerle gez: şemada aynı harfli dizeler aynı renkte yanar.
Bu beş dizelik şiir, serbest ölçü örneğidir. Birbiriyle kafiyeli dize sonlarını aynı harfle işaretle: a kafiyesi düğmesiyle bir grubu, b kafiyesi düğmesiyle ötekini seç. Kafiyesiz kalan dizeyi boş bırak, sonra Denetle’ye bas.
Çözüm: insan – zaman (a), bile – sesiyle (b) → dizilişi a b b a, yani sarmal kafiye düzeni. Son dize (“Beni unutma”) kafiyesizdir.
Dizelerde aynı ünlülerin ahenk sağlayacak şekilde sıkça tekrarlanmasıdır.
Dizelerde aynı ünsüzlerin ahenk sağlayacak şekilde sıkça tekrarlanmasıdır.
Şiiri oluşturan bölümlerin her birinin sonunda aynen tekrarlanan dizelerdir.
Aynı kelimenin ya da kelime grubunun şiir boyunca yinelenmesiyle sağlanan ahenktir.
| Terim | Neye bakılır | Ayırt edici soru |
|---|---|---|
| Redif | Aynı görev ve anlamdaki ek / kelime | “Anlamı ve görevi aynı mı?” |
| Kafiye | Farklı anlam ve görevdeki ses benzerliği | “Sesler aynı ama görev farklı mı?” |
| Asonans | Ünlü tekrarı | “Tekrarlanan ses ünlü mü?” |
| Aliterasyon | Ünsüz tekrarı | “Tekrarlanan ses ünsüz mü?” |
| Nakarat | Bölüm sonlarında aynen tekrar | “Aynı dize her bölüm sonunda mı?” |
Redifi kafiye sanmak en sık yapılan hatadır. Dize sonlarında aynı görünen her ses kafiye değildir: görevi ve anlamı aynıysa redif, farklıysa kafiyedir. Bu yüzden analiz hep sondan başlar — önce redif ayrılır, kalan kısımdaki ses benzerliği sayılır. Bir ses benzerse yarım, iki ses benzerse tam, ikiden fazlaysa zengin kafiyedir.
Sorular karışık gelir; her biri bu ünitenin bir terimini yoklar.
46 soruluk test · şiirin tanımı, şiir geleneği, söyleyici, mahlas ve tapşırma, nazım birimleri, nazım biçimi ile nazım türü ayrımı, hece-aruz-serbest ölçü, durak kalıpları, redif, kafiye çeşitleri ve beş kafiye düzeni
Hece ve durak bakımından denk, kendi başına bütün bir anlatım biçimi. Düş gücü ve imgeye dayanır; ahenk ve etkileyicilik ön plandadır. Şiirde konuşan söyleyicidir.
Mahlas divan şairinin takma adı; tapşırma halk şiirinde âşığın adını ya da mahlasını kullanmasıdır.
Dize (mısra-ı azade, mısra-ı berceste) · beyit (2 dize, divan şiiri) · dörtlük (4 dize, halk şiiri) · bent (3 ve daha fazla dize).
Nazım biçimi: nazım birimi + ölçü + uyak örgüsünden doğan biçim. Nazım türü: şiirin işlediği konuya göre aldığı ad.
Hece (millî ölçü; 7, 8, 11, 12, 14’lü) · aruz (ünlüyle biten hece açık, ünsüzle biten kapalı; ilk eser Kutadgu Bilig) · serbest (Garip’ten sonra yaygın). Duraklar: 4+3 · 4+4 · 5+3 · 4+4+3 · 6+5 · 7+7.
Redif (aynı görev ve anlam) → önce ayrılır; kalan kafiye: 1 ses yarım, 2 ses tam, 2’den fazla zengin, sesteşle cinaslı. Düzenler: düz, mâni tipi, çapraz, sarmal, örüşük. Ayrıca asonans, aliterasyon, nakarat, kelime tekrarı.