Parmağın uzaması, kalemi tutabilmesi, yazı yazmayı öğrenmesi
Üç cümle, üç ayrı kavram: büyüme, olgunlaşma, öğrenme. Sınavda en çok karıştırılan ayrım budur ve tek bir örnekle anlatılır. Bu ünitede o örneği kaydırakla çalıştıracak, büyüme hızının hangi dönemlerde tepe yaptığını eğri üzerinde göreceksin ve döllenmeden yaşlılığa kadar uzanan gelişim şeridini tek tek gezeceksin.
Gelişim yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Kalıtsal ve çevresel faktörlere bağlı olan gelişim sürecinin temel kavramları; büyüme, olgunlaşma ve öğrenmedir.
Nicelik artışını ifade eden bir kavramdır. Boy, kilo ve iç organların yapısında ve büyüklüğünde meydana gelen değişmelerdir. Büyüme her yaşta, aynı hızda devam etmez. Büyümenin en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir, daha sonra bebeklik dönemi ve ergenlik dönemidir.
Ölçülebilir, sayılabilir: santimetre, kilogram. Bu yüzden nicelik denir.
Kalıtıma bağlı olarak zamanla kendiliğinden gerçekleşen olgunlaşma, bireyin fiziksel ve zihinsel olarak kendisinden beklenen davranışı gerçekleştirecek düzeye ulaşmasıdır. Kişi gerekli olgunluğa erişmeden içinde bulunduğu döneme uygun özellikleri kazanamaz.
Anahtar sözcük kendiliğinden: çalışarak ya da tekrar ederek hızlandırılan bir şey değildir.
Tekrar ve yaşantılar sonucunda davranışlarda meydana gelen kalıcı değişikliklerdir.
İki koşul birden aranır: tekrar ve yaşantı olacak, sonuç kalıcı olacak. Bir kerelik ya da geçici değişme öğrenme sayılmaz.
Örnek burada canlanıyor. Kaydırağı soldan sağa çek: parmak önce uzar (büyüme), sonra kaslar kalemi tutabilecek düzeye ulaşır (olgunlaşma), en sonda tekrar ve yaşantı eklenince yazı çıkar (öğrenme). Ortadaki basamağa gelmeden son basamağa geçemezsin: kişi gerekli olgunluğa erişmeden içinde bulunduğu döneme uygun özellikleri kazanamaz.
Kaydırak yaşı değiştirir. Eğri büyüme hızını gösterir, boyu değil. Sıralama eğride üç tepe olarak görünür: büyümenin en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir, daha sonra bebeklik dönemi ve ergenlik dönemidir. Ergenlikteki ikinci yükselişe günlük dilde “atak” denir; ders kitabında yalnızca sıralama verilir.
İki cümle art arda gelir ve ikisi de doğum öncesini işaret eder: büyümenin en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir ve bedensel değişimin en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir. Ama üçüncü bir cümle daha var: bebeklik dönemi, doğum öncesi dönemden sonra bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Yani “doğumdan sonraki en hızlı dönem” sorulursa cevap bebekliktir; “en hızlı dönem” sorulursa cevap doğum öncesidir. Şıklarda “doğum öncesi” yoksa cevap bebekliktir.
Gelişim: Büyüme, olgunlaşma gibi biyolojik faktörleri ve öğrenme gibi çevresel faktörleri içine alan, doğum öncesi dönemden ölüme kadar devam eden bir süreçtir. Sadece beden yapısındaki değişiklikleri değil sosyal, duygusal, zihinsel alanlardaki değişiklikleri ve yaşa uygun görevleri yapabilmeyi de kapsar.
Şemadaki iç içe halkalar kapsama ilişkisini gösterir: büyüme ve olgunlaşma biyolojik kanattır, öğrenme çevresel kanattır, gelişim ikisini birden içine alır.
| Ölçüt | Büyüme | Olgunlaşma | Öğrenme |
|---|---|---|---|
| Kaynağı | Kalıtım ve beslenme | Kalıtım | Tekrar ve yaşantı |
| Niteliği | Nicelik artışı | Belli bir düzeye ulaşma | Davranışta kalıcı değişme |
| Çaba gerekir mi | Hayır | Hayır, kendiliğinden | Evet |
| Örnek | El parmaklarının uzaması | Parmak kaslarının kalemi düzgün tutabilecek düzeye ulaşması | Yazı yazmaya başlama |
Gelişim alanları temelde fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal olmak üzere dörde ayrılır.
