Aynı su, iki bardak, iki farklı cevap
Beş yaşındaki çocuk uzun ince bardaktaki suyun “daha çok” olduğunu söyler; sekiz yaşındaki çocuk “ikisi de aynı” der. Aradaki fark bir bilgi eksikliği değil, bir evre farkıdır. Bu ünitede Piaget’nin korunum deneyini kendi elinle yapacak, nesnenin devamlılığının onuncu ayda nasıl kavrandığını izleyecek ve Kohlberg’in ahlak merdivenini basamak basamak çıkacaksın. Son iki bölüm doğrudan senin dönemin: ergenlik.
Bilişsel gelişim insanın düşünme, anlama, problem çözme ve benzeri zihinsel süreçlerinin gelişimini konu alır. Bilişsel gelişim kuramcılarının başında Jean Piaget gelir. Piaget’ye göre bilişsel gelişim dört evreden geçerek gerçekleşir. Bu evreler değişmez bir sıra izler ancak çocukların bu dönemlere girme zamanı farklı olabilir.
Bir evreye tıkla: şeritte o evre yanar, altta yaş aralığı, tanımı ve o evrenin ayırt edici kazanımı çıkar. Şeritteki oklar sırayı gösterir — bu sıra atlanamaz, yalnız girme zamanı çocuktan çocuğa değişir.
Kaydırak bebeğin kaç aylık olduğunu değiştirir. Oyuncağın üstüne örtü kapanır ve bebeğin tepkisi canlanır. Doğumdan sonraki 8-9 aylık süreç içinde bebek, nesneleri sadece kendi duyusal alanı içindeyken var sayar, duyusal dünyasının dışına çıkarılınca nesnenin artık var olmadığını düşünür. 10. aydan sonra bebek nesneleri görmese de onların var olmaya devam ettiğini kavrar. Duyu alanından kaldırılan nesneyi aramaya devam eder. Bu duruma Piaget “nesnenin devamlılığı” adını verir.
İki vazoda aynı miktarda su var. Kaydırak sağdaki vazonun genişliğini değiştirir; su miktarı hiç değişmiyor, yalnız seviyesi değişiyor. Alttaki iki çocuk aynı soruya farklı cevap veriyor: işlem öncesi dönemde biri dar uzun diğeri geniş ve kısa bir vazoya aynı miktarda su konduğunda suyun miktarının farklı olduğunu söyleyen çocuk, bu dönemde suyun miktarının değişmediğini kavrar.
Bebek; doğumunun ilk gününden itibaren görme, işitme gibi basit duyusal verilerden ve nesneyi ağzına götürme, tutma gibi basit hareketlerden başlayarak çevresini keşfetmeye çalışır. Bu dönemin kazanımı nesnenin devamlılığıdır.
Çocuk bu dönemde henüz mantıksal işlemleri yapamaz. Olayların ve nesnelerin görünüşüne göre akıl yürütür. Nesneleri sadece renk, sadece biçim, sadece desen gibi tek bir türe göre sınıflayabilir ve nesnelerin görünüşündeki değişikliğin nesnenin özünü de değiştirdiğini düşünür. Bu dönemde çocuklar fiziksel olarak yanında olmayan nesneleri de düşünmeyi öğrenir.
İşlem öncesi dönemde benmerkezci düşünme biçimi egemendir. Çocuk başkalarının bakış açılarını kavramakta güçlük çeker, dünyayı sadece kendi bakış açısından görür. Örneğin, bir çocuk süt içmeyi sevmiyorsa hiç kimsenin sütü sevmediğini düşünür.
Bilgi bu dönemde mantıklı ve sistemli bir şekilde işlenir. Tek yönlü düşünme yerini çok yönlü düşünmeye bırakır. Çocuk artık nesnelerin görünüşüne göre akıl yürütmez. Somut işlemler döneminde zaman kavramı gelişir, benmerkezcilik biter ve buna bağlı olarak çocuk başkalarının bakış açısını da önemsemeye başlar. Somut olduğu sürece karmaşık problemleri çözebilir. Henüz soyut düşünme becerileri gelişmemiştir. Bu dönemde çocuk “miktar, hacim, kütle korunumu” ilkelerini kazanır.
