Mağaradan
Metropole
Yerleşme
İnsanların yaşadığı (sosyal ortamlar vb.) ve çeşitli ekonomik faaliyetlerde bulunduğu alanların (iş yerleri vb.) tümüne yerleşme denir. Paleolitik Çağ’ın mağarasından metropoliten şehre kadar uzanan bu yolda tek soru var: insan neden burada oturuyor da şurada oturmuyor?
Yerleşmenin tarihi tek bir cümlede özetlenebilir: insan önce doğanın hazır verdiği barınağa girdi, sonra kendi barınağını yaptı, sonra o barınakların yan yana gelmesiyle köy, köylerin genişlemesiyle şehir doğdu.
Çağ’ın başlarında tatlı su kaynaklarına yakın olan mağara, ağaç kovuğu vb. doğal barınaklar mesken olarak kullanılmıştır. Yani ilk mesken yapılmadı, bulundu.
Yerleşik hayata geçen insan, tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştır. Barınma ihtiyacını karşılamak üzere kerpiç, taş, kamış gibi doğal malzemeleri kullanarak ilk meskenlerini inşa etmiştir.
Tarım faaliyetleri, besin kaynaklarının yanı sıra nüfusta da belirgin bir artış sağlamıştır. Artan nüfusa bağlı olarak ilk yerleşmeler köylere dönüşmüştür. Zamanla tarım ve ticaret merkezi hâline gelen köylerde yerleşim alanlarının genişlemesiyle ilk şehirler ortaya çıkmıştır.
Yeryüzünde yerleşme alanlarının dağılışı düzenli değildir. Bazı bölgelerde yerleşmeler yoğunken bazı bölgelerde seyrektir ya da hiç yoktur. Sınav sorusu bunu genellikle şu altı alanla test eder: su yüzeyleri, yüksek ve engebeli araziler, buzullar, kurak alanlar, ormanlar ve bataklıklar.
Temel ekonomik faaliyetlerin tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık olduğu yerleşmelere kırsal yerleşme denir. Kırsal yerleşmeler; nüfusun büyüklüğüne, kuruldukları yere, dokularına, yerleşme planlarına ve ekonomik işlevlerine göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir. Sınavda karışan şey sınıflandırmaların kendisi değil, hangi listenin hangi ölçüte ait olduğu.
Nüfusu, fiziksel özellikleri, işlevleri ve yaşam koşullarıyla köy ile şehir arasında geçiş özelliği gösteren yerleşmedir.
Nüfusu 2.000’den az olan, ekonomisi genellikle tarım ve hayvancılığa dayanan yerleşmedir.
Köyden küçük yerleşmelerdir. Geçici ya da sürekli yerleşme özelliği gösterirler. Yayla, kom, ağıl, oba, dam, dalyan geçici; çiftlik, mahalle, mezra ve divan sürekli yerleşmelerdir.
Evlerin birbirine uzak olduğu yerleşmelerdir. Arazinin engebeli, su kaynaklarının fazla ve tarım alanlarının parçalı olduğu yerlerde görülür. Karadeniz’in kıyı kuşağında bu yerleşmeler yaygındır.
Evlerin birbirine yakın olduğu yerleşmelerdir. Engebenin az ve su kaynaklarının yetersiz olduğu yerlerde görülür. Türkiye’de iç kesimlerde yaygındır.
Geçici yerleşmeler, zamanla sürekli yerleşmelere dönüşebilir. Yani “yayla” listesi geçici diye, bir yaylanın sonsuza kadar geçici kalacağı anlamına gelmez. Ayrıca su kaynağı çok olduğunda dağınık, az olduğunda toplu yerleşme çıkması ilk bakışta ters gelir: su boldur ki her ev kendi suyunun başına kurulabilsin; su azdır ki herkes tek kaynağın etrafına toplansın.
Nüfusun kırsal yerleşmelerden fazla olduğu, tarım dışı ekonomik faaliyetlerin ön plana çıktığı, yatay ve dikey olarak büyüyen yerleşmelere şehir (kent) denir. Nüfusun fazla; sanayi, ticaret, ulaşım, turizm gibi faaliyetlerin çeşitli olması şehir yerleşmelerini kırsal yerleşmelerden ayıran en önemli özelliklerdir.
Konu özetinde İstanbul; sanayi, kültür, turizm, ticaret ve liman şehirleri örneklerinin hepsinde geçiyor. Bir şehir tek bir işleve mahkûm değildir — büyüdükçe işlevleri çeşitlenir. Aynı şey Roma (idari · turizm · inanç) ve Kahire (idari · kültür) için de geçerli.
Taş, ahşap ve toprak meskenlerin üçü de yakındaki malzemeden yapılır; bu yüzden hangi meskenin nerede olduğunu sorarsanız cevap doğrudan iklim ve kayaç yapısıdır. Betonarme mesken ise “doğal çevrenin etkisinin az görüldüğü” tek tiptir — tuğla, briket, çimento, çelik ve demir her yere taşınabildiği için dünyanın her şehrinde aynı ev çıkar.
Türkiye’nin yerleşme haritası tek bir çekişmenin sonucudur: iklim yerleşmeyi kıyıya çeker, engebe geri iter. İkisinin çarpıştığı yerlerde beklenmedik sonuçlar çıkar — ılıman ama boş yöreler gibi.
Dikkat: bu dört yörede iklim olumlu, buna rağmen yerleşme seyrek. Yani tek bir faktöre bakarak yerleşme yoğunluğuna karar verilemez.
Yapılan paleoarkeolojik araştırmalar, Türkiye topraklarında yerleşmenin günümüzden en az 10-12 bin yıl öncesine dayandığını göstermektedir.
