İçeriden
ve
dışarıdan
Bu ünitede iki tehdit yan yana duruyor: içeriden darbeler (1876, 1909, 1913) ve dışarıdan Rus rekabeti ile Balkan kayıpları. İkisi de aynı sonuca çıkıyor: devletin karar alma gücü daralıyor.
Darbe, ordunun ya da devlet içindeki siyasi elitlerin örtük ve yasadışı yöntemlerle mevcut hükûmeti değiştirmesi olarak tanımlanır. Tanzimat Dönemi aydınları, Batı üstünlüğünü halkın sahip olduğu geniş hürriyete ve parlamentolu demokratik siyasi rejimlere bağlamıştır. Meşrutiyet yanlıları, "Yeni Osmanlılar" (Genç Osmanlılar) adıyla gizli bir cemiyet kurmuştur.
1867'de yaptıkları toplantıda Bâbıâli'yi basmayı ve Sadrazam Âli Paşa'nın yerine Mahmud Nedim Paşa'yı sadrazamlığa getirmeyi planlamışlardır. Âli Paşa, darbeci cemiyet üyelerinin bazılarını tutuklamış, bazı üyeler de yurt dışına kaçmıştır. Ziya Paşa, Namık Kemal gibi cemiyetin üyeleri İstanbul'dan uzaklaştırılmıştır. Sultan Abdülaziz, Mahmud Nedim Paşa'yı sadrazamlığa getirmiş ve meşrutiyete taraftar olan yöneticileri tek tek görevlerinden uzaklaştırmıştır.
Sultan Abdülaziz, devlet adamlarınca görevden alınan ilk padişahtır. Türk siyasi hayatında darbeciler, orduyu kendi amaçları için kullanmış ve ordunun fiilen rol almadığı hiçbir darbe girişimi başarılı olamamıştır. Bu yargı, bu ünitedeki bütün darbeleri birbirine bağlayan tek cümledir.
Mahmud Nedim Paşa'nın Rusya ile yakınlaşmasına tepkilerin artması üzerine padişah onu 1872'de görevden almıştır. Yeni Osmanlılar, medrese öğrencilerini ayaklandırmıştır; isyancılar şeyhülislamın ve sadrazamın azledilmesini istemişlerdir.
13 Nisan 1909'da alaylı askerler ve medrese öğrencilerinin birlikte gerçekleştirdiği darbe girişimi sonuçsuz kalmıştır. Olayın adı bir tarih karışıklığından gelir: 13 Nisan 1909 tarihinde yaşanan bu olay, Rûmî 31 Mart 1325 tarihine denk geldiği için 31 Mart Vakası olarak adlandırılmıştır. Yani takvimi karıştıran değil, iki takvimin farkını bilmeyen yanılır.
Balkanlarda kayıplar tek adımda olmadı: ayaklanma → özerklik → bağımsızlık sırası birçok bölgede tekrarlandı. Aşağıdaki gezginde her bölgenin kendi basamaklarını gör.
Berlin Antlaşması'yla Bulgar Prensliği kurulmuştur. II. Meşrutiyet'in ardından 1908'de Bulgaristan bağımsız olmuştur. Yani prenslik ile bağımsızlık arasında otuz yıl vardır.
İkisi de Berlin Antlaşması'nda anılır ama kazandıkları farklıdır: 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsız olmuştur; aynı antlaşmayla Bulgarlar için yalnız bir prenslik kurulmuştur. Sırplar 1829 Edirne Antlaşması'yla önce özerklik kazanmıştı.
Mısır'a vali olarak atanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır üzerinde söz sahibi olan Kölemen beylerinin etkisini ortadan kaldırarak Mısır'a tek başına hâkim oldu. Osmanlı Devleti'nin bir türlü sonuçlandıramadığı Hicaz'daki Vehhabi İsyanı'nı 1818'de bastırarak hac yolunu açtı; böylece İslam dünyasında saygınlık kazandı. Sultan II. Mahmud'un, Mora İsyanı sırasında Mehmet Ali Paşa'dan yardım istemek durumunda kalması onun daha da güçlenmesine neden oldu.
1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Sorunu uluslararası bir statü kazandı. Artık Osmanlı Devleti'nin Boğazlardan geçiş hakkını tek taraflı olarak düzenleme imkânı kalmadı. Konferansa İngiltere, Osmanlı, Avusturya, Fransa, Rusya ve Prusya katıldı ve konferansta Osmanlı Devleti'nin barış zamanında Boğazları yabancı savaş gemilerine kapalı tutması kabul edildi.
