Fiil Kökü,
İsim
Görevi
Kökü fiil olan fakat çeşitli ekler aldığından cümlede isim, sıfat, zarf olarak kullanılan sözcüklerdir. Fiil gibi çekimlenemezler ama fiil özelliklerini de tamamen kaybetmezler.
Fiilimsiler iki dünyanın ortasında durur: kökleri fiildir ama cümlede isim, sıfat ya da zarf gibi görev alırlar. Yedi ortak özellikleri hepsinde geçerlidir.
Kökü fiil olan fakat çeşitli ekler aldığından cümlede isim, sıfat, zarf olarak kullanılan sözcüklerdir.
Fiilimsi ekleri yapım eki olduğu için fiilimsiler türemiş yapıdadır.
İsim çekim eklerini alabilir: yüzmeye, gülüşüne.
Fiil gibi çekimlenemez, kip ve kişi eki almaz. En kesin ayırt edici özellik budur.
Fiil özelliğini tamamen kaybetmez; olumsuzluk eki alabilir: dökmemesi.
Yan cümle oluşturur; ayrıca ek eylem alarak temel cümlenin yüklemi olabilir.
Fiilimsiler cümlede hangi görevi aldıklarına göre isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil olmak üzere üç gruptur.
| Fiilimsi | Görevi | Ekleri | Örnek |
|---|---|---|---|
| İsim-fiil (ad eylem) | Cümlede isim görevinde | -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -mak, -mek | Yüzmek en faydalı sporlardandır. · Yine o ağaçtan düşmesi olasıdır. · Annelerin gülüşüne bir ömür verilir. |
| Sıfat-fiil (ortaç) | Cümlede sıfat görevinde | -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -acak, -ecek, -mış, -miş | Bilinen en eski yerleşim burasıdır. · Hiç bitmez bir enerjisi var. · Eskimiş eşyaları sandığın içine koydular. |
| Zarf-fiil (bağ-fiil, ulaç) | Cümlede zarf görevinde | -ıp, -ip, -arak, -erek, -ken, -madan, -meden, -maksızın, -meksizin, -dıkça, -dikçe, -alı, -eli, -(e)…-mez, -e…-e, -casına, -cesine, -dığında, -diğinde | Trene binerken son kez sarılıp kucaklaştık. · Eve gider gitmez beni ara. · Okuldan çıkalı yarım saat oldu. |
Yüzmek en faydalı sporlardandır.
Yine o ağaçtan düşmesi olasıdır.
Annelerin gülüşüne bir ömür verilir.
Adın anılası işler yap dilerim.
Koşar adımlarla durağa doğru gidiyordu.
Çarşıda, pazarda tanıdık bildik kimse yoktu.
O kadar soruyu çözecek vakit yok ki.
Güle güle bir hâl oldum.
Ocağın altını kapatmadan evden çıkmış.
Tüm gün durmaksızın oradan oraya koşturdu.
Hızlandıkça sağ tekerden rahatsız edici bir ses geliyordu.
Bazı isim-fiiller, fiilimsi özelliğini kaybedip kalıcı isim oluşturabilir.
Akşam yemeğinde dolma var.
Son denemenin sonucu henüz gelmedi.
Kültürümüzde ekmek parası diye bir kavram var.
Kalıcı ad olmuş fiilimsiler olumsuz hâle getirilemez:
Eşyaları danışmamaya bıraktım. (olumsuzu yapılamıyor, "danışma" kalıcı isimdir.)
Sıfat-fiiller isimden önce gelip onun sıfatı olarak kullanılır. Bazen bu isim düşer ve
adlaşmış sıfat-fiil oluşur.
Kardeşinden aldıklarını göstermesini istedi. (aldığı eşyalar)
Fırında kuyruğa girmeden pide alanlar çok şanslıydı. (alan insanlar)
"-mış", "-ecek", "-ma" gibi ekler hem kip eki hem fiilimsi eki olarak karşımıza çıkar. Ayrım tek soruyla yapılır: sözcük çekimlenmiş mi, yoksa bir ismi mi belirtiyor?