Mağaralar bulunmuş barınaklar, Neolitik yerleşmeler ise insan eliyle yapılmış meskenlerden oluşan ilk yerleşmelerdir.
Şehir ile il kavramları birbirinden farklıdır. Şehir, yerleşme kavramı iken il yönetim birimidir. Bir il, sınırları içinde onlarca kırsal yerleşme barındırır; şehir ise o sınırların içindeki tek bir yerleşmedir. Buna bağlı ikinci ayrım: köy Türkiye’deki en küçük idari birim, mahalle ve köy ise en küçük yönetim birimi olup ikisinin de başında muhtar bulunur. Türkiye’de toplam nüfusu 750.000’den fazla olan iller büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
Bu ünitenin tamamı senin her gün yürüdüğün sokakta geçiyor. Aşağıdaki dokuz sahnede kavramın hangisinin nereye oturduğunu gör.
Babaannenin köyünde evler tepeye dağılmışsa ve her evin yanında kendi çeşmesi varsa, orası dağınık yerleşme. Arazi engebeli, su kaynağı bol, tarlalar parçalı — Karadeniz kıyı kuşağının tarifi bu.
Evlerin bir meydanın etrafında halka gibi toplandığı bir yerleşim görüyorsan bu dairesel planlı yerleşme. Yolların meydandan farklı doğrultulara dağıldığı yerde ise ışınsal planlı yerleşmedesin.
Yayla bir köy altı geçici yerleşme. Kışın boş, yazın dolu. Ama o yaylada yıl boyu oturan bir aile varsa, orası artık sürekli yerleşmeye dönüşmüş demektir — konu özetinin “dönüşebilir” dediği tam bu.
Şehrin nüfusu 1 milyonu geçtiyse o artık metropoliten şehir. Metroyla stadyuma gidebiliyor olman, şehrin sadece yatay değil dikey de büyüdüğünün göstergesi — şehir tanımının içinde geçen özellik bu.
Bodrum’da gördüğün beyaz taş ev, Rize’de gördüğün ahşap ev ve Şanlıurfa’da gördüğün kerpiç ev rastgele seçilmemiş. Üçü de o bölgede bol olan malzemeden yapılmış: kalker, orman, kuru toprak.
Adresinde il → ilçe → mahalle sırası var. Bu üçü aynı şey değil: ili vali, ilçeyi kaymakam, mahalle ve köyü muhtar yönetir. Vali ve kaymakam atanır, muhtar seçilir.
Göbeklitepe, Çatalhöyük ve Çayönü Neolitik Çağ yerleşmeleridir — yani insan eliyle yapılmış meskenlerin bulunduğu ilk yerleşmeler. Karain ve Yarımburgaz ise mağara, yani daha eski dönemin hazır barınakları.
Zonguldak bir maden şehri: yerleşim biriminin yakınında maden bulunması, o yerleşmenin büyüyüp gelişmesini sağlıyor. Aynı mantık Batman ve Soma için de geçerli.
Uydu haritasında Türkiye’ye bakınca Tuz Gölü çevresi ve Taşeli Platosu boş görünür. Sebebi ayrı: biri yağış azlığı, öbürü karstik arazi. İkisi de tarımı olumsuz etkilediği için yerleşme seyrek.
45 soruluk test · yerleşmeyi etkileyen faktörler, kırsal ve şehirsel yerleşmeler, meskenler ve idari birimler
İnsanların yaşadığı ve çeşitli ekonomik faaliyetlerde bulunduğu alanların tümüne yerleşme denir.
Doğal barınak (Paleolitik) → ilk mesken ve yerleşik hayat (Neolitik) → tarım → nüfus artışı → köy → tarım ve ticaret merkezi olma → şehir.
Su yüzeyleri · yüksek ve engebeli araziler · buzullar · kurak alanlar · ormanlar · bataklıklar.
İklim · bitki örtüsü · yeryüzü şekilleri · toprak yapısı · su kaynakları · jeolojik yapı · kara ve denizlerin dağılışı.
Tarım · sanayi · teknoloji · turizm · ticaret · ulaşım · madencilik · savaşlar ve göçler.
Dağınık: engebeli arazi, bol su, parçalı tarım alanı → Karadeniz kıyısı.
Toplu: az engebe, yetersiz su → iç kesimler.
Hat boyu (yol/akarsu boyunca) · ışınsal (yolların etrafında değişik doğrultularda) · dairesel (meydan etrafında) · küme (birbirine yakın ve düzensiz).
Geçici: yayla, kom, ağıl, oba, dam, dalyan (Türkiye listesinde ayrıca
kışlak ve bağ evi).
Sürekli: çiftlik, mahalle, mezra, divan.
10.000-100.000 küçük · 100.001-500.000 orta · 500.001-1.000.000 büyük · 1.000.000 üzeri metropoliten.
Taş (kalker, granit, andezit, bazalt) · ahşap (ekvatoral, muson; Türkiye’de Karadeniz) · toprak/kerpiç (karasal; Orta ve GD Anadolu) · betonarme (şehirler, doğal çevrenin etkisi az).
İl → vali (en büyük idari birim, merkezî yönetimin taşra teşkilatı) · ilçe → kaymakam · mahalle ve köy → muhtar. Yerel yönetimler: il özel idaresi, belediyeler, mahalle ve köyler; seçmenler tarafından seçilir.
Menteşe, Biga, Taşeli ve Teke’de iklim uygun ama engebe seyreltiyor. Tuz Gölü çevresinde yağış azlığı, Taşeli’de karstik arazi tarımı olumsuz etkiliyor. Nüfusu 750.000’i geçen iller büyükşehir belediyesine dönüşmüştür.