Bir suikast
yedi cephe
dört yıl
Saraybosna'da atılan kurşun Avrupa'yı ateşe verdi. Osmanlı Devleti bu savaşa Kafkasya'dan Yemen'e, Galiçya'dan Süveyş'e uzanan bir cephe ağıyla girdi. Bu ünite o cepheleri, kazanılan iki zaferi ve savaşın Anadolu'da bıraktığı izi anlatıyor.
Savaşı başlatan olay tek bir suikasttı; ama o kurşunun bütün Avrupa'yı içine çekmesinin sebebi önceden kurulmuş ittifak zinciriydi. Aşağıdaki animasyon o zinciri gösteriyor.
Avusturya-Macaristan tahtının veliahttı Franz Ferdinand'ın 28 Haziran 1914'te bir Sırp milliyetçisi tarafından başkent Saraybosna'da öldürülmesi, savaşı tetikleyen olay olmuştur. Olaydan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Sırbistan Krallığı'na bir ültimatom göndermiştir.
Rusya Sırbistan'ın, Almanya ise Avusturya'nın yanında yer aldı. İngiltere ile Fransa'nın Rusya'yı desteklemesi sonucunda savaş Avrupa'da yayıldı.
Osmanlı Devleti İtilaf Devletleri kabul etmeyince, 2 Ağustos 1914'te Almanya ile ittifak antlaşması imzalandı. Yani Osmanlı Devleti'nin Almanya'nın yanında yer alması, İtilaf Devletleri'nin onu ittifakına almamasının ardından gelmiştir.
Akdeniz'de İngilizlerden kaçan Almanlara ait Goeben ve Breslau gemileri Çanakkale Boğazı'na sığınınca Osmanlı Devleti İngiltere'ye bu gemileri satın aldığını bildirdi.
Cepheleri ezberlemek yerine her cephenin neden açıldığını düşün: bir cephe petrol için, bir cephe yol için, bir cephe müttefike yardım için açılmıştır. Aşağıdaki haritada bir cepheye tıkla; nedenlerini ve sonuçlarını göreceksin.
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun Rusya ile karşı karşıya geldikleri cephe. Kafkasya Cephesi, savaş sırasında Doğu Anadolu Bölgesi içlerine kadar genişlemiş, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van şehirlerine kadar yayılmıştır.
NEDENLERİ
SONUÇLARI
İngilizlerin petrol sahalarını ele geçirmek amacıyla, 23 Kasım 1914'te Basra'yı işgali üzerine açıldı.
NEDENLERİ
SONUÇLARI
I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesi'nde yapılan savaşlar, 19 Şubat'tan başlayarak 18 Mart 1915 günü Türk zaferi ile sona eren dönem ve 25 Nisan 1915'te başlayıp yaklaşık bir yıl kara savaşlarının sürdürüldüğü ve ikinci büyük Türk zaferi ile sonuçlanan dönem olmak üzere iki aşamada cereyan etmiştir.
NEDENLERİ
SONUÇLARI
Bu cephe Mekke Şerifi Hüseyin'in Haziran 1916'da isyan etmesiyle başlamıştı. Osmanlı kuvvetleri harbin sonuna kadar İngiltere ve Fransa tarafından desteklenen Arap aşiretleriyle mücadele etmek durumunda kalmıştı.
NEDENLERİ
SONUÇLARI
Almanya'nın isteği üzerine açılan bir cephedir. Osmanlı ordusu, 1915'te Birinci Kanal Harekâtı'nı, 1916'da İkinci Kanal Harekâtı'nı düzenledi. Amaç; Osmanlı İmparatorluğu'nun Süveyş Kanalı'nı ele geçirmesi ve Mısır'a yeniden sahip olmasıydı.