Üst düzey bilişsel beceriler bu dönemde kazanılır. Bu dönemde nedenselliği fark etme, kavramları tanıyabilme ve soyut düşünme gücü gelişir. Buna bağlı olarak dil kullanımı da gelişen birey; mantıksal, analitik, varsayımsal ve göreceli düşünmeye başlar. Atasözlerinin ve deyimlerin anlamlarını tam olarak kavrar ve yerinde kullanabilir. Soyut düşünmeye bağlı olarak siyaset, din, ideoloji gibi konular çocuğun ilgi alanına girer. Kendi kişisel görüşlerini de bu dönemde geliştirmeye başlayan birey, değer ve inanç alanına ilişkin fikirler de üretir. Bu dönem bireylerin kimlik gelişimini de içerdiğinden genç, tartışmalara katılmayı ve görüşlerini dile getirmeyi sever.
J. Piaget’ye göre bilişsel gelişim biyolojik altyapıya dayalıdır ve olgunlaşma temellidir. Bununla birlikte yaşantı zenginliği bilişsel gelişimi hızlandırabilir.
Bu cümle iki şeyi birden söylüyor ve sınavda ikisi de sorulur: temel olgunlaşmadır (yani kalıtım), ama yaşantı zenginliği hızlandırabilir. “Sadece kalıtım” ya da “sadece çevre” diyen şık yanlıştır.
Her hücreye tıkla: boş → ✓ → ✗ → boş. Bir özellik birden çok evrede bulunabilir; “Denetle” hepsini birden ölçer.
| Ölçüt | İşlem öncesi (2-7) | Somut işlemler (7-11) |
|---|---|---|
| Akıl yürütme | Görünüşe göre | Görünüşe göre akıl yürütmez |
| Sınıflama | Tek bir türe göre (sadece renk ya da sadece biçim) | Çok yönlü düşünme |
| Benmerkezcilik | Egemendir | Biter; başkalarının bakış açısı önemsenir |
| Korunum | Yok — suyun miktarı farklı der | Miktar, hacim, kütle korunumunu kazanır |
| Zaman kavramı | Gelişmemiştir | Gelişir |
| Soyut düşünme | Yok | Henüz gelişmemiştir |
Ahlak gelişimi, temelde çocukların belli davranışları “iyi” belli davranışları da “kötü” olarak değerlendirmelerindeki değişimi konu alır. Kohlberg, ahlak gelişimini gelenek öncesi düzey, geleneksel düzey ve gelenek sonrası düzey olmak üzere üç döneme ayırır. Kohlberg’e göre bu gelişim düzeyleri kendi içinde de farklı gelişim aşamaları içerir.
Bir basamağa tıkla: merdivende o basamak yanar, altta aşamanın adı, ait olduğu düzey, yaş aralığı ve “bu basamaktaki kişi neden doğru davranır?” sorusunun cevabı çıkar. Basamakların rengi düzeye göre değişir.
Bu dönemde çocuk, kültür içinde kabul edilen iyi ve kötü ölçütlerine göre davranır.
İtaat ve Ceza: Bu aşamada kurallar başkaları tarafından konur. Çocuklar, sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktan korkar.
Saf Çıkarcılık: Çocuk hangi davranışın iyi hangi davranışın kötü olduğuna olayların dış görünüşüne ve ortaya çıkan zararın büyüklüğüne bakarak karar verir. Çocuk için olayların arkasında yatan nedenler önemli değildir. Çıkar sağlayan davranış doğru, sağlamayan davranış yanlıştır ve her şey karşılıklıdır.
Bu dönemde empati yeteneği gelişir. Kişi ahlaki yargılarında başkalarının ne hissettiklerini dikkate alır. Birey için aile, grup ve ulusun beklentileri her şeyden önemlidir.
İyi Çocuk Eğilimi: Doğru davranış başkalarını mutlu eden ve onların onayını almayı sağlayan davranıştır. Bu dönemde başkalarının ne diyeceği ya da düşüneceği önemli hâle gelir.
Kanun ve Düzen: Bu dönemde doğru davranış, ortak çıkarları korumak ve düzeni sağlamak için oluşturulan kurallara uygun davranmaktır. Kuralları çiğneyenler cezalandırılmalıdır.
Bireyin toplumsal yaşam içindeki otoritelerden bağımsız olarak kendi istediği, seçtiği ve kendine özgü değer sistemini örgütlediği düzeydir.
Sosyal Sözleşme: İyi eylem, toplumun ortak çıkarlarını korumak için oluşturduğu anlaşmaya uygun davranmaktır. Kurallar mutlak değildir, uzlaşı yolu ile ihtiyaca göre değişebilir.
