TYT · ÜNİTE 34 · OSMANLI'DA SANAYİLEŞME ÇABALARI

Ham madde
verip
kumaş almak

Avrupa merkantilizmle sermayesini büyütürken Osmanlı merkantilizm karşıtı bir yol izledi ve ihracatı sınırlandırdı. Bu ünitede o kararın vardığı yeri izliyoruz: Balta Limanı, dış borç ve Düyûn-ı Umûmiye.

1838
Balta Limanı Antlaşması
1854
İlk dış borç · İngiltere
1881
Muharrem Kararnamesi
01 / SANAYİ DEVRİMİ KARŞISINDA OSMANLI EKONOMİSİ

Neden yetişemedi?

Sanayi Devrimi'nden önceki süreçte Osmanlı ekonomisi tarım, ticaret ve küçük ölçekli atölyelerde yapılan üretime dayanıyordu. Osmanlı Devleti'nin Sanayi Devrimi'nin yaşandığı günlerde Avrupa ile rekabet edememesinde birtakım unsurlar etkili olmuştur. Aşağıdaki gezginde bu unsurları tek tek incele.

KRİTİK BİLGİ · MERKANTİLİZM NEDİR?

Merkantilizm, XVI. yüzyılda Avrupa'da başlamış bir ekonomi modelidir. Bu modele göre güçlü bir ekonomi için ihracatı en üst düzeye çıkarmak, ithalatı ise en alt seviyede tutmak amaçlanmıştır.

İNTERAKTİF: MERKANTİLİZM TERAZİSİ · AVRUPA ↔ OSMANLI
İNTERAKTİF: REKABET EDEMEME SEBEPLERİ GEZGİNİ
ISLAH-I SANAYİ KOMİSYONU (1860)

1860 yılında Osmanlıda sanayileşme adımlarını yönetmek ve bu alandaki personeli yetiştirmek için Islah-ı Sanayi Komisyonu kuruldu. Yani komisyonun iki işi vardır: adımları yönetmek ve personel yetiştirmek.

TANZİMAT'TA KURULAN FABRİKALAR

Osmanlı Devleti Tanzimat Dönemi'nde teknolojiyi dışarıdan ithal eden bir devlet konumuna geldi. Tanzimat döneminden itibaren İstanbul ve çevresinde dokuma, çuha ve Feshane fabrikaları kuruldu.

02 / BALTA LİMANI ANTLAŞMASI (1838)

Açık pazar

XIX. yüzyıl başlarında Avrupa ülkeleri Sanayi Devrimi'ni tamamlamak üzereydi. Osmanlı Devleti bu süreçte içte ve dışta sorunlarla uğraşsa da hâlâ dünyanın en büyük sınırlarına sahip ülkelerindendi; bu nedenle pazar olmaya müsait olan Osmanlı toprakları, İngilizlerin ilgi odağı hâline gelmişti. XIX. yy. başlarında Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa isyan edince Osmanlı Rusya ile iş birliği yapmış, bunun karşılığında Hünkâr İskelesi Antlaşması yapılmıştır. Rusya ile yakınlaşmadan rahatsız olan Osmanlı yönetimi, 1838 yılında İngiltere ile Balta Limanı Antlaşması'nı yapmıştır.

İNTERAKTİF: BALTA LİMANI'NIN ÜÇ MADDESİ ve VERGİ MAKASI
PÜF NOKTA · AÇIK PAZAR

Bu antlaşma ile iç ve dış ticaretteki sınırlandırmalar kaldırılmış, yabancı ülkelerin malları Osmanlı ülkesine serbestçe girme imkânı bulmuştur. Böylece Osmanlı ekonomisi yabancıların denetimine girmiş, bazı esnaf grupları faaliyetlerini durdurmuştur. Osmanlı Devleti açık pazar hâline gelmiştir.