NEDENLERİ
SONUÇLARI
Bu cephe Kanal Cephesi adı ile açılmış, zamanla Sina-Filistin-Suriye Cephesi adını almıştır. 1915 Şubat ve 1916 Ağustos aylarında iki kez gerçekleştirilen Kanal Harekâtının mağlubiyetle sona ermesi, İngilizlerin Sina Yarımadası'na egemen olarak Filistin istikametinde ilerlemesine yol açmıştır.
NEDENİ
SONUÇLARI
Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na yardım etmek için asker gönderdiği cephelerdir. Yani Osmanlı Devleti bu cephelerde kendi toprağını değil, müttefikini savunmuştur — cepheleri ayırt ederken en işe yarar ölçüt budur.
İtilaf Devletleri, savaş daha bitmeden Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaştı. Bu antlaşmalar Millî Mücadele'nin neden bu kadar geniş bir cepheye karşı verildiğini açıklar.
İstanbul ve Boğazların savaştan sonra Rusya'ya bırakılması kabul edildi.
On İki Ada ve Trablusgarp'ın yanı sıra Antalya'ya kadar uzanan Batı Anadolu toprakları da İtalya'ya bırakıldı.
Sykes-Picot (Saykıs Piko) Antlaşması: Van, Erzurum Rusya'ya; Adana, Halep Fransa'ya; Bağdat, Basra İngiltere'ye bırakıldı.
Fransa, İngiltere ve İtalya arasında imzalandı. İzmir ve çevresi, Konya ve Antalya toprakları İtalya'ya bırakıldı.
Londra Antlaşması adı iki ayrı yerde karşına çıkar: 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması I. Balkan Savaşı'nı bitiren antlaşmadır (Edirne Bulgaristan'a bırakıldı); 1915 Londra Antlaşması ise I. Dünya Savaşı içindeki gizli paylaşım antlaşmalarındandır. İstanbul Antlaşması için de aynı durum geçerlidir: 29 Eylül 1913 İstanbul Antlaşması Bulgaristan'la yapılmıştır (Meriç sınır), 1915 İstanbul Antlaşması ise Boğazları Rusya'ya bırakan gizli antlaşmadır. Soruda yıl verilmişse hangisi olduğu oradan anlaşılır.
I. Dünya Savaşı Osmanlı Devleti açısından yenilgiyle bitti; ama bu savaşın içinde Çanakkale ve Kut'ül-Amâre gibi iki büyük zafer ile Bakü'nün kurtarılması ve Medine Müdafaası gibi iki direniş vardır.
Çanakkale Cephesi'nde kazanılan bu zafer, Mustafa Kemal'in Anafartalar Kahramanı olarak tanınmasını sağladı. Oluşturduğu millî bilinç, Anadolu'da Türk istiklal mücadelesinin başlamasında büyük pay sahibidir. Çanakkale Savaşlarının kazanılmasında Mustafa Kemal'in karar alma yeteneği ve askerin başında savaşı bizzat yürütmesi etkili olmuştur. Mustafa Kemal, özellikle 1915'te Anafartalar'da gösterdiği üstün başarıyla İstanbul'un düşman eline geçmesini önlemiş ve hem Türk halkı hem de dünya tarafından "Anafartalar Kahramanı" olarak tanınmıştır.
İngilizler, Bağdat'ı almak amacıyla 26 Eylül 1915'te Kut şehrini işgal etti. Başarılı olamayan İngilizler Kut'ül-Amâre'ye çekilirken Albay Halil (Kut) 5 Aralık 1915'te bölgeyi kuşattı. Halil Bey ile General Townshend arasındaki görüşmelerde İngilizlerin Osmanlı Devleti'ne teslim olması konusunda uzlaşmaya varıldı.
Azerbaycan; İngiliz, Bolşevik ve Ermeni çetelerine karşı Osmanlı Hükûmetinden yardım istedi. Bunun üzerine Nuri Paşa, kurduğu Kafkas İslam Ordusu ile 15 Eylül 1918'de Bakü'yü Ermeni zulmünden kurtardı.
