AYT TARİH · ÜNİTE 3 · KABİLEDEN DEVLETE VE İLK KANUNLAR

On aileden imparatorluğa

Devlet birdenbire doğmadı. Önce 10-50 aile, sonra kan bağıyla bağlı kabileler, sonra kabilelerin coğrafyaya göre şekillenmiş hâli olan şehir devletleri, en sonda farklı milletleri tek çatı altında toplayan imparatorluklar. Bu ünitede o basamakları, Yunanistan’da yönetimin nasıl krallıktan tiranlığa savrulduğunu, ilk devletlerin ekonomisini ve ordusunu, en sonunda da hukukun doğuşunu — Urkagina’dan On Emir’e — göreceksin.

01 / KABİLEDEN İMPARATORLUĞA

Her basamakta ölçek büyür

İlk tarım toplumlarında 10-50 aileden oluşan topluluklar zamanla büyüyerek kabileler hâlinde gruplandılar. Aynı atadan gelen ve birbirine kan bağıyla bağlı bulunan büyük insan topluluklarına kabile denir. Zamanla coğrafya veya iklimin hayat tarzlarını şekillendirmesiyle kabileler, Mısır’da “nom”, Sümerlerde “site”, İyon ve Dorlarda “polis” adı verilen şehir devletlerini oluşturdular.

ÖLÇEK MERDİVENİ

Beş basamağı sırayla gez. Merdivende seçtiğin basamak yanar, sağda o basamağın bağ türü (kan bağı mı, siyasi bağ mı), büyüklüğü ve başındaki yönetici yazılır. En alt basamaktan en üste çıkarken bağın türünün akrabalıktan yönetime kaydığına dikkat et — devletin doğuşu tam olarak budur.

ŞEHİR DEVLETİNİN ÜÇ ADI

Aynı yapı üç ayrı coğrafyada üç ayrı adla anılır: Mısır’da “nom”, Sümerlerde “site”, İyon ve Dorlarda “polis”. Kabileler veya şehir devletlerinin başında kral veya feodal yöneticiler bulunur. Bunlar merkezdeki büyük krala bağlıdır. İlk Çağ’da bazı güçlü krallar farklı milletleri yönetimleri altına alarak imparatorluklar kurdular.

DÜNYANIN İLK İMPARATORLUĞU

Dünyanın bilinen ilk imparatorluğu, Kral Sargon’un Mezopotamya’nın tümünü yönetimi altında birleştirmesiyle kurduğu Akad İmparatorluğu’dur.

İmparatorluğun ölçütü büyüklük değil çokluktur: farklı milletlerin tek yönetim altında toplanması. Sargon bunu Mezopotamya’nın tümünü birleştirerek yapmıştır.

02 / YÖNETİM BİÇİMLERİ

Yunanistan’da iktidar nasıl daraldı?

Dar bir sahil şeridine sahip olması ve yüksek dağlarla birbirinden ayrılması nedeniyle İlk Çağ Yunan medeniyetinde merkezî devletler kurulamadı. Burada Atina, Sparta ve Korint gibi “polis” adı verilen şehir devletleri ortaya çıktı. Bundan sonrası bir daralma hikâyesidir: yetki her adımda daha az kişinin elinde toplanır.

İKTİDAR DAİRESİ · DÖRT AŞAMA

Dört aşamayı sırayla seç. Ortadaki daire yönetime katılan kesimi gösterir: aşamalar ilerledikçe daire küçülür, yani yetki daha az kişide toplanır. Sağdaki ok, gücün kimden kime geçtiğini yazar. Son aşamada daire tek bir noktaya iner — tiran.

KRALLIKTAN ARİSTOKRASİYE

Yunan şehir devletlerinde kralın hak ve yetkileri meclisler tarafından kısıtlanmıştı. Zamanla meclislerin yetkilerinin artmasıyla krallık artık saltanat olmaktan çıktı ve krallar belirli bir sınıf tarafından seçilmeye başladı. Böylece soylular, iktidarı ele geçirerek aristokratik yönetim anlayışını kabul ettirdiler.

OLİGARŞİ VE TİRANLIK

Zamanla kral, aristokratlar içerisindeki belli bir zümre içerisinden seçilir oldu. Böylece oligarşi denilen yönetim anlayışı ortaya çıktı. Yunan kentlerindeki seçimlerde sadece soylular oy kullanabilirdi. Zaman zaman yönetimi güç yoluyla ele geçiren tiranlar ortaya çıktı.