Evrensel Ahlak: İnsanlık, barış, insan onuru gibi değerler bir eylemin ahlaksallığını belirler.
Kohlberg’de ceza iki farklı basamakta geçer ve anlamları zıttır. İtaat ve Ceza aşamasında kişi kendisi cezalandırılmaktan korktuğu için kurala uyar — bu en alt basamaktır. Kanun ve Düzen aşamasında ise kuralları çiğneyenler cezalandırılmalıdır der; ceza artık kendi korkusu değil, düzeni koruma gerekçesidir. Soru kökünde “ceza” geçince hemen ilk aşamayı işaretleme; kimin cezalandırılmasından söz edildiğine bak.
İkinci tuzak: Saf Çıkarcılık ile Sosyal Sözleşme ikisi de karşılıklılık içerir, ama biri kişisel çıkar (“her şey karşılıklıdır”), öteki toplumun ortak çıkarıdır. Biri en alt düzeyde, öteki en üst düzeydedir.
Aynı davranışın arkasındaki gerekçe değişince aşama da değişir. Arama kutusuna bir sözcük yaz ya da yalnız aşama sütununda ara.
Ergenlik, birey yaşamındaki önemli geçiş dönemlerinden biridir. Ergenlik dönemi fiziksel, sosyal ve bilişsel değişimin çok hızlı olduğu bir dönemdir. Bu dönemde biyolojik ve psikolojik pek çok değişiklik yaşanır.
Bu özellikler tek bir uzun madde listesi hâlindedir. Aşağıdaki tablo aynı maddeleri alanına göre ayırıyor: fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal. Sağdaki süzgeçten yalnız bir alanı seçebilirsin.
Üç çubuk ergenlikte hızlanan üç alanı gösterir. Bir alana tıkla: o alandaki maddeler altta açılır. Çubukların hepsinin birden yükselmesi şu cümlenin görsel karşılığıdır: ergenlik dönemi fiziksel, sosyal ve bilişsel değişimin çok hızlı olduğu bir dönemdir.
Önce kollar ve bacaklar sonrasında gövde büyür. Büyüme bedenin tüm organlarında aynı hızda gerçekleşmediği için geçici sakarlıklar gözlenebilir. Ayrıca kemiklerin boyu uzar, yapısı sertleşir, kas dokusu gelişir ve fiziksel güç artar, deri kalınlaşır, yağ ve ter artışı görülür.
Vücuttaki hızlı değişiklikler nedeniyle çekingenlik ve mahcubiyette artış olur. Ergenlik döneminde yaşanan hormonal değişiklikler, cinsel açıdan yaşanan olgunlaşma ve fiziksel gelişim ergenin stresli bir süreç yaşamasına ve isyankâr tavırlar sergilemesine neden olmaktadır.
Ergenlik döneminin temel özelliklerinden biri bağımsızlık duygusudur. Ergen; anne babasından duygu, davranış ve değerler bakımından bağımsız olmak, hayatıyla ilgili sorumluluk almak ve bu sayede kendine güvenmeyi öğrenmek ister. Ahlak, siyaset, din, ideoloji gibi konularda kendi değerlerini oluşturmaya çalışır.
Bu madde Piaget’nin soyut işlemler dönemiyle ve Kohlberg’in gelenek sonrası düzeyiyle aynı yaşa denk gelir: üçü de “otoriteden bağımsız kendi değerini kurma” diyor. Üç kuramın kesiştiği nokta budur.
Ergenlik döneminde genci etkileyen en önemli faktörler; kimlik oluşum sürecinde yaşanan rol karmaşası, yetişkinlerle yaşanan kuşak çatışması ve akran grupları ile yaşanan sorunlardır.
Kimlik arayışının iki ayrı sonucu vardır. Kaydırağı çek: sol uçta arayış başarıyla tamamlanır, sağ uçta karmaşaya döner. Ortadaki bocalama da tanımın kendisidir.
Kimlik, bireyin kim olduğuna dair kendisi ile ilgili görüşüdür. Ergenlik döneminde birey, kimlik arayışı içerisindedir. Genç; ben kimim, hayattaki amacım nedir gibi sorular sorarken kendisini aşağı görmek ya da yüceltmek arasında bir bocalama yaşar. Eğer genç, bu dönemde kimlik arayışını başarılı bir şekilde tamamlarsa kendine güvenen başarılı bir birey olur. Düşünce sisteminin değişmesi, bakış açısının farklılaşması, cinsel kimliği nedeniyle yaşadığı sorunlar başarılı bir kimlik oluşturamamasına ve sosyal ilişkilerinde zorlanmasına neden olur. Bu duruma kimlik karmaşası adı verilir.