1870'te İtalya, 1871'de de Almanya'nın siyasi birliklerini kurmaları ve ardından sömürgecilik faaliyetine başlamaları Avrupa'da dengelerin değişmesine neden oldu. Avrupa'da rekabetin yükselmesinde İngiltere ile Rusya arasındaki Reval Görüşmesi de etkili oldu: İngiltere Kralı VII. Edward ile Rus Çarı II. Nikola 1908'de Reval Limanı'nda bir araya geldi.
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı öncesinde ilk olarak İngiltere'ye ittifak teklifinde bulundu. İngiltere, Yakın Doğu'daki çıkarları nedeniyle Osmanlı Devleti'nin tarafsız bir tutum izlemesi gerektiğini bildirdi.
Almanya ile Osmanlı Devleti arasında II. Abdülhamid Dönemi'nden itibaren iyi ilişkiler kurulmuştu. Almanya, Balkanlarda Rusya'ya karşı Avusturya'nın her türlü desteğe ihtiyacı olduğunu biliyordu. Ayrıca çıkacak olan savaşı Avrupa'nın dışına taşımak, İngiltere'nin Hindistan ile olan ticaretini baltalamak ve halifenin gücünden yararlanmak amacıyla Osmanlı Devleti ile 2 Ağustos 1914'te ittifak antlaşması imzaladı.
Osmanlı Devleti'ne Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşları sırasında sadece Müslüman Hintlilerden değil diğer dinlerden olan Hintlilerden de yardım ulaşmıştır. II. Abdülhamid döneminde Arakan'daki Müslümanlara uzatılan ele karşılık Arakan Müslümanları da maddi ve manevi yardımlarla Osmanlı Devleti'nin yanında olmuştur. Balkan Savaşları sırasında Myanmarlı Müslümanlar da Osmanlı Devleti'ne yardım için para toplamıştır. Azerbaycan Türkleri de gerek maddi gerekse manevi olarak Türkiye'ye yardımlarda bulunmuştur. Hint Okyanusu'nun güneybatı kısmında bulunan Moritus Adası'ndaki Müslümanlar da 93 Harbi sırasında ve sonrasında Osmanlı şehit, gazi ve yetimlerine maddi yardımlarda bulunmuştur.
Karışık sırayla gelen maddeyi oku, ait olduğu başlığı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
56 sorudan oluşan bu test ile "Osmanlı Devleti'nde Darbeler ve Devlete Yönelik Tehditler-II" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Darbe, ordunun ya da devlet içindeki siyasi elitlerin örtük ve yasadışı yöntemlerle mevcut hükûmeti değiştirmesi olarak tanımlanır.
Tanzimat Dönemi aydınları, Batı üstünlüğünü, halkın sahip olduğu geniş hürriyete ve parlamentolu demokratik siyasi rejimlere bağlamıştır. Meşrutiyet yanlıları, "Yeni Osmanlılar" (Genç Osmanlılar) adıyla gizli bir cemiyet kurmuştur.
1867'de yaptıkları toplantıda Bâbıâli'yi basmayı ve Sadrazam Âli Paşa'nın yerine Mahmud Nedim Paşa'yı sadrazamlığa getirmeyi planlamışlardır. Âli Paşa, darbeci cemiyet üyelerinin bazılarını tutuklamış, bazı üyeler de yurt dışına kaçmıştır. Ziya Paşa, Namık Kemal gibi cemiyetin üyeleri İstanbul'dan uzaklaştırılmıştır. Sultan Abdülaziz, Mahmud Nedim Paşa'yı sadrazamlığa getirmiş ve meşrutiyete taraftar olan yöneticileri tek tek görevlerinden uzaklaştırmıştır.
Mahmud Nedim Paşa'nın Rusya ile yakınlaşmasına tepkilerin artması üzerine padişah, Mahmud Nedim Paşa'yı 1872'de görevden almıştır. Yeni Osmanlılar, medrese öğrencilerini ayaklandırmıştır. İsyancılar şeyhülislamın ve sadrazamın azledilmesini istemişlerdir. Sultan Abdülaziz, Mütercim Rüştü Paşa'yı sadrazamlığa, Hüseyin Avni Paşa'yı seraskerliğe, Mithat Paşa'yı da devlet şûrası başkanlığına atamak zorunda kalmıştır. Hüseyin Avni Paşa, bir darbe ile Sultan Abdülaziz'i tahttan indirmiş, yerine V. Murat'ı tahta çıkartmıştır. Bu arada Sultan Abdülaziz şüpheli bir şekilde ölmüştür. Ağustos 1876 tarihinde bir fetva ile V. Murat tahttan indirilerek yerine Sultan II. Abdülhamid padişah olmuştur.
