Aileden
Devlete
Beş Basamak
Aileler urugları, uruglar boyları, boylar budunları (millet) meydana getirmiştir. Ana yurtta kurulan ilk Türk devletleri boy birliği şeklinde ortaya çıktı; en küçük birlik olan aile ise kan bağı esasına dayanıyordu.
Eski Türk toplumunda en küçük birlik olan aile, kan bağı esasına dayanmaktadır. Türklerin dünyanın dört bir tarafına dağılmasına rağmen varlıklarını korumaları, aile yapısına verdikleri önemden kaynaklanmıştır. Aşağıdaki merdivende basamaklara tıkla: her basamağın Türkçe adını ve bir üstünü nasıl oluşturduğunu gör.
| Basamak | Türkçe adı |
|---|---|
| Aile | Oguş |
| Aile birliği | Urug |
| Boy | Ok |
| Millet | Budun |
| Devlet | İl (ya da el) |
Boyların başında bulunan boy beyleri, ekonomik ve siyasi güçleri olan, doğrulukları ile tanınmış kimseler arasından seçilmiştir. Yani boy beyliği doğrudan miras değildir.
Budunların kağan etrafında bir araya gelmesiyle il oluşmuştur. Türkler devlete "el" veya "il" adını vermiştir.
Asya Hun Devleti'ne en parlak dönemini yaşatan Mete Han, yirmi altı boyu Türk tarihinde ilk kez tek bayrak altında toplamıştır.
İlk Çağ devletlerinde olduğu gibi ilk Türk devletlerinde de gücün meşruiyet kaynağı (haklı sayılma dayanağı) tanrısaldır. Ancak ilk Türk devletleri, diğer devletlerdeki gibi kağanı kutsal varlık veya rahip/tanrı kral olarak görmemişlerdir. Aradaki fark küçük görünür ama sınavda tam buradan soru gelir.
Yönetme yetkisinin kağana, Kök Tengri tarafından verildiği inancına kut anlayışı denir. Yani kağanın kendisi tanrı değildir; ona yetki verilmiştir.
Türklerde kağan olabilmek için Kök Tengri tarafından kut verilmiş bir aileye mensup olmak gerekir. Kut kan yoluyla geçtiği için bütün hanedan üyeleri kağan olma hakkına ve yetkisine sahiptir (veraset = miras yoluyla geçme).
Kut ve veraset uygulamalarından dolayı Türk devletlerinde, kuruluştan yıkılışa kadar genellikle tek hanedan egemen olmuştur.
Bütün hanedan üyelerinin kağan olma hakkı olması iki sonuç doğurur: hanedan hiç kesintiye uğramaz ama her hükümdar ölümünde taht kavgası çıkabilir. Bu yüzden kuta sahip hanedan üyeleri arasında kağan seçmek için kurultay toplanmıştır.
Kağanın görevleri bir listeyle sınırlıdır ve hepsi devletin dışa ve içe dönük yönetimiyle ilgilidir. Unvan ve semboller ise sınavda doğrudan sorulan iki listedir.
İç ve dış siyaseti düzenler.
Savaş ve barışa karar verir.
Ordulara komutanlık eder.
Elçiler gönderir ve elçileri kabul ederdi.
Devlet teşkilatının her kademesindeki görevlileri tayin eder veya onları görevlerinden alırdı.
Kağan da dâhil olmak üzere herkes töreye uymak zorundadır; kağanın yetkileri sınırsız değildir.
| Liste | İçerik |
|---|---|
| Hükümdar unvanları | şanyü · tanhu · han · yabgu · ilteber · idikut · erkin · kağan |
| Hükümdarlık sembolleri | taht · davul · otağ · kotuz · tuğ · yay |
SÖZLÜK: otağ = hükümdar çadırı · tuğ = at kılından yapılan bayrak/sancak · kotuz = tuğun ucuna takılan yaban sığırı kuyruğu.
Üç kavram: kararların alındığı yer (kurultay), ülkenin bölünme biçimi (ikili teşkilat) ve zenginliğin paylaşımı (ülüş).
Siyasi, kültürel, hukuki ve ekonomik konularda genel kararlar alan ve devlet
yönetiminin temelini oluşturan en yüksek kuruluştu.
Üyeleri: kağan, hanedan üyeleri, hatun, aygucı ve boy beyleri.
Toplanma: genellikle yılda üç kez.
Üyelerine verilen ad: toygun.
Devlet yönetiminde kolaylık sağlamak amacıyla ülke idaresi, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
Türk kağanını kut yani siyasi iktidar ile donatan Gök Tengri, ona iktisadi güç anlamına gelen "ülüş" bağışlamıştır. Ülüş, Türkçe "üleşmek" (paylaşmak) anlamına gelir. Kağan bu gücü halkın lehinde kullanarak elde ettiği maddi varlığı adil bir şekilde halka dağıtmıştır.
Boy beylerinin kurultaya katılımı sadakat işareti sayılırdı. Aksi isyan olarak görülürdü. Yani kurultay yalnızca karar alma yeri değil, aynı zamanda bağlılığın ölçüldüğü yerdi.
Atı kullanan ve demiri işleyen Türkler, askerî bakımdan çevresindeki milletlere üstünlük sağlamıştır.
Uygurların Manihaizm dinine geçmesinin ve Çinlilerle yakınlaşmanın etkisiyle toplumsal hayatta hızla bir değişim yaşanmıştır: şehirler kurulmuş ve yerleşik hayata geçilmiştir. Kale, tapınak ve saray gibi yapılar inşa ederek mimaride ilerlemişler; kâğıt ve matbaayı kullanmışlar, minyatür sanatında ileri gitmişlerdir.
Karışık sırayla gelen tanımı oku, doğru kavramı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
26 sorudan oluşan bu test ile "Boylardan Devlete-I" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Aileler urugları, uruglar boyları, boylar budunları meydana getirir; budunların kağan etrafında toplanmasıyla il (devlet) oluşur.
En küçük birlik olan aile kan bağı esasına dayanır; Türklerin dağıldıkları hâlde varlıklarını korumaları aile yapısına verdikleri önemden kaynaklanır.
Boy beyleri, ekonomik ve siyasi güçleri olan, doğrulukları ile tanınmış kimseler arasından seçilmiştir.
Yönetme yetkisinin kağana Kök Tengri tarafından verildiği inancıdır. Kağan kutsal varlık ya da tanrı kral değildir.
Bütün hanedan üyeleri kağan olma hakkına sahiptir (veraset). Kut ve veraset yüzünden Türk devletlerinde genellikle tek hanedan egemen olmuştur.
İç ve dış siyaseti düzenler, savaş ve barışa karar verir, ordulara komutanlık eder, elçi gönderir ve kabul eder, görevlileri tayin eder ya da görevden alır.
Unvanlar: şanyü, tanhu, han, yabgu, ilteber, idikut, erkin, kağan. Semboller: taht, davul, otağ, kotuz, tuğ, yay.
En yüksek kuruluştur; kağan, hanedan üyeleri, hatun, aygucı ve boy beylerinden oluşur. Boy beylerinin katılımı sadakat işaretidir, katılmamak isyan sayılır.
İkili teşkilat: yönetim kolaylığı için ülkenin doğu ve batı olarak ikiye ayrılması. Ülüş: kağana verilen iktisadi güç; elde edilen maddi varlığın halka adil dağıtılması.