Bir Gün
Hava Durumu
Otuz Yıl İklim
Dar alanlarda etkili olan hava olaylarının kısa süreli ortalamasına hava durumu, geniş alanlarda etkili olan hava olaylarının uzun süreli ortalamasına iklim denir. Bu ünitede önce o hava olaylarının geçtiği sahneyi — atmosferi — sonra da bütün iklim elemanlarının anası olan sıcaklığı işleyeceğiz.
Yer çekiminin etkisiyle Dünya'nın dışını çepeçevre saran gaz tabakasına atmosfer (hava küre) denir. İçindeki gazların bir kısmının oranı hiç değişmez, bir kısmınınki yere ve zamana göre değişir.
Azot, oksijen ve asal gazlar (argon, kripton, hidrojen, ksenon, neon, helyum vb.) atmosferde her zaman bulunan ve oranı değişmeyen gazlardır.
Atmosferde bulunan gazların oranı: azot %78,08 · oksijen %20,95 · diğer %0,97.
Su buharı ve karbondioksit ise atmosferde her zaman bulunmasına rağmen oranı yere ve zamana göre değişen gazlardır.
Bu ayrım küçük görünür ama bütün iklim olaylarının anahtarıdır: su buharı yere ve zamana göre değiştiği için bir yer nemli, başka bir yer çöl olabiliyor.
Aşağıdan yukarı doğru troposfer, stratosfer, mezosfer, termosfer ve ekzosfer. Her katmanın kalınlığı, sıcaklığı ve içinde olup bitenler farklı.
Dört olay çok karıştırılıyor. Meteorlar mezosferde yanar, kutup ışıkları termosferde oluşur, ozon tabakası stratosferdedir, haberleşme uyduları ekzosferdedir. Yağmur, kar, bulut gibi bütün iklim olayları ise troposferde — çünkü su buharının tamamına yakını orada.
İki kavramı ayıran tek şey var: alanın genişliği ve sürenin uzunluğu. Bunları karıştırmak TYT'de en sık yapılan hatalardan biri.
Bir cismin kütlesinde bulunan enerjiye ısı, ısının çevreye yaydığı enerjiye sıcaklık denir. Sıcaklık yeryüzünün her yerinde aynı değildir; dağılışını sekiz faktör belirler.
Güneş ışınlarının daha büyük açıyla geldiği alanlarda sıcaklık değerleri daha yüksek olurken daha eğik açıyla geldiği alanlarda sıcaklık daha düşüktür. Bu açının kendisi de dört şeye bağlı değişir:
Ekvator'dan kutuplara gidildikçe ışınların düşme açısı daralır, sıcaklık azalır. Buna enlem etkisi denir.
Gün içinde geliş açısı sürekli değişir; bu da gün içinde sıcaklık farkı oluşturur.
Düşme açısının yıl boyunca değişmesi, sıcaklığın da yıl boyunca değişmesine neden olur.
Dağların Güneş'e dönük yamacında sıcaklık daha yüksektir; iki yamaç arasındaki bu farka bakı denir. Eğimli yüzeylerde sıcaklık kısa mesafelerde değişebilir.
Kutup bölgelerinde 6 ay gündüz yaşanmasına rağmen Güneş ışınları eğik açılarla geldiğinden sıcaklık düşüktür. Yani uzun güneşlenme süresi tek başına yetmiyor; açı da gerekiyor.
Güneş'ten gelen enerjinin yaklaşık %43'lük kısmı yeryüzünü ısıtır. Güneş ışınları atmosferde dağıldığı için yeryüzündeki sıcaklık dengelenir.
Troposferde genellikle yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Nedeni: yeryüzüne yakın alanlarda yoğun bulunan gazlar, yerden yansıyan ışınları daha fazla tutarak havanın ısınmasını sağlar.
Bir yerin gün içinde Güneş'i gördüğü süredir. Yeryüzü ne kadar uzun süre Güneş ışınlarını alırsa ısı birikimi o kadar fazla olur.
Atmosferdeki su buharına nem denir. Nem oranının fazla olduğu yerlerde günlük ve yıllık sıcaklık farkları az, az olduğu yerlerde fazla olur.
