Yüksekten
Alçağa
Her Zaman
Basınç farkına bağlı olarak oluşan yatay hava hareketine rüzgâr denir. Rüzgârlar, yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru hareket eder. Bu tek cümleyi kavradığında alizeden musona, meltemden föne kadar bütün rüzgârlar aynı kuralın farklı sahneleri olarak okunuyor.
Yer çekiminin etkisiyle atmosferi oluşturan gazların yeryüzüne uyguladığı kuvvete atmosfer basıncı denir. Birimi milibar, ölçen alet barometredir.
Standart atmosfer basıncının değeri, deniz seviyesinde (0 m), 45° enleminde ve 15 °C sıcaklıkta 1013 mb'dır. Bu değere normal basınç denir.
Üç koşulun aynı anda sağlanması gerektiğine dikkat: yalnızca "deniz seviyesi" demek yetmez, enlem ve sıcaklık da tanımın parçasıdır.
Basıncın çevresine göre yüksek olduğu alana yüksek basınç alanı, düşük olduğu alana alçak basınç alanı denir. Tanımdaki "çevresine göre" ifadesi önemli: basınç mutlak bir sayı değil, karşılaştırmalı bir kavramdır.
Basınç değerleri yükseltinin artmasına bağlı olarak azalır. Temel nedeni, yükseklerde gazların yoğunluğunun azalmasıdır.
Sıcaklık arttıkça ısınan hava kütlece genleşir, yükselir ve basıncın düşmesine neden olur. Sıcaklık azaldıkça soğuyan hava ağırlaşır, aşağıya doğru hareket eder ve basıncın artmasına neden olur. Bu yüzden Ekvator'da sürekli alçak basınç, kutuplarda sürekli yüksek basınç koşulları etkilidir.
Dünya'nın geoit şeklinden dolayı kutuplarda yer çekimi daha fazladır. Dolayısıyla Ekvator'dan kutuplara ve yüksek yerlerden alçak yerlere gidildikçe yer çekimi artacağı için basınç da artar.
Atmosferde bulunan gazların yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda basınç değeri daha yüksektir.
Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak 30° enlemlerinde dinamik yüksek basınç (DYB), 60° enlemlerinde dinamik alçak basınç (DAB) kuşakları oluşur.
Dört sürekli kuşağı birlikte ezberle: 0° TAB (termik alçak basınç, sıcaklıktan) · 30° DYB (dinamik, günlük hareketten) · 60° DAB (dinamik) · 90° TYB (termik yüksek basınç, soğukluktan). Sürekli rüzgârların hepsi bu dört kuşak arasında eser.
İki faktör Ekvator-kutup ekseninde aynı yöne çalışır ama sebepleri farklıdır: sıcaklık Ekvator'da yüksek olduğu için hava genleşip yükselir ve basınç düşer; yer çekimi ise kutuplarda daha fazla olduğu için oralarda basınç artar. Soru "hangi faktör" diye sorduğunda, gerekçe cümlesine bak: "hava genleşip yükseldiği için" diyorsa sıcaklık, "geoit şeklinden dolayı" diyorsa yer çekimidir.
Bir alçak basınç merkezinin havası neden kapalı, bir yüksek basınç merkezininki neden güneşlidir? Cevap dikey hava hareketinde.
Tablodaki beş satırın dördü siklon ile antisiklonda zıt, biri aynı: sapma yönü. Hem alçak hem yüksek basınçta hava Kuzey Yarım Küre'de sağa, Güney Yarım Küre'de sola sapar; çünkü sapmayı yaratan şey basınç türü değil, Dünya'nın eksen hareketidir.
Basınç farkına bağlı olarak oluşan yatay hava hareketine rüzgâr denir. Rüzgârın yönü ve hızı anemometre ile ölçülür.
Esme sıklığı: rüzgârın belirli bir süre, belirli bir yönden esiş zamanıdır. Hâkim rüzgâr yönü: bir yerde rüzgârın yıl içinde en sık estiği yöndür. Esme yönleri rüzgâr frekans diyagramında (rüzgâr frekans gülü) gösterilir.
