Ray, tel
ve
mektep
Demir yolu ve telgrafın yaygınlaşması devletin merkezî otoritesinin güçlenmesini sağlamıştır. Aynı yüzyılda Hendesehane'den Mülkiye'ye uzanan modern eğitim kurumları ve II. Abdülhamid'in sosyal yardım kurumları açılmıştır.
Bu bölümün en kritik ayrımı bir ortak paydadır: Osmanlı Devleti'nde demir yolu ulaşımının ve telgraf kullanımının yaygınlaşması devletin merkezî otoritesinin güçlenmesini sağlamıştır. Aşağıdaki panoda iki teknolojiyi ölçüt ölçüt karşılaştır.
Hicaz demir yolu hattının 1.500 km'lik kısmı finansmanıyla, inşaatıyla ve tasarımıyla
İslam dünyasından toplanan bağışlarla Sultan II. Abdülhamid Dönemi'nde yapılan yerli bir
girişimdir.
Bu bilgi sınavda bir tezata karşı sorulur: konu özeti "demir yolu ulaşımı genelde
yabancı şirketler tarafından inşa edilmiştir" der. Hicaz hattı bu genel kuralın
istisnasıdır — hem finansmanı hem inşaatı hem tasarımı yerlidir.
Osmanlı yöneticileri XVIII. yüzyıldan itibaren mevcut ordu ve eğitim sistemiyle Batılı güçlerle mücadele edemeyeceklerini anlamışlar ve Avrupa'dan uzmanlar getirtmiştir. Aşağıdaki şeritte her okula tıkla — kim kurdu, ne amaçla açıldı, bugün ne oldu?
İsimleri neredeyse aynı olduğu için en çok karıştırılan ikili budur:
Mühendishane-i BAHR-İ Hümâyun — Kaptanıderya Hasan Paşa'nın önerisi ile 1775
yılında İstanbul'da kuruldu, Batı tarzında deniz subayı yetiştirmek için açıldı,
günümüzde Deniz Harp Okulu.
Mühendishane-i BERR-İ Hümâyun — Sultan III. Selim tarafından 1795'te
İstanbul Eyüp'te kuruldu, kara ordusu için mühendis ve subay yetiştirmek amacıyla
açıldı, 1914'e kadar eğitim verdi.
Anahtar: bahr = deniz, berr = kara.
• Sultan I. Mahmud Dönemi'nde 1734'te İstanbul'da açılmıştır.
• Modern anlamda askerî eğitim veren ilk okuldur.
• Humbaracı Ahmet Paşa'nın (Conte de Bonneval) çalışmalarıyla kurulmuştur.
• Humbaracılar ile yeniçerilerin tepkisi ve ödenek sıkıntısı gibi sebeplerle 1750
yılında kapatılmıştır.
Yani ilk modern askerî okul aynı zamanda kapatılan ilk okuldur; sebebi de
29. ünitedeki tabloyla aynıdır: yeniçerilerin tepkisi.
Kapitülasyonlar sayesinde misyonerlik faaliyetlerini gerçekleştirmek, siyasi ve ekonomik çıkar sağlamak amacıyla Batılı devletler Osmanlı topraklarında çok sayıda eğitim kurumu açmıştır. Aşağıdaki zincirde bu sürecin adımlarını gör.
Osmanlı Devleti'nde resmî olarak açılan ilk yabancı okul Fransızlar tarafından 1583 yılında açılmıştır. Bu tarih, 27. ünitedeki 1535 Fransa kapitülasyonlarından kısa süre sonrasına denk gelir — konu özetinin "kapitülasyonlar sayesinde" ifadesi tam olarak bu bağı kurar.
Modern anlamda sosyal devlet anlayışı ilk kez Almanya'da uygulanmıştır. II. Abdülhamid Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nde sosyal devlet anlayışını kurumsallaştırmak adına ilk adımlar atılmıştır. Aşağıdaki gezginde bu kurumları, ardından bayrağın değişimini incele.
• Türkler tarih boyunca farklı kültürler ile karşılaşmış olsalar da dil, aile yapısı ve
bayrak değerleri sayesinde millî benliklerini korumayı başarmışlardır.
• Türk milleti farklı coğrafyalara göç etse de az bir lehçe farkıyla aynı dili
konuşmayı sürdürmüştür.
• Aile, Türk milleti için çok önemli bir kurumdur. Geleneksel aile yapısı sayesinde
varlığını bugüne kadar devam ettirmiştir.