Karalar çabuk ısınır, çabuk soğur; denizler yavaş ısınır, yavaş soğur. Bu nedenle karasallığın etkili olduğu yerlerde günlük ve yıllık sıcaklık farkı fazla, denizelliğin etkili olduğu yerlerde daha azdır.
Ekvator yönünden gelen sıcak su akıntıları ulaştığı yerlerin sıcaklığını yükseltir; kutuplar yönünden gelen soğuk su akıntıları ise düşürür.
Ekvator ve çevresinden esen rüzgârlar ulaştığı yerlerde sıcaklığı yükseltir; kutuplar ve çevresinden esen rüzgârlar ise düşürür.
Su yüzeyi Güneş ışınlarını büyük oranda geri yansıtır, ısınmayı geciktirir. Koyu ve mat renkli taşlar çabuk, açık ve parlak renkli taşlar geç ısınır. Nemli toprak, kuru toprağa göre geç ısınıp geç soğur. Kar örtüsü beyaz ve parlak olduğu için ışınları geri yansıtır.
Nem ve karasallık maddeleri sıcaklığın kendisini değil, günlük ve yıllık sıcaklık farkını değiştirir. Çölde sıcaklık da yüksektir, fark da fazladır; ama Karadeniz kıyısında sıcaklık ılımlıdır ve fark azdır — çünkü nem yüksektir. Soruda "fark" mı "değer" mi soruluyor, önce ona bak.
Aynı sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğriler, Dünya'nın sıcaklık düzenini tek bakışta okumamızı sağlıyor.
Güneş ışınlarının yere düşme açısının yanı sıra sıcak ve soğuk su akıntıları, kara ve denizlerin dağılışı ile genel hava dolaşımına bağlı olarak belirlenen iklim kuşaklarına sıcaklık kuşakları denir. Yani kuşakları belirleyen tek şey enlem değildir.
Sıcaklıkları aynı olan noktaların birleştirilmesi ile elde edilen eğrilere eş sıcaklık eğrisi (izoterm) denir. Yıllık sıcaklık dağılışlarını göstermek için izoterm haritaları kullanılır.
Gerçek sıcaklık haritası: gerçek sıcaklık değerlerine göre hazırlanır. İndirgenmiş sıcaklık haritası: yükselti faktörü ortadan kaldırılarak hazırlanır.
Ocak ayında ortalama sıcaklıklar kuzey yarım kürede Sibirya, Grönland ve Kanada'nın iç kesimlerinde oldukça düşer; buna karşılık güney yarım kürede özellikle Oğlak Dönencesi ve çevresinde ortalama sıcaklıklar yüksektir. Temmuz ayında ise kuzey yarım kürede Kuzey Afrika, Arap Yarımadası ve Orta Asya çöl alanlarında oldukça yükselir; güney yarım kürede Güney Kutup Dairesi çevresinde ve Antarktika'da düşer.
Atmosfer ve sıcaklık, telefonundaki hava uygulamasından okul bahçesindeki gölgeye kadar her yerde.
"Yarın 24 derece, öğleden sonra sağanak" bilgisi hava durumudur — dar alan, kısa süre. Onu veren kurum meteorolojidir. "Antalya'da yazlar sıcak ve kurak geçer" cümlesi ise iklimdir.
Ağustosta gideceğin yeri seçerken yılların ortalamasına bakarsın; bavulu hazırlarken o haftanın tahminine. İkisini karıştıran, yağmurlu bir Antalya gününe bakıp "burası kurak değilmiş" der.
Yolcu uçakları troposferin üstünde, stratosferin alt kısmında uçmayı sever: orası durgun bir katmandır, dikey hava hareketi olmadığı için türbülans azdır.
Dilek tuttuğun o çizgi bir yıldız değil, mezosferde yanan bir gök taşıdır. Atmosfer olmasaydı o taş büyük parçalar hâlinde yere düşerdi.
Kuzey yarım kürede güneye bakan sınıf, kuzeye bakandan daha sıcaktır. Bunun adı bakıdır — evde de aynısı geçerli, o yüzden bazı odalar hep serin kalır.