Fahreddin Paşa, elinde bulunan son derece kısıtlı imkânlarla Medine'yi müdafaa etti. Cephane, ilaç ve giyecek stoklarının bitmesi sebebiyle teslim olmak zorunda kaldı.
Savaş yalnız cephede geçmedi. Bu bölüm 1915 olaylarını, savaş yıllarında Anadolu'daki hayatı ve savaşın gidişatını değiştiren 1917 yılını anlatıyor.
Osmanlı Devleti farklı dil, din ve ırktan insanı bir arada ve barış içinde yaşatabilme başarısı göstermiştir. Ancak Batılı devletlerin Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini hayata geçirmek için farklı etnik grupları kışkırtması ülkedeki huzuru bozdu.
Bu üç madde küçük görünür ama Millî Mücadele'nin niçin bu kadar yorgun bir toplumla başladığını anlatan tek yerdir: cepheye giden nesil geri dönmemiş, tarlada ve evde kalanlar kıtlıkla baş etmek zorunda kalmıştır.
1917, Osmanlı Devleti açısından hem iyi hem kötü haber taşıyordu. Rusya'nın çekilmesi Kafkas Cephesi'ni rahatlattı ve 3 Mart 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması'yla o cephe kapandı. Ama aynı yıl ABD'nin savaşa girmesi, İtilaf Devletleri'ne savaşı bitirecek gücü verdi. Bir cephenin kapanması, savaşın kaybedilmesini engellemedi.
Karışık sırayla gelen bilgiyi oku, ait olduğu cepheyi işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
49 sorudan oluşan bu test ile bu üniteyi ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Avusturya-Macaristan tahtının veliahttı Franz Ferdinand'ın 28 Haziran 1914'te bir Sırp milliyetçisi tarafından başkent Saraybosna'da öldürülmesi, savaşı tetikleyen olay olmuştur. Olaydan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Sırbistan Krallığı'na bir ültimatom göndermiştir.
Rusya Sırbistan'ın, Almanya ise Avusturya'nın yanında yer aldı. İngiltere ile Fransa'nın Rusya'yı desteklemesi sonucunda savaş Avrupa'da yayıldı.
Osmanlı Devleti İtilaf Devletleri kabul etmeyince, 2 Ağustos 1914'te Almanya ile ittifak antlaşması imzalandı. Akdeniz'de İngilizlerden kaçan Almanlara ait Goeben ve Breslau gemileri Çanakkale Boğazı'na sığınınca Osmanlı Devleti İngiltere'ye bu gemileri satın aldığını bildirdi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Rusya ile karşı karşıya geldikleri cephe. Doğu Anadolu içlerine kadar genişlemiş, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van şehirlerine kadar yayılmıştır. Nedenleri: Enver Paşa'nın Turan ülküsünü gerçekleştirme isteği, İngiltere'yi ekonomik olarak zor duruma düşürmek, Rus kuvvetlerinin İngiliz birlikleri ile birleşmesini önlemek. Sonuçları: Sarıkamış Harekâtı'nda binlerce Türk askeri şehit düştü; 1916'da Mustafa Kemal Muş ve Bitlis'i geri aldı; 3 Mart 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması'yla cephe kapandı.
İngilizlerin petrol sahalarını ele geçirmek amacıyla, 23 Kasım 1914'te Basra'yı işgali üzerine açıldı. Nedenleri: Afrika ve Hindistan yolunun güvenliğini sağlamak, Irak petrollerini ele geçirmek, Rus Çarlığı'na yardım götürmek. Sonuçları: Osmanlılar Kut'ül-Amâre'de İngiliz kuvvetlerini yenilgiye uğrattı; 1917'de İngilizlerin Bağdat'ı ele geçirmesiyle bu cephe kapandı.