03 / BORÇLANMA MERDİVENİ ve DÜYÛN-I UMÛMİYE

İltizamdan iflasa

Osmanlı Devleti bütçe açıklarını kapatmak için sırayla üç yol denedi: önce XVII. yüzyılda tımar arazilerini iltizam arazilerine çevirmek, sonra XVIII. yüzyılda iç borçlanma için "esham senetleri", sonunda 1854'te İngiltere'den ilk dış borç. Aşağıdaki merdivende her basamağı gör.

İNTERAKTİF: BORÇLANMA MERDİVENİ · XVII. YY'DAN 1881'E
İNTERAKTİF: DÜYÛN-I UMÛMİYE'YE BIRAKILAN ALTI VERGİ KALEMİ
BORÇ NEDEN ÖDENEMEDİ?

Osmanlı Devleti'nin aldığı dış borçların nereye harcanacağına borcu veren devlet karar vermiş, bu paralarla herhangi bir yatırım yapılamamıştır. Zamanla bu dış borçlar yatırım yapılmadığı için ödenemez hâle gelmiş ve Osmanlı maliyesi iflas etmiştir. 1877-78 Osmanlı Rus Harbi ağır bir mağlubiyetle sonuçlanınca Osmanlı Devleti dış borçları ödeyemez hâle geldi.

II. ABDÜLHAMİD'İN ARGÜMANI

Tahta yeni çıkan II. Abdülhamit, dış borçların ödenmesi meselesine önem veriyordu. Padişah, borçların devletlerden değil şahıslardan alındığını ve siyasi yönünün olmadığını belirtti. Alacaklılara yapılan çağrı neticesinde yapılan görüşmeler sonucunda 1881 yılında Muharrem Kararnamesi yayımlandı.

04 / EKONOMİYİ DÜZELTME ÇABALARI ve MİLLÎ İKTİSAT

Ray döşemek kimin işine yaradı?

Balta Limanı Antlaşması sonrası, Osmanlı topraklarına nüfuz etmek isteyen Avrupalı tüccarlar, Osmanlıda ulaşım imkânlarını yetersiz görmüşlerdir. Osmanlı üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için demir yolu ihaleleri ile Osmanlı ulaşım ağını kendi çıkarları için kullanmak istediler. Bu amaçla ilk defa Aydın-İzmir demir yolu yapıldı.

İNTERAKTİF: MİLLÎ İKTİSAT · KİM YÖNETİYOR, KİM NE YAPIYOR?
TUZAK · DEMİR YOLU KİMİN İÇİN?

Demir yolu bir "modernleşme başarısı" gibi görünse de bu ünitede Avrupalı tüccarların kendi çıkarları için istediği bir yatırım olarak anlatılıyor: ulaşım imkânlarını yetersiz gördükleri için demir yolu ihaleleriyle Osmanlı ulaşım ağını kendi çıkarlarına kullanmak istemişlerdir. Bu amaçla ilk defa Aydın-İzmir demir yolu yapılmıştır.

DÜYÛN-I UMÛMİYE NE ZAMAN KALKTI?

Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kurulduktan sonra bağımsız bir Osmanlı ekonomisinden bahsetmemiz mümkün değildir. Bu idare Lozan Barış Antlaşması ile kaldırılmıştır. Yani 1881'de kurulan bir maliye idaresi, Cumhuriyet'in kuruluş antlaşmasına kadar yürürlükte kalmıştır.

05 / TARİH ATÖLYESİ

Bu madde hangi başlıkta?

Karışık sırayla gelen maddeyi oku, ait olduğu başlığı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.

TEŞHİS
06 / BİLGİ TESTİ

Öğrendiklerini test et

44 sorudan oluşan bu test ile "Osmanlı'da Sanayileşme Çabaları" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.

Soru 1 / 10
Puan: 0
Soru yükleniyor...
07 / ÖZET

Akılda kalacak bilgiler

SANAYİ DEVRİMİ ÖNCESİ OSMANLI EKONOMİSİ
tarım · ticaret · atölye

Sanayi Devrimi'nden önceki süreçte Osmanlı ekonomisi tarım, ticaret ve küçük ölçekli atölyelerde yapılan üretime dayanıyordu. Osmanlı Devleti'nin Sanayi Devrimi'nin yaşandığı günlerde Avrupa ile rekabet edememesinde birtakım unsurlar etkili olmuştur.