Yazın siyah tişörtle dışarı çıkınca daha çok terlersin: koyu ve mat renkler çabuk ısınır, açık ve parlak renkler geç. Konu özetinin taşlar için verdiği kural bu; kar örtüsünün ışığı yansıtması da aynı mantık.
Yaz kampında Konya'da gündüz terleyip gece üşürsün, İzmir'de gece de ılıktır. Sebep karasallık ve nem: nem azsa günlük sıcaklık farkı büyür.
Gece uzak illerin radyosunu yakalayabilmenin sebebi termosferdir: orada gazlar iyonlara ayrıldığı için katman radyo dalgalarını iletir.
İzlanda videolarındaki yeşil perdelerin adı aurora (kutup ışıkları) ve termosferde oluşurlar. Uydu yayınını getiren haberleşme uyduları ise çok daha yukarıda, ekzosferde.
50 soruluk test · atmosfer, katmanlar, hava durumu-iklim ayrımı ve sıcaklık faktörleri
Yer çekiminin etkisiyle Dünya'nın dışını çepeçevre saran gaz tabakasıdır. Oranı değişmeyen: azot (%78,08), oksijen (%20,95), asal gazlar. Oranı yere ve zamana göre değişen: su buharı ve karbondioksit. Etkileri: canlı yaşamı, zararlı ışınların tutulması, ışınların dağılması, aşırı ısınma-soğumanın önlenmesi, hava akımlarıyla sıcaklık dengesi, gök taşlarının parçalanması, hava olayları, ses-ışık-sıcaklık iletimi.
Troposfer: 10-16 km, Ekvator'dan kutuplara kalınlığı azalır, yükseldikçe sıcaklık düşer, gazların %75'i ve su buharının tamamına yakını burada, iklim olayları burada, yatay + dikey hareket. Stratosfer: ~50 km, durgun, yalnız yatay hareket, ~-50 °C, ozon tabakası. Mezosfer: ~80 km, -90 °C'ye kadar, meteorlar burada yanar. Termosfer: en sıcak (1.000 °C üzeri), iyonlar radyo dalgası iletir, aurora. Ekzosfer: en dış, ~10.000 km, yer çekimi çok az, haberleşme uyduları.
Hava durumu: dar alan + kısa süreli ortalama → meteoroloji. İklim: geniş alan + uzun süreli ortalama → klimatoloji. İklim doğal ortamda yer şekilleri, erozyon, kütle hareketleri, buzullar, toprak, sular, bitki ve hayvan türlerini; beşerî ortamda yerleşme, nüfus, tarım, hayvancılık, sanayi, ulaşım ve turizmi etkiler.
Isı kütledeki enerji, sıcaklık ısının çevreye yaydığı enerjidir. Sekiz faktör: ışınların düşme açısı (Dünya'nın şekli = enlem, günlük hareket, yıllık hareket + eksen eğikliği, yeryüzü şekilleri = bakı ve eğim), atmosfer (enerjinin ~%43'ü yeryüzünü ısıtır), yükselti, güneşlenme süresi, nem, kara-deniz dağılışı, okyanus akıntıları, rüzgârlar ve diğer faktörler (su yüzeyi, taş rengi, nemli toprak, kar örtüsü).
Nem fazla → günlük ve yıllık sıcaklık farkı az. Karasallık → fark fazla; denizellik → fark az. Karalar çabuk ısınıp çabuk soğur, denizler yavaş ısınıp yavaş soğur. Kutupta 6 ay gündüz olmasına rağmen ışınlar eğik geldiği için sıcaklık düşüktür — süre tek başına yetmez.
Aynı sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğri izotermdir. Gerçek harita gerçek değerlerle, indirgenmiş harita yükselti kaldırılarak hazırlanır. Sonuçlar: sıcaklık Ekvator'dan kutuplara azalır; dönencelerde düşük nem yüksek sıcaklık yapar; en düşük ve en yüksek sıcaklıklar KYK'de görülür; KYK'de batı, GYK'de doğu kıyıları okyanus akıntıları nedeniyle daha sıcaktır; izotermler GYK'de daha düzgün uzanır.