Ergenin ne olmak istediği ile ilgili yaşadığı zorluklar üzerinde bir baskıya neden olur ve ergen nasıl davranacağını bilemez. Bu duruma ise rol karmaşası adı verilir.
Ayrım şu: kimlik karmaşası “ben kimim” sorusunun cevapsız kalmasıdır; rol karmaşası “nasıl davranacağım” sorusunun cevapsız kalmasıdır. Biri kim olduğuyla, öteki ne yapacağıyla ilgilidir.
Çocukluk döneminde rol model aldığı anne ve babasının ya da çevresindeki yetişkinlerin, düşünce ve davranışlarının ergenlik döneminde genç tarafından değerlendirilmesi ve eleştirilmesi ise kuşak çatışmasının ortaya çıkmasına neden olur.
Dikkat: çatışmayı başlatan şey gencin değerlendirme ve eleştirme yetisinin gelişmesidir — yani bilişsel bir kazanım. Piaget’nin soyut işlemler dönemindeki eleştirel ve göreceli düşünme ile aynı kaynaktan gelir.
Akran zorbalığı akranlar tarafından fiziksel, sözel ya da duygusal baskıya maruz kalma durumudur. Bir tür saldırganlıktır. Süreklilik özelliği göstermesi, kasıtlı olarak yapılması gibi özellikler taşır.
Akran baskısı, bireyin, içinde bulunduğu yaş grubunun etkisiyle bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir. Genç, arkadaşlarından onay almak ya da gruptan dışlanmamak için beklentiye uygun davranır.
Sınavda en çok karıştırılan çift budur. Bir ölçüte tıkla: şema iki kavramın o ölçütte nerede ayrıldığını gösterir.
Gelişim görevi: Belli bir dönem içinde gerçekleşmesi beklenen beceri ve davranışlardır. Ergenliğin gelişim görevleri: hızla gelişen bedene uyum sağlama, meslek seçme, aileden bağımsızlık kazanma, uygun bir ideoloji ve değer duygusu yaratma, kimlik kazanımı ve gelişimi.
Dokuz sahne, hepsi 14-17 yaşın hayatından. Altlarında hangi kuramın hangi maddesinin çalıştığı yazıyor.
Altı aylık kardeşin, oyuncağı battaniyenin altına koyduğunda aramaz — çünkü ona göre oyuncak artık yoktur: duyusal dünyasının dışına çıkarılınca nesnenin artık var olmadığını düşünür. Onuncu aydan sonra aramaya başlayacak; buna Piaget nesnenin devamlılığı diyor.
Aynı meyve suyunu ince uzun bardağa koyunca beş yaşındaki kuzenin “bana daha az verdin” diyor. Bu bir bilgi eksikliği değil: işlem öncesi dönemde çocuk nesnelerin görünüşüne göre akıl yürütür ve miktar, hacim, kütle korunumunu henüz kazanmamıştır.
Küçük çocuğun sevmediği yemeği herkesin sevmediğini sanması benmerkezciliktir: çocuk başkalarının bakış açılarını kavramakta güçlük çeker, dünyayı sadece kendi bakış açısından görür. Somut işlemler döneminde benmerkezcilik biter.
Bir şarkı sözündeki deyimin gerçek anlamını değil kastedileni anlaman soyut işlemler döneminin kazanımıdır: atasözlerinin ve deyimlerin anlamlarını tam olarak kavrar ve yerinde kullanabilir. Aynı dönemde mantıksal, analitik, varsayımsal ve göreceli düşünme başlar.
Grup sohbetinde fikrini savunmaktan hoşlanman rastlantı değil: bu dönem bireylerin kimlik gelişimini de içerdiğinden genç, tartışmalara katılmayı ve görüşlerini dile getirmeyi sever ve siyaset, din, ideoloji gibi konular ilgi alanına girer.
Ödevi yalnızca ceza almamak için yapmak Kohlberg’in en alt basamağıdır: İtaat ve Ceza — kurallar başkaları tarafından konur, çocuklar sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktan korkar. Aynı ödevi “öğretmenim bana güveniyor” diye yapmak İyi Çocuk Eğilimidir.