"-mez, -ar, -ecek, -miş" kip ekleri ile aynı yazılışa sahip olan sıfat-fiil ekleri
karıştırılmamalıdır.
Yarın gün ışımadan yola çıkacaktı. (Gelecek zaman eki)
Bu işleri yapacak gücüm kalmadı. (Sıfat-fiil eki)
Sararmış yaprakları rüzgâr önüne katmış. (1. -mış sıfat-fiil eki, 2. -mış öğrenilen geçmiş
zaman eki)
Olumsuzluk eki "-ma, -me" ile isim-fiil eki "-ma, -me"yi karıştırmayalım.
Ağlama dedim kaç kere. ("-ma" olumsuzluk eki)
Eğik tuttuğu bardağı dökmemesi mucizeydi. (1. "-me" olumsuzluk eki, 2. "-me" isim-fiil eki)
Karışık sırayla gelen cümlelerde belirtilen sözcüğün türünü işaretle; gerekçesini anında oku.
"Koşarak geldim" demek yerine "koştum ve geldim" demek zorunda kalsaydın konuşmak çok daha uzun sürerdi. Fiilimsiler iki cümleyi tek cümleye sığdırır.
"Yüzmek en faydalı sporlardandır."
"-mek" isim-fiil ekidir; fiili cümlenin öznesi yapmış. Bir eylemin adını söylediğinde isim-fiil kullanırsın.
"Trene binerken son kez sarılıp kucaklaştık."
Tek cümlede iki zarf-fiil: "-ken" ve "-ıp". İkisi de fiili zaman ve durum yönünden belirtiyor.
"Eve gider gitmez beni ara."
"-(e)r … -mez" kalıbı da bir zarf-fiildir: "hemen ardından" anlamı katar.
"Eskimiş eşyaları sandığın içine koydular."
"-miş" burada kip eki değil sıfat-fiil ekidir: "eşya" ismini niteliyor. Yüklem "koydular".
"Okuldan çıkalı yarım saat oldu."
"-alı" zarf-fiil eki bir işin üzerinden ne kadar zaman geçtiğini anlatır.
"Kuyruğa girmeden pide alanlar şanslıydı."
"Alanlar" bir sıfat-fiil; nitelediği isim ("insanlar") düşünce adlaşmış sıfat-fiil olmuş.
"Akşam yemeğinde dolma var."
"Dolma" bir isim-fiil ekiyle kurulmuş ama artık kalıcı isim: "dolmama" diyemezsin, çünkü fiilimsi özelliğini kaybetmiş.
"Ağlama dedim kaç kere."
Buradaki "-ma" olumsuzluk ekidir, isim-fiil eki değil. Aynı harfler, bambaşka görev.
"Hızlandıkça rahatsız edici bir ses geliyordu."
"-dıkça" zarf-fiil eki iki eylemi orantılı biçimde bağlar: biri arttıkça öteki de artıyor.
30 sorudan oluşan bu test ile "Fiilimsiler (Eylemsiler)" konusunu ne kadar kavradığını gör. Her sorudan sonra anında ayrıntılı geri bildirim alacaksın.
Kökü fiil olan fakat çeşitli ekler aldığından cümlede isim, sıfat, zarf olarak kullanılan sözcüklerdir.
Türemiş yapıdadır, isim çekim eki alır, kip ve kişi eki almaz, olumsuzluk eki alabilir, yan cümle oluşturur, ek eylemle yüklem olabilir.
Yüzmek en faydalı sporlardandır · düşmesi olasıdır · gülüşüne bir ömür verilir.
Bilinen yerleşim · anılası işler · bitmez enerji · koşar adım · tanıdık kimse · çözecek vakit · eskimiş eşya.
Binerken sarılıp kucaklaştık · kapatmadan çıkmış · durmaksızın koşturdu · çıkalı yarım saat oldu.
"-mez, -ar, -ecek, -miş" kip ekleriyle; "-ma, -me" olumsuzluk ekiyle karıştırılmamalıdır. Kalıcı ad olmuş fiilimsiler olumsuz yapılamaz.