TUZAK · ARİSTOKRASİ İLE OLİGARŞİ AYNI ŞEY DEĞİL

İkisi de “azınlığın yönetimi”dir ama ölçek farklıdır. Aristokraside iktidar bütün soylu sınıftadır; oligarşide ise kral, aristokratlar içerisindeki belli bir zümreden seçilir olmuştur. Yani oligarşi, aristokrasinin daha da daralmış hâlidir. Tiranlık ise seçimle değil güç yoluyla gelir — ifade net: yönetimi güç yoluyla ele geçiren tiranlar.

PERSLERDE YÖNETİM

Persler; İran, Anadolu, Mezopotamya, Mısır ve hatta Yunanistan’ın bazı bölgelerini ele geçirerek büyük bir imparatorluk kurdular. Ülkelerini Satraplık denilen eyaletlere ayırdılar. Satraplıkları Satrap adı verilen yöneticiler vasıtasıyla idare ettiler. Satrapları ise merkezden gönderdikleri memurlar aracılığıyla denetlediler.

İSKENDER VE HELENİZM

Makedon Kralı İskender, önce Anadolu’yu, sonra da Pers İmparatorluğu’nun topraklarını ele geçirerek Hindistan’ın Pencap havzasına kadar devletinin sınırlarını genişletti. Yunan kültürünü; Anadolu, Mısır, Pers ve diğer kültürlerle kaynaştırarak Doğu ve Batının sentezi olan Helenizm adında yeni bir kültürün ortaya çıkmasına öncülük etti.

ROMA’DA ÜÇ DÖNEM

Bugünkü İtalya’da kurulan Roma İmparatorluğu’nda sırasıyla krallık, cumhuriyet ve imparatorluk dönemleri yaşandı. Krallık ve cumhuriyet dönemlerinde yönetim aristokratların elindeydi. İmparator Augustus Dönemi’nde ise imparator, yönetimin başı, başkomutan, başyargıç ve başrahip kabul edilerek tüm yetkileri elinde topladı.

ROMA TOPLUMUNUN ÜÇ TABAKASI

Roma Toplumu particiler, plepler ve kölelerden oluşmuştu. Patriciler, senatoda görev yapan soylu sınıf, plepler Roma’ya sonradan gelip yerleşenler ve köleler ise hiçbir hakka sahip olmayan kişilerdi.

Bu üç tabaka bir sonraki ünitede işine yarayacak: 12 Levha Kanunları, tam olarak patriciler ile plepler arasındaki sınıf farklılıklarından doğan sorunları çözmek için hazırlanmıştır.

03 / İLK DEVLETLERDE SOSYOEKONOMİK HAYAT

Toprak kimin? Cevap her şeyi değiştiriyor

En sık soru çıkan cümle burada: Mezopotamya’da topraklar özel mülkiyet iken Mısır’da tüm topraklar firavunlara aitti ve toprakları kullananlar kiracı durumundaydı. Bu tek fark, iki ülkenin toplum yapısını ayırıyor.

MÜLKİYET ÇATALI · İKİ ÜLKE, İKİ SONUÇ

İki ülkeden birini seç: canvas ortadaki toprak kutusundan başlayan zinciri o ülkeye göre çalıştırır. Mezopotamya kolunda zincir özel mülkiyet → birikim → bağımsız ve zengin tüccar sınıfı diye ilerler ve yeşil yanar. Mısır kolunda zincir firavunun mülkü → kiracı köylü adımından sonra kırmızıya döner: bu durum bağımsız, zengin bir tüccar sınıfının doğmasını engellemiştir.

MEZOPOTAMYA

Mezopotamya’da halkın çoğunluğunu tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler oluşturuyordu. Sümerler, kuraklık ihtimaline karşı ürünleri depolamak ve dağıtmak amacıyla tapınakları depo olarak kullandılar. Bu ürünleri kayıt altına almak için kullanılan semboller sayesinde çivi yazısı icat edildi.

Mezopotamya’da medeniyetin gelişimi yazının bulunmasıyla hız kazandı.

MISIR

Mısır’da Nil Nehri etrafında verimli ovaların oluşması, Mısır’ın temel geçim kaynağının tarım olmasını sağladı. Nil’in sularının taşması sonucu tarlaların sınırları birbirine karışmış ve bu tarlaları ayırmak için Mısır’da geometri bilimi gelişmiştir. Mısırlılar, yine bu taşkınların zamanını tespit etmek için güneş yılını hesapladılar. Ölümden sonraki yaşama inandıkları için ölülerini mumyaladılar. Böylelikle insan vücudunu tanıyarak tıp ve eczacılık bilimlerinde geliştiler. Tanrı-kral anlayışına bağlı olarak firavunlar için piramit adı verilen anıt mezarlar yaptılar.

