Tek Başına
Anlamsız
Ama Gerekli
Edatlar bir cümlede başka bir sözcükle ilişkilendirilen sözcüklerdir. Bağlaçlar sözcükleri ve cümleleri birbirine bağlar, ünlemler ise duyguyu doğrudan aktarır.
Edatlar bir cümlede başka bir sözcükle ilişkilendirilen sözcüklerdir. Tek başlarına anlamları yoktur; yanlarındaki sözcükle birlikte söz öbeği oluştururlar.
gibi · ile · kadar · göre · üzere · diye
-e karşı · -e kadar · -e doğru · -den dolayı · -den ötürü
Sabaha kadar ders çalıştım.
Bana göre bu doğru değil.
Eve doğru yürümeye başladım.
Hava almak için dışarı çıktım.
Bu konuda senin gibi davrandım.
1. Edatlar başka sözcüklerle kullanıldığında söz öbeği oluşturur:
Çocuğun aslan gibi yüreği vardı.
2. İyelik eki aldığında isimler gibi kullanılır:
Onun gibisi hiçbir yerde yok.
3. Bir edat bir isimle kullanıldığında sıfat ya da zarf olarak kullanılabilir:
Pamuk gibi saçları vardı. (Sıfat) · Sen arkadaşım gibi konuşuyorsun. (Zarf)
Hâl ekleriyle kullanılan doğru, karşı, beri edatları tek başlarına kullanıldığında isim,
sıfat, zarf olabilir.
Denize karşı oturduk, keyif yaptık. (Edat)
Dün karşı köyden misafirlerimiz geldi. (Sıfat)
Hayatın gerçekleri hakkında doğru söylüyorsun. (Zarf)
Kendine doğru arkadaşlar bulmalısın. (Sıfat)
Onun cevapları kesinlikle doğruydu. (İsim)
"mi" soru edatıdır. Kendinden önce gelen sözcükten daima ayrı yazılır.
Kitaplarını getirdin mi?
Kendinden sonra gelen ekler ise bitişik yazılır: Geldi misiniz?
Bağlaçlar tek başına anlamı olmayan; eş görevli ya da anlamca ilgili söz ve söz öbeklerini, cümleleri birbirine bağlayan sözcüklerdir. Edatla karışırlar — ayıran tek bir test var.
| Tür | Görevi | Ayırt edici ölçüt | Örnek |
|---|---|---|---|
| Edat | Cümlede başka bir sözcükle ilişkilendirilir | Cümleden çıkarılırsa anlam bozulur; söz öbeği oluşturur | Sabaha kadar ders çalıştım. · Bana göre bu doğru değil. |
| Bağlaç | Eş görevli ya da anlamca ilgili söz ve söz öbeklerini, cümleleri bağlar | Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir bozulma olmaz | Sinemaya git ama geç kalma. · Onun en çok da bu hâli güzel. |
| Ünlem | His ve heyecanları, ruh hâllerini, seslenmeleri ifade eder | Tek başına duygu aktarır; isim çekim ekleriyle isimleşebilir | Hey! Buraya bakar mısınız? · Tüh! Geç kaldım. |
ve · ile · çünkü · fakat · ama · da · ki · ya da · yalnız · mademki · yahut · hem… hem · ne… ne
Onun en çok da bu hâli güzel.
Söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmuyor.
Hâlbuki bütün konuları öğrenmişti.
Sinemaya git ama geç kalma.
"ile" yerine "ve" getirilebilirse bağlaç, getirilemezse edat olur.
Arkadaşları ile yemeğe gitti. (Edat — "ve" getirilemez)
Şiir ile hikâye okumayı çok seviyordu. (Bağlaç — "şiir ve hikâye")
Ayrıca bağlaçlar cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir bozulma olmaz.
"Ancak" sözcüğü zarf ve bağlaç olabilir.
Dersim ancak 14.00'te bitebildi. (Zarf)
Soruları çöz ancak kontrol etmeyi unutma. (Bağlaç)
"Yalnız" bağlaç, sıfat ve zarf olabilir.
Nereden çıktı bu yalnız kadın karşıma? (Sıfat)
Tutumları yüzünden yalnız kaldı. (Zarf)
Seninle gelirim yalnız beklemen lazım. (Bağlaç)
His ve heyecanları; sevinç, keder, nefret, hayıflanma, coşkunluk gibi ruh hâllerini; tabiat seslerini, seslenmeleri; onay, ret gibi beyan şekillerini ifade eden sözcüklerdir.