Çanakkale Cephesi'nde yapılan savaşlar, 19 Şubat'tan başlayarak 18 Mart 1915 günü Türk zaferi ile sona eren dönem ve 25 Nisan 1915'te başlayıp yaklaşık bir yıl kara savaşlarının sürdürüldüğü ve ikinci büyük Türk zaferi ile sonuçlanan dönem olmak üzere iki aşamada cereyan etmiştir.
Nedenleri: başkent İstanbul'u alıp Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak, Rusya'ya yardım gönderebilmek, Balkanlar üzerinden İttifak Devletleri'ne karşı yeni bir cephe açmak. Sonuçları: I. Dünya Savaşı iki yıl uzamıştır; başkent İstanbul erken gelecek bir işgalden kurtulmuştur; Rusya'da Çarlık rejimi yıkılmıştır; bu zafer Millî Mücadele'ye ilham kaynağı olmuştur; eğitim görmüş binlerce aydının şehit olması ülkenin gelecekteki sosyopolitik durumunu etkilemiştir.
Bu cephe Mekke Şerifi Hüseyin'in Haziran 1916'da isyan etmesiyle başlamıştı. Osmanlı kuvvetleri harbin sonuna kadar İngiltere ve Fransa tarafından desteklenen Arap aşiretleriyle mücadele etmek durumunda kalmıştı. İngilizler Mac Mahon Antlaşması ile bağımsız bir Arap devletini tanımayı vadettiler.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalanmış ve Osmanlı Devleti için savaş sona ermişti. Mütarekenin 16. maddesine göre Hicaz, Asir ve Yemen boşaltılacak ve buralardaki tüm kuvvetler teslim olacaktı. Buna karşın Fahrettin Paşa teslim olmayı reddetmiş ve iki buçuk ay daha Medine'yi müdafaa etmişti. Medine 13 Ocak 1919'da Şerif Abdullah kuvvetleri tarafından işgal edilmişti.
Almanya'nın isteği üzerine açılan bir cephedir. Osmanlı ordusu, 1915'te Birinci Kanal Harekâtı'nı, 1916'da İkinci Kanal Harekâtı'nı düzenledi. Amaç; Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek ve Mısır'a yeniden sahip olmaktı. Nedenleri: İngilizlerin sömürgelerine giden Hindistan yolunu kesmek, Mısır'ı ele geçirmek. Kanal Seferi başarısızlıkla sonuçlandı; Türk ordusu su, erzak ve cephane sıkıntısı nedeniyle geri çekildi.
Bu cephe Kanal Cephesi adı ile açılmış, zamanla Sina-Filistin-Suriye Cephesi adını almıştır. Kanal Harekâtının mağlubiyetle sona ermesi, İngilizlerin Sina Yarımadası'na egemen olarak Filistin istikametinde ilerlemesine yol açmıştır. Osmanlı Devleti'nin mağlubiyetiyle sonuçlanmıştır; Gazze, Kudüs, Filistin ve Şam İngilizlerin işgaline uğramıştır; 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması'yla cephe kapandı.
Bulgaristan ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na yardım etmek için asker gönderdiği cephelerdir.
İstanbul Antlaşması (1915): İstanbul ve Boğazların savaştan sonra Rusya'ya bırakılması kabul edildi. Londra Antlaşması (1915): On İki Ada ve Trablusgarp'ın yanı sıra Antalya'ya kadar uzanan Batı Anadolu toprakları da İtalya'ya bırakıldı.
Sykes-Picot (Saykıs Piko) Antlaşması (1916): Van, Erzurum Rusya'ya; Adana, Halep Fransa'ya; Bağdat, Basra İngiltere'ye bırakıldı. Saint Jean De Maurienne Antlaşması (1916): Fransa, İngiltere ve İtalya arasında imzalandı; İzmir ve çevresi, Konya ve Antalya toprakları İtalya'ya bırakıldı.