Konu özeti emeklilikle ilgili iki ayrı tarih verir ve bunlar karıştırılır:
1866 — Askerî Tekaüd Sandığı: Osmanlı Devleti'nde modern emeklilik sistemi
uygulaması ilk kez bu sandıkla başlamıştır.
1881 — Tekaüd (Emekli) Sandığı: II. Abdülhamid tarafından bütün devlet
memurları için kurulmuştur; günümüzde Sosyal Güvenlik Kurumu olarak
çalışmalarına devam etmektedir.
Karışık sırayla gelen maddeyi oku, ait olduğu başlığı işaretle. Gerekçesini anında göreceksin.
48 sorudan oluşan bu test ile "XIX. Yüzyılda Sosyal Hayattaki Değişimler" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Avrupa'da ilk başarılı demir yolu 1830'da İngiltere'de açılmıştır. Avrupa'da demir yolu ulaşımı kısa sürede yaygınlaşmıştır. Anadolu'daki ilk demir yolu 1867'de İzmir-Aydın arasında açılmıştır. Demir yolu faaliyetleri; yapım maliyetinin yüksek olması, sermaye, kaynak yetersizliği gibi güçlükler nedeniyle istenilen düzeyde olmamıştır. Demir yolu ulaşımı genelde yabancı şirketler tarafından inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecid, Abdülaziz ve özellikle de II. Abdülhamid demir yolu yapımına önem vermişlerdir.
Merkezî otoriteyi güçlendirmek. Savaş zamanlarında cepheye asker ve malzeme sevkini kolaylaştırmak. Tarım ve ticaretin gelişmesini sağlamak. Merkeze uzak bölgelerde çıkan isyanları hızlıca bastırmak. İç ve dış tehditlere karşı ülkenin güvenliğini tesis etmek.
Hicaz demir yolu hattının 1.500 km'lik kısmı finansmanıyla, inşaatıyla ve tasarımıyla İslam dünyasından toplanan bağışlarla Sultan II. Abdülhamid Dönemi'nde yapılan yerli bir girişimdir.
Çalışan ilk telgraf 1844'te icat edilmiştir. Telgraf sayesinde haberleşme çok hızlanmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk telgraf hattı Kırım Savaşı esnasında 1855 yılında kurulmuştur. Telgraf hatlarının yaygınlaşması Osmanlı padişahları tarafından desteklenmiştir. Telgraf kullanımının yaygınlaşması merkezi otoritenin güçlenmesine katkı yapmıştır. Osmanlı Devleti'nde demir yolu ulaşımının ve telgraf kullanımının yaygınlaşması devletin merkezî otoritesinin güçlenmesini sağlamıştır.
Osmanlı yöneticileri XVIII. yüzyıldan itibaren mevcut ordu ve eğitim sistemiyle Batılı güçlerle mücadele edemeyeceklerini anlamışlar ve Avrupa'dan uzmanlar getirtmiştir. Hendesehane: Sultan I. Mahmud Dönemi'nde 1734'te İstanbul'da açılmıştır. Modern anlamda askerî eğitim veren ilk okuldur. Humbaracı Ahmet Paşa'nın (Conte de Bonneval) çalışmalarıyla kurulmuştur. Humbaracılar ile yeniçerilerin tepkisi ve ödenek sıkıntısı gibi sebepler 1750 yılında kapatılmıştır.
Mühendishane-i Bahr-i Hümâyun: Kaptanıderya Hasan Paşa'nın önerisi ile 1775 yılında İstanbul'da kurulmuştur; Batı tarzında deniz subayı yetiştirmek için açılmıştır; günümüzde Deniz Harp Okulu olarak eğitim faaliyetlerine devam etmektedir. Mühendishane-i Berr-i Hümâyun: Sultan III. Selim tarafından 1795'te İstanbul Eyüp'te kurulmuştur; kara ordusu için modern bilgiye sahip mühendis ve subay yetiştirmek amacıyla açılmıştır; Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı 1914 yılına kadar eğitim vermeye devam etmiştir.
Mekteb-i Harbiye: Sultan II. Mahmud'un isteğiyle 1834 yılında İstanbul'da kurulmuştur; Asâkir-i Mansûre-yi Muhammediye ordusuna modern bilgiye sahip subay yetiştirmek amacıyla açılmıştır; 1936 yılında Ankara'ya taşınmıştır; günümüzde Millî Savunma Üniversitesine bağlı olarak eğitim ve öğretim vermeye devam etmektedir. Mekteb-i Tıbbiye: Sultan II. Mahmud Dönemi'nde 1827 yılında İstanbul'da kurulmuştur; Asâkir-i Mansûre-yi Muhammediye Ordusunun sağlık alanındaki personel ihtiyacını karşılamak amacıyla açılmıştır; modern bir tıp okuludur.