Girit ile Bosna-Hersek'in kaybedilmesi ve Bulgaristan'ın da bağımsızlığını kazanması. İlmiye öğrencilerinin askerden muaf olma ayrıcalığının kaldırılması ve alaylı subayların tasfiye edilmesi. Serbestî gazetesi başyazarı Hasan Fehmi'nin suikaste uğramasının, tepkileri İttihat ve Terakki'ye yönlendirmesi. Muhalefetin önde gelen organları, Ahrar Fırkası ve İttihâd-ı Muhammedî Cemiyeti'nin çalışmaları. Avcı taburlarına mensup askerlerin Ayasofya Meydanı'nda gösteri yapması. Bazı isyancıların, sokaklarda "mektepli subay" avına çıkması.
13 Nisan 1909'da alaylı askerler ve medrese öğrencilerinin birlikte gerçekleştirdiği darbe girişimi sonuçsuz kalmıştır. 13 Nisan 1909 tarihinde yaşanan bu olay, Rûmî 31 Mart 1325 tarihine denk geldiği için 31 Mart Vakası olarak adlandırılmıştır. Mahmud Şevket Paşa'nın komutasında, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal Bey'in yaptığı Hareket Ordusu Selanik'ten yola çıkmıştır. İsyandan sorumlu tutulan Sultan II. Abdülhamid, 27 Nisan 1909'da tahttan indirilmiş ve yerine kardeşi V. Mehmet Reşad getirilmiştir.
Arnavutluk İsyanı için gönderilen ve İttihatçıların sert politikalarını beğenmeyen muhalif subaylar, dağlara çıkmıştır. Halâskâr Zâbitân'ın (Kurtarıcı Subaylar) hükûmete verdiği muhtırayla, Kâmil Paşa başkanlığında yeni bir hükûmet kurulmasını istemiştir. Kâmil Paşa Kabinesi'nin Edirne'yi Bulgarlara verdiği yönünde halkı galeyana getiren İttihatçılar, destek sağlamaya çalışmıştır. Bâbıâli Baskını'yla iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki, I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar ülkeyi tek partili bir rejimle yönetmiştir.
Sultan Abdülaziz, devlet adamlarınca görevden alınan ilk padişahtır. Türk siyasi hayatında darbeciler, orduyu kendi amaçları için kullanmış ve ordunun fiilen rol almadığı hiçbir darbe girişimi başarılı olamamıştır.
SIRPLAR: 1804 İlk Sırp ayaklanması. 1829 Edirne Anlaşması'yla Sırplar özerklik kazanmıştır. 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsız olmuştur. BULGARLAR: Berlin Antlaşması'yla Bulgar Prensliği kurulmuştur. II. Meşrutiyet'in ardından 1908'de Bulgaristan bağımsız olmuştur.
GİRİT: 1878 Halepa Fermanı ile Girit'e Hristiyan bir vali atanmış, Girit Rumlarına geniş haklar verilmiştir. Girit'e 1897'de muhtariyet verilmiştir. 1908'de Yunanistan'a katılmıştır. BOSNA HERSEK: 29 Temmuz 1878'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna vilayetini ilhak etmiştir. ARNAVUTLUK: 1911'de büyük bir Arnavut İsyanı çıkmıştır. I. Balkan Savaşı sırasında 28 Kasım 1912'de Arnavutlar bağımsızlığını ilan etmiştir.
Mısır'a vali olarak atanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mısır üzerinde söz sahibi olan Kölemen beylerinin etkisini ortadan kaldırarak Mısır'a tek başına hâkim oldu. Osmanlı Devleti'nin bir türlü sonuçlandıramadığı Hicaz'daki Vehhabi İsyanı'nı 1818'de bastırarak hac yolunu açtı. Böylece İslam dünyasında saygınlık kazandı. Sultan II. Mahmud'un, Mora İsyanı sırasında Mehmet Ali Paşa'dan yardım istemek durumunda kalması onun daha da güçlenmesine neden oldu.
Sıcak denizlere inmek isteyen Rusya, bu amacının önünde engel olarak Osmanlı Devleti'ni görmekteydi. Bu politika gereği önce Karadeniz'e açılarak Boğazları ele geçirmek isteyen Rusya, Balkanlarda da Panslavizm politikasını uygulamaya koyarak milliyetçilik akımından faydalanıp bölgede nüfuzunu genişletmeye çalıştı. Bu durum zaman zaman Osmanlı ile Rusya arasında savaşların çıkmasına neden oldu.
1768-1774 Savaşı — Küçük Kaynarca Antlaşması. 1779 — Aynalıkavak Tenkihnamesi. 1787-1792 Savaşı — Yaş Antlaşması. 1807-1812 Savaşı — Bükreş Antlaşması. 1828-1829 Savaşı — Edirne Antlaşması. 1853-1856 Savaşı — Paris Antlaşması. 1877-1878 Savaşı — Ayastefanos Antlaşması. 1877-1878 Savaşı — Berlin Antlaşması.