DİĞER TOPLUMLARIN GEÇİM KAYNAKLARI
LİDYALILAR

Lidyalılar, Kral Yolu’nu kullanarak ticarette geliştiler.

FRİGLER

Friglerin temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktı.

YUNAN POLİSLERİ

Yunan coğrafyasında kurulan polisler, dağlık arazi nedeniyle yeterli hububatı üretemediler. Bu durum onları deniz ticaretine ve kolonizasyon faaliyetlerine yöneltti.

ROMALILAR

Romalılar, Akdeniz ve Batı Avrupa’daki Roma topraklarında oluşan barış ortamından faydalanarak uzun mesafeli ticaret yaptılar.

TUZAK · YAZI TAPINAKTAN DOĞDU, SARAYDAN DEĞİL

Çivi yazısının doğuşu bir kral emriyle değil, depo kaydı ihtiyacıyla açıklanır: Sümerler kuraklık ihtimaline karşı ürünleri depolamak ve dağıtmak amacıyla tapınakları depo olarak kullandılar; bu ürünleri kayıt altına almak için kullanılan semboller sayesinde çivi yazısı icat edildi. Sorularda “yazının icadını hazırlayan sebep” diye geçen şey budur: ekonomik kayıt ihtiyacı.

04 / İLK DEVLETLERDE ORDU

Dört devlet, dört askerlik anlayışı

ORDU GEZGİNİ

Dört devletten birini seç. Canvas o devletin ordusunu üç ölçüte göre çubuklarla karşılaştırır: meslekleşme (askerlik bir meslek mi, herkesin görevi mi), süreklilik (kışlada sürekli eğitim var mı) ve seçicilik (asker herkesten mi seçiliyor, dar bir gruptan mı). Altta o orduya ait cümle çıkar.

SÜMERLER VE ASURLAR

Sümerlerde askerlik soylulara ait bir meslek olmasına rağmen savaş zamanı bütün Sümerli erkekler asker sayılırdı. Asur Krallığı’nda kışlada eğitim yapan düzenli bir ordu vardı.

PERSLER VE SPARTA

Persler, güçlü bir orduya sahiptirler. Ordu içinde tamamı Perslerden seçilmiş profesyonel asker olan ve sayıları on bin ile sınırlı birlikler önemli bir yere sahipti. Coğrafi şartlar sebebiyle Sparta, donanma yerine kara ordusuna yönelmiş özellikle piyadelerin eğitilmesine önem vermişti. Askerlik konusunda çok sert kanunları olan Spartalılar, düzenli talimlerle askerlerini hazır tutmak istemişlerdi.

İLK YAZILI ANTLAŞMA

MÖ 1280’de Hititlerle Mısırlılar arasında yapılan “Kadeş Barış Antlaşması” tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

Sınavda üç “ilk” sık sık aynı seçenek listesinde buluşur: ilk yazılı kanun (Urkagina, Sümer), ilk yazılı antlaşma (Kadeş, Hitit-Mısır), ilk imparatorluk (Akad, Sargon). Üçünü ayrı tut.

05 / HUKUKUN DOĞUŞU VE İLK KANUNLAR

Sözlü kuraldan taşa yazılmış kanuna

Hukuk, toplum düzenini sağlamak için çıkarılmış ve devlet eliyle güçlendirilmiş kurallar bütünüdür. İnsanların toplum hâlinde yaşamaya başlaması ve ilk siyasi teşkilatların oluşmasıyla birlikte hukuka ihtiyaç duyulmuştur. İlk Çağ’da yapılan hukuk kuralları kaynağını akıl, gelenek ve kutsal kitaplardan almıştır.

SÖZLÜ HUKUK

Yazının icadından önce hukuk kuralları, sözlü olarak nesilden nesile aktarılmıştır. Ancak yazıyı kullanmaya başlamalarına rağmen bazı milletler, hukuk kurallarını sözlü olarak kullanmaya devam etmiştir. Türkler de sözlü hukuk kurallarını uzun süre uygulamıştır. Hunlarda hukukun temelini geleneklerden alan sözlü hukuk kuralları yani töre oluşturmuştur.