Çanakkale Cephesi'nde kazanılan bu zafer, Mustafa Kemal'in Anafartalar Kahramanı olarak tanınmasını sağladı. Oluşturduğu millî bilinç, Anadolu'da Türk istiklal mücadelesinin başlamasında büyük pay sahibidir. Mustafa Kemal, özellikle 1915'te Anafartalar'da gösterdiği üstün başarıyla İstanbul'un düşman eline geçmesini önlemiştir.
İngilizler, Bağdat'ı almak amacıyla 26 Eylül 1915'te Kut şehrini işgal etti. Başarılı olamayan İngilizler Kut'ül-Amâre'ye çekilirken Albay Halil (Kut) 5 Aralık 1915'te bölgeyi kuşattı. Halil Bey ile General Townshend arasındaki görüşmelerde İngilizlerin Osmanlı Devleti'ne teslim olması konusunda uzlaşmaya varıldı.
Azerbaycan; İngiliz, Bolşevik ve Ermeni çetelerine karşı Osmanlı Hükûmetinden yardım istedi. Bunun üzerine Nuri Paşa, kurduğu Kafkas İslam Ordusu ile 15 Eylül 1918'de Bakü'yü Ermeni zulmünden kurtardı. Fahreddin Paşa ise elinde bulunan son derece kısıtlı imkânlarla Medine'yi müdafaa etti; cephane, ilaç ve giyecek stoklarının bitmesi sebebiyle teslim olmak zorunda kaldı.
I. Dünya Savaşı başladığı sırada Mustafa Kemal Sofya'da ataşemiliterdi. Çanakkale Cephesi'nde Anafartalar Grup Komutanı; Kafkas Cephesi'nde 16. Kolordu Komutanı (1916); Suriye-Filistin Cephesi'nde 7. Ordu Komutanı (1917); Yıldırım Orduları Grup Komutanı (1918).
Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı; Enver Paşa dönemin Harbiye Nazırı olarak askerî harekâtların yönetilmesinde görev almıştır; Otto Liman von Sanders, Enver Paşa'nın teklifi üzerine Çanakkale Savaşlarını yönetmiştir; Cevat (Çobanlı) Paşa Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanıdır; Esat (Bülkat) Paşa Kuzey Grubu Komutanıdır; Fevzi (Çakmak) Paşa 5. Kolordu Komutanlığı yapmıştır; Ali Fuat (Cebesoy) Paşa 25. Tümen komutanıdır.
Ermeni çeteleri Van, Erzurum, Bitlis, Diyarbakır gibi Anadolu'nun pek çok yerinde Türkleri katletmeye başladı. 24 Nisan 1915'te alınan kararla Ermeniler tarafından kurulmuş komiteler (Taşnaksutyun, Hınçak vs.) kapatıldı. Ermeni olayları durulmayınca Osmanlı Devleti 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân Kanunu'nu çıkardı; terör hareketlerine katılan Ermeniler Osmanlı toprağı olan Suriye ile Irak'a göçe tabi tutuldu. 31 Aralık 1918'de Ermenilerden isteyenlerin dönebilmesi için Geri Dönüş Kararnamesi çıkarıldı. Osmanlı Devleti, savaş sırasında devletin güvenliği için ve tedbiren zorunlu göç uygulamıştır.
Savaş, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinde kalıcı izler bıraktı. Cephe gerisinde kalan kadınlar, erkeklerin sorumluluklarını da üstlendi, pek çok çocuk yetim kaldı. Temel gıdaların temininde sıkıntı çekilmesi kıtlığa yol açtı.
1917'de Bolşevik İhtilali Rusya'nın savaştan çekilmesine yol açtı. Alman denizaltılarının, ticari taşımacılığa karşı savaş açtıklarını duyurması ABD'nin İtilaf Devletleri yanında savaşa girmesine sebep oldu. ABD'nin müttefiklerine takviye kuvvetler göndermesi, İtilaf Devletleri'nin savaşı kısa sürede galip tamamlamasını sağladı.