Osmanlı Devleti, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması'yla ilk defa Rusya'ya Boğazlardan ticari geçiş hakkı vermek zorunda kaldı. 1792 Yaş Antlaşması ile Kırım'ı ele geçiren Rusya, İstanbul ve Boğazları tehdit etmeye başladı. Mehmet Ali Paşa İsyanı'nda Rusya'nın İstanbul Boğazı'ndan geçerek Osmanlı Devleti'ne yardım etmesi üzerine 1833 yılında Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Sekiz yıl geçerli olacak bu antlaşma Rusya'nın Boğazların kontrolünde söz sahibi olması nedeniyle Avrupalı devletler tarafından tepkiyle karşılandı.
1839'da Osmanlı ordusunun Nizip Savaşı'nda Mısır kuvvetlerine mağlup olması üzerine Rusya'nın Boğazlara inerek Osmanlı Devleti'ni koruma hakkını kullanmaya kalkışmasını kabul etmeyen İngiltere Londra'da bir konferans toplanmasını sağladı. Konferansa İngiltere, Osmanlı, Avusturya, Fransa, Rusya ve Prusya katıldı. Konferansta Osmanlı Devleti'nin barış zamanında Boğazları yabancı savaş gemilerine kapalı tutması kabul edildi. Konferans sonrası 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme ile Boğazlar Sorunu uluslararası bir statü kazandı; artık Osmanlı Devleti'nin Boğazlardan geçiş hakkını tek taraflı olarak düzenleme imkânı kalmadı.
1870'te İtalya, 1871'de de Almanya'nın siyasi birliklerini kurmaları ve ardından sömürgecilik faaliyetine başlamaları Avrupa'da dengelerin değişmesine neden oldu. Avrupa'da rekabetin yükselmesinde İngiltere ile Rusya arasındaki Reval Görüşmesi de etkili oldu. İngiltere Kralı VII. Edward ile Rus Çarı II. Nikola 1908'de Reval Limanı'nda bir araya geldi. Bu buluşmada Makedonya ve Boğazlar Sorunu ele alınması Avrupalı devletler arasında bloklaşmayı hızlandırdı. Avusturya-Macaristan ve İtalya, çıkarları doğrultusunda Almanya ile 1882'de yakınlaşarak anlaştı ve bu birlikteliğe Üçlü İttifak (Bağlaşma Devletleri) adı verildi. Buna karşı İngiltere, Fransa ve Rusya'dan oluşan Üçlü İtilaf (Anlaşma Devletleri) grubu ortaya çıktı.
Reval Görüşmeleri, Osmanlı Devleti'nin meşrutiyeti ikinci defa ilan etmesinde etkili oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Bulgaristan, Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetinden çıktı. Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'ta İtalya ile savaştığı sırada Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ birleşerek 1912'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan ettiler. Balkan Savaşları ile Osmanlı Devleti Balkan topraklarının hemen hemen tamamını kaybetti.
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı öncesinde ilk olarak İngiltere'ye ittifak teklifinde bulundu. İngiltere Yakın Doğu'daki çıkarları nedeniyle Osmanlı Devleti'nin tarafsız bir tutum izlemesi gerektiğini bildirdi. Almanya ile Osmanlı Devleti arasında II. Abdülhamid Dönemi'nden itibaren iyi ilişkiler kurulmuştu. Almanya, Balkanlarda Rusya'ya karşı Avusturya'nın her türlü desteğe ihtiyacı olduğunu biliyordu. Ayrıca çıkacak olan savaşı Avrupa'nın dışına taşımak, İngiltere'nin Hindistan ile olan ticaretini baltalamak, halifenin gücünden yararlanmak amacıyla Osmanlı Devleti ile 2 Ağustos 1914'te ittifak antlaşması imzaladı.
Osmanlı Devleti'ne Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşları sırasında sadece Müslüman Hintlilerden değil diğer dinlerden olan Hintlilerden de yardım ulaşmıştır. II. Abdülhamid döneminde Arakan'daki Müslümanlara uzatılan ele karşılık Arakan Müslümanları da maddi ve manevi yardımlarla Osmanlı Devleti'nin yanında olmuştur. Balkan Savaşları sırasında dünyanın her tarafındaki Müslümanlar gibi Myanmarlı Müslümanlar da Osmanlı Devleti'ne yardım için para toplamıştır. Azerbaycan Türkleri de gerek maddi gerekse manevi olarak Türkiye'ye yardımlarda bulunmuştur. Hint Okyanusu'nun güneybatı kısmında bulunan Moritus Adası'ndaki Müslümanlar da 93 Harbi sırasında ve sonrasında Osmanlı şehit, gazi ve yetimlerine maddi yardımlarda bulunmuştur.