SÜMERLERDE HUKUK

Yazılı hukuk kurallarının ilk örnekleri Sümerlerde görülmektedir. Sümer Kralı Urkagina, kötü idare sebebiyle meydana gelen yolsuzlukları, halkın huzursuzluğunu ve hoşnutsuzluğunu gidermek için bir adaletname hazırlamıştır. Urkagina, yaptığı kanunlarda önceki yöneticilerin rahiplerle birleşerek halkı sömürdüğünü ifade etmiştir. Kanunlarda daha çok borç affı gibi konular işlenmiş ve halk rahatlatılmaya çalışılmıştır.

KANUN GEZGİNİ · DÖRT HUKUK GELENEĞİ

Dört hukuk geleneğinden birini seç. Canvas o geleneği üç ölçüte göre yerleştirir: kaynağı (gelenek / kral / ilahi), ceza anlayışı (bedenî karşılık mı, tazminat mı) ve eşitlik (cezalar sosyal sınıfa göre değişiyor mu). Sağdaki terazi, o geleneğin cezayı misilleme ile mi ödeme ile mi dengelediğini gösterir.

HAMMURABİ KANUNLARI

Tanrı Şamas’ın önünde durduğu stelin alt kısmına yazdırmıştır. “Göze göz dişe diş” anlayışıyla hazırlanmış kanunlardır. 282 maddeden oluşan bu kanunların girişinde Baştanrı Marduk hakkında övücü sözler bulunmaktadır. Marduk ile Adalet Tanrısı Şamas tarafından Hammurabi’nin nasıl kral seçildiği anlatılmaktadır. Daha önce yapılmış olan kanunlar, örf ve âdetler derlenip ihtiyaçlar dikkate alınarak oluşturulmuştur. Hammurabi; kanunlarında, adalet ve doğruluğu tesis ettiğinden, huzur ve refahı getirdiğinden söz etmektedir.

Kasıt ve kaza suçları birbirinden ayrılmıştır. Cezalar belirlenirken sosyal sınıf farklılıkları esas alınmıştır. Kollektif cezalar da uygulanmıştır.

HİTİT HUKUKU

Gelişmiş bir hukuk sistemi vardır. Dönemin ihtiyaçlarına göre eklemeler yapılmıştır. Kanunlar insancıldır. İçerik bakımından Sami kavimlerinin kanunlarından farklıdır. Sümer Kanunları gibi insancıldır. Diğer canlılara da haklar verilmiştir. Sadece insanları korumak için değil aynı zamanda hayvanları ve bitkileri korumak için de yasalar çıkarmışlardır.

Kadınlara haklar verilmiştir. Evlenme, boşanma, nikâh gibi aileyle ilgili hususlara yer vermişlerdir. Boşanma hakkı kadınlara da verilmiştir.

KANUN MADDELERİ · ARANABİLİR TABLO

Aynı suç iki hukukta nasıl karşılanıyor? “hırsızlık”, “ölüm”, “gümüş” yazarak süz — Hammurabi’nin misilleme mantığı ile Hitit’in tazminat mantığı yan yana görünür.

İBRANİLERDE HUKUK

İbranilere kadar çok tanrılı din inanışı yaygınken İbraniler tek tanrılı semavi din inancını benimsemiş ve bunun sonucunda ilahi kökenli hukuk kuralları görülmeye başlamıştır. “On Emir” olarak bilinen bu hükümler, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkışlarından sonra Sina Dağı’nda Allah tarafından Hz. Musa’ya bildirilen emirlerdir. Yahudi inancına göre tanrı ile İsrailoğulları arasında yapılan ahdi (anlaşma) içeren Yahudilerin kutsal kitabına Hristiyanlar, günümüzde “Ahd-i Atîk” (Eski Ahit) demektedir.

TUZAK · “İNSANCIL” KELİMESİ KİME AİT?

İnsancıl sıfatı iki hukuka verilir: Hitit ve Sümer (“Kanunlar insancıldır… Sümer Kanunları gibi insancıldır”). Hammurabi Kanunları ise “göze göz dişe diş” anlayışıyla anılır. En kolay ayırt etme yolu cezaya bakmaktır: Hammurabi’de hırsız ölümle cezalandırılır; Hitit’te hırsızlığa ölüm cezası verilmez, çalınan malın üç katı gümüş ödeme cezası verilir ve hırsızlık yapana dayak atılır. Bedene karşılık mı, mala karşılık mı?

06 / OYUN

Hangi yönetim, hangi kanun?

Karışık sırayla gelen ipucunu doğru yönetim biçimine, doğru orduya ya da doğru hukuk geleneğine yerleştir.