MERKANTİLİZM
ihracat ↑ · ithalat ↓

Merkantilizm, XVI. yüzyılda Avrupa'da başlamış bir ekonomi modelidir. Bu modele göre güçlü bir ekonomi için ihracatı en üst düzeye çıkarmak, ithalatı ise en alt seviyede tutmak amaçlanmıştır.

REKABET EDEMEME SEBEPLERİ
beş unsur

Avrupalı devletlerin merkantilizm sayesinde sermayelerini güçlendirdikleri bir dönemde, Osmanlı Devleti merkantilizm karşıtı bir politika takip ederek ihracatı sınırlandırmıştır. Merkantilizm karşıtı uygulanan ekonomik politikalar neticesinde sermaye yurt dışına çıkmış, ekonomi için zor günler başlamıştır. Avrupalı devletlere verilen kapitülasyonlar, Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslimler, sermayelerini tefecilik yapmak için kullanmışlardır; ülke içinde herhangi bir sanayi alanında yatırım yapmak gayretinde bulunmamışlardır. Osmanlı Devleti, sanayi alanına yatırım yapamadığı için dışarıya ham maddeyi verip, onu işlenmiş olarak alan ülke konumuna gelmişti.

ISLAH-I SANAYİ KOMİSYONU
1860

1860 yılında Osmanlıda sanayileşme adımlarını yönetmek ve bu alandaki personeli yetiştirmek için Islah-ı Sanayi Komisyonu kuruldu. Osmanlı Devleti Tanzimat Dönemi'nde teknolojiyi dışarıdan ithal eden bir devlet konumuna geldi. Tanzimat döneminden itibaren İstanbul ve çevresinde dokuma, çuha ve Feshane fabrikaları kuruldu.

BALTA LİMANI'NA GİDEN YOL
1838

XIX. Yüzyıl başlarında Avrupa ülkeleri Sanayi Devrimi'ni tamamlamak üzereydi. Osmanlı Devleti bu süreçte içte ve dışta sorunlarla uğraşsa da hâlâ dünyanın en büyük sınırlarına sahip ülkelerindendi. Bu nedenle pazar olmaya müsait olan Osmanlı toprakları, İngilizlerin ilgi odağı hâline gelmişti. XIX. yy. başlarında Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa isyan edince Osmanlı Rusya ile iş birliği yapmış, bunun karşılığında Hünkâr İskelesi Antlaşması yapılmıştır. Rusya ile yakınlaşmadan rahatsız olan Osmanlı yönetimi, 1838 yılında İngiltere ile Balta Limanı Antlaşması'nı yapmıştır.

BALTA LİMANI'NIN MADDELERİ
%12 ihracat · %5 ithalat

İhracattan alınan vergiler %12, ithalattan alınan vergiler ise %5 olarak uygulanacaktır. Yabancı tüccarlar, yerli tüccarların ödediği iç gümrük vergilerinden muaf tutulacaktır. İngiltere, Osmanlı'dan dilediği kadar ham madde satın alabilecek, iç ticarette uygulanan tekelleşme siyaseti kaldırılacaktır.

BALTA LİMANI'NIN SONUCU
açık pazar

Bu antlaşma ile iç ve dış ticaretteki sınırlandırmalar kaldırılmış, yabancı ülkelerin malları Osmanlı ülkesine serbestçe girme imkânı bulmuştur. Böylece Osmanlı ekonomisi yabancıların denetimine girmiş, bazı esnaf grupları faaliyetlerini durdurmuştur. Osmanlı Devleti açık pazar hâline gelmiştir.

BORÇLANMANIN ÜÇ BASAMAĞI
iltizam → esham → dış borç

Osmanlı Devleti, bütçe açıklarını kapatmak için önce XVII. yüzyılda tımar arazilerini iltizam arazilerine çevirmiştir. Bu önlem yeterli olmayınca XVIII. yüzyılda iç borçlanmayı sağlamak için "esham senetleri" uygulamasını hayata geçirmiştir. Esham senetleri, bütçe açıklarını kapamaya yeterli olmayınca Kırım Savaşı sırasında 1854 yılında ilk defa İngiltere'den dış borç alınmıştır.