Bir alana tıkla: şemada o halka yanar, altta tanımı ve o alana giren süreçler çıkar. Son düğme bütünlük ilkesini canlandırır — bir halkayı zorlayınca ötekiler de aynı yönde hareket eder.
Bu gelişim alanları bir bütünlük içerir. Bir gelişim alanında meydana gelen olumlu ya da olumsuz değişme diğer gelişim alanlarını da aynı yönde etkiler. Tüm gelişim alanları birbiriyle etkileşim hâlindedir.
Dikkat: cümle “aynı yönde” diyor. Yani olumlu bir değişme öteki alanları olumlu, olumsuz bir değişme olumsuz etkiler; ters yönde etkileme diye bir seçenek yoktur.
Her hücreye tıklayarak doldur: boş → ✓ → ✗ → boş. Bir davranış birden çok alana girebilir; “Denetle” hepsini birden ölçer.
Gelişim görevi, belli bir dönem için beklenen beceri ve davranışlardır. İçinde bulunduğu gelişim dönemine uygun davranışları kazanan birey başarılıdır, mutlu ve çevreye uyumludur.
Örneğin; yürüme bebeklik, meslek seçimi ise ergenlik döneminin başlıca gelişim görevlerindendir.
Döllenme ile ölüm arasında yaşanan ve süreklilik arz eden gelişim sürecinin farklı evrelere ayrılarak incelenmesi çalışmaların daha pratik bir hâle gelmesi için gerekli bir durumdur. Gelişim, dönemler hâlinde gerçekleşir ve her dönemin kendine özgü gelişim özellikleri vardır.
Şeritteki bir noktaya tıkla: o dönemin yaş aralığı, temel özellikleri ve başlıca gelişim görevleri altta açılır. Kaydırak yaşı sürekli değiştirir; şerit üzerindeki işaretçi hangi dönemde olduğunu gösterir.
Doğumdan sonraki ilk bir ay bebeğin yeni doğan dönemidir. Yeni doğan dönemi doğum öncesi dönem ile yakından ilişkilidir. Döllenmeden doğuma kadar geçen süreyi kapsayan doğum öncesi dönemde annenin beslenme şekli, stres düzeyi, geçirdiği hastalıklar, kullandığı bazı ilaçlar, uyku düzeni vb. bebeği etkiler. Bebeklik dönemi, doğum öncesi dönemden sonra bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Bebeklerin, bireysel özelliklerine ve cinsiyetlerine göre ağırlık ve boy ölçüleri değişkenlik gösterir.
Erken çocukluk döneminde fiziksel gelişim hızı bebeklik dönemine göre yavaşlar. Sinir sistemi ve duyu organları büyük oranda gelişimini tamamlar. Büyük kas gruplarının kullanıldığı yürümek, tırmanmak, atlamak, koşmak gibi kaba motor becerileri hızla gelişir. Kaba motor becerilerindeki gelişime bağlı olarak çocuğun fiziksel etkinlik düzeyi çok yüksektir. Uzun süre bir yerde duramaz. Konuşmayı ve yürümeyi tam olarak öğrenir. El-göz uyumunu sağlamaya başlar. Giyinme, yemeğini yeme gibi öz bakım becerileri gelişir.
Orta çocukluk döneminde fiziksel gelişim önceki yaşlara göre daha yavaştır. Çocuklar bu dönemde bilgiyi sistemli ve mantıklı bir biçimde işlerler ancak bunu, bilgi somut biçimde verildiği zaman yapabilirler. Akran grupları bu dönemin ikinci yarısı olan geç çocukluk döneminde daha fazla önem kazanır. Bu yaşta sorumluluk duygusu, vicdan, ahlak ve değerler sistemi gelişir.
Bu dönemde hipofiz bezinin büyüme hormonu salgılamasıyla biyolojik yapıda önemli değişmeler olur. Cinsiyet hormonlarının salgılanmasıyla birlikte cinsiyet özellikleri gelişmeye başlar. Kızlar genellikle erkeklerden daha önce ergenliğe girer. Bu dönemde kollar, bacaklar, eller ve ayaklar vücudun geri kalan bölümlerinden daha hızlı büyür ve ses değişir. Zihinsel alanda geçirdiği değişim sonucunda soyut kavramları daha iyi anlayan ve kullanan gencin toplumsal olaylara, değerlere ve politikaya olan ilgisi artar.
