Geçmişi
Belgeyle
Anlatan Bilim
Tarih; toplumların başından geçen olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bunların sebep ve sonuçlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini belgelere dayanarak, objektif (tarafsız) bir biçimde ele alan sosyal bir bilimdir. Bu tanımın içindeki her sözcük bir sınav sorusudur: zaman, yer, sebep-sonuç, belge, objektiflik.
Tarihi diğer beşerî ve sosyal bilim dallarından ayıran en önemli fark şudur: diğer bilimler insanı veya doğayı bir yönüyle ele alırken tarih, insanı her yönüyle ve bütün yaptıklarıyla anlamaya ve anlatmaya çalışır.
Tarihin konusu, insanoğlunun meydana getirdiği faaliyetler, değişimler ve eserlerdir. Geçmiş ve şimdiki zamandaki insan tecrübesinin tamamı tarihin konusu içerisine girer.
Tarihî olayların aydınlatılmasında en önemli unsur belgelerdir. Sosyal bir bilim olan tarih, bilimsel bilgiyi ortaya çıkarmak için kaynaklardan yararlanır.
Zamanı geriye döndürmek mümkün değildir, tarihî olaylar tekrarlanamaz. Bu nedenle doğa bilimlerindeki deney ve gözlem, tarih bilimi için uygulanamaz. Doğa bilimlerinin kesin kanunları olmasına rağmen tarihin yoktur.
| Ölçüt | Tarih | Doğa bilimleri |
|---|---|---|
| Olayın tekrarı | Olay tekrarlanamaz | Olay istenildiği kadar tekrarlanır |
| Yöntem | Kaynak ve belge incelemesi | Deney ve gözlem |
| Kesin kanun | Yok | Var |
| İnsana bakış | Her yönüyle ve bütün yaptıklarıyla | Tek bir yönüyle |
Kaynak, tarihî bilgiye kaynaklık eden malzemelerdir. Sınavda en çok sorulan ayrım şu: malzeme olayın geçtiği dönemden mi kalmış, yoksa sonradan mı yazılmış? Aşağıdaki ayırıcıda örneği seç, zaman okunun nereye düştüğüne bak.
Olayın geçtiği döneme ait belge ve buluntulardır: kitabe (yazıt), abide (anıt), arkeolojik buluntu, para vb.
Olayın geçtiği döneme yakın ya da o dönemin kaynaklarından faydalanılarak meydana getirilen eserlerdir.
| Tür | Ne demek | Örnekler |
|---|---|---|
| Sözlü kaynaklar | Kuşaktan kuşağa anlatılarak gelen malzeme | Efsaneler, destanlar, menkıbeler (din büyükleri hakkında anlatılan olağanüstü hikâyeler) vb. |
| Yazılı kaynaklar | Bir yüzeye yazılmış metinler | Tabletler, kitabeler, fermanlar (padişah buyrukları), beratlar (belge, ayrıcalık kâğıdı) vb. |
| Sesli ve görüntülü kaynaklar | Ses ya da görüntü kaydı taşıyan malzeme | Resimler, fotoğraflar, filmler, video bantları vb. |
| Gerçek eşya ve nesneler | Elle tutulur kalıntı ve nesneler | Arkeolojik buluntular ile tarihî eşya ve nesneler |
Bir kaynak aynı anda hem birinci/ikinci el sınıfına hem sözlü/yazılı/görüntülü/eşya
sınıfına girer. Bunlar iki ayrı ölçüt: birincisi zamana, ikincisi biçime bakar.
Örnek: Kök Türk yazıtı → yazılı kaynak (biçim) ve birinci el kaynak (zaman).
On dört bilim dalı, tarihçinin tek başına çözemediği soruları çözer: bu para hangi döneme ait, bu yazı hangi alfabeyle yazılmış, bu kemik kaç yaşında? Düğmelere bas, her dalın tam olarak neye baktığını gör.
Kronoloji, tarih araştırmalarında neden-sonuç ilişkisi kurulmasını kolaylaştırır. Çünkü hangi olayın hangisinden önce olduğunu bilmezsen, hangisinin diğerine sebep olduğunu da söyleyemezsin.