BORÇLARIN ÖDENEMEZ HÂLE GELMESİ
yatırım yok → iflas

Osmanlı Devleti'nin aldığı dış borçların nereye harcanacağına borcu veren devlet karar vermiş, bu paralarla herhangi bir yatırım yapılamamıştır. Zamanla bu dış borçlar yatırım yapılmadığı için ödenemez hâle gelmiş ve Osmanlı maliyesi iflas etmiştir. 1877-78 Osmanlı Rus Harbi ağır bir mağlubiyet ile sonuçlanınca, Osmanlı Devleti dış borçları ödeyemez hâle geldi.

MUHARREM KARARNAMESİ (1881)
II. Abdülhamit

Tahta yeni çıkan II. Abdülhamit, dış borçların ödenmesi meselesine önem veriyordu. Padişah, borçların devletlerden değil şahıslardan alındığını ve siyasi yönünün olmadığını belirtti. Alacaklılara yapılan çağrı neticesinde yapılan görüşmeler sonucunda 1881 yılında Muharrem Kararnamesi yayımlandı. Bu kararnameye göre Maliye Bakanlığından bağımsız bir Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin kurulmasına karar verildi.

DÜYÛN-I UMÛMİYE'YE BIRAKILAN VERGİLER
altı kalem

Osmanlı Devleti, Düyûn-ı Umûmiye İdaresine altı kalemden oluşan vergiyi vermeyi kabul etmiştir. İdareye bırakılan vergiler; tuz tekeli gelirleri, tütün tekeli gelirleri, damga vergisi, pul geliri, içkiler üzerinden alınan vergiler, balık avı vergileri ile adı yazan vilayetlerin ipek vergileri yer alır.

DÜYÛN-I UMÛMİYE'NİN SONUCU
Lozan'da kaldırıldı

Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin kurulması Osmanlı ekonomisinin yabancı devletlerin kontrolüne girmesini kolaylaştırmıştır. Yabancı devletler başlangıçta, Düyûn-ı Umûmiye İdaresi aracılığı ile toplanan vergiler ile yetinirken, sonraki süreçte Osmanlı topraklarında sanayide ve ticarette yatırım yaparak etkinliklerini artırdılar. Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kurulduktan sonra bağımsız bir Osmanlı ekonomisinden bahsetmemiz mümkün değildir. Bu idare Lozan Barış Antlaşması ile kaldırılmıştır.

DEMİR YOLU İHALELERİ
ilk: Aydın-İzmir

Balta Liman Antlaşması sonrası, Osmanlı topraklarına nüfuz etmek isteyen Avrupalı tüccarlar, Osmanlıda ulaşım imkânlarını yetersiz görmüşlerdir. Osmanlı üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için demir yolu ihaleleri ile Osmanlı ulaşım ağını kendi çıkarları için kullanmak istediler. Bu amaçla ilk defa Aydın-İzmir demir yolu yapıldı. Osmanlıda Balta Limanı Antlaşması sonrası bozulan dengeler sonucunda dış borçlanma başlamıştır.

MİLLÎ İKTİSAT POLİTİKASI
İttihat ve Terakki · I. Dünya Savaşı

Kapitülasyonlar ve Düyûn-ı Umûmiye İdaresi sebebi ile dışa bağımlı hâle gelen Osmanlı ekonomisini gayrimüslim tüccarlar yönetmekteydi. Müslüman Türk nüfus ise daha çok tarım, hayvancılık, askerlik ve küçük esnaflık ile uğraşmaktaydı. XX. yüzyıl başlarında iktidara gelen İttihad ve Terakki yönetiminin en büyük projelerinden birisi millî bir ekonomi yaratmak ve ekonomideki gayrimüslimlerin etkisini azaltmaktı. Bu nedenle millî iktisat politikasını hazırlayarak I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte yürürlüğe koydular.