“Kural böyle, herkes uyacak” demek Kanun ve Düzen aşamasıdır: doğru davranış, ortak çıkarları korumak ve düzeni sağlamak için oluşturulan kurallara uygun davranmaktır. Kuralları çiğneyenler cezalandırılmalıdır. “Bu kural adaletsiz, konuşup değiştirelim” demek ise Sosyal Sözleşmedir: kurallar mutlak değildir, uzlaşı yolu ile ihtiyaca göre değişebilir.
Anne babanın beğenisini eleştirmen kuşak çatışmasıdır: rol model aldığı yetişkinlerin düşünce ve davranışlarının ergenlik döneminde genç tarafından değerlendirilmesi ve eleştirilmesi kuşak çatışmasının ortaya çıkmasına neden olur. Bu, ilişkinin bozulduğu değil, eleştirel düşünmenin geliştiği anlamına gelir.
Sevmediğin bir şeye “tamam” demen akran baskısıdır: genç, arkadaşlarından onay almak ya da gruptan dışlanmamak için beklentiye uygun davranır. Sürekli ve kasıtlı olarak alay edilmek ise akran zorbalığıdır ve açıkça bir tür saldırganlık sayılır.
50 soruluk test · Piaget bilişsel gelişim kuramının dört evresi, nesnenin devamlılığı, benmerkezcilik ve korunum, Kohlberg ahlaki gelişim kuramının üç düzeyi ve altı aşaması, ergenlik döneminin temel özellikleri, kimlik ve rol karmaşası, kuşak çatışması, akran zorbalığı ve akran baskısı
Bilişsel gelişim insanın düşünme, anlama, problem çözme ve benzeri zihinsel süreçlerinin gelişimini konu alır. Bilişsel gelişim kuramcılarının başında Jean Piaget gelir. Piaget’ye göre bilişsel gelişim dört evreden geçerek gerçekleşir. Bu evreler değişmez bir sıra izler ancak çocukların bu dönemlere girme zamanı farklı olabilir. Bilişsel gelişim biyolojik altyapıya dayalıdır ve olgunlaşma temellidir. Bununla birlikte yaşantı zenginliği bilişsel gelişimi hızlandırabilir.
Bebek; doğumunun ilk gününden itibaren görme, işitme gibi basit duyusal verilerden ve nesneyi ağzına götürme, tutma gibi basit hareketlerden başlayarak çevresini keşfetmeye çalışır. Doğumdan sonraki 8-9 aylık süreç içinde bebek, nesneleri sadece kendi duyusal alanı içindeyken var sayar. 10. aydan sonra bebek nesneleri görmese de onların var olmaya devam ettiğini kavrar; duyu alanından kaldırılan nesneyi aramaya devam eder. Bu duruma Piaget “nesnenin devamlılığı” adını verir.
Çocuk henüz mantıksal işlemleri yapamaz; olayların ve nesnelerin görünüşüne göre akıl yürütür. Nesneleri sadece renk, sadece biçim, sadece desen gibi tek bir türe göre sınıflayabilir ve görünüşteki değişikliğin nesnenin özünü de değiştirdiğini düşünür. Fiziksel olarak yanında olmayan nesneleri de düşünmeyi öğrenir. Benmerkezci düşünme biçimi egemendir; çocuk başkalarının bakış açılarını kavramakta güçlük çeker.
Bilgi mantıklı ve sistemli işlenir; tek yönlü düşünme yerini çok yönlü düşünmeye bırakır. Çocuk artık nesnelerin görünüşüne göre akıl yürütmez. Zaman kavramı gelişir, benmerkezcilik biter ve çocuk başkalarının bakış açısını önemsemeye başlar. Somut olduğu sürece karmaşık problemleri çözebilir; henüz soyut düşünme becerileri gelişmemiştir. Bu dönemde çocuk “miktar, hacim, kütle korunumu” ilkelerini kazanır.
Üst düzey bilişsel beceriler bu dönemde kazanılır; nedenselliği fark etme, kavramları tanıyabilme ve soyut düşünme gücü gelişir. Birey mantıksal, analitik, varsayımsal ve göreceli düşünmeye başlar. Atasözlerinin ve deyimlerin anlamlarını tam olarak kavrar ve yerinde kullanabilir. Siyaset, din, ideoloji gibi konular ilgi alanına girer; kendi kişisel görüşlerini geliştirmeye başlar. Bu dönem kimlik gelişimini de içerdiğinden genç, tartışmalara katılmayı ve görüşlerini dile getirmeyi sever.