Yetişkin sayılabilmenin en önemli ölçütü bağımsız olarak yaşamını yönetme sorumluluğunu alabilmektir. Yetişkinliğe geçiş aynı zamanda aileden ayrılma dönemidir. Üniversiteye, askere, iş için başka bir yere gitme, evlenme zamanıdır. Yetişkinlik kişinin fiziksel, bilişsel ve ahlaki gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, her açıdan olgunlaştığı bir dönemdir. Bu dönemde zekâ en üst seviyededir. Soyut düşünme ve mantıksal işlemler ön plandadır. Topluma en üst seviyede katkıda bulunulan dönem yetişkinlik dönemidir. Bu dönem erken ve geç yetişkinlik olarak ikiye ayrılır.
Yaşlanma yalnızca biyolojik olgunlukla ilgili bir şey değil psikolojik, sosyal ve kişisel yönden değişmeleri de içine alan bir süreçtir. Yaşlılıkta ortaya çıkan sağlık sorunları, görme işitme kayıpları, fiziksel güçsüzlük, geleceğe yönelik beklentilerin azalması, yalnızlık duygusu yaşamı olumsuz etkiler. Yaşlı insanların en önemli beklentileri kimseye muhtaç olmamaktır ve fiziksel, sosyal, bilişsel açıdan işlevlerini kaybetmeden yaşamlarını sürdürebilmektir.
Yetişkinlik bölümünde art arda üç “en” geçiyor ve üçü de aynı dönemi gösteriyor: zekâ en üst seviyededir, topluma en üst seviyede katkıda bulunulan dönem yetişkinlik dönemidir ve fiziksel, bilişsel ve ahlaki gelişimini büyük ölçüde tamamladığı dönemdir. Buna karşılık büyümenin en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir. “En hızlı büyüme” ile “zekânın en üst düzeyi” birbirine karıştırılmamalı: biri nicelik, öteki bilişsel ölçüttür.
Gelişim görevi; belli bir dönem için gerçekleşmesi beklenen beceri ve davranışlardır. Aşağıdaki tablo yedi ayrı kutuda dağınık duran görevleri tek yerde topluyor; arama kutusuna bir sözcük yaz ya da sağdaki süzgeçten yalnız dönem sütununda ara.
Sınavda en çok sorulan iki satır: meslek seçme ergenliğin, eş seçme erken yetişkinliğin görevidir. Ergenlik çağındaki gençlere rehberlik etme ise ergenin değil, geç yetişkinin görevidir.
Soldaki görevlerden birine tıkla; ok, o görevin ait olduğu dönemi gösterir. Yanlış eşleştirmelerin çoğu üç çiftte oluyor: yürüme/meslek seçme, eş seçme/rehberlik etme, nefes almaya alışma/uyumayı öğrenme.
Aşağıdaki dokuz sahnenin hepsi 14-17 yaşın günlük hayatından. Her kartın altında hangi kavramın çalıştığı yazıyor.
Geçen yıl aldığın pantolonun bu yıl kısa gelmesi büyümedir: nicelik artışını ifade eden bir kavramdır; boy, kilo ve iç organların yapısında ve büyüklüğünde meydana gelen değişmelerdir. Üstelik hepsi aynı hızda uzamıyor — ergenlik maddesi bunu söyler: kollar, bacaklar, eller ve ayaklar vücudun geri kalan bölümlerinden daha hızlı büyür.
Sunum yaparken sesin çatlaması utandırıcı gelebilir ama tamamen beklenen bir şey: hipofiz bezinin büyüme hormonu salgılamasıyla biyolojik yapıda önemli değişmeler olur ve ses değişir. Bu bir fiziksel gelişim olayıdır, kişisel bir kusur değil.
Aynı sınıftaki arkadaşların boy farkı normaldir: kızlar genellikle erkeklerden daha önce ergenliğe girer ve bireysel özelliklere göre ölçüler değişkenlik gösterir. Gelişim sırası herkeste aynı, zamanı değil.