Nümismatik, paleografya ve epigrafi, tarih yazı ile başladığı için tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında tarihe yardımcı olamaz. Üçünün de incelediği şey (para, alfabe, yazıt) yazının icadından sonra vardır.
Arkeoloji, tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında tarihe en çok yardımcı olan bilimdir. Yazı yoksa geriye kazıdan çıkan kalıntı kalır.
Tarihî olaylar ele alınırken tarihî bilgilerin kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir. Tarihî bir olayın bugünün bakış açısı ve değer yargılarıyla ele alınması doğru değildir.
Belgeler yoruma muhtaçtır ve olayın yaşandığı çağın ve toplumun ruhunu taşımaktadır. Bu nedenle o ruha göre bir açıklama ve yorum yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Tarihçi, geçmişe ait bir bilgiyi gerçeği anlamak için kullanır.
Tarih bilincine sahip kişiler, tarihle ilgili bilgileri eleştirel değerlendirmeye tabi tutar. Bu sayede insanlar, tarihî metinleri analiz ederken doğru-yanlış ayrımını yapabilme becerisini geliştirir. Tarih, bireylerde araştırma ve kanıt kullanma becerisini artırır ve çok yönlü düşünme yeteneğini geliştirir.
Milletlerin ortak hafızası olan tarih, millî ve toplumsal kimliğin inşasında önemli rol oynar.
Kimlik olmadan bir toplumun devamlılık sağlaması söz konusu olmaz. Toplumsal kimlik, ahlaki ve tarihî değerlerin etkisiyle oluşur.
Tarih, bireylere yaşadığı toplumun geçmişini öğreterek kişinin kendi milletine aidiyet duygusuyla bağlanmasını sağlar.
Toplumun birlik ve beraberlik içinde olmasını sağlayan tarih, toplumdaki manevi değerlerin gelişmesinde de önemli rol oynar.
Geçmişini bilmeyen bir toplum, hafızasını yitirmiş, akıntıya kapılmış gibidir. Tarih, geçmişin ışığında bugünün anlaşılmasını ve yarına yön verilmesini sağlar. Millî ve toplumsal kimlik için toplumlarda tarih bilincinin oluşması bir zorunluluktur.
Karışık sırayla gelen durumu oku, doğru kutuyu işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
26 sorudan oluşan bu test ile "İnsanlığın Hafızası Tarih" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Toplumların başından geçen olayları zaman ve yer göstererek, sebep-sonuç ilişkileriyle, belgelere dayanarak objektif biçimde ele alan sosyal bilim.
Diğer bilimler insanı ya da doğayı bir yönüyle ele alır; tarih insanı her yönüyle ve bütün yaptıklarıyla ele alır.
Olay tekrarlanamadığı için deney ve gözlem uygulanamaz; doğa bilimlerinin kesin kanunları varken tarihin yoktur.
Birinci el: olayın döneminden kalan belge ve buluntu (kitabe, abide, arkeolojik buluntu, para). İkinci el: döneme yakın ya da o dönemin kaynaklarından faydalanılarak yazılan eser.
Destan sözlü; ferman yazılı; fotoğraf sesli-görüntülü; arkeolojik buluntu gerçek eşya ve nesne sınıfındadır.
Arkeoloji tarih öncesinde en çok yardımcı olan bilimdir; nümismatik, paleografya ve epigrafi yazı gerektirdiği için tarih öncesine yardımcı olamaz.
Kronoloji olayların zamanını tespit ederek sıralar; bu da neden-sonuç ilişkisi kurulmasını kolaylaştırır.
Olay kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilir; bugünün değer yargılarıyla ele alınması doğru değildir. Belge, çağının ve toplumunun ruhunu taşır.
Tarih ortak hafızadır: millî ve toplumsal kimliği inşa eder, aidiyet ve birlik sağlar, eleştirel değerlendirme ve kanıt kullanma becerisi kazandırır.