Osmanlı Devleti'nin ilk sivil yüksekokulu olarak 1859'da İstanbul'da açılmıştır. Batılı tarzda modern ve bilgili devlet adamlarının yetiştirilmesi amacıyla kurulmuştur. 1936 yılında Ankara'ya taşınmıştır. Günümüzde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir.
Kapitülasyonlar sayesinde misyonerlik faaliyetlerini gerçekleştirmek, siyasi ve ekonomik çıkar sağlamak amacıyla batılı devletler Osmanlı topraklarında çok sayıda eğitim kurumu açmıştır. Batılı devletler azınlıkların açtığı okulları da kendi himayeleri altına almışlardır. Yabancı okullar, Osmanlı Devleti'ni yıkmaya yönelik faaliyetlerde rol oynamışlardır. Osmanlı topraklarında yabancı okullar özellikle Orta Doğu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul'da açılmıştır. 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesine göre Yabancı Okullar denetlenmeye çalışılmış, ancak bu konuda başarı sağlanamamıştır. Modern eğitim veren yabancı okullarla mücadele etmek için Osmanlı Devleti, kendi eğitim kurumlarında yenilikler yapmıştır. Osmanlı Devleti'nde resmî olarak açılan ilk yabancı okul Fransızlar tarafından 1583 yılında açılmıştır.
Modern anlamda sosyal devlet anlayışı ilk kez Almanya'da uygulanmıştır. II. Abdülhamid Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nde sosyal devlet anlayışını kurumsallaştırmak adına ilk adımlar atılmıştır. II. Abdülhamid Dönemi'nde başta numune hastahaneler olmak üzere Dârülaceze, Dârülhayr-ı Ali ve Himaye-i Etfal Cemiyeti gibi sosyal yardım kurumları açılmıştır. II. Abdülhamid tarafından bütün devlet memurları için 1881'de kurulan Tekaüd (Emekli) Sandığı günümüzde Sosyal Güvenlik Kurumu olarak çalışmalarına devam etmektedir. Osmanlı Devleti'nde modern emeklilik sistemi uygulaması ilk kez 1866 yılında açılan Askerî Tekaüd Sandığı ile başlamıştır.
Dârülaceze: II. Abdülhamid tarafından 1895 yılında İstanbul'da kurulmuştur; din ve millet farkı gözetmeden çocuk, yaşlı, sakat ve kimsesizleri koruma amacıyla açılmıştır; Osmanlı Devleti'nde modern anlamda faaliyet gösteren ilk sosyal yardım kurumudur. Dârülhayr-ı Ali: II. Abdülhamid tarafından açılmıştır; Osmanlı Devleti'nde 1890'lı yıllarda meydana gelen Ermeni Olayları sonrası yetim kalan Müslüman çocukların başta eğitimi olmak üzere diğer tüm ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla açılmıştır. Himaye-i Etfal Cemiyeti: Kimsesiz ve korumaya muhtaç çocuklara yardım amacıyla 1908 yılında Kırklareli'nde kurulmuştur; günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak faaliyetlerine devam etmektedir.
Türkler tarih boyunca farklı kültürler ile karşılaşmış olsalar da dil, aile yapısı ve bayrak değerleri sayesinde millî benliklerini korumayı başarmışlardır. Türk milleti farklı coğrafyalara göç etse de az bir lehçe farkıyla aynı dili konuşmayı sürdürmüştür. Aile, Türk milleti için çok önemli bir kurumdur; geleneksel aile yapısı sayesinde varlığını bugüne kadar devam ettirmiştir. Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerinde ak ve al bayraklar kullanılmıştır. Padişah III. Selim Dönemi'nde ordu ve donanmaya ait bayraklarda hilalin yanına sekiz köşeli yıldız da eklenmiştir. Sultan Abdülmecid Dönemi'nin sonlarına doğru sekiz köşeli yıldız, beş köşeliye dönüştürülmüştür. XIX. yüzyılın ilk yarısında, üstünde ay ve yıldız bulunan al sancak Osmanlı Devleti'nin millî bayrağı olarak kabul edilmiştir.