“Hangi bölümü yazacağım?” sorusu kişisel bir bunalım değil, bu dönemin gelişim görevidir: ergenlik döneminin başlıca gelişim görevleri: hızla gelişen bedene uyum sağlama, meslek seçme, aileden bağımsızlık kazanma, uygun bir ideoloji ve değer duygusu yaratma, kimlik kazanımı ve gelişimi.
Birkaç yıl önce ilgini çekmeyen konuların şimdi tartışılır olması bilişsel bir değişimin sonucu: soyut kavramları daha iyi anlayan ve kullanan gencin toplumsal olaylara, değerlere ve politikaya olan ilgisi artar.
Parmakların akoru basacak güce ulaşması olgunlaşma, her gün tekrar ederek şarkıyı çalabilir hâle gelmen öğrenmedir: tekrar ve yaşantılar sonucunda davranışlarda meydana gelen kalıcı değişiklikler. Olgunlaşmadan öğrenme olmaz — kişi gerekli olgunluğa erişmeden içinde bulunduğu döneme uygun özellikleri kazanamaz.
Arkadaşınla tartıştığın gün sınavın kötü geçmesi bütünlük ilkesinin örneğidir: bir gelişim alanında meydana gelen olumlu ya da olumsuz değişme diğer gelişim alanlarını da aynı yönde etkiler. Sosyal alandaki olumsuzluk bilişsel alanı da aşağı çekti.
Kulüp başkanlığına aday olman sosyal gelişimin tanımına birebir uyar: bireyin öncelikle ailesinde başlayan daha sonra yakın çevresiyle ve sosyal gruplara dâhil olmasıyla devam eden ilişkilerinin gelişimsel özellikleri.
Dedenin uygulamayı yeni öğrenmesi gelişimin bitmediğini gösterir: gelişim yaşam boyu devam eden bir süreçtir ve doğum öncesi dönemden ölüme kadar sürer. Yaşlılıkta önemli olan da budur: fiziksel, sosyal, bilişsel açıdan işlevlerini kaybetmeden yaşamlarını sürdürebilmek.
47 soruluk test · büyüme olgunlaşma ve öğrenme ayrımı, gelişimin tanımı ve dört gelişim alanı, bütünlük ilkesi, gelişim görevi kavramı, yeni doğan bebeklik çocukluk ergenlik yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinin temel özellikleri ve başlıca gelişim görevleri
Büyüme: nicelik artışı; boy, kilo ve iç organların yapısında ve büyüklüğünde meydana gelen değişmeler. Büyüme her yaşta aynı hızda devam etmez; en hızlı olduğu dönem doğum öncesidir, daha sonra bebeklik ve ergenlik dönemidir. Olgunlaşma: kalıtıma bağlı olarak zamanla kendiliğinden gerçekleşir; bireyin fiziksel ve zihinsel olarak kendisinden beklenen davranışı gerçekleştirecek düzeye ulaşmasıdır. Kişi gerekli olgunluğa erişmeden içinde bulunduğu döneme uygun özellikleri kazanamaz. Öğrenme: tekrar ve yaşantılar sonucunda davranışlarda meydana gelen kalıcı değişiklikler. Örnek: parmakların uzaması büyüme, parmak kaslarının kalemi düzgün tutabilecek düzeye ulaşması olgunlaşma, yazı yazmaya başlaması öğrenmedir.
Gelişim, büyüme ve olgunlaşma gibi biyolojik faktörleri ve öğrenme gibi çevresel faktörleri içine alan, doğum öncesi dönemden ölüme kadar devam eden bir süreçtir; sosyal, duygusal, zihinsel alanlardaki değişiklikleri ve yaşa uygun görevleri yapabilmeyi de kapsar. Dört alan: fiziksel (döllenmeden başlayarak beyinde, bedenin bölümlerinde ve duyu organlarında meydana gelen yapısal değişiklikler), bilişsel (algılama, düşünme, bellek, problem çözme, dikkat), duygusal (kendi duygularının farkında olma, uygun jest ve mimiklerle ifade etme, başkalarının duygularını analiz etme) ve sosyal (ailede başlayıp yakın çevre ve sosyal gruplarla süren ilişkiler). Bir gelişim alanında meydana gelen olumlu ya da olumsuz değişme diğer gelişim alanlarını da aynı yönde etkiler.