Ahlak gelişimi, çocukların belli davranışları “iyi” belli davranışları “kötü” olarak değerlendirmelerindeki değişimi konu alır. Bu dönemde çocuk, kültür içinde kabul edilen iyi ve kötü ölçütlerine göre davranır. İtaat ve Ceza: kurallar başkaları tarafından konur, çocuklar sadece otoriteye uyar ve cezalandırılmaktan korkar. Saf Çıkarcılık: çocuk olayların dış görünüşüne ve ortaya çıkan zararın büyüklüğüne bakarak karar verir; çıkar sağlayan davranış doğru, sağlamayan yanlıştır ve her şey karşılıklıdır.
Geleneksel düzeyde empati yeteneği gelişir; kişi başkalarının ne hissettiğini dikkate alır, aile, grup ve ulusun beklentileri her şeyden önemlidir. İyi Çocuk Eğilimi: doğru davranış başkalarını mutlu eden ve onların onayını almayı sağlayandır. Kanun ve Düzen: doğru davranış ortak çıkarları korumak ve düzeni sağlamak için oluşturulan kurallara uygun davranmaktır; kuralları çiğneyenler cezalandırılmalıdır. Gelenek sonrası düzey, bireyin otoritelerden bağımsız olarak kendi değer sistemini örgütlediği düzeydir. Sosyal Sözleşme: iyi eylem, toplumun ortak çıkarlarını korumak için oluşturduğu anlaşmaya uygun davranmaktır; kurallar mutlak değildir, uzlaşı yolu ile ihtiyaca göre değişebilir. Evrensel Ahlak: insanlık, barış, insan onuru gibi değerler bir eylemin ahlaksallığını belirler.
Ergenlik dönemi fiziksel, sosyal ve bilişsel değişimin çok hızlı olduğu bir dönemdir. Boy ve kiloda hızlı artış olur; önce kollar ve bacaklar sonra gövde büyür, aynı hızda büyümediği için geçici sakarlıklar gözlenebilir; kemiklerin boyu uzar, yapısı sertleşir; kas dokusu gelişir, fiziksel güç artar; hormonal değişimle ergen yetişkinin cinsel olgunluğuna erişir; deri kalınlaşır, yağ ve ter artışı görülür; çekingenlik ve mahcubiyette artış olur. Bağımsızlık duygusu ve soyut düşünme becerisi kazanılır; tümevarım ve tümdengelimle düşünülebilir; dil kullanımında belirgin gelişme yaşanır; problem çözerken tüm alternatifler düşünülebilir. Genç arkadaş çevresinin değerlerine çok önem verir, akran grupları önemlidir, beğenme ve beğenilme arzusu artar, yalnız kalma isteği artar, aşırı hayal kurar, eleştiriye karşı hassastır, duygularını yoğun yaşar ve dalgalanmaları kontrol etmekte zorlanır, meslek seçimiyle ilgili kararlar alır.
Ergenlik döneminde genci etkileyen en önemli faktörler; kimlik oluşum sürecinde yaşanan rol karmaşası, yetişkinlerle yaşanan kuşak çatışması ve akran grupları ile yaşanan sorunlardır. Kimlik, bireyin kim olduğuna dair kendisi ile ilgili görüşüdür. Genç; ben kimim, hayattaki amacım nedir gibi sorular sorarken kendisini aşağı görmek ya da yüceltmek arasında bir bocalama yaşar. Kimlik arayışını başarılı bir şekilde tamamlarsa kendine güvenen başarılı bir birey olur; aksi hâlde kimlik karmaşası ortaya çıkar. Ergenin ne olmak istediği ile ilgili yaşadığı zorluklar üzerinde bir baskıya neden olur ve ergen nasıl davranacağını bilemez: rol karmaşası. Rol model aldığı yetişkinlerin düşünce ve davranışlarının genç tarafından değerlendirilmesi ve eleştirilmesi kuşak çatışmasına neden olur. Akran zorbalığı akranlar tarafından fiziksel, sözel ya da duygusal baskıya maruz kalma durumudur; bir tür saldırganlıktır, süreklilik gösterir ve kasıtlı yapılır. Akran baskısı ise bireyin yaş grubunun etkisiyle bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.