Dünya üzerindeki sürekli basınç merkezleri arasında yıl boyunca esen rüzgârlara sürekli rüzgârlar denir. Üçü de aynı kuralla hareket eder: yüksekten alçağa.
30° enlemlerindeki DYB alanlarından, Ekvator'daki TAB alanına doğru eserler. Tropikal bölgede karaların doğu kıyılarına bol miktarda yağış bırakır.
30° enlemlerindeki DYB alanlarından, 60° enlemlerindeki DAB alanlarına doğru eser. 60° enlemlerinde kutup rüzgârlarıyla karşılaşır ve cephe yağışı oluşur.
90° enlemlerindeki TYB alanlarından, 60° enlemlerindeki DAB alanlarına doğru eser. Soğuk ve kuru rüzgârlardır.
Yaz ve kış mevsimlerinde karalarla denizler arasında esen ters yönlü rüzgârlardır. Yıl içinde Asya Kıtası ile Hint Okyanusu'nun farklı ısınmasına bağlı olarak meydana gelir. En tipik hâliyle Güneydoğu Asya kıyılarında etkilidir.
Denizden karaya doğru eser ve genellikle kara üzerine bol miktarda yağış bırakır.
Karadan denize doğru estiği için genellikle yağış getirmez.
Çoğunlukla yerel basınç koşullarına bağlı olarak oluşur. Etki alanları dardır. Başlıcaları: meltem, fön, Akdeniz havzasındaki rüzgârlar ve tropikal rüzgârlar.
Gece YB alanı olan karadan, AB alanı olan denize doğru esen rüzgârlara kara meltemi denir. Gündüz YB alanı olan denizden, AB alanı olan karaya doğru esen rüzgârlara deniz meltemi denir.
Gece YB alanı olan dağdan, AB alanı olan vadiye doğru esen rüzgârlara dağ meltemi denir. Gündüz YB alanı olan vadiden, AB alanı olan yamaçlara doğru esen rüzgârlara vadi meltemi denir.
Dağları aşarak alçalan kuru hava kütlelerinin hıza ve sürtünmeye bağlı olarak ısınması sonucu oluşan sıcak ve kuru rüzgârdır.
Ekvator çevresinde daha çok sıcak okyanuslar üzerinde oluşan, karalara doğru etki alanı genişleyen, çok hızlı esen rüzgârlardır.
Tropikal rüzgârlara Asya'nın doğusunda tayfun, Meksika Körfezi kıyılarında hurricane (harikeyn), ABD'de tornado ve Avustralya'da willy willy (vili vili) isimleri verilmiştir.
Basınç ve rüzgâr; sahildeki akşam serinliğinden uçuş süresine, uçurtmadan haber bültenine kadar.
Gündüz denizden karaya esip seni serinleten rüzgâr deniz meltemidir; gece yönü tersine döner ve kara meltemi olur. Sebep basit: kara ile deniz farklı hızda ısınıp soğuyor.
Uçurtman parkta zor, sahilde kolay uçar. Sebebi sürtünmedir: binalar ve ağaçlar rüzgârın hızını keser, düz ve açık alanlarda rüzgâr daha hızlı eser.
Haber bültenindeki harita üzerinde A harfi gördüğün yerde şemsiye al: alçak basınçta hava yükselici, gökyüzü kapalıdır. Y gördüğün yerde gökyüzü açık olur.
Deniz kenarındaki bir sahada korner atışının savrulması, o gün basınç farkının (gradyanın) büyük olduğunun işaretidir: fark ne kadar büyükse rüzgâr o kadar hızlıdır.
Dağ eteğinde kamp yaparken gece üşümenin sebebi dağ meltemidir: gece soğuyan dağ yüksek basınç alanı olur ve serin hava vadiye iner.
Vapur seferlerini iptal ettiren lodos gibi rüzgârlar yerel rüzgârlardır — etki alanları dardır ama günlük hayatı doğrudan etkilerler.