Gelişim görevi, belli bir dönem için beklenen beceri ve davranışlardır. İçinde bulunduğu gelişim dönemine uygun davranışları kazanan birey başarılıdır, mutlu ve çevreye uyumludur. Yürüme bebeklik, meslek seçimi ise ergenlik döneminin başlıca gelişim görevlerindendir.
Doğumdan sonraki ilk bir ay yeni doğan dönemidir. Döllenmeden doğuma kadar geçen doğum öncesi dönemde annenin beslenme şekli, stres düzeyi, geçirdiği hastalıklar, kullandığı bazı ilaçlar, uyku düzeni bebeği etkiler. Bebeklik, doğum öncesi dönemden sonra bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Görevler: çevreye uyum sağlama, nefes almaya alışma, belli dönemde uyumayı ve uyanık kalmayı öğrenme; yürümeyi ve konuşmayı öğrenme, göz ve el faaliyetleri arasında ilişki kurmayı öğrenme, kendi kendine bazı davranışları yapabilmeyi öğrenme.
Erken çocuklukta fiziksel gelişim hızı bebekliğe göre yavaşlar; sinir sistemi ve duyu organları büyük oranda gelişimini tamamlar; kaba motor becerileri hızla gelişir, fiziksel etkinlik düzeyi çok yüksektir, uzun süre bir yerde duramaz; el-göz uyumu ve öz bakım becerileri gelişir. Orta çocuklukta fiziksel gelişim daha yavaştır; çocuklar bilgiyi sistemli ve mantıklı işler ancak bunu bilgi somut biçimde verildiğinde yapabilir. Akran grupları geç çocuklukta daha fazla önem kazanır; sorumluluk duygusu, vicdan, ahlak ve değerler sistemi gelişir. Görevler: büyük ve küçük kasları kullanmayı öğrenme, çeşitli oyunlarda beceri kazanma, kendi cinsine uygun rolleri benimseme, okuma-yazma-hesaplama gibi temel okul becerileri kazanma, zaman kavramını öğrenme.
Hipofiz bezinin büyüme hormonu salgılamasıyla biyolojik yapıda önemli değişmeler olur; cinsiyet hormonlarıyla cinsiyet özellikleri gelişir. Kızlar genellikle erkeklerden daha önce ergenliğe girer. Kollar, bacaklar, eller ve ayaklar vücudun geri kalan bölümlerinden daha hızlı büyür ve ses değişir. Soyut kavramları daha iyi anlayan gencin toplumsal olaylara, değerlere ve politikaya ilgisi artar. Görevler: hızla gelişen bedene uyum sağlama, meslek seçme, aileden bağımsızlık kazanma, uygun bir ideoloji ve değer duygusu yaratma, kimlik kazanımı ve gelişimi.
Yetişkin sayılabilmenin en önemli ölçütü bağımsız olarak yaşamını yönetme sorumluluğunu alabilmektir. Yetişkinliğe geçiş aynı zamanda aileden ayrılma dönemidir. Zekâ en üst seviyededir; soyut düşünme ve mantıksal işlemler ön plandadır; topluma en üst seviyede katkıda bulunulan dönemdir. Erken ve geç yetişkinlik olarak ikiye ayrılır. Erken yetişkinlik görevleri: eş seçme, ebeveyn olma, çocuk yetiştirme, iş sahibi olma, durumuna uygun sosyal çevre oluşturma. Geç yetişkinlik görevleri: sosyal ve ulusal sorumluluklar üstlenme, ergenlik çağındaki gençlere rehberlik etme, fizyolojik değişimlere ayak uydurma, emeklilikte oluşan ekonomik koşullara uyum sağlama.
Yaşlanma yalnızca biyolojik olgunlukla ilgili değil; psikolojik, sosyal ve kişisel yönden değişmeleri de içine alan bir süreçtir. Sağlık sorunları, görme işitme kayıpları, fiziksel güçsüzlük, geleceğe yönelik beklentilerin azalması ve yalnızlık duygusu yaşamı olumsuz etkiler. Yaşlı insanların en önemli beklentileri kimseye muhtaç olmamak ve fiziksel, sosyal, bilişsel açıdan işlevlerini kaybetmeden yaşamlarını sürdürebilmektir. Görevler: kendi yaşıtlarına ve çevresine uyum sağlama, fiziksel ve biyolojik yetersizliklere uyum sağlama, yakın çevrede yaşanan kayıpları sakin karşılama ve yeni duruma alışma.