Hey! Buraya bakar mısınız? (seslenme)
Hayır, izin vermiyorum. (ret)
Tüh! Geç kaldım. (hayıflanma)
Ey sevgili! Uzatma dünya sürgünümü benim. (seslenme)
1. Kimi sözcükler, özel isimler, cümleler de vurgu ve tonlama ile ünlem olabilir:
Çocuklar! · Derhâl ablanı ara!
2. Ünlemler isim çekim eklerini alarak isimleşebilir:
Artık bu eyvahların bir anlamı kalmadı.
sevinç, keder, nefret, hayıflanma, coşkunluk
doğadan gelen sesleri aktaran sözcükler
Hey! · Ey sevgili! · Çocuklar!
onay ve ret: Hayır, izin vermiyorum.
Karışık sırayla gelen cümlelerde belirtilen sözcüğün türünü işaretle; gerekçesini anında oku.
"Sabaha kadar", "ama", "hey" — küçük görünürler ama cümleden çıktıklarında ya anlam bozulur ya da bağ kopar.
"Sabaha kadar ders çalıştım."
"Kadar" bir edattır; "sabaha" sözcüğüyle ilişki kurar. Çıkarırsan cümle anlamını yitirir — bağlaçtan farkı tam burada.
"Sinemaya git ama geç kalma."
"Ama" bağlaçtır; iki cümleyi bağlar. Çıkarırsan iki cümle ayrı ayrı yine anlamlıdır: bağlaç çıkınca anlam bozulmaz.
"Şiir ile hikâye okumayı seviyorum."
Yerine "ve" koyabiliyorsan bağlaçtır. "Arkadaşları ile yemeğe gitti" cümlesinde "ve" koyamazsın: orada edattır.
"Dersim ancak 14.00'te bitebildi."
Buradaki "ancak" zarftır (güçlükle, en erken). "Soruları çöz ancak kontrol etmeyi unutma" cümlesinde ise bağlaçtır.
"Seninle gelirim yalnız beklemen lazım."
"Yalnız" burada bağlaç. "Yalnız kadın" derken sıfat, "yalnız kaldı" derken zarftır. Aynı sözcük, üç ayrı görev.
"Pamuk gibi saçları vardı."
Bir edat bir isimle kullanıldığında sıfat ya da zarf olabilir: burada sıfat, "Sen arkadaşım gibi konuşuyorsun" cümlesinde ise zarf.
"Kitaplarını getirdin mi?"
"mi" soru edatıdır ve kendinden önce gelen sözcükten daima ayrı yazılır. Bitişik yazmak yazım hatasıdır.
"Hey! Buraya bakar mısınız?"
Seslenmeler ünlemdir. "Çocuklar!" gibi bir isim bile vurgu ve tonlama ile ünlem olabilir.
"Tüh! Geç kaldım."
Hayıflanma bildiren bir ünlem. Ünlemler isim çekim eklerini alarak isimleşebilir: Artık bu eyvahların bir anlamı kalmadı.
30 sorudan oluşan bu test ile "Edat, Bağlaç, Ünlem" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Bir cümlede başka bir sözcükle ilişkilendirilen sözcüklerdir: gibi, ile, kadar, göre, üzere, diye, -e karşı, -e kadar, -e doğru, -den dolayı, -den ötürü.
Eş görevli ya da anlamca ilgili söz ve söz öbeklerini, cümleleri bağlar: ve, ile, çünkü, fakat, ama, da, ki, ya da, yalnız, mademki, yahut, hem… hem, ne… ne.
His ve heyecanları, ruh hâllerini, tabiat seslerini, seslenmeleri, onay-ret gibi beyan şekillerini ifade eder. İsim çekim ekleriyle isimleşebilir.
Şiir ile hikâye (bağlaç) ↔ arkadaşları ile (edat). "ve" getirilebiliyorsa bağlaçtır.
Ancak 14.00'te bitti (zarf) ↔ çöz ancak kontrol et (bağlaç). Yalnız kadın (sıfat) · yalnız kaldı (zarf) · gelirim yalnız (bağlaç).
Pamuk gibi saçlar (sıfat) · arkadaşım gibi konuşuyorsun (zarf) · cevapları doğruydu (isim). "mi" soru edatı daima ayrı yazılır.