Aynı iki şehir arasında uçuş süresinin gidiş ve dönüşte farklı olması genelde batı rüzgârlarıyla açıklanır: orta kuşakta hava kütlesi sürekli batıdan doğuya doğru hareket eder.
Hindistan'da sokakları su basan görüntüler yaz musonudur: denizden karaya esip bol yağış bırakır. Kışın aynı rüzgâr karadan denize eser ve yağış getirmez.
Arabaların üzerini kaplayan çöl tozunun sorumlusu, Sahra'dan esen sirokko ya da Mısır-Libya kıyılarına esen toz yüklü hamsin gibi Akdeniz havzası rüzgârlarıdır.
50 soruluk test · basınç faktörleri, basınç merkezleri, sürekli, mevsimlik ve yerel rüzgârlar
Yer çekiminin etkisiyle gazların yeryüzüne uyguladığı kuvvettir. Birimi milibar, ölçen alet barometre. Normal basınç: deniz seviyesinde, 45° enleminde, 15 °C'de 1013 mb. Çevresine göre yüksek olan alan yüksek basınç, düşük olan alçak basınç alanıdır.
Yükselti: arttıkça basınç azalır (gazların yoğunluğu azalır). Sıcaklık: artınca hava genleşip yükselir, basınç düşer → Ekvator'da sürekli AB, kutuplarda sürekli YB. Yer çekimi: geoit şekil nedeniyle kutuplarda fazla → Ekvator'dan kutuplara, yüksekten alçağa basınç artar. Yoğunluk: fazlaysa basınç yüksek. Dinamik etkenler: 30°'de DYB, 60°'de DAB.
Alçak basınç (siklon): yatayda çevreden merkeze, dikeyde yükselici, gökyüzü kapalı, yağış ihtimali yüksek. Yüksek basınç (antisiklon): yatayda merkezden çevreye, dikeyde alçalıcı, gökyüzü açık, yağış ihtimali düşük. Sapma yönü ikisinde de aynı: KYK'de sağa, GYK'de sola.
Rüzgâr, basınç farkına bağlı yatay hava hareketidir; YB'den AB'ye eser, anemometre ile ölçülür. Hızı: basınç farkı (gradyan) artarsa artar; eksen hareketi, merkezler arası mesafe ve sürtünme azaltır. Yönü: eksen hareketi (KYK sağa, GYK sola), yer şekilleri, basınç merkezlerinin konumu. Esme sıklığı ve hâkim rüzgâr yönü rüzgâr frekans gülünde gösterilir.
Alize: 30° DYB → Ekvator TAB; tropikal bölgede karaların doğu kıyılarına bol yağış. Batı rüzgârları: 30° DYB → 60° DAB; 60°'de kutup rüzgârlarıyla karşılaşıp cephe yağışı oluşturur. Kutup rüzgârları: 90° TYB → 60° DAB; soğuk ve kuru. Muson: Asya ile Hint Okyanusu'nun farklı ısınmasından; yaz musonu denizden karaya (bol yağış), kış musonu karadan denize (yağış getirmez).
Meltem: gece karadan denize (kara meltemi) / gündüz denizden karaya (deniz meltemi); gece dağdan vadiye (dağ meltemi) / gündüz vadiden yamaca (vadi meltemi). Fön: dağı aşıp alçalan kuru havanın ısınmasıyla oluşan sıcak ve kuru rüzgâr. Akdeniz havzası: sirokko (Sahra→Cezayir, Tunus, İspanya, Sicilya, İtalya · sıcak-kuru), hamsin (çölden Mısır-Libya · sıcak, kuru, toz yüklü), samyeli (Arap çölleri→Irak, Suriye, Türkiye'nin güneydoğusu), mistral (Fransa→Akdeniz · soğuk, kuru, şiddetli), bora (Balkanlar→Adriyatik · soğuk-kuru), etezyen (mayıs-eylül, Balkanlar→Ege · serin-kuru), krivetz (Romanya→Tuna Vadisi→Karadeniz · soğuk). Tropikal rüzgârlar: tayfun (Asya'nın doğusu), hurricane (Meksika Körfezi), tornado (ABD), willy willy (Avustralya).