OYUN · DEVLET VE KANUN
0 / 0
07 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

Kabileden imparatorluğa, Yunan yönetim biçimleri, ilk devletlerde ekonomi-ordu ve ilk kanunlar üzerine 43 soruluk test.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
08 / ÖZET

Tek sayfada devlet ve kanun

KABİLEDEN İMPARATORLUĞA

İlk tarım toplumlarında 10-50 aileden oluşan topluluklar zamanla büyüyerek kabileler hâlinde gruplandılar. Kabile: aynı atadan gelen ve birbirine kan bağıyla bağlı bulunan büyük insan topluluğu. Şehir devletinin adı: Mısır’da nom, Sümerlerde site, İyon ve Dorlarda polis. Kabilelerin ve şehir devletlerinin başında kral veya feodal yöneticiler bulunur; bunlar merkezdeki büyük krala bağlıdır. Dünyanın bilinen ilk imparatorluğu, Kral Sargon’un kurduğu Akad İmparatorluğu’dur.

YUNAN’DA YÖNETİMİN DEĞİŞİMİ

Dar sahil şeridi ve yüksek dağlar merkezî devlet kurulmasını engelledi; Atina, Sparta, Korint gibi polisler doğdu. Kralın yetkileri meclislerce kısıtlandıkrallık saltanat olmaktan çıktı, krallar belirli bir sınıfça seçilmeye başladıaristokrasikral aristokratlar içindeki belli bir zümreden seçilir oldu: oligarşiyönetimi güç yoluyla ele geçiren tiranlar. Seçimlerde sadece soylular oy kullanabilirdi.

PERS, İSKENDER, ROMA

Persler ülkelerini Satraplık denilen eyaletlere ayırdı, Satraplarla yönetti ve onları merkezden gönderilen memurlarla denetledi. İskender önce Anadolu’yu, sonra Pers topraklarını alarak Pencap havzasına kadar ilerledi ve Helenizme öncülük etti. Roma’da sırasıyla krallık, cumhuriyet ve imparatorluk dönemleri yaşandı; Augustus Dönemi’nde imparator yönetimin başı, başkomutan, başyargıç ve başrahip oldu. Toplum: patriciler (senatodaki soylular), plepler (sonradan gelip yerleşenler), köleler (hiçbir hakkı olmayanlar).

SOSYOEKONOMİK HAYAT

Mezopotamya’da halkın çoğunluğu çiftçiydi; Sümerler tapınakları depo olarak kullandı ve kayıt sembolleri sayesinde çivi yazısı icat edildi. Mezopotamya’da topraklar özel mülkiyet iken Mısır’da tüm topraklar firavunlara aitti; kullananlar kiracıydıbu durum bağımsız, zengin bir tüccar sınıfının doğmasını engellemiştir. Mısır’da Nil’in taşması geometriyi, taşkın zamanının tespiti güneş yılını, mumyalama tıp ve eczacılığı geliştirdi. Lidya: Kral Yolu ile ticaret; Frigler: tarım ve hayvancılık; Yunan polisleri: deniz ticareti ve kolonizasyon; Roma: uzun mesafeli ticaret.

ORDU

Sümerlerde askerlik soylulara ait bir meslekti ama savaş zamanı bütün Sümerli erkekler asker sayılırdı. Asur Krallığı’nda kışlada eğitim yapan düzenli bir ordu vardı. Perslerde tamamı Perslerden seçilmiş, sayıları on bin ile sınırlı profesyonel birlikler önemli bir yere sahipti. Sparta coğrafi şartlar sebebiyle donanma yerine kara ordusuna yöneldi, piyade eğitimine önem verdi; askerlikte çok sert kanunları vardı. MÖ 1280’deki Kadeş Barış Antlaşması tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

HUKUK

Hukuk, toplum düzenini sağlamak için çıkarılmış ve devlet eliyle güçlendirilmiş kurallar bütünüdür; kaynağı akıl, gelenek ve kutsal kitaplardır. Hunlarda hukukun temelini töre oluşturmuştur. Yazılı hukukun ilk örnekleri Sümerlerdedir: Urkagina’nın adaletnamesi, borç affı. Hammurabi: stel, “göze göz dişe diş”, 282 madde, Marduk ve Şamas, kasıt-kaza ayrımı, sosyal sınıfa göre ceza, kollektif ceza. Hitit: insancıl, hayvan ve bitkileri de koruyan, kadına boşanma hakkı tanıyan gelişmiş hukuk. İbraniler: ilahi kökenli hukuk, On Emir, Ahd-i Atîk (Eski Ahit).